Seçimlerimiz enerjimizi nereye aktaracağımızın belirleyicisidir…

Sevgili Okur,

Liderlerin dikkatlerini ve enerjilerini odaklayabilecekleri birkaç iç gözlem uygulaması var. Bunlardan en güçlüsü meditasyon….

Meditasyon, sakinleşmek ve günlük yaşamdan koparak dünya ile bağ kurmak için yaptığım en iyi şey. Kendi merkezime dönerek dikkatimi gerçekten önemli şeylere veriyor ve içsel mutluluk geliştiriyorum. En önemlisi, meditasyon sayesinde zor zamanlar ile baş edecek direnç kazandım. Daha iyi bir lider olmamı sağladığına şüphem yok.

Jon Kabat-Zinn 45 yıldan uzun süredir zihinsel stres giderme konusunda programlar uyguluyor. Araştırmacılar mindfulness ile ilişkili birkaç şey söylüyorlar: “İnsanlar yeterli düzeyde mücadele ederken, yani zor ama ulaşılabilir hedeflere ulaşmaya çalışırken, en yüksek mutluluk seviyesini yaşamaktadır. Mücadele ve tehdit aynı şey değildir. Mücadele eden insan çiçek açar, ancak kendini tehdit altında hisseden insan solar.”

Farkında Olmamaktan Farkında Olmaya

Farkındalık egzersizlerinin amacı zihnimizi zor kullanarak kontrol etmek değildir.

“Onun sağlıklı kalıplarının yanı sıra zararlı kalıplarını da görebilmektir.”

“Zihnimize ve bedenimize merak, ilgi açık kalplilik ve kabullenme duygularıyla yaklaşmaktır. ”

Böylece yavaş yavaş kendimizi zihnimizin eski alışkanlık kalıplarının pençesinden kurtarmamız mümkün olabilir ve yaptığımız işin ne olduğunu onu yaptığımız anda doğrudan ve farkında olmama durumundan farkında olma durumuna doğru geçiş yapmaya başlarız…

Yürüyüş Meditasyonu

Yürürken hissettiğimiz fiziksel duyumlar, oturarak yapılan meditasyonlara göre, zor anlarımızda duygusal olarak ayaklarımızın daha bir yere basmasını sağlamaktadır. Bilinçli farkındalıkla yürüme egzersizleri “hareketli meditasyon” olarak da tanımlanmaktadır. Bu egzersizler kişiyi attığı her adımla o anı yaşamaya, farkındalık içine girmeye ve herhangi bir menzile odaklanmadan, sadece yürümek için yürümeye davet eder. Herhangi bir menzilin veya hedefin olmaması, her nefes alışımızda ve verişimiz aynı temayı işler. Her zaman bir yerlere gitmemize ve bir şeyler yapmamıza odaklanan ruh hallerinin dışında başka alternatiflerde vardır. Aynı yol üzerinde basitçe gidip gelmek “gidecek bir yer yok, yapmak gereken bir iş yok, erişilmesi gereken herhangi bir şey yok temasını içerir ve bizim bu deneyimi burada şu an da yaşadığımızı gösterir.

Yürümeye Övgü

Yürümek dünyaya açılmaktır…

Yaşama dair mutlu duygular vererek onarır insanı. Bütün duyguların açık olmasını gerektiren etkin bir meditasyona sokar insanı. İnsan çıktığı yürüyüşten bazen değişmiş olarak döner ve o an ki yaşamlarımızda ağır basan ivediliğe boyun eğmektense zamanın keyfini çıkarmaya eğilimli hisseder kendini. Yürümek geçici ya da kalıcı olarak bedenle yaşamaktır.

Yürürken ihtiyacımız olan gökyüzünün parlaklığı ve manzaranın görkemiyle, tabiat ışığının hissettirdikleridir.

Bir kez ayakları üzerinde dikildi mi, olduğu yerde kalamaz insan.

Kayıp kimliğinizi yeniden bulmanız dileğiyle.

Nietzsche İle Yürümek

Ben yürüyüşlerin yükseklere yapıldığını düşünürüm hep…

“Ben” der Zerdüşt , ” bir gezgin bir dağcıyım; düzlüklerden hoşlanmam ve görünüşe göre uzun süre kıpırdamadan oturamam. Beni bekleyen kader neyse, yaşayacak daha neyim varsa, yürümek ve dağa tırmanmak olacak içinde; kişinin tecrübe edeceği şey nihayetinde hep kendidir.” Nietzsche için çıkmak, tırmanmak, yükselmek demektir yürümek.

“Kopmak zordur” der Nietzsche, “bir bağı ortadan kaldır­mak acı vericidir. Fakat çok geçmeden yerine yeni bir kanat çıkar.” Nietzsche’nin hayatı böyle ayrılmalardan, kopmalardan oluşur. Fakat yalnızlığın içine salladığı her kürek özgürlüğünün biraz daha derinleşmesinin işaretidir.

Nietzsche yorulmak nedir bilmeyen hatırı sayılır bir yürüyüşçüydü. Sık sık yürüyüşten bahsederdi. Açık havada yürüyüş yapmak, Nietzsche külliyatının doğal bileşeni, yazarlığının da değişmez refakatçisiydi. 

Nietzsche yürümek zorun­dadır. Ona göre duvarların arasında hapsolmuş, sandalyelerine çakılıp kalmış yazarların kitapları obezdir, ağırdır. Oysa eserini yürürken yaratan yazarın prangaları yoktur; düşüncesi başka ciltlerin kölesi değildir. Yürürken düşünmek, düşünürken yürümek; sonra da yazmak..

Kendimi aşmak için ayak izlerini takip ediyorum. Nietzsche ‘den çok şey öğrendim…

Doğal beslenin… Doğru nefes alın… Ve her gece gökyüzüne bakmayı ihmal etmeyin… Ağaçlara sarılın… Toprağa basın… Vücudunuzdaki Demir’i arttırın…Topraklanın ve Demirlenin!

Topraklanmak bize ne fayda sağlar?

Topraklanma/ayakların yere basması” ifadesinin başlıca iki kullanımı vardır. Bir tanesi biraz daha psikolojik bir tanımdır; çevremizde olan bitenlerden haberdar olmak, uyanık olmak, ortak gerçeklikle bağlantıda bulunmak, kopmamak anlamına gelir. Diğeri ise ayaklarımızın altındaki toprak ile enerji anlamında da bağlantıda olmak. Ayaklarımızın sağlamca yere basması ve yeryüzü planı ile bağlantıda olmak.

Daha iyi topraklanmak için neler yapabiliriz?

Doğa; Ağaçlarla vakit geçirin, onların yanında olun. Beslenme; İyi beslenin, düzenli beslenin ve bilinçli olarak yemek yiyin. Vejetaryen beslenmeye geçmek; pek çok insan yaşadıkları bilinç değişiminden sonra vejetaryen beslenmeye geçerler. Hayvanlara ve doğaya yönelik duyarlılık artabilir ve bu nedenle beslenmenizi değiştirebilirsiniz. Benim için vejetaryenlik , tıklım tıklım ağıllarda tutulan, zorla beslenen, antibiyotiklerle ve büyüme hormonlarıyla doldurulan, korku ve acı içinde ölen hayvanlardan elde edilen et ürünlerinin tüketimiyle ilgili hastalık ve olumsuzluklara yönelik hızlı bir çözüm oldu. Çünkü hayvansal gıda tükettiğimizde bizim bedenimize de geçmektedir. Çevreyle dost daha sağlıklı seçenekler de bulunmaktadır. Yıllardır seçimimi dost seçeneklerden yana kullanıyorum. Fiziksel ve duygusal beslenme; yeterince gevşeyecek ve tamamen bedenimizde merkezlenecek kadar kendimizi güvende hissettiğimiz, rahatlatıcı, huzur veren yerler; yıpratıcı rahatsız edici, çok miktarda uyaranın bulunduğu, stresli ve çok hızlı devinen yerellere/durumlara göre çok daha topraklayıcı niteliktedir. Kendinizi rahat, huzurlu, gevşeme hissetmediğiniz yerlerden uzak tutun.

Görüşler

Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler.

Dante Alighieri

Zordur benimle yürümek! Bunu benimle yola çıkanlar bilir, hepsi yarı yolda gittiler! Suç kimde? Ben zoru seviyorum, onlar sevmiyor. Yapacak bir şey yok! Suçum var mı? Tabii ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam!

Charles Bukowski

Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa bilin ki o yol sızı bir yere ulaştırmaz.

Bernard Shaw

Yalnız yürümek kolaydır önemli olan yanında ahenk ve uyum içinde biriyle yürüyebilmektir.

Cehennem, Araf ve Cennet yolculuğunu gerçekleştirmek için peşinden yürüyecek rehber olan Vergilius gerekli

Devalar genelde kendi içimizdedir.

William Shakespeare

“Şifacı” sözcüğü bir başkasına bir şey yapmayı, bir başkası üzerinde güç sahibi olmayı, iyileştireni, iyileşenden ayırmayı ima eder. Oysa şifa kutsal bir ilişkiden doğar…

Bedene, zihne ve ruha yardımcı olmak içsel bir süreçtir. Her ne kadar bazen hepimizin dışarıdan yardıma ve yönlendirilmeye ihtiyacı var gibi görünse de şifa içeriden destekli bir eylemdir.

İçinizdeki İki Milyon Yaşındaki Şifacıyı Uyandırın.

Kendilerini nasıl iyileştireceklerine dair sezgisel bilgi atalarınızın sahip olduğu şeydi ve o bilgi sizin içinizde, derinlerde saklıdır. Carl Jung insan ruhunun kadim bileşeninden, her birimizin içinde yaşayan “iki milyon yaşındaki adam” olarak söz eder.

Başkaları için merhamet ve empatik duyguların gelişimi kalp çakranızın açılması ve yüksek bir bilinç geliştirmeye giden yolda ilk adımdır. Kişilik bu duygulardan yoksun olursa, kalp çakrasında bir blokajın varlığından emin olabilir...

Yaşam hayatta kalmaktan ibaret değildir… Asıl mesele gelişebilmektir…

Böyle anlarda, bir zamanlar güneş olarak kabul ettiğimiz şeyin, büyüyen bir ayın ışığından başka bir şey olmadığını, bir başka parlaklık yoğunluğuyla anlamaya başlarız. Öğrenmek üzereyken, kişinin kendi kalbinin saat yönünde işleyişiyle yüz yüze gelmesinden daha fazla hiçbir şey ebedi bir Sevgi’nin varlığını kanıtlayamaz…

Egzersiz, bastırılmış duyguların serbest kalmasını, önü kesilmiş yaratıcı enerjinin akmasını sağlayarak, hayatımı çarpıcı bir biçimde iyileştiriyor…

Devam eden yolculuğumla ilgili ilham verici öykülerle dolu e-posta bültenime abone olun.

Diğer 566 takipçiye katılın
%d blogcu bunu beğendi: