Şu anki çalışmam, gökyüzüyle insan bilinci arasındaki köprüyü kurmak…
Edgar Cayce’nin sağlık vizyonu, insanın kendi doğasını bilmesiyle başlayan bir içsel yolculuğu işaret eder. Cayce’ye göre beden, ruhsal enerjinin bir yansımasıdır; şifa ise yalnızca fiziksel değil, bilinçsel bir dönüşümle mümkündür. Bu bakış açısı temelinde, Age of Disclosure belgeseli üzerine 14 Ocak’ta Edgar Cayce’nin A.R.E. tarafından bir uzman paneli gerçekleştirildi. Panelde belgeselin bölümleri tartışmalarla birleşerek, insanlığın geleceğine dair yeni sorular doğurdu.
Panelden Çıkan Üç Ana Mesaj
- Gizlilikten Açıklığa Geçiş: Yaklaşık 80 yıldır insan dışı zekâ yaşamının küresel ölçekte örtbas edildiği iddiaları, devletlerin ve kurumların sakladığı bilgilerin artık açığa çıkması gerektiğini gösteriyor. Disclosure süreci, insanlığın gerçekleri öğrenmesi için kritik bir eşik olarak görülüyor.
- Bilincin Evrimi: Disclosure yalnızca fiziksel kanıtlarla sınırlı değil. Panelde vurgulanan nokta, bu sürecin aynı zamanda ruhsal ve zihinsel dönüşümle bağlantılı olduğudur. Cayce’nin “kendini bilmek” vizyonu, bu evrimin temel taşıdır.
- Çok Boyutlu Yaklaşım: Bilimsel araştırmalar, spiritüel öğretiler ve toplumsal tartışmalar bir araya gelerek yeni bir düşünce ufku açıyor. Jung’un UFO’ları modern mit olarak yorumlaması ile Dr. Dreyden’in kesin reddi yan yana geldiğinde, zihnimizde tek bir soru beliriyor: Birileri bize yalan mı söylüyor, yoksa bizden bir şey mi saklıyor?
Yazarın Notu: Amerika ve Rusya’nın gizli teknoloji araştırmaları biliniyor. Çin’in bu alandaki ivmesi ise son yıllarda dikkat çekiyor. Eğer farklı ülkeler farklı parçaları saklıyorsa, biz insanlık olarak bütünü görebilecek miyiz? Bu soru, disclosure sürecinin yalnızca politik değil, aynı zamanda bilinçsel bir sınav olduğunu gösteriyor. Tüm bu tartışmaların sonunda akılda kalan imge, “yeni bir bilinç kapısı”dır. Disclosure süreci, sadece gökyüzündeki bilinmeyenleri değil, içimizdeki potansiyeli de açığa çıkarabilir. Cayce’nin öğretileriyle birleştiğinde bu süreç, insanlığın ruhsal kalibrasyonunu yükseltecek bir fırsata dönüşebilir.
İzleme Önerisi: Disclosure tartışmaları, devletlerin politikalarını ve liderlerin tavırlarını etkileyebilecek kadar güçlü bir küresel konu haline gelmiştir. Önce belgeseli izleyin, ardından paneli dinleyin. Böylece hem anlatıyı hem de yorumları bir arada değerlendirebilirsiniz.
Okuyucuya Soru: Disclosure süreci insanlığın geleceğini nasıl etkiler: korku mu, umut mu, yoksa yeni bir bilinç kapısı mı?
Carl Gustav Jung’a göre UFO’lar yalnızca fiziksel nesneler değil, aynı zamanda kolektif bilinçaltımızın sembolleridir. Bilinmeyenle karşılaştığımızda zihnimiz mitler üretir; çünkü bilinç, bilinmeyeni anlamlandırmak için sembollere ihtiyaç duyar.
Peki bu süreçte yaşadığımız şey, gerçekten dışsal bir açıklama mı, yoksa içsel bir uyanış mı? Belki de disclosure, gökyüzündeki cisimlerden çok, içimizdeki sorulara ışık tutuyor.
Disclosure tartışmalarının merkezinde yer alan ‘Need to Know’ sohbetinde Bryce Zabel ve Richard Dolan gibi isimler bulunuyor. İkili, aynı zamanda A.D. After Disclosure adlı kitabın yazarları olarak, UFO fenomeninin resmî olarak açıklanması halinde insanlığın yaşayacağı politik, toplumsal ve bilinçsel dönüşümleri ele alıyor. Kitabın Türkçe baskısı bulunmasa da, bu eser disclosure sürecinin küresel etkilerini anlamak için önemli bir kaynak niteliğinde.
Bilincimizi yukarı taşıyacak kalibrasyonu yüksek eserler temin edildikçe, içerikler Blog’da yerini alacak.