
“Vicdan, insandaki ilahi iradenin sesidir.”
— Bedri Ruhselman
Sevgili Okur,
İnsanın en büyük sorularından biri, kendi yolunda olup olmadığını bilmektir.
Benim için bu sorunun cevabı, zaman içinde yazıyla birlikte şekillendi.
Yazarlık ve koçluk eğitimlerini aynı dönemde aldım. Biri bana kelimelerin dünyasını, diğeri insanın kendi yolculuğuna bakabileceği temel ilke ve yöntemleri öğretti. Fakat asıl öğrenme, bunların hayatımın içinde karşılık bulmasıyla başladı. Çünkü insan bir şeyi öğrenebilir; fakat öğrendiği şeyin kendisinde nasıl bir dönüşüm yaratacağını yaşayarak görür.
Ben de gördüm.
Yazmak Bana Ne Öğretti?
Önceleri bir insanın içinde bulunduğu durumu kavrayıp, fark ettiğim şeyi nasıl aktaracağımı, kelimelerle nasıl ayna tutacağımı bilmiyorum.
Koçluk eğitimiyle insanın bulunduğu yere bakmayı, dinlemeyi, gözlemlemeyi ve farkındalığın oluştuğu alanı görmeyi öğrendim. Yazarlık ise gördüklerimi, düşündüklerimi ve hissettiklerimi kelimelerle ifade edebilmenin yolunu açtı. Zamanla bu iki öğrenme birbirinden ayrılmaz hâle geldi.
“Yazarken yalnızca bir düşünceyi anlatmamaya başladım. Bir insanın kendisine bakabileceği bir alan bırakmayı öğrendim. Belki benim yazarlık yolculuğumun en önemli dönüşümü buydu.”
Bana yalnızca yeni bilgiler kazandırmadılar; daha iyi düşünmeme, daha derin araştırmama, insanı ve yaşananı daha dikkatli gözlemlememe ve gördüklerimi daha iyi ifade etmeme vesile oldular. Ben yazmayı öğrendikçe, yalnızca nasıl yazacağımı değil; neye bakacağımı, nasıl bakacağımı ve gördüğümü nasıl kelimelere dönüştüreceğimi de öğrendim.
On Dört Yıl
14 yıldır blog yazıyorum.
Bu yıllara yalnızca yazılmış metinlerin toplamı olarak bakmıyorum. Her yazı, karşılaştığım bir düşüncenin, okuduğum bir kitabın, yaşadığım bir deneyimin ya da kendime sorduğum bir sorunun izi.
Okudum. Düşündüm. Araştırdım. Yazdım. Sonra yeniden düşündüm. Ve çoğu zaman yeniden yazdım. Çünkü ben değiştikçe, daha önce yazdığım cümlelerin anlamı da değişti.
Zaman, ruhun en dürüst aynasıdır.
On dört yıl boyunca aynı masaya dönmek, benim için yalnızca yazmak değildi; kendimi zamanın içinde yeniden görmekti.
Gereklilikten Özgürlüğe
Bilinçli farkındalığın ve insanın kendisinde yeni hâller geliştirmesinin zaman aldığını öğrendim.
- Disiplin: Her şey çaba, eğitim ve sabırla başlar.
- Uyum: Öğrediklerimiz içimizde yavaşça yer etmeye başlar.
- Anlayış: Dışarıdan öğrendiğimiz şey, içeriden gelen bir idrake dönüşür.
Bugün yazıyorsam, yalnızca yazmayı sevdiğim için değil; yazarken kendimi daha iyi gördüğüm için.
Kendi Yolumda
Bugün geriye baktığımda, bütün bu karşılaşmaların birbirinden bağımsız olmadığını görüyorum. Kitaplar, eğitimler, insanlar, düşünceler, yaşadığım sınavlar ve yazdıklarım… Hepsi aynı yolun farklı duraklarıymış.
“Olmak istediğim yere giderken karşılaştığım sınavların dönüştürdüğü bir Yasemin var. Belki benim yolculuğumun en gerçek tarafı da burada. Çünkü insan yalnızca öğrendikleriyle değil, öğrendiklerinin hayatında sınandığı yerlerle de dönüşüyor.”
Burada gördüğünüz yazılar, tek bir düşüncenin ya da tek bir öğretinin ürünü değil. Yıllar boyunca hayatın bende bıraktığı izlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir bahçe.
Ben bu bahçeyi tamamlanmış kabul etmiyorum.
Hâlâ öğreniyorum.
Hâlâ soruyorum.
Hâlâ bazı cevaplarımı yeniden gözden geçiriyorum.
Ve hâlâ yazıyorum…
Tüm sevgimle,
Yasemin…

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.