“Ülkeme ve gelecek nesillere fayda sağlama isteğimle sonunda bütün güçlüklerin üstesinden geldim. Bir yıl içinde yazma imkânı bulamadıklarımı, sonraki senenin, yani 1647’nin başlarında tamamladım. Aynı sene Doğum Haritaları hakkındaki üçüncü kitabı bitirdim. Bu kitabı düzenlerken yedi hafta boyunca, vebadan korunmak için kapalı kaldım, iki hizmetçim salgın yüzünden toprağa verildi. Her şeye rağmen 1947’nin Kasım ayında, Astrolojinin Temel İlkeleri, Christian Astrology ismiyle yayınlanmıştı.”
— William Lilly
Merhaba
Bu satırlar, zamanlar ötesi bir direncin ve bilgelik arayışının yankısı gibi… William Lilly’nin 1647’de veba salgını sırasında yazdığı Christian Astrology kitabı, sadece bir astroloji eseri değil; aynı zamanda insanlığın bilgiye olan tutkusunun ve karanlık zamanlarda bile ışık arayışının sembolü.
O gün, hastane çıkışı bedenimin sınırlarını hissederken, Kırmızı Kedi Kitabevi’nde karşıma çıkan bu eser, bana gökyüzünün dilini hatırlattı. William Lilly’nin satırları, sadece yıldızların değil, bedenin de haritasını sunuyordu. Eve döner dönmez, sorularımı gökyüzüne yönelttim. Sağlık, benim için yaşam çarkının en görünür paydasıydı. Ama sizler, belki ilişkiler, belki kariyer, belki ruhsal tekâmül üzerine sorularınızı yönelterek bu kitaptan kendi cevherinizi çıkarabilirsiniz
William Lilly’nin Astrolojinin Temel İlkeleri kitabının 1647 yılında ilk kez yayınlanmasının üzerinden iki yüz beş sene geçti. Günün modasında yaygın eğilim astroloji bilimini küçük görmek ve dışlamak olmasaydı; insanlar onu incelemek yerine erdemlerini sorgulamaya kalkışmışlardı ve bilge atalarımızın güvenle kurduğu temelleri anlamaya çalışmaktansa alay konusu etmeselerdi bu eser daha önce yeniden ortaya çıkardı. Geçmişte uzun bir süre ben de birçokları gibi anlamadığım şeylere gülüp alay etmekte özgür olduğumu düşünüyordum. Hakikat bilgisine kıymet veren insanların ve evrenin ruhunun beni bağışlaması için astroloji bilimi hakkında atıp tutan ve onun asılsız olduğu gibi yanlış bir kanıya sahip insanlara bir tavsiyede bulunmak istiyorum.
Bu disiplinin temelinde yatan prensipleri, birkaç gün kendi kişisel hayatlarınızdaki durumları da dikkate alarak inceleyin. Geleceği görme bilimiyle ilgili önyargıları bir kenara bırakıp onun temelleri ve prensiplerinin gerçeklikte nasıl hayat bulduğunu kendisi inceleme zahmetine giren kimse, astrolojinin gerçekliğinden şüphe duymayacak; aksine kendi deneyimine ve görüşlerine dayanan sonuçlara ulaşmanın haklı gururunu yaşayacaktır. Astrolojinin, bütün önyargılardan öte, insanların yolculuğunu aydınlatmak ve onları boş heveslerin peşinde gezinmekten kurtarmak için bilgeliğe çağıran sevgi dolu bir yaratıcı tarafından gönderildiğini anlayan kişinin göğsündeki inanç kıvılcımı parlayacak ve kökenleri evrende karşılık bulan bu değerli bilgiyi insanlara sunduğu için Tanrı’ya şükredecektir.
Ancak bu kitabın esas konusu olan “Soru Astrolojisi” söz konusu olduğunda, ortalama yetenekleri olan herhangi biri tarafından hızlıca öğrenilebilir ve birkaç günlük çalışmayla temel güçlüklerin üstesinden gelinebilir. İyice anlaşılıp yıllar içinde sürekli bir pratiğe dönüştüğünde, hem kendi, hem de çevresindekilerin gündelik durumları üzerinde onu uygulayan kişi gerçekliğinden ve faydasından şüphe duymaya kalkışmayacaktır.
Gökyüzünde 1. Evde hangi burcun olduğu, hangi gezegenin bulunduğu veya 1. Evdeki burcun yönetici gezegeni, teklifte bulunan kişiyi şahıs ve karakter bakımından eksiksiz olarak tanımlar.
Dahası bilimin gerçekliğinin daha ileri bir kanıtı olarak, Yükselen Ev ve burç, soru sahibinin kendi şahsını ve karakterini yansıtır. İşte astrolojinin doğruluğunu sınamak için hazır bir test. Astroloji karşıtları bu testle onu sınamaya cesaret edebilir mi dersiniz?
Astroloji Öğrenmek İsteyenlere Bir Mektup
William Lilly, bu bölümde okuruna şöyle sesleniyor:
“Her şeyden önce, Yüce Yaratıcı’yı taktir et, O’na şükranlarını sun ve alçakgönüllü ol. Ne kadar sonsuz ve yüce olursa olsun, hiçbir doğa bilgisine ulaşmanın sevinci, seni her şeyi gören, göklerdeki ve yerdeki tüm varlıkları tayin eden, Sonsuz Tanrı’ya duyduğun sevgiyi unutacak kadar gururlandırmasın.”
“Bilginin sınırları ne kadar genişlerse, Tanrı’nın kudretini ve bilgeliğini o kadar kutsal göreceksin. Sanatını yüceltirken, Tanrı’nın lütuflarına layık olmak için çabala, O’na ne kadar yakın olursan, hüküm verirken o kadar saf görüye ulaşacaksın.”
“Kibir ve kendini beğenmişlikten sakın. Uzun zaman önce akılsız varlıkların mantıksız isteklerin peşinden giderek Tanrı’yı nasıl gücendirdiğini hatırla!”
“Ne yazık! Kötülük yayıldıkça insanlar ipleri kendi duygularının eline verip mantıklı nedenleri terk ettikçe; her bir yaratık, canlı ve zararlı görünen her şey ona karşı geldi ve isyan etti. Nasıl ki bütün yaratılanlar ve yaratılacak olanlar senin iyiliğin için yaratıldıysa ve Tanrı’nın lütfu insanda vücut bulduysa, sen de Tanrı’dan yana dur ve kendi asaletinin farkında ol.”
“Tanrı sana birçok ayrıcalık, öncelik ve üstünlük verdi. Derinlemesine düşünerek göklerin üstünde ve boyutlarını idrak edersin. Meleklerle konuşursun ve evet, bizzat Tanrı ile… Bütün yaratılanları idaren altında tutar ve şeytanlara boyun eğdirirsin.”
“Öyleyse, doğanı bozacak utançlardan kaçın, Tanrı’nın bahşettiği bu armağanlarla donatılan özünü değersiz kılma, mükemmel gücünü kaybetme, görkemli ve korunan olduğunu bil. Geçici zevkler uğruna Tanrı sana dağıttığı bu lütuflardan mahrum kalma.”
“Kendini erdemle donat, yeteri düzeyde kendini eğit, insancıl ol, cömert ve erişilmesi kolay ol.”
“Çaresiz olanları sert bir yargı vererek korkutma, onları üzerlerindeki yazgıyı değiştirmesi için Tanrı’ya dua etmeye yönlendir.”
