
“İçsel dönüşüm de tıpkı yürüyüş gibi: aceleye gelmez, kendi ritmini bulduğunda manzarası ortaya çıkar.”
— Yasemin Emre
Hakkında
Sevgili Okur,
Tıpkı birçok insan gibi, ben de bir sağlık sorunu yaşadım. Bu süreç, bedenimle ve ruhumla daha derin bir bağ kurmamı sağladı. “Şifa Sanatı” ve “İyileşme” kavramlarıyla tanıştım. Beslenme düzenimi değiştirdim, egzersiz yaptım, pilates ve meditasyonla tanıştım. Geleneksel ve alternatif şifa disiplinlerini araştırdım. Bu yolculukta sabrım, azmim ve değerlerim bana rehber oldu.
Bir hedefe değerlerinizle uyumlu ilerlemek; beklemeyi, çabalamayı ve dönüşmeyi öğrenmektir. Bu süreçte yürüyüş meditasyonu, hem fiziksel hem de ruhsal bir iyileşme aracı olarak hayatıma girdi.

“Meditasyon bir serüvendir; insan aklının üstlenebildiği en büyük serüven. Tam olarak meditasyon, hiçbir şey yapmamaktır; eylem yoktur, duygu yoktur. Tam kendinizsinizdir ve katıksız bir hazdır. Hiçbir şey yapmadığınız zaman, bu haz nereden gelir? Hiçbir yerden gelmez ya da her yerden gelir. Nedensizdir, çünkü varoluş sevinç denilen unsurdan oluşmaktadır…”
— Osho, Meditasyon Nedir?
Meditasyon
Meditasyonun Dönüştürücü Gücü
Meditasyon, zihni asıl olana bilerek yönlendirmektir. Fiziksel egzersiz beden için neyse, meditasyon da zihin için odur: ruhun antrenmanı. Filozof Andre Comte-Sponville meditasyonu şöyle tanımlar:
“Bilincin, sahip olma, kullanma veya yargılama amacı gütmeden, olduğu şekliyle görmekle yetindiği tutumudur.”
Meditasyon, içsel yaşama erişmenin en güçlü yollarından biridir.
Meditasyon Ve Kendiniz Olmak
Meditasyon basitçe, kendiniz olmak ve olduğunuz bu kişi hakkında bir şeyler bilmekle ilgilidir… Hoşunuza gitse de gitmese de hayat denilen bir yolda olduğunuzu fark etmekle ilgilidir.
Meditasyon hayat dediğimiz bu yolun bir yönü olduğunu, her an geliştiğini ve şimdi, şu anda olanın bir sonraki anı etkilediğini görmemize yardımcı olabilir…
Meditasyon ve Tıp
Tıp, hastalıkları dışarıdan görür; meditasyon ise insanı derinden yakalar. İnsan hem beden hem de ruhtur. Tarih boyunca bu ikisini ayırmak, ya bedeni ya da ruhu ihmal etmeye yol açmıştır. Oysa gerçek şifa, ikisinin uyumunda yatar. Meditasyonun Dönüştürücü Gücü…

“Her adımda evindesin. Her adımda barışa varırsın.”
—Thich Nhat Hanh
Yürüme Meditasyonu Nedir?
Yürüme meditasyonu, farkındalıkla yürümek demektir. Her adımı bilinçli bir şekilde atarak, nefesinle ve bedeninle uyum içinde olmayı amaçlar.
- Doğayla bağ kurma: Çevredeki sesleri, kokuları, manzarayı fark ederek duyuların açılması.
- Şimdiki ana odaklanma: Adımların ritmini, ayağın yere temasını, nefesin akışını fark etmek.
- Zihni sakinleştirme: Düşüncelerin peşinden sürüklenmek yerine, yürüyüşün basitliğine dönmek.
- Beden-zihin bütünlüğü: Yürüyüşü sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir denge aracı olarak görmek.
Yürüme Meditasyonu – Uygulama Adımları
“Yürürken her adımda hayatın mucizesini fark edebilirsin.”
—Thich Nhat Hanh
Yürümek, bastırılmış duyguları serbest bırakır, yaratıcı enerjiyi açığa çıkarır.
- Sessiz bir doğa alanında başlayın.
- Gözlerinizi kapatın, kalbinize odaklanın, nefesinizi yavaşlatın.
- Yüksek duygularla bağ kurun, enerjiyi bedeninizin ötesine yayın.
- Niyetinizi ekleyin: sağlık, sevgi, yeni bir yaşam…
- Gözlerinizi açın, ufka sabit bakışlarla yürüyün.
- Trans halinde kalın; geçmişin programları yerine geleceğin görüntülerine bağlanın.
Bu meditasyon, hayattan istediklerinizi elde etmek değil; dönüşmek üzere olduğunuz kişiyle ilgilidir.
Yürüme Meditasyonundan Öğrendiklerim
Doğayla iç içe, adım adım farkındalıkla yürümek… Sahil boyunca yürürken hissettiğim tuzlu hava, sessizliğin içindeki sesler ve telaşsız adımlar bana şunu öğretti: Anda kalmak, sadece bir teknik değil; bir yaşam biçimidir.
Hastalık ve İçsel Yolculuk
Hasta olmak, karmaşık ve kaçınılmaz bir deneyimdir.
- Geçici rahatsızlıklar (grip, bel tutulması)
- Kronik hastalıklar (diyabet, hipertansiyon)
- Hayatı tehdit eden durumlar (kanser, MS)
Her biri farklı yaşanır, ama ortak nokta şudur: Hastalık bizi içsel yaşamımıza doğru çeker.
Hayatımızda sıkıntılar, çoğunlukla unuttuğumuz nimetlere ışık tutar.

“Asya dillerinde ‘zihin’ ve ‘kalp’ aynı kelimedir. Eğer farkındalığı derin bir şekilde kalp olarak duymuyorsanız, onu tam olarak anlamıyorsunuz.”
—Jon Kabat-Zinn
Mindfulness
Mindfulness
Jon Kabat-Zinn’in “Gittiğin Her Yere Kendini De Götürürsün” kitabında sorduğu soru çok anlamlıdır:,
“Hayatınızda bir an için bile olsa, bir şeyler için koşturmayı bırakıp sadece durabiliyor musunuz?” —Jon Kabat-Zinn
Mindfulness, bizi sıkışmışlıktan kurtarır, bilgeliğimiz ve canlılığımızla yeniden temasa geçirir. Ichigo Ichie’nin öğrettiği gibi, her an biriciktir…
Ben bilinçli farkındalığı basitçe bilinçli yaşama sanatı olarak düşünmeyi seviyorum. Bunu uygulamak için Budist ya da yogi olmanıza gerek yok. Aslında Budizm hakkında biraz bilginiz varsa, en önemli hususun kendiniz olmak ve zaten olmadığınız bir şeye dönüşmeye çalışmamak olduğunu bilirsiniz. Dolayısıyla bilinçli farkındalık herhangi bir (dini veya bilimsel) inanç veya gelenekle çatışmaz veya size herhangi bir fikir satmaya çalışmaz.
“Bilinçli farkındalık pratiği genel yapısı itibariyle nazik, anlayışlı ve besleyicidir. Bunu içtenlik olarak düşünmek de mümkündür.” —Yasemin Emre
Derin doğanızla temas halinde olmanız dileğiyle…

“Düşünceleriniz geleceğinizi yaratır. Eğer aynı düşünceleri tekrar tekrar düşünürseniz, aynı seçimleri yaparsınız; aynı seçimler aynı davranışları, aynı davranışlar aynı deneyimleri, aynı deneyimler de aynı duyguları üretir.”
—Joe Dispenza, Doğaüstü Olmak
Bir gün, varoluşumuzun tüm dünyayı nasıl etkilediğini hepimiz anlayacağız
Tarihin akışını ise ancak insan bilincinin farkındalıklı bilgisi ve kurduğu bağlantılarla değiştirebiliriz.
Enerjinizi ikna etmek için değil olasılıklara inanan, dinlemek ve değişmek isteyenlere harcayın…
Başlangıç bir bilinç düzeyinden diğerine geçiş törenidir…
Büyük soru ise şu : “Başlangıçların daha büyük bir potansiyele ulaşabilmemiz için benlik dokumuzu zorlamak üzere tasarlanmamış olması mümkün mü?”
Belki gerçekte kim olduğumuzu görüp, hatırlayıp aydınlandığımızda insan kollektif bir bilinç olarak hayatta kalma çabasından “kendini geliştirme aşaması” na geçebilir.
İşte o zaman gerçek doğamıza bürünebilir, insan olarak doğuştan gelen kapasitemize tam olarak erişebiliriz. Bu kapasite verme, sevme, hizmet etme ve hem birbirimize hem de dünyaya özen gösterme kapasitesidir.
Şimdi, içimdeki muhteşemliği; hayata can veren ve güçlendiren enerjiyi benimserken mavinin huzurunda şunları söyleyebilirim: “Sevgi gerçekte biz buyuz…”
Ben de hepimizin doğaüstü olduğu bir gelecek yaratmayı seçiyorum…
Yolların kesişme noktalarında karşılaştığım herkese teşekkür ederim. Sınırsız olan benliğimle kendime inanarak, kitapların ve geliştiricilerin rehberliğinde yazmaya, öğrenmeye, gelişmeye, yenilenmeye ve yürümeye devam ediyorum.
Tüm sevgimle, Yasemin…
Enerjinizi ikna etmek için değil olasılıklara inanan, dinlemek ve değişmek isteyenlere harcayın…
Başlangıç bir bilinç düzeyinden diğerine geçiş törenidir…
Büyük soru ise şu : “Başlangıçların daha büyük bir potansiyele ulaşabilmemiz için benlik dokumuzu zorlamak üzere tasarlanmamış olması mümkün mü?”
Belki gerçekte kim olduğumuzu görüp, hatırlayıp aydınlandığımızda insan kollektif bir bilinç olarak hayatta kalma çabasından “kendini geliştirme aşaması” na geçebilir.
İşte o zaman gerçek doğamıza bürünebilir, insan olarak doğuştan gelen kapasitemize tam olarak erişebiliriz. Bu kapasite verme, sevme, hizmet etme ve hem birbirimize hem de dünyaya özen gösterme kapasitesidir.
Şimdi, içimdeki muhteşemliği; hayata can veren ve güçlendiren enerjiyi benimserken mavinin huzurunda şunları söyleyebilirim: “Sevgi gerçekte biz buyuz…”
Ben de hepimizin doğaüstü olduğu bir gelecek yaratmayı seçiyorum…
Yolların kesişme noktalarında karşılaştığım herkese teşekkür ederim. Sınırsız olan benliğimle kendime inanarak, kitapların ve geliştiricilerin rehberliğinde yazmaya, öğrenmeye, gelişmeye, yenilenmeye ve yürümeye devam ediyorum.
Tüm sevgimle, Yasemin…

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.