“Öte yandan her benlik yeryüzünde bir kez, etrafındaki her şeyle; gerçeklikle, toplumla, sıradan hayatın güzellikleri, zevkleri ve trajedileriyle bir çarpışma anında var olur..”

— Virginia Woolf

Merhaba

Büyük bir yazarla karşılıklı oturup konuşmanın hayalini kim kurmamıştır ki? Şanlıyız ki Woolf’un eserleri, bu türden hayali bir buluşmayı mümkün kılacak nitelik ve nicelikte. Birçok hikayesine ve romanına ek olarak, yazarın ardında bıraktığı sayfalar dolusu günlükler, binlerce mektup, sayısız defter ve düzinelerce harika deneme var. Bu eserlerin çoğunda yazma sanatına, iyi bir şiir ya da romanı oluşturan etmenlere, bir sanat eseri oluşturmak için gereken yaşam koşullarına ve yazarların başarıya ulaşmak için ne gibi nitelikleri haiz olmaları gerektiğine dair pek çok konuya değinilmesiyse bizi daha da şanslı kılıyor.

Karşılaşmış olsaydık Woolf’un söyleyeceği birçok şey, aslında kitaplarının satır aralarına saklanmış durumda.

Ünlü İngiliz yazar Virginia Woolf’un yazarlık ve yazma sanatı üzerine düşüncelerinden esinlenerek bir atölye kurgulayan Danell Jones, önemli başlıklarla, yazarlık için heyecan taşıyanlara yol gösterecek bir rehber sunuyor.

Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri Bölümleri

  • Yazma Alışkanlığı Kazanmak: Düzenli yazma pratiği edinmenin önemi. Woolf, yazmayı öğrenme aşamasında mükemmeliyetçiliğin felce uğratıcı olduğunu, serbestçe yazmanın gelişim için gerekli olduğunu vurgular.
  • Çalışmak: Yazarlığın disiplin ve emek gerektirdiğini hatırlatır. İlham kadar çalışma alışkanlığı da yazarı besler.
  • Üretmek: Yaratıcı sürecin merkezinde üretim vardır. Woolf, “sadece yazın” diyerek, yazarı denemeye ve keşfetmeye teşvik eder.
  • Yürümek: Woolf için yürüyüş, zihni açan ve yazıya ilham veren bir etkinliktir. Düşünceleri serbest bırakmanın bir yolu olarak görülür.
  • Okumak: Yazarlık, okumayla beslenir. Woolf, şairleri ve yazarları çevreleriyle etkileşim kurmaya çağırır; okumak bu etkileşimin temelidir.
  • Yayımlatmak: Yazının dünyaya açılması, paylaşılması ve yayımlanması süreci. Yazarlık yalnızca bireysel değil, toplumsal bir eylemdir.
  • Şüphe Duymak: Yazarlıkta eleştirel bakış ve kendi metinlerini sorgulama cesareti. Woolf, şairlere modern şiiri sorgulamalarını öğütler.
  • Önerilen Okumalar: Kurmaca, hatırat ve şiir üzerine notlar, yazarlara farklı türlerde denemeler yapmaları için yol gösterir. Bu kısımlar, Woolf’un “kendine ait bir oda” fikrini hatırlatarak yazarlık yolculuğuna eşlik eder.
  • Notlar: Yazarlara kurmaca, hatırat ve şiir gibi farklı türlerde denemeler yapmaları için cesaret verir. Woolf’un “kendine ait bir oda” fikrini hatırlatarak, yazarlık yolculuğunda özgürlük ve keşif alanı açar.
  • Kurmaca Notları: Roman ve öykü yazımına dair ipuçları içerir. Woolf’un kurmacayı bir keşif alanı olarak gördüğü, karakterlerin ve olayların serbestçe gelişmesine izin verilmesi gerektiğini vurgular. Yazar adaylarını farklı anlatım biçimlerini denemeye teşvik eder.
  • Hatırat Notları: Anı ve otobiyografi türüne odaklanır. Woolf, kişisel deneyimlerin yazıya aktarılmasının hem bireysel hem de toplumsal bir değer taşıdığını belirtir. Hatırat yazmak, bireyin kendi yaşamını sorgulaması ve başkalarıyla paylaşması için bir araçtır.
  • Şiir Notları: Şiir üzerine düşünceler ve alıştırmalar sunar. Woolf, şairleri çevreleriyle etkileşim kurmaya çağırır ve modern şiiri sorgulamalarını öğütler.

Woolf’un şiirsel düzyazı olarak, adlandırılabilecek, çok lirik metinler kaleme almıştır. Woolf şair olarak anılmaktan elbette memnun olmuştur, ancak hiçbir zaman bu unvan için hak iddia etmemiştir. Bir arkadaşına yazdığı mektupta şöyle der;

“Şiir yazabilseydim, hiç şüphesiz düzyazıyı gönül rahatlığıyla bırakırdım…” — Virginia Woolf

Woolf bir şair olamayacağını, vezin okuyamadığını belirtmiştir.

Woolf arkadaşına yazdığı “Genç Bir Şaire Mektup” başlıklı söyleşi biçimindeki mektupta, modern şiir hakkındaki eleştirilerini sıralamış ve şairleri kendileri ve çevreleriyle etkileşim kurmaya çağırmıştır.

  • Eğer şiire nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız gelişi güzel notlar yazmayı deneyin.
  • Temel bir metafor bulmak, şiire güç verir. Modern hayat için on tane olası metafor yazın.
  • Çeşitli yönleriyle güçlü hisler yazın.

“Sadece yazın…Saçmalayabildiğiniz kadar saçmalayın. Aptal olun, duygusal olun, Shelley’i taklit edin. İçinizden gelen her sese kulak verin, dizginleri anlık arzulara bırakın. Dilbilgisi kurallarını, edebi ön kabulleri ve söz dizimine dayalı kuralları boş verin. Kırın, dökün, devir. Kendi keşfiniz olsun olmasın, her türlü kelimeyi kullanın. Nazım veya nesir biçiminde ya da aklınıza gelen abuk sabuk, anlamsız sözlerle oluşturduğunuz gelişigüzel metinlerle öfkelenin, sevin, alay edin. Ta ki yazmayı öğrenene kadar.” — Virginia Woolf

Özellikle öğrenme aşamasında yazmayı çok ciddiye almamalısınız. Her kelimenin mükemmel olması zorunluluğuna inanmak yazdıklarınızı iyileştirmez, onları felce uğratır.

Yazarın Notu:

Kitap, Woolf’un düşüncelerini günümüze uyarlayan bir atölye kurgusu; yani doğrudan Woolf’un yazmadığı, Danell Jones’un derlediği bir eser.

Bu nedenle, Woolf’un fikirlerini yorumlayarak sunuyor; okur, Woolf’un özgün metinlerine de dönerek karşılaştırmalı bir okuma yapmalı.

Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla “Kendine Ait Bir Oda” nın kapısını aralıyor. Woolf’un yazarlık üzerine düşüncelerini günümüzün hızla değişen kültürel ortamında yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.

Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri, günümüzün hız, dikkat dağınıklığı ve mükemmeliyetçilik baskısı altında yazarlara özgürlük, disiplin ve sorgulama bilinci kazandıran bir eser. Hem yazarlık pratiğini geliştirmek isteyenler hem de Woolf’un edebiyat anlayışını çağdaş bağlamda değerlendirmek isteyenler için değerli bir kaynak

Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?

  1. Yazarlık Disiplini ve Alışkanlık
    • Modern çağda dikkat dağınıklığı (sosyal medya, hızlı tüketim kültürü) yazarlık için en büyük engellerden biri.
    • Woolf’un “alışkanlık kazanmak” ve “çalışmak” vurgusu, günümüz yazarlarına düzenli üretim ve odaklanma konusunda yol gösteriyor.
    • Kitap, yazarlığı yalnızca ilham değil, emek ve disiplin olarak ele alıyor.
  2. Yaratıcılık ve Özgürlük
    • Woolf’un “sadece yazın, saçmalayabildiğiniz kadar saçmalayın” tavsiyesi, günümüzde yaratıcılığı baskılayan mükemmeliyetçilik karşısında güçlü bir hatırlatma.
    • Bu yaklaşım, özellikle genç yazarların deneme-yanılma yoluyla gelişmesini teşvik ediyor.
  3. Eleştirel Bakış ve Şüphe
    • “Şüphe duymak” bölümü, günümüzün post-truth çağında yazarlara ve okurlara eleştirel düşünme becerisi kazandırıyor.
    • Woolf’un modern şiiri sorgulama çağrısı, bugünün edebiyat ortamında yenilikçi ve sorgulayıcı tavrı destekliyor.
  4. Türler Arası Deneyim
    • Kurmaca, hatırat ve şiir notları, yazarlara farklı türlerde denemeler yapma cesareti veriyor.
    • Bu, günümüzde melez türlerin (örneğin otobiyografik romanlar, şiirsel denemeler) yükselişiyle doğrudan örtüşüyor.
  5. Okuma ve Yayınlama Kültürü
    • Woolf’un “okumak” ve “yayımlatmak” vurgusu, günümüzde dijital yayıncılık ve kitap kulüpleri gibi yeni okuma-yazma pratikleriyle birleşiyor.
    • Kitap, yazarlığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir eylem olduğunu hatırlatıyor.

Virginia Woolf 

Virginia Woolf, 25 Ocak 1882’de Londra’nın South Kensington semtinde dünyaya geldi; edebiyatın modernist damarına yön verecek bir yaşamın ilk adımıydı. 28 Mart 1941’de Sussex’teki Ouse Nehri kıyısında hayata veda etti; ardında hem kırılganlığın hem de edebî cesaretin izlerini bıraktı.

Woolf’un Başlıca Eserleri:

Bir profesyonel olarak 1905’lerde yazmaya başladı. Başyapıtları ise şöyle:

  • 1915 –Dışa Yolculuk, (The Voyage Out) Virginia Woolf’un ilk kitabı. Bu kitabın yazımı çok uzun sürmüş, bir yıl içinde üç kez tekrar yazılmıştır.
    • İlk romanı, gençliğin heyecanını ve İngiliz toplumunun yapısını sorgular.
    • Kadın-erkek ilişkileri, din ve ölüm gibi temaları işler.
    • Serbest dolaylı anlatım tekniğinin ilk örneklerini barındırır.
  • 1919/1920 –Gece Ve Gündüz Virginia Woolf‘un ikinci romanıdır. Woolf’un “bilinç akışı” tekniğini kullandığı daha sonraki modern deneysel romanlarından farklı olarak klasik gerçekçi üslûpla kaleme aldığı bu eserdir.
    • Olay örgüsü, gerçek mekân tasvirleri ve titizlikle betimlenmiş karakterleri, dönemin atmosferini yansıtan özellikleriyle dikkat çekiyor.
    • 1920’de yayımlanan roman, daha sonraki eserlerinin habercisi olarak, nesnel gerçekliğin ve tarihselliğin insan bilincindeki yansımalarını birbirinden oldukça farklı karakterlerde ustalıkla canlandırıyor.
    • Roman, I. Dünya Savaşı öncesi Londra’sında geçer. Woolf, dönemin entelijansiyasını, fikir ve ruh dünyasını mizahî ancak sıcak, insanî bir dille anlatır. Kadın hakları, sınıfsal farklılık, aşk, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri, karakterlerinin yaşamları, mücadeleleri, umutları, acıları ekseninde tartışıyor.
    • Gece ve Gündüz, Katharine, Mary ve Ralph’in hakikat arayışlarında tanık olduğumuz modern insanın yazgısı, bir başkasını anlama çabası üzerine duygulu ve derin bir metin.
  • 1925 – Mrs. Dalloway Bilinç akışı tekniğinin en güçlü örneklerinden biri; Londra’da bir günün panoraması.
  • 1927 – Deniz Feneri (To the Lighthouse) Modernist edebiyatın başyapıtlarından; Ramsay ailesi üzerinden zaman, bellek ve varoluş sorgulanır.
    • Üç bölümden oluşur: PencereZaman GeçiyorDeniz Feneri.
    • Olay örgüsü geri planda, karakterlerin iç dünyaları ve düşünce akışları ön plandadır.
    • Mrs. Dalloway’den sonra Woolf’un bilinç akışı tekniğini daha da ileri taşıdığı eser kabul edilir.
  • Dalgalar’ı Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı. Dalgalar’ı yazarken o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (…)
    • Metne hakim olan dalga imgesi sayesinde Woolf hayat denizini sergileyen düz yazı şeklinde bir şiir yazmıştır. Tüm romanı kaplayan su imgesiyle okur dalgaları duyabilir, görebilir, hissedebilir.
    • Altı karakterin iç monologlarıyla ilerler; zamanın akışı ve bireysel bilinçlerin dalgalanması üzerine kurulu.
    • Modernist edebiyatın en yenilikçi ve deneysel eserlerinden biri kabul edilir.

Woolf’un eserlerinde:

  • Toplumsal eleştiri ve bireysel psikoloji iç içe geçer.
  • Bilinç akışı tekniği ile karakterlerin iç dünyasına derinlemesine girilir.
  • Zaman ve hafıza kavramları sürekli sorgulanır.
  • Kadın kimliği ve özgürlüğü önemli bir tema olarak öne çıkar.

Danell Jones

Danell Jones, Virginia Woolf üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan Amerikalı bir akademisyen, yazar ve edebiyat eleştirmenidir. Columbia Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı alanında doktorasını tamamlayan Jones, yirmi yılı aşkın süredir yazarlık dersleri vermekte ve edebiyat dünyasında özellikle Woolf’un mirasını günümüze taşıyan çalışmalarıyla öne çıkmaktadır.

Edebi Çalışmaları

  • Yazılar: Şiir, kısa hikâye ve eleştiri yazıları birçok dergide yayımlandı.
    • Denver Quarterly
    • British Writers
    • Beyond Baroque
    • Virginia Woolf: Temalar ve Çeşitlemeler
  • Önsöz Çalışması: Virginia Woolf’un Jacob’un Odası adlı romanının son baskısına bir önsöz yazdı.
  • Kitapları:
    • Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri (Türkçeye Timaş Yayınları tarafından kazandırıldı).
    • Woolf’un yazarlık anlayışını günümüz yazarlarına aktararak pratik bir rehber sunuyor.

Danell Jones’un biyografisi, yalnızca bir akademisyenin yaşam öyküsü değil, aynı zamanda Virginia Woolf’un edebi mirasını günümüze taşıyan bir yolculuk olarak okunabilir. Onun çalışmaları, Woolf’un yazarlık üzerine düşüncelerini pratik bir atölye formatına dönüştürerek, modern yazarların disiplin, özgürlük ve sorgulama bilinciyle üretim yapmalarına katkı sağlıyor.

Jones, hem akademik hem de edebi üretimiyle, Woolf’un feminist ve özgürlükçü yaklaşımını çağdaş yazarlık dünyasında canlı tutan bir figür olarak değerlendirilebilir.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin