Kendin olmak için elinden geleni yap…
Çünkü evin orası…

—Bill Murray

Merhaba

Toplumda yaşam, çoğu zaman “kendin olmak” ile “birine benzemek” arasında ince bir çizgide yürümek demek. Kalabalık içinde kaybolmamak için bazen kendimizden ödün veririz. Peki gerçekten kendimiz olabilir miyiz? Bu yazıda, bu sorunun izini sürüyorum.

Bugün kemoterapi günüm. Birazdan hastaneye gitmek üzere hazırlanacağım. Hücrelerime bir doz şifa vermek için. Ağır gelebilir ama gerek… Bu yol, yaşamın bir parçası.

Hastaneden döndüğümde yorgun olabileceğim için, kalemimin ucundaki düşünceleri şimdiden aktarmak istedim.

Toplumda yaşarken, çoğu zaman ya bir gruba dahil olursun ya da bir grubun yanında durursun. Ya birine benzemek zorunda kalırsın ya da o biri gibi davranmak zorunda… Kabul gören filtreler işte bunlar.

Peki ya “kendin olma” hakkını kullanmak istersen?

Ya bu hakkın tanınmadığı, birbirine benzeyen robotlar yaratılan bir dünyada yaşarsan?

Bugün kafamı kurcalayan deli sorular bunlar.

  • Dünya karşısında duruşun ne olmalı?
  • Tarafsız mı kalmalı yoksa bir taraf mı seçmeli?
  • Gelişmek için hangi kaynakları kullanmalı?
  • Ve en önemlisi, kendin olmak için neler yapmalı, algını nasıl korumalısın?

Kendin olmanın ne demek olduğunu yeniden düşünmek, en çok da zor zamanlarda güç verir insana. Çünkü en kıymetli evimiz, kendimiziz.”

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin