“İnsanlar genellikle amaçları izlemeyi bırakır, yaşama uyum içinde yıllar içerir, bir kez bile dönüp geriye bakmaz. Olumlu enerjilerinin solup yok olması yeraltı dünyasıdır.”
—Thomas Cleary
Merhaba
Altın Çiçeğin Gizi, aklın arındırılmasında kullanılan ve Taocu yöntemlerin el kitabıdır. Kadim çağların ruhsal klasiklerindeki ruhsal güçlerin damıtılmış biçimi olan bu metin, Çin’de yüzyıllar boyunca uygulanan zihinsel özgürlüğün doğal yollarını açıklar.
Altın çiçek Budacı ve Taocu yoların özünü simgeler. Altın ışıkta, aklın kendi ışığında bulunur; çiçek aklın ışığının gelişmesine ve açılmasına karşılık gelir. Böylece bu simge gerçek benliğin ve gizli yeteneklerinin temel uyanışını gösterir.
Taocu anlamda Yol’un ilk amacı Tanrı’nın verdiği esas ruha geri dönmek ve kendinin farkında bir insan haline gelmektir. Budacı anlamda, kendinin farkında olmak esas zihnin ya da kendiliğinden doğal durumda bulunan, çevre koşullarından bağımsız olan gerçek benliğin bilincinde olmaktır.
Bu esas ruh aynı zamanda göksel ya da doğal zihin olarak da adlandırılır. Zihnin gelişmesinin temelini düşünceden ve hayal gücünden daha incelikli, daha doğrudan bir farkındalık oluşturur. Altın Çiçeğin Gizi esas ruhun iyileşmesine ve arındırılmasına adanmıştır.
Bu el kitabında birkaç yardımcı meditasyon yöntemi bulunmaktadır, fakat temel yöntem meditasyon biçimlerinden daha derindir. Bu temel yöntem, fikir ve hayalleri kullanmadan farkında olmanın asıl kaynağına ulaşma sürecidir. Bu çalışmanın amacı bilinci, kendi içindekilere karşı alışılmış sabit fikirlerin neden olduğu keyfi ve gereksiz kısıtlamalardan kurtarmaktır. Taocular bu özgürleşmeyle bilincin “yaratmanın tutsağı” yerine “yaratmanın eşi” haline geleceğine inanır.
Altın çiçeğin açma deneyimi gökyüzündeki ışığa benzer, hayallerden, düşüncelerden, duygulardan daha geniş olan farkındalık göğünün, dolmadan her şeyi içeren engellenmemiş bir bolluğun ışığıdır. Böylece sonsuz bir sezgi, yaratıcılık ve esin kaynağına açılır. Bu ruhsal uyanış gücü bir kez ortaya çıkınca kısıtlanmadan yenilenebilir ve derinleşebilir.
Altın çiçeğin temel alıştırması bir cihaza, felsefi ya da dinsel dogmaya, özel teçhizata ya da ayine gerek göstermez. Günlük yaşam içinde uygulanır. Her an el altındadır, zihnin kendisiyle yapılır, hayal gücünü ya da düşünceyi etkilemez. Sadece, hayal gücüne ve düşünceye ve düşünceye alışmış zihin tarafından pek bilinmeyen dikkati kullanır.
Altın Çiçeğin Gizi kendini anlamanın, sıradan insanın da kullanabileceği doğrudan bir yolunu kesin bir biçimde açıklamasıyla dikkat çeker. İki yüzyıldan uzun süren bir bunalım döneminde yazıldığında kadim bir öğretinin uyandırılma çabasıydı; yöntemin zihnin gizli kaynaklarını uyandırması çok hızlı olduğundan sonraki bunalım dönemlerinde de tekrar tekrar önem kazanmıştır.
Altın Çiçeğin Gizi kendi türü içinde, Batı dillerine çevrilen İlk metindir. Almanca yorumu 1929’da Richard Wilhelm tarafından yayımlanmış, kısa bir süre sonra da bu yorumun İngilizce çevirisi yapılmıştır. Hem Almanca, hem İngilizce basımlarda mitoloji, din ve Yeni Çağ kültürü üstüne çalışmaları olan ve Batı psikolojisini derinden etkileyen tanınmış psikolog Jung’un geniş bir yorumu bulunmaktadır.
Jung bilinçaltıyla ilgili çalışmalarında Altın Çiçeğin Gizinin onu büyük ölçüde aydınlattığını söylemişse de, metindeki pratik öğretiler hakkında ciddi çekinceleri vardı. Ama okuduğu yazının, asıl metnin bozulmuş bir düzeltmesinin kısaltılmış biçiminin kötü bir çevirisi olduğunu bilmiyordu.
İletim sürecinde bilmeden tehlikeli bir bağlantı açığı oluşmasına rağmen, kitap büyük bir etki yaptı. Batı’nın Doğu ruhsallığı hakkındaki bilgilerinin ana kaynağı oldu ve Jung’un din psikolojisi hakkındaki görüşlerini çok etkiledi. Wilhelm’in Almanca yorumunu İngilizce’ye çeviren Cary F.Baynes bile metne “ruhun gizli gelişme gücünü gizemi” gibi bir ad takmıştı.
Dine psikolojik ve deneysel yaklaşımlar, modern psikolojik düşünce ve araştırmaları, karşılık olarak bu düşünce ve araştırmalar da din anlayışını ve deneyimini zenginleştirmiştir. Din kültürel bir konu olarak değerlendirildiğinde, psikolojik yaklaşımların avantajlarından biri kilise ve mezheplerin duygusal sınırlandırmalarının kolayca aşılabilmesidir.
Wilhelm Altın Çiçeğin Gizi çevirisine kendi yazdığı girişte, bu öğretiyi izleyen Taocu gruplar arasında sadece Budacılar ve Konfüçyüsçüler değil, ama kendi dinsel yaşantılarını bırakmaları gerekmeden Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanların da bulunduğunu belirmiştir. Altın çiçeğin uyanması bütün dinlerin iç boyutlarını genişleten temel bir görüştür.
Bu kadar merkezden bakılınca, Tanrı’yla ilişkiye “Altın Çiçeğin Uyanışı” ya da “Yol” denmesinin, ya da bir şeyin kutsal ruh, Buda ya da gerçek benlik diye adlandırılmasının pek de önemi yoktur. Tao Te Ching, “İsimler konabilir, ama bunlar sabit terimler değildir,” der.
Zihnin ışığının altın çiçeğinin açma görüntüsü, tanımlanamayan bir etkinin anlatılma yollarından sadece biridir. Taocu ve Budacı öğretilerin pragmatik amacı öğretiler oluşturmak değil, deneyimleri aktarmaktır; başka dinlerden olan ya da dinsiz insanların kendi kültürel kişiliklerini yitirmeden Taoculuk ve Budacılığın psikoaktif özelliklerinden yararlanabilmelerinin nedeni de budur.
Biçimden çok asıl amaç düşünüldüğünde, altın çiçek yöntemi, farklılığın ve kendine özgünlüğün zenginliğini yitirmeden, kişisel kültürel farklılık engellerinin aşılmasını sağlayabilir.
Altın Çiçeğin Gizi Bölümleri
- Göksel Zihin
- İlksel Ruh ve Bilinçli Ruh
- Işığı Çevreye Yaymak ve Merkezde Tutmak
- Işığı Çevreye Yaymak ve Nefesi Düzenlemek
- Işığı Çevreye Yayma Hataları
- Işığı Çevreye Yaymanın Doğrulanan Deneyimleri
- Işığı Çevreye Yaymanın Yaşayan Yöntemi
- Özgünlüğün Gizi
- Yüz Günde Temelin Kurulması
- Özün Işığı ve Bilincin Işığı
- Su ve Ateş’in Birleşmesi
- Döngü
- Dünyayı Esinleme Şarkısı
- Altın Çiçek Öğretisinin Gizine Ulaşmada Sorular ve Yanıtlar
Jung’un insanları altın çiçek alıştırması konusunda uyarmasının nedenleri, kültürel tutarsızlığa bağlı olabilir. Jung kendi zamanında Avrupalıların Çin, Hindistan ve Tibet dinlerinin yogacı alıştırmaları için uygun ruhsal temelden yoksun olduklarına inanıyordu. Bu nedenle, Batılıların Doğulu yöntemleri taklit etmemeleri gerektiğini düşünmüş ve alıştırmaların yanlış yapılması hakkındaki Budacı atasözlerini vurgulamıştır.
Sıradan İnsanlar İçin Yol
Altın çiçek alıştırması ön planda aşırı dengesiz insanların tedavisine yönelik bir yöntem değildir; sıradan insanlar için daha iyi bir gelişme yoludur.
Günümüz dünyasında bazı nevroz tiplerinin doğrudan toplum tarafından şekillendirildiği ve pek çok sıradan insanın hafif nevrozdan mustarip olduğu bilinmektedir. Altın çiçek yönteminin ağır nevrozlu, şizoid ya da psikotik eğilimi olan insanlarda önerilmemesinin nedeni, alıştırmanın korku ve hastalık duygusunu arttırabilmesiyle alıcılığı ve duyarlılığı belirginleştirmesidir.
Nevrotik ve psikotikleri zorlayan düşünce ve hayaller, altın çiçek alıştırmasının erken dönemlerinde, bilinç kavramsız farkındalığa doğru çevrilmek üzere gevşerken, düşünce şeytanları akla saldırdığında, daha güçlü olabilir. Farkındalığın kendi özünü ve kaynağını hiçbir şeyden etkilenmeden anlama deneyimine doğru bu evreyi ortadan kaldırmak, kendi cehennemlerinden kurtulmak için bir yol bulmakta aşırı dengesizlere sunulabilecek altın çiçek yönteminin anahtarı olabilirdi.
Kontrol edilemeyen zihinsel rahatsızlığı olan kişiler, yardım görmek için altın çiçek yöntemine yönelecekse, kendileri insanlığın esas zihin deneyimini gerçekleştirmiş, geniş ve sonsuz bir uzaydaki sayısız gezegen kadar değişik düşünce ve algı sahalarını sakinlikle görebilen terapistlerin rehberliğinden yararlanmaları iyi olacaktır. Bunun için, zihinsel sorunlu kişilerin terapistlerinin bağlantısız olması ve bağımsız bir nesnellikle davranması gereklidir, böylece altın çiçek alıştırması zihinsel hastalık ve bundan kurtulma sürecinde doğrudan yarar sağlayabilir.
Thomas Cleary (24 Nisan 1949 – 20 Haziran 2021), Budist, Taocu, Konfüçyüsçü ve Müslüman klasikleriyle ilgili 80’den fazla kitabın ve yönetim, askeri strateji ve devlet yönetimi üzerine bir inceleme olan Savaş Sanatı’nın Amerikalı bir çevirmeni ve yazarıydı. Cleary, gençken Budizm’e ilgi duymaya başladı; Budist düşünceye yönelik araştırmaları, hayatının bu döneminde öğrenme arzusuyla başladı. Çeviriye başladığında, ya çevrilmemiş eserleri ya da Sun Tzu’nun Savaş Sanatı örneğinde olduğu gibi, mevcut çevirileri “çok sınırlı” olan kitapları seçti. Cleary doktora derecesi aldı. Harvard Üniversitesi’nden Doğu Asya Dilleri ve Medeniyetleri alanında ve Berkeley’deki California Üniversitesi’ndeki Boalt Hall Hukuk Fakültesi’nden JD. Doktora çalışmalarını tamamladıktan sonra Cleary’nin akademik dünyayla çok az ilgisi oldu. “Üniversite ortamında çok fazla baskı var” dedi. “Bağımsız kalmak ve öğrenmek isteyenlere doğrudan kitaplarım aracılığıyla ulaşmak istiyorum.”
Kitaptan Alıntılar
Thomas Cleary’nin Altın Çiçeğin Gizi çevirisi günümüz dünyasının fırtınalı denizinde bir barış adası gibi.
- Doğallığa Yol denir. Yol’un adı ve biçimi yoktur; sadece özdür o, sadece ilksel ruhtur.
- Kadim çağlardan beri, ruhsal ölümsüzlüğü anlayan herkes öğretisini söze dökerek kuşaktan kuşağa aktardı.
- Taishang mucizeyle Donghua’ya göründü ve Yol elden ele Yan’a ve sonra tam görkemine kavuşacağı kuzeyin ve güneyin Tam Gerçeklik okullarına geçirildi.
- Bu hareket çok izleyeni olması nedeniyle gelişti, zihinsel iletinin kötüleşmesi nedeniyle de geriledi. İyice karmaşık hal alıp yozlaştığı günümüze kadar bu şekilde sürdü.
- İlk olarak toplumda günlük işler için sağlam bir zemin oluştur. Ancak ondan sonra gerçekliği değerlendirip özü anlayabilirsin.
- Gerçek birlik aşılamayacak olana karşılık gelir.
- Işığı çevreye yayma çabası yansıtma yöntemini kullanır. Göğün en yüksek katının güzelliği de, en yüksek yerlerin ihtişamı da yürektedir: yürek, tam olarak açık ve farkında ruhun toplandığı yerdir. Konfüçyüsçüler buna açık merkez, Budacılar farkındalığın temeli, Taocular ataların dünyası, sarı saray, gizemli geçit, ilksel açıklık derler.
- Evren açısından insanlar mayıs sineği gibidir; ancak Yol açısından da evren geçici bir yansımadır. Sadece esas ruhun gerçek özü ilksel düzenlemeyi aşar ve onun üstüne çıkar.
- Canlılık suyu ilksel gerçek birliğin enerjisidir. Ruhun ateşi aydınlanmadır. Dikkat toprağı, merkezin odası, göksel zihindir.
- Işığı çevreye yaymanın anlamı üstün ruhu saflaştırmaktır; bu, ruhu korumanın alt ruhu kontrol altına almanın, alt ruhu kontrol altına almak bilinci kesintiye uğratmanın yoludur.
- Işığı çevreye yaymak deyimi ne zaman ortaya çıktı? Bu deyimi ortaya atan Wenshi Usta’dır. Işık çevreye yayıldığında göğün ve yerin enerjisi, yin ve yang, billurlaşır. “Arındırılmış düşünce”, “saf enerji”, “saf düşünce” denen şeyler budur.
- İnsanlar genellikle amaçları izlemeyi bırakır, yaşama uyum içinde yıllar içerir, bir kez bile dönüp geriye bakmaz. Olumlu enerjilerinin solup yok olması yeraltı dünyasıdır.
- Işık yukarıda gözlerde toplanır, insan vücudunun büyük anahtarı budur. Onu yansıtmalısın. Her gün dingin bir şekilde oturmazsan bu ışık, hızla dönerek akar ve kim bilir nerede durur. Bir an için dingin bir şekilde oturabilirsen, bütün zamanlar- on bin yıl ve bin yaşam süresi- bundan etkilenir. Her şey sessizliğe döner. Bu yüce gerçek aslında tam olarak kavranmaz.
- Nefes insanın kendi zihnidir; nefes almayı insanın kendi zihni sağlar. Zihnin karışmasında enerji vardır. Enerji temel olarak zihnin yayılmasıdır.
- Zihnin dengede olmasından önce enerjinin geliştirilmesi gereklidir; çünkü zihnin çalışmayı başlatacak yeri yoktur; bu nedenle enerji odağı başlangıç noktası olarak kullanılır. Buna saf enerjinin korunması denir.
- Ruhun yaşamı zihnin önceki ölümünden kaynaklanır. İnsanlar zihnini öldürebilirse esas olan yaşamaya başlayabilir. Zihni öldürmek “sakinlik” anlamına gelmez, bölünmemiş yoğunlaşma demektir. Buda, “Zihni bir yere koy, o zaman her şey yapılabilir”der.
Büyük Soru: Ayna bir görüntüyle meşgulken başka yansıma yoktur; ışıkta bilinç olduğu zaman, artık ışık olur mu?
Altın Çiçeğin Gizi, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Altın Çiçeğin Gizi günümüzde, hem bireysel farkındalık hem de kolektif dönüşüm için önemli bir kaynak olarak görülüyor. Kitap, dışsal dogmalara veya ritüellere bağlı kalmadan, günlük yaşamda uygulanabilen içsel dikkat ve enerji dönüşümü yöntemlerini öğretiyor. Bu yönüyle modern insanın zihinsel yoğunluk, stres ve anlam arayışı içinde kendine dönmesi için güçlü bir rehberdir.
Eserinin Günümüz İçin Önemi Nedir?
- Zihinsel özgürlük: Kitap, “ışığı çevreye yayma” alıştırmasıyla zihnin doğal yollarla özgürleşmesini anlatır. Günümüzün bilgi ve dikkat dağınıklığı çağında, bu yöntem zihinsel berraklık için değerli bir araçtır.
- Dogmasız yaklaşım: Altın Çiçek, herhangi bir dini dogmaya, özel ayine veya teçhizata ihtiyaç duymaz. Bu, modern bireyin farklı inanç ve kültürlerden bağımsız olarak uygulayabileceği bir yöntem sunar.
- Psikolojik bağ: Carl Gustav Jung, eseri Batı psikolojisiyle ilişkilendirmiştir. Jung’a göre Altın Çiçek, bilinçdışıyla yüzleşme ve içsel dönüşüm için bir modeldir. Bu, günümüzde psikoterapi ve kişisel gelişim alanlarında hâlâ yankı bulur.
- Enerji ve denge: Kitap, beden ve zihindeki enerjinin düzenlenmesini öğreterek, modern yaşamın stres ve dengesizliklerine karşı bir denge aracı sunar.
- Kolektif ışık: Günümüzde bireysel dönüşümün toplumsal dönüşüme katkısı daha çok tartışılıyor. Altın Çiçek, bireyin içsel ışığını açmasının çevresini de dönüştüreceğini vurgular; bu, ekolojik ve sosyal krizler çağında anlamlıdır.
Thomas Cleary
Doğum ve Eğitim: Thomas Francis Cleary, 24 Nisan 1949’da New Brunswick, New Jersey’de doğdu. Harvard Üniversitesi’nde Doğu Asya Dilleri ve Medeniyetleri üzerine doktora yaptı; ayrıca UC Berkeley’de hukuk eğitimi aldı.
Thomas Cleary (1949–2021), Doğu’nun kadim metinlerini Batı’ya taşıyan en üretken ve etkili çevirmenlerden biridir. 80’den fazla eseriyle Budizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve İslam klasiklerini İngilizceye kazandırmış, kültürlerarası bir köprü kurmuştur. Cleary, Pali, Sanskrit, Arapça, Çince, Japonca ve Eski İrlandaca gibi birçok dilden İngilizceye çeviriler yaptı. Bu yönüyle, yalnızca bir dilbilimci değil, kültürlerarası bir “aracı” oldu.
Eserleri: 80’den fazla kitabı yayımlandı.
- Altın Çiçeğin Gizi
- Kadim Çin’in Taoist içsel simya metinlerinden biridir. “Altın Çiçek” metaforu, insanın içindeki ışığın ve enerjinin saflaşarak yeniden doğuşa dönüşmesini anlatır. Günlük yaşamda saf dikkatle uygulanabilecek bir içsel dönüşüm yolunu tarif eder.
- Savaş Sanatı (Sun Tzu)
- Strateji ve taktik üzerine klasik bir Çin metni. Savaş alanının ötesinde, liderlik, planlama, denge ve öngörü üzerine evrensel ilkeler sunar. Günümüzde iş dünyasından kişisel gelişime kadar pek çok alanda uygulanır.
- Konfüçyüs Düşüncesinin Temelleri
- Konfüçyüs’ün öğretilerini ve Çin ahlak felsefesinin temel ilkelerini derleyen bir eser. İnsan ilişkilerinde erdem, uyum, saygı ve toplumsal düzenin nasıl kurulacağına dair yol gösterir.
- Çiçek Süsleme Sutrası
- Mahayana Budizminin en kapsamlı ve şiirsel sutralarından biri. Evreni bir çiçek bahçesi gibi tasvir eder; her varlığın diğerleriyle karşılıklı bağımlılığını ve sınırsız içsel potansiyelini anlatır.
Çalışma Alanları: Budizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük, İslam ve Zen metinlerini çevirdi. Özellikle Chan ve Zen geleneğine ait metinler onun çeviri külliyatında geniş yer tutar.
Batı’ya Etkisi: Cleary’nin çevirileri, Batı’da Doğu felsefesine yönelik ilginin artmasına katkı sağladı. Carl Jung’un yorumladığı Altın Çiçeğin Gizi gibi eserler, psikoloji ile Doğu mistisizmi arasında köprü kurdu.
Son Yılları: Oakland, California’da yaşadı. 20 Haziran 2021’de, 72 yaşında hayata veda etti
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın