Hayatın sarsıntıları karşısında ne kadar sağlam durabiliyorsun?

Evimiz bizim duygusal istikrarımızdır. Onu kum üstüne inşa ettiğimiz zaman, yağmur, rüzgar ya da deprem onu aşındırıp darmadağın eder.

-Yasemin Emre

Merhaba

Dünya sallanıyor. Depremin şiddeti arttıkça hasarlar da büyüyor. Bazı ülkelerde, şiddet ne olursa olsun, binalar esneklikleri sayesinde ayakta kalabiliyor. Çünkü geçmişten ders alınmış, bilinçli hareket edilmiş, önlem alınmış.

Peki ya biz?

Hayatın getirdiği sarsıntılara karşı ne kadar dayanıklıyız?

En son kaç şiddetinde bir olay yaşadınız ve yıkılmadan devam ettiniz?

Ya da hangi sarsıntı sizi durdurdu, yerle bir etti?

Her insanın yaşadığı travmalar, hayal kırıklıkları, kayıplar var. Kimimiz küçük bir titreşimle yıkılırken, kimimiz en şiddetli darbede bile ayakta kalabiliyor. Farkı yaratan şey, nasıl inşa edildiğimiz: duygusal dayanıklılığımız, içsel gücümüz ve farkındalığımız.

Tıpkı sağlam temelli binalar gibi…
İyi hazırlanmış bir yapı, önceden alınmış önlemler ve esneklik, sarsıntılar karşısında fark yaratır.

“Yaptığınız hatalar hiçbir zaman rastlantı değildir. Tıpkı depremlerde yaşanan yıkımlar gibi, çoğu insan kaynaklıdır.”

Kendinize şunu sorun:

Yaşamınızdaki en büyük sarsıntı neydi?

O anda ne öğrendiniz?

Ne kadar esnek ve dirençliydiniz?

Yaşadığınız her şey bir öğretidir. Her deneyim, kendinizle ilgili yeni bir şey keşfetme fırsatıdır.

“İşler yolundayken mutluyuz; bozulunca dünyamız kararır. Oysa başımıza gelen her şey, bizi büyütmek ve iyileştirmek içindir.”
— Milton Erickson

Hayat hep aynı düz çizgide ilerlemez. Bazen altüst olur, bazen sallanır. Ama biz, ne kadar sağlam durduğumuzla var oluruz.

Ve unutmayın:
Her insanın içinde sorunları çözme yeteneği vardır. Belki de şimdi, o gücü uyandırma vaktidir.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin