“Ruh, her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk zihni susturmaktır…”

—Caroline Myss

Merhaba

Kendimize ve dünyaya dair algımızı tümüyle değiştirecek birine rastlamak pek sık karşılaştığımız bir şey değildir. İşte şimdi, tam da bu anda böyle olağanüstü birini tanımak üzeresiniz. Yazar ve medikal sezgileri güçlü bir insan olan Caroline Myss, ruhsallığa dair görüşleri ve kendi sağlığınız üzerindeki kişisel sorumluluğunuzla ilgili ilgi çekici fikirleriyle sizi şaşırtacak, teşvik edecek ve size esin kaynağı olacak. Caroline‘in çalışması bazı yönleriyle size o kadar mantıklı ve tanıdık gelecek ki bunu daha önce düşünmemiş olmamıza şaşacaksınız. Fikirlerinden bazıları ise duygusal ve psikolojik düğmelerinize basarak ruhsal yolunuzu yeniden gözden geçirerek tekrar değerlendirmenize neden olacak.

Enerji tıbbı üzerinde yapmış olduğu on beş yıllık araştırmaları temel alan Dr. Myss’in bu çalışması her bir hastalığın duygusal ve psikolojik stres ve inanç kalıplarına nasıl karşılık geldiğini ve insan bedeninin ilgili alanlarına denk gelen tutumların nasıl etkili olduğunu anlatıyor.

Caroline, sistemlerimizde ki sübtil enerji dalgalarıyla uyumlanarak varlığımızın elektromanyetik dilini okuyor. Hücre frekanslarını ve enerji sistemimizin bütünlüğünü değiştiren derin ve travmatik deneyimleri, inançları ve tutumları hissettiğinden, teşhisleri, geçmişe ve şimdiki ana dair duygusal enerjinin sağlığımız üzerindeki etkilerine doküman sağlamakta. Caroline , aslında bizim gerçek gücümüz olan ruhlarımızı okuyor.

Ruhun Yeni Dili

  1. Enerji Tıbbı Ve Sezgi
    • İnsanın Enerji Alanı Canlı olan her şey enerjiyle titrer ve bütün bu enerjiler bilgi içerir.
      • Alanı Okumak
      • İlk İzlenimlerinize Bağlı Kalın
      • Tarafsızlık Kilidini Açan Anahtardır
      • Edinimciler
      • Gücü Yeniden Yönlendirmek
  2. Tanrının Suretinde Yapılmış Olan
    • Yedi Çakranın Simgesel Gücü: Bu yedi hayat dersi bizi daha bilinçli olmaya yöneltmektedir.
      1. Çakra: Madde dünyasıyla ilgili dersler
      2. Çakra: Cinsellik, iş ve fiziksel arzu ile ilgili dersler.
      3. Çakra: Ego, kişilik ve özgüven ile ilgili dersler.
      4. Çakra: Sevgi, affetme ve merhamet ile ilgili dersler.
      5. Çakra: İrade ve kendini ifade etme ile ilgili dersler.
      6. Çakra: Zihin, sezgi, içgörü ve bilgelik ile ilgili dersler.
      7. Çakra: Ruhsallıkla ilgili dersler.
    • Hıristiyan Ayinlerinin Simgesel Gücü: Yedi Hıristiyan ayini de simgesel olarak değerlendirildiklerinde bu yedi çakranın anlamıyla açık ve net paralellik gösterdikleri kolayca anlaşılır.
      • Vaftiz
      • Komünyon
      • Konfirmasyon
      • Nikah
      • Günah çıkarma
      • Ordinasyon
      • Son Yağ Sürme
    • On Sefirah’ın (On Emir’in) Simgesel Gücü: On Sefirah (On Emir) Kabala’nın Hayat Ağacı yüzyıllar boyunca evrimleşerek çakralar ve ayinlerle dikkat çekici benzerlikler içeren karmaşık bir öğreti haline gelmiştir.
      1. Keter
      2. Hokmah
      3. Binah
      4. Hesed
      5. Gevurah
      6. Tiferet
      7. Nezah
      8. Hod
      9. Yesod
      10. Shekinah
    • Çakralar, Hristiyan Ayinleri ve On Emir İşbirliği İçinde Nasıl Çalışırlar:
    • Yedi Kutsal Gerçek
      • Dışsal Güç
      • İçsel Güç
    • Yedi Kutsal Gerçek
      1. Kök Merkez (1. Çakra) – Kabile Gücü Madde, aidiyet, hayatta kalma
      2. Sakral Merkez (2. Çakra) – İlişkisel Gücü– Cinsellik, arzu, yaratım
      3. Solar Pleksus (3. Çakra) – Kişisel Güç– Ego, irade, özgüven
      4. Kalp Merkezi (4. Çakra) – Duygusal Güç– Sevgi, affetme, merhamet
      5. Boğaz Merkezi (5. Çakra) – İrade Gücü – İfade, hakikat, iletişim
      6. Alın Merkezi (6. Çakra) – Zihnin Gücü– Sezgi, içgörü, bilgelik
      7. Taç Merkezi (7. Çakra) – Ruhsal Bağlantı Kanalımız– İlahi bağlantı, birlik, teslimiyet

Yazarın Notu:

Ruhun Anatomisi bize bedenimizi ve ruhumuzu yeni bir gözle görmeyi öğreterek hayatımızı değiştirecek bazı ruhsal olgunluk ve fiziksel bütünlük araçları elde etmemizi de sağlıyor.

  • Peki sizin enerji bedeniniz şu an hangi merkezde sıkışmış olabilir?
  • Bu duygunun gölgesi sizde nasıl çalışıyor olabilir?

Bunu belki bir gün siz de kendiniz için araştırırsınız…

Ruhun Anatomisi, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgili hatırlatma amaçlı. Ruhun Anatomisi: Gücün ve Şifanın Yedi AşamasıCaroline Myss’in enerji tıbbı ve ruhsal gelişim üzerine çığır açan eserlerinden biri. Günümüz dünyasında bu kitabın önemi birkaç güçlü noktada öne çıkıyor:

  1. Enerji bedenine dair farkındalık: Modern yaşamda stres, kaygı ve fiziksel rahatsızlıklar arttıkça, bedenin sadece fiziksel değil, enerjik bir yapıya da sahip olduğunu hatırlamak iyileştirici bir bakış sunuyor. Myss, çakra sistemi üzerinden bu enerjik yapıyı anlamamıza yardımcı oluyor.
  2. Kişisel güç ve ruhsal olgunluk: Kitap, bireyin kendi içsel gücünü fark etmesi ve geçmişin yüklerinden özgürleşerek daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşması için bir rehber niteliğinde. “Geçmişe tutunmak, ruhun enerjisini tüketir. İleriye adım atmak, özgürleşmenin tek yoludur.” sözü, bu dönüşümün özünü yansıtıyor.
  3. Antik bilgeliklerin modern sentezi: Hindu çakraları ve Kabala’nın Hayat Ağacı gibi kadim öğretileri birleştirerek, hem Doğu hem Batı geleneklerinden beslenen evrensel bir şifa modeli sunuyor.
  4. Sezgiye dayalı yaşam: Myss, sezgisel bilgeliğin herkesin içinde bulunduğunu ve bu gücün fark edilerek geliştirilebileceğini savunuyor. Bu da bireyin kendi yaşam yolculuğunda daha bilinçli seçimler yapmasını sağlıyor.

Kitap, sadece kişisel gelişim değil, aynı zamanda kolektif bilinçte de bir uyanışa katkı sunuyor.

Bilinçaltı Kişiliğiniz

“Hayatta başka halde etkisiz olan nesnelerin, mekânların ve olayların üzerine anlam yükleyerek kendi simgelerimize canlılık veririz.”

Caroline Myss

Arketipleri, dahası kendi kişisel arketiplerimizi anlamadan gerçekte kim olduğumuzu anlamamız mümkün değildir. Çünkü arketipler, kendimizi ve etrafımızı saran dünyayı görebildiğimiz sezgi mercekleridir. Toplum olarak, nasıl bir psikolojik işleyişe sahip olduğumuzu, ne tür bir tarz benimsediğimizi ve bizi neyin iyileştirdiğini anlama çabası içinde olmuşuzdur. Bütün bu sorular yalnızca arketiplerin üzerimizde nasıl etkili olduğunu değil, yaşamlarımızda kendilerini nasıl ifade ettiklerini de anlama ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Arketipler, gücün yeni dilidir…

“Arketipler kişisel gücümüzün anahtarlarıdır.” — Caroline Myss

Arketipler, daima bilinçaltı sisteminin motoru olmuşlardır. Ancak hayatınızı bunun farkında olmadan geçirebilirsiniz. Arketip yapıları gizli bir alemin kapısı ve paralel gerçeklik gibidir. Arketip yapıları gizli bir alemin kapısı ve paralel gerçeklik gibidir. Arketiplerin mekanı olan bu paralel gerçekliği keşfettiğinizde ve arketiplerinizi öğrendiğinizde belki de ilk kez kendinizle tanışıyor olacaksınız.

Arketipler: Yeni İçsel Ağ

“Arketipler, bilinçdışının kendiliğinden oluşan biçimleridir; ancak bir kez bilinçle karşılaştıklarında imgeler hâline gelirler.” — Carl Gustav Jung

Arketiplerin dili, insan ruhunun evrensel dilidir ve İsviçreli Psikiyatr Carl Jung‘un adlandırdığı kolektif bilinçaltı yoluyla hepimizi fiziksel olarak birbirimize bağlar. Jung: arketipleri, bütünleşmiş insan olmamıza yardımcı olan bilinçli ve bilinçdışı akıl arasında geçit sağlayan, ruhun mükemmel gezinim aracı olarak görmüştür.

Jung, ayrıca arketiplerin diğer arketiplerle sık sık eşleştiğini fark etmiştir; ki bu, bireye bağlı olarak arketipin kendisini neden çeşitli şekillerde ifade ettiğini açıklar.

İçsel Ağın Ortaya Çıkışı

Şimdi, yeryüzünü gözünüzün önüne getirin ve yüzeyi çaprazlama kesen hatlar olduğunu düşünün. Bu hatların, tüm insanların psişik eylemini son derece hızlı bir şekilde aktarmaya hizmet eden sürat ağı olduğunu hayal edin. Her bir düşünce, his, heyecan ve insan titreşimleri; anında bu arketip şebekesi boyunca aktarılır. İnsan deneyiminin ortak bileşeni olan güç de aktarılmış olur. Her ne yapar, söyler, düşünür, hesaplar, dikkate alır ya da giyerseniz o akılda güç yoluyla taşınır. Doğduğunuz andan ölümünüze kadar güç, yaptığınız her insani eyleme mahsus tek bileşendir. Hayatınıza dair her şey bir güç müzakeresidir ve bütün bu güç arketip geçiş şebekesiyle geçiş sağlar.

Arketiplerinize ve İçsel-Ağınıza Bağlanmak

Bu kitap size, günümüzün güç trendlerini yansıtan içsel ağ ve on arketip çeşidini tanıtıyor. On Temel Arketip Üzerine Kurulu Myss, her bireyin doğuştan belirli arketiplerle dünyaya geldiğini savunur. Her arketipin hem aydınlık hem de gölge yönleri detaylı biçimde incelenir. Bu yönler, bireyin kararlarını, ilişkilerini ve yaşam yolculuğunu etkiler. Kitapta ele alınan başlıca arketipler şunlardır:

  1. Savunucu
    • Yaşam Yolculuğu: Olumlu toplumsal veya çevresel değişim için bilinçli bir aracı olmak.
    • Tek Zorluk: Kişisel gündem ya da kızgınlığınızdan ziyade, kudretiniz ve yeteneğinizi kullanmanıza imkan verecek bir sebep bulmak.
    • Evrensel Ders: Sırf her şeyi yapamıyor olmanız, bir şey yapamayacağınız anlamına gelmez.
  2. Sanatçı /Yaratıcı
    • Yaşam Yolculuğu: Hayal gücünü geliştirmek ve yeni yaratıcı ifade şekilleri keşfetmek.
    • Tek Zorluk: Özgün olamama korkusunu yenme.
    • Evrensel Ders: Yeteneğinizi eksiltememek ve ihmal etmek, yereine doğuştan gelen benzersiz sanatsal yeteneğinizi geliştirmek.
  3. Sporcu
    • Yaşam Yolculuğu: Yaşamı bedensel güç ve dayanıklılık yoluyla yaşamak.
    • Tek Zorluk: Bedeninizin gücüne ve sınırlarına saygı göstermek.
    • Evrensel Ders: İnsan bedeninin kırılganlığıyla yüzleşmek ve ona göğüs germek.
  4. Bakıcı
    • Yaşam Yolculuğu: Kendilerine gösteremedikleri ilgi tarzını başkalarına göstermek.
    • Tek Zorluk: Bencil olarak görülmek ya da başkalarına ilgi gösterememe korkusu.
    • Evrensel Ders: Ne zaman yardım edilip edilemeyeceğini öğrenmek.
  5. Modacı
    • Yaşam Yolculuğu: Dış görünüm için değil, kişisel gelişim için bir yaşam sürdürmek.
    • Tek Zorluk: Asıl niteliklerinizi, dış güzelliğinizin dışavurumuyla birbirine bağlı olarak geliştirmek.
    • Evrensel Ders: Kişisel niteliğiniz yerine dış görünüşünüzden dolayı yargılanmanın ne kadar acı verici olduğunu keşfetmek.
  6. Entelektüel
    • Yaşam Yolculuğu: Bilginin peşinde olmak ve doğruyu tüm ifadelerinde keşfetmek.
    • Tek Zorluk: Yeni fikirlere açık olmak.
    • Evrensel Ders: Sebep ve gerçek arasındaki farkı ayırt etmek.
  7. Kraliçe/Yönetici
    • Yaşam Yolculuğu: Başkalarının refahından nasıl sorumlu olunabileceğini öğrenmek.
    • Tek Zorluk: Gücünüzün ve etkinizin yatırımını hangi dava veya davalara yapmaya değeceğinin tespitini yapmak.
    • Evrensel Ders: Özgün güç ile asılsız güç arasındaki farkı görebilmek.
  8. Asi
    • Yaşam Yolculuğu: insan ruhunun temel özgürlüklerini kısıtlayan engelleri aşmak.
    • Tek Zorluk: Kendi düşüncelerinizi ve ifade biçiminizi keşfetmek.
    • Evrensel Ders: Yaşamınızda otoriteyi ifade etmenin bir yolu olarak, güç çekişmelerine dahil olma ihtiyacının ötesine geçmelisiniz.
  9. Spiritüel
    • Yaşam Yolculuğu: Manen uyumlu insanlar olmak.
    • Tek Zorluk: Manevi, duygusal ve fiziksel ihtiyaçları harmanlayan bir hayat yaratmak.
    • Evrensel Ders: Gerçek sizi özgür kılar.
  10. Vizyoner
    • Yaşam Yolculuğu: Geleceği bugüne taşımak.
    • Tek Zorluk: Yeni bir görüşün meyvelerini toplayıncaya kadar taahhüt altında kalmak.
    • Evrensel Ders: Görüşünüze inanmak, ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun; yaratıcı potansiyelinizi yaşamları değiştirmek için kullanmak.

Myss’in “Sacred Contracts” (Kutsal Sözleşmeler) sistemi

Bu sistem, her bireyin doğuştan belirli arketiplerle dünyaya geldiğini ve yaşam yolculuğu boyunca bu arketiplerin belirli görevler üstlendiğini savunur. Arketipler, kişinin içsel ağında aktifleşerek hem gölge hem aydınlık yönleriyle kararlarını, ilişkilerini ve ruhsal gelişimini şekillendirir.

Arketip Galerisi

Bağımlı, Simyacı , Çocuk, Küçük Hanım, Yok Edici, Kumarbaz, Tanrıça/ Kadın Kahraman, İyileştirici, Hedonist, Yargıç, Aşık, Arabulucu, Anne, Ağ Kurucu, Hayat Kadını, Sabotajcı, Köle, Masalcı, Öğretmen, Kurban, Savaşçı.

Jung’a Sadakat Neden Dönüşümle Mümkündür?

  1. 1. Jung evrenseli kurdu, Myss bireyseli çağırdı.
    • Jung’un arketipleri (Anima, Gölge, Kahraman, Bilge Yaşlı) kolektif bilinçdışının evrensel figürleridir.
    • Myss ise bu figürleri çağdaş yaşamın içsel rolleriyle eşleştirerek “kişisel sözleşmeler”e dönüştürdü.
  2. Jung’un sistemi açık uçludur. Jung hiçbir zaman “tüm arketipler bunlardır” demedi. Onun yaklaşımı, bilinçdışının imgelerle konuştuğu bir alan açmaktı. Bu alan, zamanla yeni figürlerle genişler. Tanrıça, Kumarbaz, Sabotajcı gibi figürler bu genişlemenin çağdaş yankılarıdır.

yazarın Notu: “Yaralı İyileştirici arketipi”

Kitap, Carl Jung’un kolektif bilinçaltı kuramıyla da örtüşen bir yaklaşımla, bireyin hem kendini hem de yaşamını daha bilinçli bir şekilde inşa etmesine katkı sunuyor.

“Ruhumun derinliklerine indim ve orada bir yarayla karşılaştım. Bu yara, bana ait değildi yalnızca; insanlığın ortak yarasıydı.” — Carl Gustav Jung

Bu tür ifadeler, Jung’un bireysel deneyimini kolektif bir şifa alanına dönüştürdüğünü gösterir. Bu da “Yaralı Şifacı” arketipinin özüdür: kendi yarasından geçerek başkalarına şifa taşıyan kişi.

Ruhun Yaralı Şifacısı

İçsel yardım aradığım zamanlarda atölye çalışması yaptığım öncü psikiyatrist olan Carl Jung ve kitapları benim için eski bir arkadaş gibidir. Jung, vizyonu, derinlik psikolojisi, manevi anlayışta devrim, kapsayıcı bir evrensel yaşam görüşü ve amacına dönüşen İnsan Potansiyeli Hareketi‘nin habercisi olmuştur. Jung, yarattığım hikayelerdeki karakterlerin gelişiminde etkilidir. Ayrıca “Yaralı İyileştiricinin” yolculuğu, önemli bir başlangıçtır.

Yaralı İyileştirici yolculuğu bir yara ile başlar. Bu yara ciddi bir kaza biçiminde olabileceği gibi, bir hastalık veya kişinin dünyevi varlıklarının neredeyse tamamını kaybetmesine ve kişiye o yükün altında kalmaktan başka bir seçenek bırakmayan ya da toparlanıp ayağa kalkmasına neden olan hayat koşulları da olabilir. Yaralı İyileştiricinin yarası, kişiye sahip olduğu şeyi güce dönüştürme fırsatı sunarak, onun “üstesinden gel ya da öl” ikilemi ile karşı karşıya kalmasına sebep olur. Kişi bu noktaya kadar gücü harici statü, para, ün, güvenlik ve yenilmezliğine olan inancı olarak tanımlamıştır. Yara bunlardan herhangi birinin tamamen güçlendirici olduğu yanılsamasını yok eder ve boşluğu yani gücün harici tanımlarının sahte vaatlerini gösterir. Yaralı Şifacı için seçim; güç ve dünyevi güvenceler hakkındaki tüm inançlarından sıyrılmak ve başka bir iyileştirici modeli keşfetmektir. Kişi, yarasının sadece ruhu ile kuracağı tam bir ortaklıkla iyileşebileceğini anlayacaktır.

Bu da bize, neden birçok Yaralı İyileştiricinin, kimilerini mezara götürebilecek hastalıklardan veya durumlardan olağanüstü bir şekilde kurtulduklarını açıklar. Bu çetin sınavı aşmış olan Yaralı İyileştirici, diğerlerinin yaralarının iyileşmesine yardım etmek üzere güçlenmiştir.

“Yazmak, birinin ruhunun derinliklerinin araştırıldığı ve deneyim iksiriyle- iyi bir öyküyle- geri dönülen tehlikeli bir iç yolculuktur çoğunlukla…” — Carl Gustav Jung

Vogler’ın Yaklaşımı: Arketipler Hikâyenin Ruhudur

Christopher Vogler, Jung’un arketip kuramını özellikle hikâye anlatımı bağlamında yeniden yorumlamıştır. Jung’un “arketipler bilinçdışının biçimleridir” görüşünü, karakter rollerine ve dramatik dönüşüm süreçlerine uyarlayarak anlatı mimarisine taşır.

Vogler’a Göre Yazar = Şaman

Vogler, The Writer’s Journey adlı eserinde ve çeşitli atölye çalışmalarında şu görüşleri dile getirir:

  • Yazar, kolektif bilinçdışına dalan bir figürdür: Tıpkı şamanın ruhsal dünyaya geçiş yapması gibi, yazar da bilinçdışına girer, oradan imgeler ve hikâyeler getirir.
  • Yazar, toplum için dönüşüm bilgisi taşır: Şaman nasıl topluluğa şifa ve rehberlik sunarsa, yazar da hikâyesiyle kolektif bir iyileşme alanı açar.
  • Yazmak, bir içsel yolculuktur: Jung’un “tehlikeli bir iç yolculuk” tanımıyla örtüşen şekilde, Vogler yazmayı bir kahramanlık ve şifa süreci olarak görür.

Bilinçaltı Kişiliğiniz, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgili hatırlatma amaçlı. Caroline Myss’in Bilinçaltı Kişiliğiniz adlı eseri, bireyin içsel dünyasını anlaması için güçlü bir araç sunuyor. Kitap, arketipler üzerinden bilinçaltı kişiliğimizi keşfetmemize yardımcı oluyor ve bu yönüyle hem psikolojik hem de ruhsal bir rehber niteliğinde.

Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?

  • Bilinçaltı Kişilik Haritası Kitap, okuyucunun kendi arketiplerini tanıması için bir rehber sunar. Bu harita, kişinin içsel motivasyonlarını, korkularını ve potansiyelini anlamasına yardımcı olur.
  • Semboller ve Mitlerle Anlatım Myss, arketipleri mitolojik figürler ve evrensel sembollerle ilişkilendirerek anlatır. Bu yaklaşım, Carl Jung’un kolektif bilinçaltı kuramıyla paralellik taşır.
  • Ruhsal ve Psikolojik Dönüşüm Kitap, sadece kişisel gelişim değil, aynı zamanda ruhsal bütünlük arayışına da hizmet eder. Arketiplerin farkına varmak, bireyin yaşamını daha bilinçli ve bütünlüklü bir şekilde yönlendirmesini sağlar.

Caroline Myss: Ruhun Haritasını Çizen Kadın

1952 yılında Chicago’nun kenar mahallelerinden birinde dünyaya gelen Caroline Myss, yaşamın görünmeyen katmanlarını keşfetmeye adanmış bir ömür sürdü. Katolik bir ailede büyüyen Myss, ilk gençliğinde gazetecilik eğitimi aldı; ancak kaderin ince dokunuşları onu bambaşka bir yola yönlendirdi. Elisabeth Kübler-Ross ile yaptığı bir röportaj, onun ölüm, yaşam ve ruhsal dönüşüm üzerine düşüncelerini derinleştirdi. Bu karşılaşma, onu teoloji alanında yüksek lisans yapmaya ve içsel bilgeliğin izini sürmeye itti.

1980’li yıllarda “tıbbi sezgi” alanında çalışmaya başlayan Myss, bedenin yalnızca fiziksel değil, enerjik bir varlık olduğunu savundu. Dr. C. Norman Shealy ile yaptığı iş birliği, enerji tıbbı alanında çığır açan yayınlara dönüştü. Ancak onu küresel ölçekte tanınır kılan, Ruhun Anatomisi adlı eseriydi. Bu kitapta çakralar, Kabala ve Hristiyan sakramentlerini bir araya getirerek ruhsal şifanın evrensel bir haritasını sundu.

Myss’in kalemi yalnızca bilgi aktarmakla kalmaz; okuyucunun içsel pusulasını uyandırır. Bilinçaltı Kişiliğiniz adlı eserinde arketipler aracılığıyla bireyin bilinçaltı yapısını anlamasına rehberlik eder. Onun için her insan, kendi kutsal sözleşmesini hatırlamak üzere dünyaya gelmiştir.

Bugün hâlâ yazmaya, öğretmeye ve ruhsal gelişim alanında ilham vermeye devam eden Caroline Myss, modern çağın mistiklerinden biri olarak kabul edilir. Onun yaşamı, görünmeyeni görmeye cesaret eden herkes için bir çağrıdır: “Ruh, her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk, zihni susturmaktır.”

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin