“Tanrı zihni aydınlatır ve onun içinden parlar. Ve hiç kimse bilemez Tanrı’yı zihni aracılığıyla. Ama zihnini çevirebilirsin içine ve kaynaşabilirsin Tanrı ile…“
— Bhagavan Sri Ramana Maharshi, Arunachala’nın bilgesi Sri Poonja’nın Gurusu
Merhaba
1987 yılında bir Hıristiyan mistik ilе tеsadüfi karşılaşması Mooji’nin hayatını dеğiştiren bir olay oldu. Ona dua aracılığıyla ilahi özü ilе bağlantı kurabilmе olanağını açtı. Kısa bir sürе içindе, bilincindе radikal bir dеğişim dеnеyimlеdi. O kadar dеrindеn ki, onu tanıyan bir sürü insan için tamamеn yеni bir insan gibi görünmеsini sağlayan bir dеğişim. Ruhsal bilinci uyandıkça, bir çok mucizеvi dеnеyim vе mistik içsеl görülеr şеklindе kеndini göstеrmеyе başlayan dеrin bir içsеl dönüşüm başladı.
Kendini kutsаl аmаcа tаmаmen bırаkmаnın yoğun dürtüsünü de berаberinde getiren yаşаmаnın üzerinde esen güçlü değişim rüzgаrını hissediyordu. Kısа bir süre sonrа, ders vermeyi bırаktı, evini terk etti ve son derece bаsit bir hаyаtа bаşlаdı ve içerisinde kendiliğinden beliren Tаnrı’nın isteğine teslim oldu. Ulu bir huzur vаrlığınа nüfuz etti ve bir dаhа dа ondаn аyrılmаdı.
Bu kitapta Mooji’nin huzuruna çıkıp –başkaları aracılığıyla da olsa- kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Samimi diliyle ve içten diyaloglarıyla kitabın içerisinde kendi Varlığınızın Öz’üne doğru derinlemesine bir yolculuğa hazır olun. Bir kez değil defalarca başvuracağınız, başucunuzdan ayırmayacağınız, Öz’ünüzü size hep hatırlatacak bir dost olacak bu kitap.
“Dünyayı değiştirmek senin vazifen değil. Senin görevin kendini değiştirmekte değil. Senin fırsatın, gerçek doğana uyanmak.”
Sözleri, Öz’ün doğasını araştırmamız ve varlığın kendisindeki bütünlük ve boşluk içinde çaba gerektirmeyen bir dinlenme hali için bizlere son derece kararlı davetiyeler sunuyor. Cevapları cesaretlendiriyor, meydan okuyor ve aydınlatmakta hiçbir zaman başarısız olmuyor. Mooji tarafından derinlemesine dokunulan insanlar onun sözlerini evlerine taşımak istiyorlar. Ve böylece, Sen Öz’sün canlı kayıtlardan alıntılanarak çok kısa bir zaman diliminde Mooji Şangha ekibi tarafından sevgiyle bir araya getirildi.
“Öz araştırması getirecek zihni tekrardan sıfır noktasına, ‘Ben’in en yalın huzuruna. Bu ‘Ben’e tanık oluş ortaya çıkar saflıkta…”
Şimdi ‘Ben’ hissini izle. ‘Ben’ nedir? Nereden yükseliyor? İzle bulduğun nedir?
Nesnel olarak bulunamaz. Ama yine de ‘Ben’ hissi veya sezgisi var kalmaya devam eder. Bu ‘Ben’in beş duyumuz ile bulunmayışıdır. Bu onun nesnel olmayan varlığını kanıtlar.
‘Ben’ veya ‘Ben varım’ın, boşluk olarak ve boşluğun içinden yükselen şekilsiz bir sezgi olduğu bulunur. Dikkat vermeden yapılan bir incelemede, ‘Ben’ bedenden ve şarlanmış zihinden oluşan bir kimlik gibi görünür. Bir nesne olarak aradığında, sadece bir düşünce olarak görünür; ‘Ben’in yapısı bir düşüncedir. Şekilsizdir, kişisel varoluşun içgüdüsel hissi olarak boşluktan yükselir.
Şimdi ‘Ben’in şekilsiz varoluşu bulunduğuna göre, onu kim fark ediyor? O bir şekle sahip mi?
“Arayış içindekiler devamlı olarak, “Yaşayan bir ustaya ihtiyacın var” der. Oysa, Usta yaşayan tek şeydir!”
Öz, kendisini -hiçlik, her şey ve ötesi olan farkındalık olduğunun kendisine hatırlatılması ve bunun yeniden keşfedilmesi için, kendini arayışçı şekline getirir.
Sri Nisargadatta Maharaj bunu çok güzel bir şekilde ifade etmişti: “Hiçbir şey olduğumu gördüğümde, bu bilgeliktir. Her şey olduğumu gördüğümde, bu Sevgi’dir. Bu iki vadinin ortasında benim hayatım akar.”
“Olmadan sevgi, bulamazsın hakikati. Onsuz açmaz, kalbinde çiçeği. Gir oluşun merkezine, çık oradan bütünlüğünle…”
Öz’ün gücünü hissetmeye başlayan, huzur, neşe, özgürlük, ve sevgi olarak parlayan kalbin görkemini deneyimler.
Bu kitap; zihninizi hoş kılmak için değil, onu tahttan indirmek ve kalbinizi özgür bırakmak için var. Sen Öz’sün Advaita geleneğinden gelen sıcak kalpli ruhsal usta Mooji ile huzur, gerçek ve özgürlük arayışında onlar arasında geçen karşılıklı konuşmalardan yapılan alıntılardan oluşuyor.
Sen Özsün, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Mooji’nin Sen Özsün adlı eseri, günümüz insanı için adeta bir içsel pusula işlevi görüyor. Modern yaşamın hızına, zihinsel karmaşasına ve kimlik bunalımlarına karşı, bu kitap sessiz ama güçlü bir uyanış çağrısı sunuyor.
- Zihni Tahttan İndirme Cesareti: Kitap, zihni “hoş kılmak” için değil, onu tahttan indirmek için yazıldığını açıkça belirtiyor. Bu, günümüzün sürekli düşünce üreten, analiz eden ve kontrol etmeye çalışan zihnine karşı radikal bir duruş. Mooji, zihni aşmanın huzura giden yol olduğunu savunuyor.
- Öz’e Dönüş ve Kimlikten Sıyrılma: Mooji’nin öğretileri, “Ben kimim?” sorusunu merkeze alır. Kitap boyunca, okuyucu kişilik, ego ve sosyal kimliklerin ötesine geçmeye davet edilir. Bu, özellikle kimlik krizleriyle boğuşan modern birey için dönüştürücü bir deneyim olabilir.
- Satsang Formatında Diyaloglar: Kitap, Mooji ile yapılan karşılıklı konuşmalardan oluşur. Bu diyaloglar, okuyucunun kendi sorularını sormasına ve içsel yanıtlarını duymasına alan açar. Yani kitap, sadece okunmaz—yaşanır.
- Şartlanmaları ve Alışkanlıkları Sökme: Mooji, kitabı “ikinci bir diken” olarak tanımlar: birinci dikeni (acı, şartlanma, ego) çıkarmak için kullanılan ve sonra ikisi birden atılan bir araç. Bu metafor, kişisel dönüşümün ne kadar radikal ve sade olabileceğini gösterir.
- Hakikat’e Doğrudan Davet: “İnsanları doğrudan Hakikat’e yöneltebilecekken onlara bir sürü uygulama vermenin ne manası var?” — Mooji Bu yaklaşım, spiritüel pratiklerin karmaşıklaştırılmasına karşı bir duruştur. Mooji, doğrudan Öz’e yönelmenin mümkün ve yeterli olduğunu savunur.
Sen Özsün, Mooji’nin huzurunda yapılan içsel bir yolculuğun yazılı hali. Günümüzün gürültüsünde, bu kitap sessizliğin bilgeliğini hatırlatıyor.
Mooji: Sessizliğin Öğretmeni
Anthony Paul Moo-Young, bilinen adıyla Mooji, 1954 yılında Jamaika’nın Port Antonio kentinde dünyaya geldi. Hayatı boyunca birçok kimlik taşıdı: ressam, öğretmen, göçmen, arayıcı. Ama onun gerçek yolculuğu, Londra’da yaşadığı sıradan bir hayatın içinde başladı—bir gün, içsel bir çağrıya kulak verdiğinde.
Mooji’nin içsel çağrısı, 1987 yılında bir Hristiyan mistikle karşılaşmasıyla belirginleşti. Bu karşılaşma, onun Tanrı’yla doğrudan bir bağ kurmasına vesile oldu. Dua aracılığıyla ilahi özüyle temas kurduğunda, bilincinde radikal bir değişim başladı. Bu dönüşüm öylesine derindi ki, onu tanıyanlar Mooji’yi artık bambaşka bir insan olarak görmeye başladılar.
Zamanla, içsel huzur ve teslimiyet onun yaşamının merkezine yerleşti. Öğretmenlik yapmayı bıraktı, evini terk etti ve sade bir hayata yöneldi. Bu sade yaşam, Mooji’nin özle temasını derinleştirdi. Artık dışsal başarılar değil, içsel sessizlik onun rehberiydi.
Hindistan’a yaptığı bir yolculukta Sri Harilal Poonja (Papaji) ile tanıştı. Papaji, Mooji’ye zihnin ötesindeki farkındalığı işaret etti. Bu karşılaşma, Mooji’nin öğretisinin temelini oluşturdu: Öz’e doğrudan yönelmek, zihni tahttan indirmek ve hakikati dolaysızca deneyimlemek.
Bugün Mooji, Portekiz’deki Monte Sahaja’da yaşamını sürdürüyor. Orada, dünyanın dört bir yanından gelen arayıcılarla satsanglar düzenliyor. Onun öğretisi, Advaita Vedanta geleneğine dayanıyor ama dili sade, doğrudan ve evrensel. Mooji, karmaşık felsefelerle değil; sessizlikle, bakışla ve kalpten gelen sözlerle öğretiyor.
“Senin görevin kendini değiştirmek değil. Senin fırsatın, gerçek doğana uyanmak.” — Mooji
Mooji’nin yaşamı, bir arayıcının değil; Öz’ü hatırlayan bir bilgenin hikâyesidir. Onun sözleri, modern dünyanın karmaşasında kaybolmuş ruhlara bir davet sunar: Sessizliğe dön, Öz’ünü hatırla, ve orada kal.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın