Hayatı Sessize Alma Vakti, Kinsun

“Bazen kısa bir mola, çok daha uzun yollar yürümeye hazırlar insanı… Durmamak, ara vermemek ve hiç hız kesmemek daha çok şey kaybettirir.”

Yaşamak başlı başına bir gizemdir, sessizliğin de arkasında büyük bir gizem saklı…

— Kinsun

Sessizliğin yaratıcı gücüyle buluşmak ister misiniz?

Merhaba,

Hepiniz siyah noktaya odaklanmışsınız. Hiçbiriniz kağıdın üzerindeki boş beyaz alanı fark etmemişsiniz. Yaşam adını verdiğimiz bu engin beyazlık içerisinde elbette irili ufaklı siyahlıklar oluyor. Biz ise dikkatimizi ve enerjimizi sadece küçük, nokta gibi hatalara ve hayal kırıklığına veriyoruz.

3D kuralı vardır; “Düşünceler duyguları, duygular davranışları doğurur.” Her şey düşünceyle başlar. Düşüncelerimiz konuşmamıza, konuşmamız davranışımıza, davranışlarımız kaderimize yansır.

Aslına bakarsanız duygu ve düşüncelerimizin bize yansıması denizle dalganın ilişkisine benzer. Dalgalar nasıl ki denizin özü değilse, duygu ve düşüncelerimiz de bizim özümüzü oluşturmaz. Duygu ve düşüncelerimizden öte bir “öz” var içimizde ve biz siyah noktalara odaklanarak hayatı ıskalıyor, özü yakalamakta başarısız oluyoruz.

Her zafer yorucu çabalar soncunda gelir. Hangi aşamada olursa olsun, ahlaki değerler dışındaki gelişim gerçek gelişim değildir. İnsani değerlerimizi unutturan başarı, başarı değil en büyük kayıptır. İnsanın serveti yanında huzur bulduklarında saklıdır ve temiz bir gelecek de temiz bir kalpte saklı.

Yukarıya dönüp tekrar baktığınızda büyük beyaz alana küçük siyah noktadan daha çok değer vereceksiniz.

Zaten yaşam, her ikisinin de farkında olduğumuz zaman daha anlamlı olmaz mı?

Hayatı sessize alma vakti

“Her felaketin iki ilacı vardır; zaman ve sessizlik” der Alexandre Dumas, Monte Cristo Kontu’nda. Her şeyi anlatacağımız, anlayacağımız ortak bir dildir sessizlik. Kaçırdığımız her anın şahididir bir nevi. Hayatın ezgilerinde, sevgiliyi görünce hızlanan kalp atışında, yağmurun toprağa karıştığı anda huzuru bulamayan insan hayatı anlamsız bulur, Çünkü kalabalık içinde kaybolmuştur.

Yalnız olduğumuz aşikâr, yalnız doğup bu hayata yalnız veda edeceğimiz de öyle. Arada ise koca bir kalabalık var yaşama karışan. Ve kalabalığın her şeyi bastıran gürültüsü var.

Emrivakiler var, emirler var. Her ağızdan bir ses çıkar, herkes müdahale etmeye çalışır. Bu gürültü fazlasıyla yorar hem de. Bir süre sonra sana sahip çıkmaya başlarlar; sanki senin sözlerinmiş, sanki senin hislerinmiş gibi üzerine yapışırlar. Herkesten bir parça kalır; sen, sen olmaktan çıkarsın. Kaybolursun, kendin olmayı unutursun hatta.

Hayatına müdahil olanların eleştirilerine öylesine maruz kalırsın ki ne hayatını kutlayabilirsin ne de hayatı kutlayanlardan ilham alabilirsin.

Ama öyle kolay bir eylem, daha doğrusu eylemsizlik değildir sessiz kalmak, kendinle yüzleşebilmek. Kaçar, kalabalığın gürültüsünü ararsın. Evde tek başına kalmaya korkan çocuklar kadar ürkek, hep birileri olsun istersin yanında her şeye rağmen.

Dürüst olamadık hiçbirimiz, biçimsellikle meşguldük çünkü. Sen de öyle. Ne sahiden yaşayabildin, ne sevebildin, ne de mutlu olabildin. Nefretlerin bile sahteydi. Hepsinden öte kendine dürüst olmayı erteledin.

Aslında birkaç dakika bile olsa sessiz kalmayı başarabilsen, birkaç adım geriye çekilip kendi başına kalabilsen tüm hayatın değişecek. Yaşamak başlı başına bir gizemdir, sessizliğin de arkasında büyük bir gizem vardır, inan bana.

Tek istediğim biraz sessizlik ve başımı kendi omzuma yaslayıp öylece kalabilmek…

Sen de güzel okuyucu, Dante’ye rehberlik eden Romalı şair Vergilius’u hatırla. Dante’ye ne yapacağını emretmeyen, yalnızca yol arkadaşlığı yapan rehber Vergilius’u.

Sen de kendi danışanın ol, kendine rehberlik et ve biraz inzivaya çekilip sessizlikten güç al, olur mu? Sırtına binen onlarca yükten, zihnini bulandıran düşüncelerden, seni sana gurbette bırakan her şeyden uzaklaşıp, kendine bir format atma şansı ver. Geçmişinde yaptıklarını, şimdini ve geleceğe taşımak istediklerini sor kendine. Kendinle baş başa kalmak korkutucu olduğu kadar heyecan verici de olabilir. Hoşuna gitmeyecek türden şeyler de çıkacak belki karşına, seni sana hayran bırakacak şeyler de. Sessiz kal ve müziğin sesine kulak ver. Kendinden yeni bir şarkı bestele, sadece senin bildiğin bir şarkı olsun gerekirse. Müziğin sesini aç ve dans et, değişimini fark et.

Hadi, hayatı sessize alma vakti…

Yol Senin İçinde ve Pes Etme Mucizeler Yolda, adlı eserlerin yazarı Kinsun, bu kez sessizliğin yaratıcı gücüyle buluşturuyor okurunu.

Hayatı Sessize Alma Vakti, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: