“Birini kabul etmek onun suçlarını bağışlamak değildir. Sadece artık onun neden olduğu acı duygusu ile yanmak istemediğimiz anlamına gelir…”
— Cathryn Michon
Merhaba
Modern dünyada insanlar, hızla akan yaşamın içinde sıkışıp kalmakta, zihinsel ve ruhsal yorgunluklarla başa çıkmakta zorlanmaktadır. “İnsanın Sekiz Yeteneği”, tam da bu noktada devreye giren, içsel dönüşüm ve denge arayışına rehberlik eden bir eserdir.
“Tanrı’nın öğrenebilmemiz için bize insan bedenleri verdiğine inanıyorum.”
Bedeninizi onurlandırın. Onu sağlıklı besinlerle besleyin, taze su için, sevgi ile yıkayın, giydirin ve süsleyin. Eğer onu esnetir ve güçlendirirseniz , arzu duyduğu sınırsız oksijeni almasına izin verirseniz ve bu sırada yüceltici duyguların olumlu destekleyiciliği ile beslerseniz, bu bedenden de size sadakatle hizmet edecektir.
“Dünyadaki hiçbir başarı, para ya da bilgi, insanın kendini bedeninde rahat hissetmesi kadar değerli olamaz.”
Bu araçlar dünyadaki en değerli özelliği, sağlığınızı verir ve bu çabayı göstermek isteyen herkes içinde uygundur. Sağlıklı bir insan olmayı ve bedeninizde kendinizi evinizde gibi hissetmeyi seçebilirsiniz.
İnsanın 8 Yeteneği’nin Bölümleri
“Çakra” sözcüğü tam olarak “tekerlek” anlamına gelir ve bir lotusa benzetilir. Çakralar enerji merkezleridir. Sekizinci çakra olan auranın haricinde, bedende omurganın kökünden başın tepe noktasına dek çıkan çeşitli noktalara karşılık gelirler. İnsan bedenimiz içinde bulunan enerjiyi anlamanın yolları olarak kullanılırlar ve tüm ruhsal değişim ve gelişmenin esas yakıtı olan Kundalini ile etkin duruma getirilebilirler.
- Kök Çakrası- Kabullenme : Kişinin içgüdüsel ve en ilkel güvenlik ve yaşamını sürdürme ihtiyacını karşılama güdüsü ile ilişkilidir.
- Üreme Çakrası -Yaratıcılık: İnsanın üreme ve yaratıcılık üzerinde yoğunlaştığı cinsel organların olduğu bölgededir.
- Göbek Deliği Çakrası (Solar Pleksus) – Kararlılık: Enerjinin esas olarak depolandığı bölgedir, bu da niçin gücün, sağlığın ve canlılığın merkezi olduğunu açıklamaktadır.
- Kalp Çakrası (Sternum) – Sevecenlik: Kişinin sevgi ve sevecenliği deneyimleme ve ifade etme kapasitesi ile ilişkilidir.
- Boğaz Çakrası- Dürüstlük: Kişinin doğrudan iletişim kurma becerisi ile ilgilidir. Burası, gerçeği yansıtmanın merkezidir.
- Üçüncü Göz Çakrası (Ajna) – Sezgi: Hipofiz bezine karşılık gelir ve bilgi, bilgelik ve kişinin sezgi gücünün gelişimi ile ilgilidir.
- Tepe Çakrası (Onuncu Kapı) – Sınırlandırılmamışlık: Bedendeki yönetici bez olan Epifiz bezine karşılık gelir ve kişinin kendini tanıması, birliği ve tüm evreni deneyimleme ile ilişkili bulunur. Burası kişinin zaman, mekan ve nedenin ötesine geçebildiği sınırlandırılmamışlığın ülkesidir.
- Çakra (Aura) – Parlaklık, Işıldamak: Bir insana “renk” ya da “parlıklık” sağlayan bu çakradır ve kişinin genel zihinsel ya da bedensel sağlını yansıtır. Geleneksel olarak aura, diğer sistemlerde her zaman bir çakra olarak kabul edilmez. Kundalini Yoga’da ise, etkin duruma getirildiğinde deneyimlemesine kolaylıkla olanak tanıyan bir bilinç merkezi olarak biliriz.
Kundalini Yoga
Kundalini Yoga, bir zamanlar çok sıkı korunarak gizli tutulan, çok değerli ve kadim bir bilimdir. Bu yoga, herhangi birinin yaşamını iyileştirme ve daha iyiye taşıma potansiyeline sahiptir.
Jung’un Perspektifi
Carl Gustav Jung, kundaliniyi insan bilincinin evrimsel yolculuğunu sembolize eden en güçlü imgelerden biri olarak görür. Ona göre kundalini enerjisinin yükselişi, bireyin içsel dönüşümünü ve bilinçdışının aydınlanmasını temsil eder.
Jung, Kundalini Yoga Psikolojisi adlı eserinde, bu öğretilerin Batı’da hızla tüketilmesini eleştirir. Batı insanı, kendi kültürel ve ruhsal altyapısından kopuk bir şekilde uygulamaya çalıştığında, beklenen dönüşüm yerine ruhsal dengesizlikler yaşayabilir.
Doğu ve Batı Arasındaki Fark
- Doğu’nun yaşam felsefesi: Kundalini ve benzeri öğretiler, binlerce yıllık kültürel ve spiritüel bağlam içinde gelişmiştir. Günlük yaşam, din, ritüel ve toplumsal değerler bu öğretileri destekler.
- Batı’daki durum: Batı insanı çoğunlukla bu bağlamdan kopuk bir şekilde, yalnızca teknik yönleriyle ilgilenir. Jung’a göre bu, enerjinin yanlış yönlendirilmesine ve ruhsal rahatsızlıkların artmasına yol açabilir.
Böylesine güçlü bir enerjiyle çalışırken dikkatli olmak gerekir. Kundalini, zihinsel ve bedensel dengeleri derinden etkileyebilir. Bu nedenle sabır, disiplin ve doğru rehberlik olmadan yapılan çalışmalar kişiyi zorlayabilir. Enerjiyi güvenli bir şekilde yönlendirmek için erdemler, farkındalık ve içsel hazırlık şarttır.
.Bugün hâlâ benzer bir durum söz konusu: Batı’da ve hatta bizim coğrafyamızda da birçok kişi doğu öğretilerini hızlı bir “kişisel gelişim tekniği” gibi tüketiyor. Oysa Jung’un vurguladığı gibi, bu öğretiler bir yaşam felsefesi üzerine kurulu. Yani yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik, kültürel ve ruhsal bir bütünlük gerektiriyor.
Ne yazık ki günümüzde kadim öğretiler ticari bir anlayışla paketleniyor; oysa onların özü, sadelik ve içsel disiplinle yaşandığında ortaya çıkar.
Gurmukh’un öğretileriyle şekillenen bu kitap, binlerce yıllık Kundalini Yoga bilgeliğini modern bireyin yaşamına taşıyor. Meditasyon, mantra, nefes teknikleri ve bedensel uygulamalarla, okuyucuyu derin bir iç yolculuğa davet ediyor.
Yogi Bhajan’ın şu sözleri kitabın ruhunu özetliyor:
“Trilyonlarca düşünce, milyonlarca duygu, binlerce arzu… İnsanlık bir değirmen taşında öğütülmektedir. Bu taşı ters yöne çevirmek, bizim elimizdedir. Çünkü mutluluk bizim doğuştan gelen hakkımızdır.“
Yazarın Notu:
Kitabı okurken şu büyük soruyu sordum: Beden, zihin ve ruha gerçekten özen gösterebiliyor muyuz?
Uzun zamandır çakralar üzerinde çalışıyorum. Yolculuk boyunca pek çok rahatsızlık yaşadım. kimi zaman bedenimin sınırlarını, kimi zaman zihnimin karmaşasını hissettim. Fakat her defasında en büyük yardımcım enerji çalışmaları oldu. Çünkü yaşadığımız süreçte en önemli şey, zihin seviyesinde dinginliği koruyabilmek.
Gözlemlediğim bir gerçek var: İnsanlar araçlarına, evlerine, eşyalarına hatta kıyafetlerine büyük bir özen gösteriyorlar. Onları korumak, bakımını yapmak için vakit ve nakit harcıyorlar. Ancak tek bir şeye aynı özeni göstermiyorlar: kendi bedenlerine. Oysa beden, ruhun en yakın evi, yaşamın en değerli aracıdır.
Cathryn Michon’un İnsanın 8 Yeteneği kitabı, bana bu farkındalığı yeniden hatırlattı. Çünkü bu eser, yalnızca zihinsel ya da ruhsal bir yolculuğu değil, insanın bütün varlığını kapsayan bir gelişim sürecini anlatıyor. Çakralar üzerinde çalışırken öğrendiğim gibi, gerçek dinginlik ve güç, beden–zihin–ruh bütünlüğünü kurabildiğimizde ortaya çıkıyor.
Ve Osho’nun sözleriyle: beden–zihin–ruh üçlüsünden sonra ortaya çıkan dördüncü, tanıklık bilincidir. Bu, insanın tüm deneyimlerini aşarak saf farkındalıkla buluştuğu alanı temsil eder.
İnsanın 8 Yeteneği, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Eser, bireyin içsel potansiyelini keşfetmesine ve geliştirmesine yardımcı olan bir eser olarak günümüzde büyük bir öneme sahiptir. Cathryn Michon ve Gurmukh Kaur Khalsa tarafından kaleme alınan bu kitap, Kundalini Yoga ve bilinçli farkındalık teknikleriyle insanın doğuştan sahip olduğu sekiz temel yeteneği nasıl kullanabileceğini anlatıyor.
Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?
- İçsel denge ve farkındalık: Zihinsel karmaşayı aşma ve huzura ulaşma yolları.
- Yaratıcılık ve sezgi: Doğuştan gelen sezgileri harekete geçirme ve yaratıcı gücü artırma.
- Korku ve öfkeyi dönüştürme: Olumsuz duygularla başa çıkmayı öğretir.
- Çakraların dengelenmesi: Enerji merkezlerini uyumlu hâle getirerek ruhsal denge sağlar.
- Yaşamın anlamını kavrama: Meditasyon ve yoga yoluyla içsel potansiyele ulaşma.
Bu eser, günümüz dünyasında bireyin içsel gücünü fark etmesi ve daha bilinçli bir yaşam sürmesi için önemli bir rehber niteliğinde.
Gurmukh Kaur Khalsa
Dünyada Kundalini Yoga’nın en tanınmış öğretmenlerinden biridir; özellikle hamilelik yogası ve kadınların içsel gücünü keşfetmeleri üzerine çalışmalarıyla bilinir. 1940’ların başında ABD’de doğmuş, Yogi Bhajan’ın öğrencisi olarak yetişmiş ve Los Angeles ile New York’ta kurduğu Golden Bridge Yoga merkezleriyle binlerce kişiye ilham vermiştir.
Eserleri:
- İnsanın Sekiz Yeteneği (The Eight Human Talents)
- Cömert, Güzel, Mutlu (The Graceful Woman)
- Ayrıca yoga ve meditasyon üzerine DVD’ler yayımladı.
Etkisi:
- Dünyanın dört bir yanında eğitimler veriyor; kadınların ve ailelerin yaşamında dönüşüm yaratıyor.
- İsmi “Gurmukh”, Sanskritçe’de “evrende herkese yardım eden kişi” anlamına geliyor.
- Kundalini Yoga’yı sadece fiziksel bir pratik değil, zihin ve ruhun uyumunu sağlayan bir yaşam yolu olarak öğretiyor.
Cathryn Michon Hayatı ve Kariyeri
Cathryn Michon, Amerikalı bir yazar, senarist, oyuncu ve stand-up komedyenidir. Mizahi bakış açısı, yaratıcı anlatımı ve çok yönlü sanatsal kariyeriyle tanınan Michon, özellikle kadınların yaşam deneyimlerini esprili bir dille ele alan çalışmalarıyla öne çıkar.
Santa Monica, Kaliforniya doğumlu olan Michon, sanat kariyerine tiyatro ve doğaçlama komediyle başladı. Dünyaca ünlü komedi topluluğu The Second City’de sahne alarak dikkat çekti. Daha sonra televizyon yazarlığına geçiş yaparak Designing Women, China Beach ve South Park gibi önemli dizilerde çalıştı.
Kitap dünyasında ise “The Grrl Genius Guide to Life” ve “The Grrl Genius Guide to Sex with Other People” adlı eserleriyle ses getirdi. Bu kitaplarda modern kadının hayatı, ilişkileri ve kariyeri mizahi bir dille ele alındı. Michon’un yazıları, hem eğlendirici hem de güçlendirici yönleriyle dikkat çeker.
Kocası, yazar W. Bruce Cameron ile birlikte kaleme aldığı eserler ve senaryolarla da tanınan Michon, A Dog’s Purpose ve A Dog’s Journey gibi dünya çapında büyük ilgi gören sinema projelerinde yazar ve yapımcı olarak yer aldı.
Ayrıca, Gurmukh Kaur Khalsa ile birlikte yazdığı “The Eight Human Talents” (İnsanın Sekiz Yeteneği) adlı kitapta yoga, farkındalık ve kişisel gelişim konularını işler. Bu eser, beden-zihin-ruh dengesi üzerine kapsamlı bir rehberdir.
Film sektöründe de aktif olan Michon, Cook Off! ve Muffin Top: A Love Story adlı yapımlarda senaristlik, yönetmenlik ve başrol oyunculuğu görevlerini üstlenmiştir. Kadın merkezli hikâyeleri ve toplumsal cinsiyet temalarını esprili ve dokunaklı bir dille ele alması, Michon’u benzersiz kılar.
Michon, günümüzde Los Angeles’ta yaşamını sürdürmekte ve yazarlık, film yapımcılığı ve kişisel gelişim alanlarında üretmeye devam etmektedir.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz….



Yorum bırakın