Bilinci Değiştirme Sanatı!

Merhaba,

Şimdi, meditasyonun diğer tarafına uzanalım, trans meditasyona girelim. Trans meditasyon, evrenin akışına katılmak amacıyla bilinç durumunu değiştirme sanatıdır. Bilinci değiştirmek için üç temel yolun üzerine gitmek gerekir ve bu durum vücut için zararlı olabilir. İlk yol, beyin kimyasını değiştirmek için, vücut süreçlerini değiştirmektir. Birçok kültürde manevi törenlerde algıyı değiştirmek için güçlü bitki özleri kullanılır. İkinci yol, sıcaklık veya his içinde aşırı açlık, uyku yoksunluğuna (ağrı/zevk) maruz kalmayı gerektirir. Üçüncü yol ise, duyu yoksunluğudur. Trans meditasyon denetlenmektedir ve tehlikelidir. Bazı hekimlerin bunu göz önünde bulundurması gerekmektedir. Kızılderililer, büyük ruhlarla temasa geçerek meditasyonla meşgul olurlar. Bu süreç zihinlerinde bir aura oluşturur; ilahiler, yanan otlar nefeslerini açar. Afrika’da çeşitli kabileler evren ile bağlantı amacıyla çeşitli yollarla meditasyon formunu yakalarlar. Ausar toplumuna göre, bir kişinin, meditatif transa ulaşması için zihnine odaklanması, bunun için de sakin bir yerde bulunması, tütsü yakması ve ritim tutması gerekir. Kemetik meditasyon, yoga, ilahi bir varlıktan daha yüksek bir devlet dilemek için eski Mısır’da da yapılırdı, burada köklere sahip. Avustralyalı Aborjinler bilinçaltını keşfetmek için trans meditasyonu uygularlardı. Bu formu geleneksel şekilde manevi bir öz ile birleştirmek titreşimli ses oluşturarak oldu. Aborjinlerin deneyimleri daha yakın geliyor gibi.

Mantra, meditasyonda sıkça kullanılan bir araçtır. Zihin, ayetlerin tekrarının yarattığı ses üzerinde odaklanır ve tüm arka plandaki gürültü ve düşüncelerden arınır.

Genel kanının aksine, meditasyon aydınlanmaya ulaşmak için bir pozisyonda saatlerce durmak demek değildir. Meditasyon, vücutta denge ve zihinde dolaşan bulgudur. Kişinin kendi için bir duruş, ritim, sistem ya da rahat süreci bulması önemlidir.

Meditasyon, farkındalık ve şifa için yer yaratmayı hedefler ve bunu yaparken huzur verir. Daha odaklı, net bir hale getirir.

Okuyucu bakış açısı;

Bence, huzura ulaşabilmek için çeşitli öğretilerden geçerek içsel yolculuğun derinliğine dalıyoruz, “inci”yi bulabilmek için. Ne var ki ; zaten hep bizim içimizde yaşadıklarımızla ortaya çıkartılmayı bekliyor. Bu yaşam boyutunda elimden alınanların, tekrar bana verilme gerçeğini yaşıyor olmalıyım. Sanırım yaralarımızdan daha büyük bir acı.

İç ses sessizlikte “Hatırla!” diyor.

Evet, dünyanın “Yaşam Okulu” olduğu gerçeğini de unutmadan kendime defalarca hatırlatıyorum. “Dönüşüm“ün bizlerin asıl ışığı olduğunu daha net anladığımı düşünüyorum. Hep aynı noktada uyuyup. Tekrar uyanıyorum… Sonra o derin boşluğa açılıyorum.

Sevgiyle okuyunuz…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: