Yaşlanmak dağa tırmanmaya benzer: yükseldikçe yorulursunuz, nefesiniz daralır, ama görüşünüz genişler…

Merhaba

Gençlikte yaşlılığa ömür ayırmak gerekir…

Yaşlanma ve yaşlılık karmaşık bir olgudur. Biyolojik olarak yaşlılık moleküler ve hücresel düzeyde meydana gelen bir dizi hasarın birikimidir. Bu hasar geçen yıllar içinde fizyolojik kapasitenin azalmasına, çeşitli hastalıkların riskinin artmasına yol açarak bireyin kapasitesinde azalmaya neden olur. Ancak değişikliklerin yaş ile ilişkisi oldukça zayıftır; yaş ile doğrusal (lineer) olarak artış göstermez. Bu nedenle örneğin 70 yaşındaki bir kişi fiziksel ve mental olarak aktif bir yaşam sürebilirken, bir başkası temel yaşam gereksinmelerini karşılayabilmek için önemli tıbbi destek gereksinimi içinde olabilir. Yaşlanma süreci rastgele (random) olarak cereyan eder; bireylerin yaşlandığında hangi konumda olacağını önceden bilmek mümkün değildir. Bununla birlikte çeşitli çevresel faktörler ve bireysel özellikler bu süreç üzerinde etkili olabilir.

İlerleyen yaş ile birlikte organizmada çok sayıda fizyolojik değişiklikler meydana gelir ve kalp ve solunum hastalıkları, kanser, diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların riski artar. Fizyolojik değişiklikler ve hastalıklar da rastgele olarak ortaya çıkar. Ayrıca ortaya çıkan sağlık sorunlarının ağırlığı ve kontrol altına alınabilmesi bakımından da yaşlı bireyler arasında önemli farklılıklar vardır.

Yaşlılıktaki sağlık sorunları ile ilgili önemli bir husus, bir kişide birden fazla kronik hastalık olmasıdır (multimorbidity). Bu durum yaşlıların bakım ve tedavilerinin değişik uzmanlık alanlarının işbirliği ile yapılmasını gerekli hale getirir. Ayrıca farklı hastalıkların ve bu hastalıklar için yapılan tedavilerin birbiri ile etkileşimi sorununa neden olabilir.

Yaşlıların sağlık sorunlarının tam olarak belirlenmesi ile ilgili bazı güçlükler vardır. Yaşlıların hastalıkları hemen daima kronik hastalıklar olduğundan hastalık yavaş gelişir, sinsi seyir izler. Yaşlıların önemli bir bölümü bazı sorunlarını “yaşın gereği” olarak değerlendirdiği için bu nedenle sağlık kuruluşuna gitmeyebilir. Kimi zaman da yaşlı birey kendi başına sağlık kuruluşuna gitmeyi başaramaz. Bu durum özellikle yaşlı kadınlar açısından önemlidir. Yaşlı kadınların önemli bir bölümü yalnız yaşayan kişilerdir; yaşlıyı sağlık kuruluşuna götürecek kimsenin olmadığı durumda çoğu yaşlının sağlık sorunu bilinmez. Bu nedenle yaşlıların sağlık sorunlarının saptanması için sağlık hizmetleri bu sorunları aktif olarak tespit etmek durumundadır. Bu amaçla yaşlılar belirli aralıklarla muayeneye davet edilmeli, sağlık durumları değerlendirilmelidir.

  • Yaşlanma bireylerle ilgili bir durum olmakla birlikte yaşlı nüfusunun artması toplumsal bir konudur. Bu nedenle yaşlılık sorunlarının çözümünün de toplumsal düzeyde olması gerekir. Bu amaçla yapılması gereken başlıca uygulamalar sizce nelerdir?
  • İnsan yaşamının uzaması ve yaşlı kişi sayısının artması sonucunda yaşlı bireylere uygun hizmet ve bakım sağlayabilmek amacı ile ülkemizde hangi hizmetler veriliyor ?

Üç yıl önce Evde Sağlık Hizmetiyle tanıştım. Gelin hangi hizmetler veriliyor, beraber gözden geçirelim…

Evde Sağlık” Ne Demek?

Evde sağlık hizmetinin amacı; bireylerin muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyonlarının evinde ve aile ortamında sağlanması, bu kişilere ve aile bireylerine sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin bir bütün olarak birlikte verilmesi için Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumları bünyesinde evde sağlık hizmetleri birimleri kurulması, bu birimlerin asgari fiziki donanımı ile araç, gereç ve personel standardının ve ilgili personelin görev yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, iletişim, uygulanacak randevu, kayıt ve takip sisteminin tanımlanması ve uygulamanın denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenerek evde sağlık hizmetlerinin sosyal devlet anlayışı ile etkin ve ulaşılabilir bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır.

Annemin kronik rahatsızlıkları için kontrol zamanı gelmişti. Geçen hafta Cuma günü, Sağlık Bakanlığından ambulansla nakil işlem onayını aldıktan sonra; Çeşme Devlet Hastanesinin koridorlarında Evde Sağlık Ekibinden Mazlum Bey’in yardımıyla sedyeyle yürümeye başladık.

Sağlık sistemindeki sorunların faturası sağlık çalışanlarına kesiliyor… Sağlık çalışanları kendini tükenmiş hissediyor.

Evde Sağlık Biriminde nakil işlemi sırasında hastanın taşınması sorun haline geldi. Çünkü ekibinde zamanla sağlık sorunları oluşuyor. Hastane yönetimi ambulansta bulunması gereken kişi sayısını mevzuat kurallarına göre gözden geçirip iyileştirme çalışmalarına başlaması gerekli.

“Hasta ve Hasta Yakınına Yaklaşım Eğitimi” tüm sağlık çalışanlara periyodik olarak verilmeli. Hasta ve hasta yakınlarının sağlıklı bir süreç geçirebilmesi için tüm sağlık çalışanlarına düzenli ve kapsamlı eğitim verilmelidir. Bu eğitimler yalnızca hasta bakımıyla sınırlı kalmamalı, empati, iletişim becerileri ve psikososyal destek konularını da içermelidir. Böylece hasta ve yakınlarının aldığı sağlık hizmeti yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda insani ve bütüncül bir destek sürecine dönüşebilir.

Ayrıca, hastanın taşınma kurallarına göre nakil işleminin yapılması, hastanın hem ruh hem de bedensel sağlığı için olumlu yönde olacaktır.

Bütün spiritüel sistemler nezaket, sabır, şefkat ve çıkar gözetmeyen veya koşulsuz sevgi erdemlerini geliştirmenin önemini vurgular…

Dahiliye, Nöroloji, Ortopedi bölümlerinde yolculuğumuz devam ederken, gereken tetkikler gözden geçiriliyor, kronik rahatsızlıkları için yapılması gereken tetkikler tek tek not alınıyordu. Beyin tomografisi, batın ultrasonu, film ve kan tahlili

Kan tetkikinde Hemoglobin değerinin 7 olduğunu öğrendik. Özellikle spesifik rahatsızlar varsa, ağızdan alınan kan ilaçları vücutta kalıcı bir etki yaratmıyor.

Hemoglobin Nedir?

Hemoglobin, solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan protein. Eritrositlerin içerisinde bulunur. Oksijeni +2 değerlikli demir içeren hem molekülleri ile bağlar. Başlıca sentez yeri eritrosit üretimi sırasında kemik iliğidir.

Hemoglobin Düşüklüğü Ne Demek?

Eğer HGB seviyeniz normalden düşük ise bu kırmızı kan hücre sayınızın az (anemi) olduğu anlamına gelir. Bunun nedenleri arasında vitamin eksikliği, kanama ve kronik hastalıklar bulunabilir. Hemoglobin eksikliği yorgunluk, baş dönmesi veya nefes darlığı gibi belirtilere neden olabilir.

Dahiliye Polikliniğinden Uzm.Dr. Şeyhmus AKOPLOĞLU, Hemoglobin değerinin yükselmesi için iki ünite kan verilmesinin ve bu işlemler içinde Annemin hastaneye yatırılması gerektiğini belirtti.

İkinci onayı da İstanbul’dan her süreçte destek veren Nörolog Özlem Aral Arpat kan tetkiklerine bakarak verdi.

Hafta başı hastanenin ikinci katında Palyatif bölümünde Annemin yatış işlemi gerçekleşti. Peki bu süreci takiben neler yapılması gerekiyordu.

Yaşlılarda uygun damar yolunu bulmak oldukça zor. 8 ya da 9 denemeden sonra uygun damar bulundu. (Yaşlılarda , damar yolu bulma konusunda anında hizmet verebilecek uzman birine ihtiyaç var.) Kan değerleriyle eşleşecek kanın laboratuvar çalışması yapıldıktan sonra öğleden sonra saatlerinde kan verilmeye başlandı.

Annemi seyrederken, hastane içindeki sesler dikkatimi çekti. Hatırlar mısınız, eskiden hastane koridorlarında “sus işareti yapan hemşire” resmi vardı. Resim olmayınca insanlarda hastanede sessiz olmaları gerektiğini unutuyor olmalı. Bizlere mutlak bir uyaran lazım. Çünkü nerede ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz, bilsek bile hatırlamakta istemiyoruz.

Ayrıca Palyatif bölümünün amacı da pek anlaşılamamış gibi…

Palyatif bakım, mevcut hastalıkları nedeni ile tam olarak iyileşemeyen veya yaşam sonunda desteğe ihtiyacı olan hastalara yardım etmeyi amaçlayan bir tıp alanıdır. Aynı zamanda ‘destekleyici bakım’ olarak da bilinir. Hastanın acı çekmesinin giderilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına odaklı bir bakım şeklidir.

Anlayacağınız bölüm sorumluluğu yine hasta yakınlarında.

Sağlık Çalışanlarının Tükenmişliği:

Sağlık Kurumları üzerine düşen içsel ve dışsal gedikleri iyileştirmek için biran önce çalışmaya başlamalı, gerekli denetimleri gerektiği şekilde yapmakla yükümlü olmalıdır. Ancak sağlık konusunda değişim bu şekilde mümkün olur.

Sağlık sistemindeki yapısal sorunlar çoğu zaman sağlık çalışanlarına yüklenmektedir. Çalışma koşullarındaki yoğunluk, iş yükünün artışı ve duygusal baskılar, sağlık profesyonelleri arasında tükenmişlik sendromunu yaygınlaştırmaktadır. Örneğin, son araştırmalar, uzun mesai saatlerinin ve yetersiz dinlenme sürelerinin doktorlar ve hemşireler üzerinde ciddi stres yarattığını gösteriyor. Bu bağlamda, sağlık çalışanlarının tükenmişliğini azaltacak sistematik iyileştirmeler yapılması gereklidir.

Sağlık çalışanlarının tükenmişliği üzerine yapılan araştırmalar, bu sorunun giderek büyüyen bir kriz haline geldiğini gösteriyor. İşte bazı önemli bulgular:

  • 2022 yılında sağlık çalışanlarının %46’sı sık sık tükenmişlik yaşadığını bildirdi, bu oran 2018’de %32 idi.
  • Hemşireler arasında tükenmişlik oranı %56’ya kadar çıkıyor, bu da sağlık sektöründeki en yüksek oranlardan biri.
  • Sağlık çalışanlarının %33’ü tükenmişlik nedeniyle işlerini bırakmayı düşündüğünü belirtti.
  • Destekleyici çalışma ortamları tükenmişliği azaltıyor: Çalışanların yönetime güven duyduğu ve iş yükünün dengeli olduğu yerlerde tükenmişlik oranları daha düşük.

Bu veriler, sağlık çalışanlarının yoğun iş yükü, duygusal stres ve yetersiz destek nedeniyle ciddi bir tükenmişlik yaşadığını gösteriyor. Sağlık sisteminin sürdürülebilir olması için, çalışanların psikolojik ve fiziksel sağlığını koruyacak önlemler alınması gerekiyor.

Türkiye’de yaşlı nüfus yıllar içinde artmaktadır… Bu süreçte, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi yaşlı bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Annemle çıktığımız bu yolculukta, zaman kavramı olmadan, hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin bize destek veren tüm doktorlara teşekkür ederim. Sağlık çalışanlarının özverisi, yalnızca hastalar için değil, aileleri için de büyük bir anlam taşıyor. Onların gösterdiği sabır, şefkat ve profesyonellik, toplumun sağlıklı yaşlanma sürecinde en önemli temel taşlardan biri olmaya devam ediyor.

Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus, 2023 itibarıyla 8 milyon 722 bin 806 kişiye ulaştı. Bu, toplam nüfusun %10,2’sini oluşturuyor.

Önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfusun daha da artması bekleniyor:

  • 2030’da %12,9
  • 2040’ta %16,3
  • 2060’ta %22,6
  • 2080’de %25,6

Bu veriler, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfusa sahip olduğunu gösteriyor. Sizce bu demografik değişim, sağlık hizmetleri ve sosyal politikalar açısından nasıl bir dönüşüm gerektiriyor?

Annemle yolculuğumuzda destek olan saat kaç olursa olsun, hafta içi , hafta sonu zaman ayırıp yazılı, sözlü destek olan tüm doktorlara teşekkür ederim.

Hipokrat Yemini” ya da bilinen adıyla “Hipokrat Andı” , hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair tarih boyunca ettikleri yemindir…

Peki, yaşlılık sürecinde bireysel ve toplumsal olarak nasıl daha bilinçli hareket edebiliriz?

Sağlıkla ve sevgiyle kalın…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin