“Kendi yolunda olmak ya da kendi yoluna girmek, aynı anda hem kendini gerçekleştirmek hem de kendini engellemek demektir, çünkü lisan çift anlamlarla doludur…”
— Alan Watts
Merhaba
Kitabın benzersizliği, Watts’ın babası Laurence W. Watts tarafından yazılan büyüleyici önsözde daha en başından belirleniyor.
“Oldukça garip görünen başka bir durum da şu ki Alan gibi geniş bir bakış açısına ve düşünce derinliğine sahip bir insanın, Victoria dönemi bakış açısı ve geleneğinin çoğunu miras almış bir babadan ve de ailesi İncil’i tek gerçek olarak kabul eden köktenci olan bir anneden gelmiş olmasıdır… ve her şeye rağmen aramızdaki ilişkilerde herhangi bir taşkınlık yaşanmamış olması… Alan’ın karşıma çıkan tüm kitaplarını ve makalelerini elbette büyük bir keyifle okudum ve onlardan çok şey öğrendim. Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığım ziyaretlerde oğlumun derslerine, seminerlerine ve müteakip tartışmalara katıldım. Ve bence, Alan’ın üstün olduğu yer tam da burası. Kelimelerle ifade edilmesi son derece zor olan konulardan söz ederken —ve tabii ki yazarken— şaşırtıcı derecede açık ve net. Tartışma dediğiniz şey, bana göre düşmanca bir yaklaşımdan ziyade her iki tarafın da birbirinden bir şeyler öğrendiği bir görüş alışverişi olmalıdır. Ve Alan bu alanda tüm nezaketi ve açık fikirliliğiyle son derece yol gösterici olmuştur. Ciddiye alınması amaçlanan soruları ciddiyetle yanıtlarken hiçbir sorgulayıcının aptalca görünmesine veya hissetmesine mahal vermez. Bu nezaketin —özellikle de genç sorgulayıcılara gösterildiğinde— Amerika gençliğinin Alan’ın felsefesine gösterdiği ilginin sebebini açıkladığından hiç şüphem yok. Son olarak Alan, Batı’nın gözlerini Doğu dinlerinin ve felsefelerinin spiritüel önemine açma ve gerçeğin herhangi bir dini veya felsefi düşünce okulunun tekelinde olmadığını gösterme konusunda belki de diğer tüm yazarlardan daha fazlasını yapmıştır. Belki burada bir benzetme kullanmalıyım; dört dağcının, ulaşılmaz bir dağa farklı yönlerden yaklaştığını ve her birinin dağın gerçek bir tasvirini yazmaya çalıştığını varsayalım. Kaçınılmaz olarak bu açıklamalar zirveye ulaşmanın en iyi yolu konusunda hem ayrıntılarda hem de görüşlerde büyük farklılıklar gösterecektir. Ve her bir açıklama, belirli bir noktaya kadar doğru olsa da hiçbiri o dağın bir bütün olarak gerçek bir resmini yansıtamaz. Ancak dört betimlemeyi bir araya getirdiğimizde ve bunların her biri diğerlerinin eksiklerini tamamladığında, kuşkusuz bütüne çok daha yakın bir tahmine ulaşılacaktır.”
Yollar Çoktur, Ama Sonları Birdir
“İlk başta bu kitaba Karşıtların Tesadüfü adını vermeyi düşünmüştüm” der.” “Ancak yayıncılar haklı olarak bunun fazla bilimsel olduğunu düşündüler ve beni içinde yaşamaya çalıştığım ruhu ve tarzı yansıtacak daha basit ve doğrudan bir şey aramaya yönelttiler. Çünkü ben insan yaşamının tüm amacının ve sevincinin, spiritüel olanı maddi olanla, mistik olanı duygusal olanla ve özgeci olanı bir tür öz sevgiyle bütünleştirmek olduğu görüşüne bağlıyım. Bu yüzden her zaman işleri kendi yoluma göre yapmaya çalıştım, ki bu bana en doğal gelen, dürüst, samimi ve gerçek olan, zorlama içermeyen yoldur.”
“Ve yoldan çıkmış olmak aynı zamanda ‘yola doğru olmak’ anlamındadır. Ve kendi tuhaflığınızı takip etmek aynı zamanda kendi karmanızı ve kaderinizi takip ettiğiniz, onu tüm kalbinizle kabul ettiğiniz anlamına da gelir.”
“Bu kitabın temel bir ilkesi olarak kendimi büyük ölçüde öteki insanlar ve onlara karşı tepkilerim açısından tanımlamak istiyorum. “Öteki” denen duyum olmadan “kendi” denen duyum gerçekleştirilemez; tıpkı, bir zamanlar ölü olmasaydınız şimdi var olduğunuzu asla bilmeyecek olmanız gibi…”
Alan Watts, bu etkileyici kitabında, kendi ruhsal ve felsefi evriminin izini sürüyor. Yaşamına İngiltere’nin kırsal kesimlerindeki dindar muhafazakârların bir çocuğu olarak başlıyor ve sonuçta Batılıları dini geleneklere meydan okumaya ve kendileri için düşünmeye davet eden özgür ruhlu bir spiritüel öğretmene dönüşüyor.
Yazarın Notu:
Yazar, entelektüel yaşamının ilk yıllarından itibaren kendisini, Noel Humphreys ve D.T. Suzuki’nin öğretileri aracılığıyla Budizm’i benimseyen felsefi bir kişilik ve çok yönlü bir otodidakt (kendi kendini yetiştirmiş kimse) olarak yansıtmıştır. Watts’ın alışılmadık yaşam felsefesini aktaran bu kitapta, gurular, ünlüler ve psikedelik madde deneyimleri hakkındaki komik hikâyeler ile Batı kültürüne yönelik alaycı gözlemler dikkate değer bir şekilde birleştirilmiş. Kendi Yolumda, okuyucularını kendi yollarını izlemeye teşvik eden ilgi çekici bir adamın samimi, eğlenceli ve akıcı dille yazılmış bir hikâyesi. Ve kendi yolunu izlemek, yaşamının dikkate değer öyküsünün gösterdiği üzere, Alan’ın her zaman yaptığı bir şey olmuştur.
Kendi Yolumda’nın Bölümleri
“Kendi Yolumda,” Alan Watts’ın hayatının dönüm noktalarını, felsefi sorgulamalarını ve bilinç yolculuğunu içeren bölümlerden oluşur. Her bölüm, onun düşünsel evrimini yansıtan bir hikâye anlatır ve kendi içsel keşfimize ışık tutar.
- Yontulmuş Ağaç→ Watts’ın otodidaktik öğrenme süreci ve doğanın bilgeliği üzerine düşünceleri.
- Sadece Din: Sadece Din
- Buda’ya Sığınıyorum → Budizm’in Watts’ın düşünce dünyasındaki yeri ve etkisi.
- Yarı Yanlış Eğitimli Olmak → Watts’ın, akademik eğitimin sınırlarını ve otodidaktik öğrenmenin gücünü ele aldığı bölüm. Kendi kendine öğrenmenin, geleneksel eğitim sistemine kıyasla nasıl daha özgürleştirici olabileceğini tartışıyor.
- Kendi Üniversitem → Watts’ın geleneksel akademik eğitime bakışı ve kendi kendine öğrenme süreci.
- Batı Göğünde Şafak → Batı dünyasının mistisizme yaklaşımı ve felsefi dönüşümü.
- Güneş Yönünde Dönüş → Kendi içsel yolculuğunda farkındalık kazanma süreci.
- Çelişkili Rahip Watts’ın, Episkopal rahip olarak geçirdiği yılları ve bu süreçte yaşadığı içsel çatışmaları anlatıyor. Geleneksel din anlayışıyla mistik düşünce arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.
- Ara Faslı → Watts’ın, Batı ve Doğu felsefesi arasında bir köprü kurmaya çalıştığı dönemleri ele alıyor. İçsel dönüşüm ve bilinç farkındalığı üzerine derinlemesine bir anlatım sunuyor.
- Dünyanın Kıyısına Seyahat → Fiziksel ve zihinsel keşiflerin bir metaforu.
- Bir Karşı Kültür Başlatmak → Watts’ın geleneksel kalıplara meydan okuyarak farklı bir düşünce akımı oluşturması.
- Diğer Benlikler → Watts’ın, insanın farklı kimlikleri ve bilinç halleri üzerine yaptığı gözlemleri içeriyor. Bireyin kendini keşfetme sürecini ve farklı benliklerle nasıl yüzleştiğini tartışıyor.
- Atılım → Watts’ın, kişisel ve felsefi dönüşümünü tamamladığı, özgür düşünceyi benimseyerek kendi yolunu bulduğu bölüm. Bireyin kendi gerçekliğini yaratması gerektiğini vurguluyor.
- Ruhsal Arayış İçindekiler → İnsanların bilinç, felsefe ve spiritüel keşif üzerine yolculukları.
- Yağmurun Sesi → Doğanın içinde huzuru bulma ve meditasyon üzerine derinlemesine bir anlatım.
Kendi Yolumda, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Alan Watts’ın “Kendi Yolumda” adlı eseri, bireyin kendi içsel yolculuğunu keşfetmesi ve özgün bir yaşam sürmesi üzerine derinlemesine bir anlatım sunuyor. Günümüz dünyasında, kişisel gelişim, özgür düşünce ve bireysel farkındalık giderek daha önemli hale geldiği için bu kitap oldukça değerli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?
- Kendi Yolunu Bulmak: Modern toplum, bireyleri belirli kalıplara sokmaya çalışırken, Watts bu kitapta kişinin kendi yolunu keşfetmesi gerektiğini vurguluyor.
- Doğu ve Batı Felsefesinin Buluşması: Kitap, Zen Budizmi, Taoizm ve Batı düşüncesini bir araya getirerek, bireyin kendini anlamasına yardımcı oluyor.
- Özgür Ruhlu Bir Yaşam: Watts, geleneksel kalıplara meydan okuyarak, kişinin kendi düşüncelerini oluşturması ve özgürce yaşaması gerektiğini savunuyor.
- Spiritüel ve Felsefi Evrim: Kitap, kişisel gelişim ve ruhsal farkındalık açısından bireyin kendini keşfetme sürecine rehberlik ediyor.
Bu eser, kendini keşfetmek, özgür düşünmek ve hayatı daha bilinçli yaşamak isteyenler için mükemmel bir rehber niteliğinde.
Denizi Bulan Balık, Yeni nesil için keşfedilmiş bir hazine: Alan Watts tarafından çocuklar için yazılmış ilk ve tek hikaye. Alan Watts, çocuksu bir aşkınlığı spritüel yolculuğa taşıyarak çocuklar için bir öykü yazdı. Denizi Bulan Balık, bu hoş ve bilge öğreti masalını yeni bir nesil için hayata geçiriyor. Ödüllü ressam Khoa Le’nin yenilikçi sanatıyla zamana meydan okuyan eğlenceli bir hikâye elinizin altında – yaşamın akışıyla uyum içinde olma mesajını sizinle paylaşıyor.
Zamana direnen ve hiçbir zaman modası geçmeyecek Alan Watts’ın bilgeliğini ve nüktesini kusursuz bir biçimde yakalayan bir masal.
Alan Watts : Doğu ve Batı Arasında Bir Köprü
Alan Watts (1915-1973), Batı dünyasında Doğu felsefesini tanıtan en önemli düşünürlerden biri olarak kabul edilir. Zen Budizmi, Taoizm ve Hinduizm üzerine yaptığı yorumlarla, Batılı izleyicilere Doğu’nun bilgelik anlayışını aktarmıştır.
Çocukluk ve Eğitim: 6 Ocak 1915’te İngiltere’nin Chislehurst kentinde doğan Watts, çocukluk yıllarında doğaya büyük ilgi duydu. Küçük yaşlardan itibaren Doğu felsefesi ve mistisizme merak saldı. Londra’da Kraliyet Sanat Topluluğu’nda eğitim aldı ve genç yaşta Budizm üzerine yazılar yazmaya başladı.
Amerika’ya Yolculuk ve Felsefi Dönüşüm: 1938’de ABD’ye taşındı ve burada Zen Budizmi üzerine eğitim aldı. Seabury-Western Theological Seminary’de teoloji eğitimi aldı ve 1945’te Episkopal rahibi oldu. Ancak kısa süre sonra geleneksel din anlayışının sınırlarını sorgulamaya başladı ve bakanlıktan ayrılarak Doğu felsefesine odaklandı.
Kariyeri ve Felsefi Etkisi: Watts, KPFA radyo istasyonunda yaptığı konuşmalarla geniş bir kitleye ulaştı. Zen Budizmi, Taoizm ve Hinduizm üzerine yazdığı kitaplar, Batı dünyasında büyük yankı uyandırdı. En önemli eserleri arasında şunlar yer alır:
- Zen Yolu (1957) → Batı dünyasında Budizm üzerine en çok satan eserlerden biri oldu.
- Doğu ve Batı Psikoterapisi (1961) → Budizmin bir psikoterapi biçimi olarak düşünülebileceğini savundu.
- The Joyous Cosmology (1962) → Psikedelikler ve bilinç üzerine yaptığı araştırmaları içerir.
Mirası ve Etkisi: Watts, Batı dünyasında Doğu felsefesinin anlaşılmasına büyük katkı sağladı ve birçok düşünürü etkiledi. Ölümünden sonra dersleri ve konuşmaları, özellikle YouTube ve Spotify gibi platformlarda popülerlik kazandı.
Watts’ın felsefesi, kişisel gelişim, bilinç farkındalığı ve özgür düşünce üzerine derinlemesine bir bakış sunuyor. Onun öğretileri, bugün bile milyonlarca insanın yaşamını şekillendirmeye devam ediyor.
Alan Watts ve Otodidaktizm: Alan Watts üniversite mezunudur. Seabury-Western Theological Seminary’den teoloji alanında yüksek lisans derecesi almıştır
- Resmi eğitim yerine kişisel keşif: Watts, üniversite eğitimi alsa da, en büyük öğrenme sürecini kitaplar, deneyimler ve doğrudan gözlemler yoluyla gerçekleştirdi.
- Doğu felsefesine olan ilgisi: Zen Budizmi, Taoizm ve Hinduizm üzerine derinlemesine bilgi edinmek için kendi kendine araştırmalar yaptı ve bu konular üzerine yazılar yazdı.
- Felsefi şovmenlik: Watts, akademik bir filozof olmaktan çok, bilgiyi eğlenceli ve anlaşılır bir şekilde sunan bir düşünür olarak tanındı.
- Radyo ve konferanslar aracılığıyla öğrenme: KPFA radyo istasyonundaki konuşmaları, onun bilgiyi paylaşarak öğrenme sürecini destekledi.
Watts’ın otodidaktik yaklaşımı, geleneksel eğitim sisteminin ötesine geçerek bireyin kendi öğrenme yolculuğunu şekillendirmesi gerektiğini gösteriyor.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın