
“Mucize, ruhsal gelişimin kendisidir. Bir insanın içsel dönüşüm yaşaması, eski benliğini bırakıp yeni bir bilinçle doğması, en büyük mucizedir.”
— Dr. M. Scott Peck
Sevgili Okur,
Her şey “Temel Koçluk Eğitimi” ile başladı. Dinlemek, soru sormak ve yargısız bir alan yaratmak… Bu ilkelerin ne kadar dönüştürücü olduğunu keşfettiğimde, insanın öz farkındalığını ve potansiyelini nasıl ortaya çıkarabileceğini öğrendim. John Whitmore’un dediği gibi: “Koçluk, kesinlikle öğretmek değildir. Öğrenmek ve gelişmek için koşulları yaratmakla ilgilidir…” Koçluk benim için bir düşünme ve var olma biçimine dönüştü; içimdeki uyuyan tohumları fark ettirdi.
Bu süreçte yazmak, bir araçtan çok bir arınma yöntemi haline geldi. Her kelime, içimdeki sessizliği görünür kılan bir şifa titreşimine dönüşüyordu. Zihinsel dönüşümün kapısından içeri adım attığımda karşıma, bir uyanış çağrısı olan “Mucizeler Kursu” çıktı. Dr. Helen Schucman “Mucizeler zihinlerde başlar. Ve oradan dış dünyaya yansır…” diyordu. Mucize, zihinsel bir idrakin değişimidir. Bu değişim, sevgi ve korku arasında yaptığımız seçimlere bağlıdır.
Yaşadığım hastalık sürecinde kendi bilinç seviyemin geçişlerine şahit oldum. Kanser ve tedavi süreci meşakkatli olsa da, bana bilincin farklı halleriyle yüzleşme fırsatı sundu. Beden konuşurken, ben aynı anda bilincin daha derin katmanlarını gözlemliyordum. Bu deneyim, David R. Hawkins’in tarif ettiği “Ben’in Gözü” farkındalığına, yani Göreli Seviye ile Mutlak Seviye arasındaki köprüye açıldı.
Bilinç düzeyi yükseldikçe, kişi o seviyeye uygun bilgi, öğreti ve eserlerle buluşur. Kanserle mücadele ettiğim o dönemde Hawkins’in kitapları odamda bir enerji alanına dönüştü: “Gerçek şifa, yalnızca bedende değil; zihinde, kalpte ve ruhta gerçekleşir. Sevgi, en yüksek frekanstır ve tüm hastalıkların panzehiridir.” O odada yayılan enerji; hikâyelerimin, şiirlerimin ve içeriklerimin doğduğu yer oldu.
Kelebek Bahçesi, Sattva’ya (saf dinginliğe ve ışığa) yönelmiş bir yolculuğun izlerini paylaşan bir alandır. Her insan bilincin tekamül sürecindedir ve her biri farklı görünüm seviyelerine sahiptir. Bu gerçeklikler arasında yapabileceğiniz en önemli şey, kendi gerçekliğinize uyanmaktır. Dışarıdan kimse bizim yerimize bu yolu yürüyemez; sorumluluk almak, gerçek dönüşümün tek anahtarıdır.
Bugün blog sayfama baktığımda bir bilinç haritası görüyorum. Utançtan sevgiye, korkudan teslimiyete kadar her duygu bir yazıya dönüşmüş. Her şey sonsuz potansiyeli sayesinde var olur; benim yolculuğum da kitapların ışığında kendi karmik potansiyelimin çiçeklenmesinden başka bir şey değildir.
Kelebek Bahçesi’nde yürüyün, mutluluğu duyumsayarak düşüncede derinleşin. Yaşam sanatını öğrenin… Çünkü bilgelik mutlu bir yaşamın hem sonucu hem de nedenidir.
Tüm sevgimle,
Yasemin

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.