Enlemler Hakkında
Güneş bir haritada Jüpiter ile 60o derecelik bir açı yapıyorsa bu Güneş ile simgelenen kişinin yararlı bir gezegen olan Jüpiter’den faydalı etkiler aldığını gösterir ve sorulan sorunun türüne göre başarıya ulaşacağına işarettir. Doğum Haritalarında bu açı sağlıklı ve şanslı bir yaşamı gösterir. Ancak eğer Bir Haritada Güneş, Satürn’le 90o derecelik bir açı yapıyorsa Güneş’in asaletinin zarar gördüğünü gösterir, bir soru içinse umutların gerçekleşmesini zora sokar. Bir Doğum Haritasında ise kişinin sağlık sorunları yaşayacağını ve ayrıca babayla ilgili talihsiz durumlar yaşanacağını gösterir. Bu bulgu Napoleon Bonaparte’nin Doğum Haritasında doğrulanmıştır.
Güneş, dünyaya gelen kişinin yaşamın etkisini baskın şekilde taşıdığı gezegen olduğu için yaptığı açılar Napoleon’un oğlunun haritasında yıkıcı hastalıklarla mücadele etmesine ve erken bir ölüme sebep olmuştur.
12 Evin Doğası Ve Temsil Ettikleri
Evlere dair bilgiyi tamamlamadan gezegenlerin ve burçların niteliklerini öğrenen biri, evini eşyayla dolduran, ancak bunları koyacak yeri olmayan müsrif bir insan gibidir. Bu dünyada insanların yaşamında 12 Evden biriyle herhangi bir şekilde bağlantılı olmayan hiçbir konu yoktur. 12 burç nasıl ki insan bedenindeki çeşitli bölgelere karşılık geliyorsa, 12 Ev de yalnızca insanın belirli kısımlarını değil, ama kişinin hayattaki aksiyonlarını, yaşama şeklini ve yaşam kalitesini temsil eder. Evlerin her birinin yaşamda bağlantılı olduğu konuları kavrayan bir kişi, beklenmedik olayları anlamak ve mantıklı açıklamalar bulmak için şüpheli yollar aramaya gerek duymayacaktır.
Burcun Öğrettiklerini Nasıl Kullanacağız?
Bir kişi sorduğu sorunun konusu olan kişi hakkındaki nitelikleri, koşulları ve fiziksel durumuyla ilgili bilgi almak istiyorsa, söz konusu kişiyi simgeleyen Evde hangi burç bulunduğuna ve Evdeki gezegene bakılır. Yükselen Evde konumlanan burcun kendi yöneticisinin hangi burçta olduğu, Ay’ın konumu ve diğer önemli göstergeler bir arada incelenerek bir yargıya varılır.
Sağlığın ve Uzun Bir Hayatın İşaretleri
Yükselen burcun ve gezegenin ve Ay’ın kısıtlayıcı etkiler alıp almadığı, yanık konumda olup olmadığı, 8., 12., veya 4. Evin yöneticileriyle kavuşum, kare veya karşıt açı yapmadığına; ileri veya hızlı hareket edip etmediklerine, asaletlerinin güçlü olup olmadığına, Köşe Evlerde mi olduklarına (özellikle 1. veya 9.evde), Jüpiter, Venüs veya Güneş ile ilgili açılarına bakılır; bunlar uzun ve sağlıklı bir yaşamın göstergeleridir; aksi halde, mesela Ay veya Yükselen Evin yöneticisi kötü Evlerde ve kısıtlanmışsa hasar gösterir.
Yükselenin yöneticisi Güneş ışınlarının altındaysa veya Güneş’ten uzaklaşmasından daha olumsuz bir durum olan yanan yolda ilerliyorsa veya Ay Düşük bir Evde ve 8. veya 6. Evin yöneticileriyle kötü açılar alarak talihsiz konumdaysa; veya Satürn (h), Mars (ö) veya Kuzey Ay Düğümü (U) Yükselen Evde bulunuyorsa; veya 7. Ev peregrin ise; zararlı konumlarında veya geri hareketini yapıyorsa soru sahibinin çok uzun yaşamayacağını çıkarabilirsiniz, göstergelerin niteliklerine göre ve Ay’ın konumuna zarar veren Evlerin yönetici gezegenlerinin bulunduğu Eve bakarak yaklaşan tehlikeyi öngörmek mümkündür.
Soru Sahibinin Endişelerini Gidermek Veya En Mutlu Yaşayacağı Yeri Bulmak
12 Ev doğu, batı, kuzey ve güney olmak üzere dört çeyreğe ayrılmıştır. 1. Evin başlangıç çizgisinden, 10. Evin başlangıç çizgisine kadar olan Güneş ve gezegenlerin yükseldiği yer güney doğu çeyreğidir. Birincisi doğuya göre alındığından 12. Ev doğunun güneyiyle ilgilidir; 11. Evin ortası güney doğu; 11. Evin başlangıç çizgisi güneyin doğu kısmındaki iki noktayla ilgilidir; 10. Ev güneyle. Bu şekilde 10.Evden 7.Eve kadar güney batı çeyreğini, 7. Evden 4. Eve kadar kuzey batı, son olarak 4. Evden yükselene kadar olan alan kuzey doğu çeyreğidir. Jüpiter, Mars, Ay veya Şans Noktası’nın bulunduğu çeyrek, soru sahibini bu yönde hareket etmeye çağırır, özellikle yanık durumda değil ve güçlüyse. Eğer Jüpiter veya Venüs 8., 12. veya 6 Evdeyse o alandan ve kötücül gezegenlerin yerleştiği kısımlardan asaletleri güçlü olmadığı sürece kaçınmalısınız.
Hayatın En Verimli Dönemi Hakkında
Talihli ve umut verici gezegenlerin gökyüzünde hangi açılarda veya çeyrekte olduğuna bakın; bu şekilde bir okuma yaptığınızda yaşamın ve ölümün göstergesi sayılan Evlerin her birine genellikle artı eksi beş yıl verilir 12. Evden başlayarak, 11., 10. şeklinde Yükselen Eve kadar devam eder. Eğer Jüpiter (ğ) veya Venüs (Q) 11. veya 10. Evdeyse Haritanın gösterdiği kişinin beş yaşından on beşine kadar mutlu yaşadığı söylenebilir: 7. veya 8. Evdelerse on beşinden otuzuna kadar memnun bir hayat sürdüğünü veya süreceğini çıkarabiliriz; 6. 5. veya 4. Evlerde bulunuyorlarsa yaşamın keyfini çıkarabilir, ancak en mutlu zamanını 45 yaşından sonra yaşayacağı söyleyebilir. Göstergeleri çok güçlü bulduğunuzda her Eve bir yıl daha ekleyebilirsiniz.
Son olarak Ay ve yükselenin yöneticisi soru sorulmasından önce yaşanmış aksiliklerin ne türden olduğunu gösterecek şekilde incelenir; bir sonraki birleşimleriyle bundan sonrasında ne umulabileceğini gösterir.
Evlerinden ayrılmış gezegenleri dikkate aldığınızda, durumu, tabiatını, kişiyi ve daha önce olmuş şeylerin niteliğini gösterir: kötücül gezegenler varsa olumsuz, yararlı gezegenler varsa iyi olayları işaret eder. Eğer sonraki açıların niteliğini, faydalı mı zararlı mı olduğunu incelerseniz, ileride olacakların niteliği’ tabiatı, uyumu ve ne zaman gerçekleşeceği ortaya çıkar.
Uzun Bir Hastalığın İşaretleri
Uzun Bir Hastalığın İşaretleri, 6. Evin yöneticisi kötücülse sert etkiler altındaysa ve 6. Evde konumlanmışsa, çizgisinde sabit bir burç varsa, göstergeler, özellikle Ay sabit burçlardaysa uzun bir hastalığın işaretleridir.
Satürn 6. Evin yöneticisi ve sabit bir burçtaysa veya geri hareketinde ve yavaşsa oldukça uzun bir hastalığı gösterir, ancak öncü bir burçtaysa veya kendi terim yöneticiliğindeyse, hareketi hızlıysa çok talihsiz değildir.
Satürn ve Ay’ın Rolü
- Satürn kötücül bir gezegen olarak kemikler, cilt, dişler ve kronik hastalıklar ile ilişkilendirilir.
- Eğer Satürn sabit burçta (örneğin Boğa, Aslan, Akrep, Kova) ve 6. ev yöneticisiyse, hastalık uzun süreli, yavaş ilerleyen ve genellikle kemiksel ya da ciltle ilgili olabilir.
- Ay sabit burçtaysa, bu durum vücutta iz bırakabilecek hastalıkları işaret edebilir. Ay aynı zamanda vücut sıvıları, duygusal durum ve hassas bölgeler ile ilişkilidir.
Vücut Bölgesi Belirleme: Astrolojik Yaklaşım
Soru sahibinin vücudunun hangi kısmında yara veya iz olması muhtemeldir?
Bir soru üzerine soruyu soran kişinin Haritasını oluşturduğunuzda Yükselen Evdeki burcun soru sahibinin vücudunda hangi kısmı gösterdiğini dikkate alın; simgelediği kısımda bir yara veya iz olacağını öngörebilirsiniz; Yükselen Evde Koç burcu varsa baş bölgesi; Boğa burcu varsa boyun ve boğazı, ikizler burcu varsa omuz ve kolları gösterir. Ayrıca Yükselen Evin yöneticisinin bulunduğu burcun bedende yönettiği kısımda başka bir iz olacaktır.
Her burç ve gezegen, vücudun belirli bir bölgesiyle ilişkilendirilir. Örneğin:
Burçlara Göre Vücut Bölgeleri
- Koç → Baş, yüz, kafa derisi, beyin
- Boğa → Boyun, boğaz, tiroid, ses telleri
- İkizler → Kollar, eller, omuzlar, akciğerler, sinir sistemi
- Yengeç → Göğüs, mide, sindirim sistemi, kadınlarda memeler
- Aslan → Kalp, sırt, omurga, dolaşım sistemi
- Başak → Bağırsaklar, karın bölgesi, sinirsel sistem, sindirim
- Terazi → Bel, böbrekler, cilt, hormonal denge
- Akrep → Üreme organları, mesane, kalın bağırsak
- Yay → Kalçalar, uyluklar, siyatik sinir, karaciğer
- Oğlak → Dizler, kemikler, eklemler, cilt
- Kova → Baldırlar, ayak bilekleri, dolaşım sistemi
- Balık → Ayaklar, lenf sistemi, bağışıklık, zehirlenme eğilimleri
Bu liste, özellikle sağlık astrolojisinde hastalıkların hangi vücut bölgelerinde ortaya çıkabileceğini analiz etmek için kullanılır.
6.Ev çizgisindeki burçlar ve 6. Ev yöneticisinin bulunduğu burç ve Ay’ın bulunduğu burç vücutta hangi kısmı yönetiyorsa orada da yara veya iz bulunur. Eğer yara veya izi gösteren gezegen Satürn ise koyu renklerde, Mars ise kırmızı bir iz gösterir; ancak Mars ise ve ateş grubundan bir burçtaysa kesik veya yaraları gösterir. Eğer yara veya izi gösteren gezegen çokça sert etki altındaysa izler daha belirgin olacaktır.
Eğer burç veya gezegen erilse, iz vücudun sağ kısmında; dişilse sol kısmında bulunur. İzi üstündeyse iz bedenin üst yerde; ufkun altındaysa alt veya vücudun iç tarafındadır. Evin çizgisinden birkaç derece uzaklıktaysa iz kısmında olacaktır. Burcun ortalarındaysa vücut bölgesinin ortalarındadır. Ancak gezegen yükselen 6.Evin son derecelerindeyse, ya da 1., 6. Evin Ay bir burcun son derecelerine yakınsa yara veya iz alt kısmındadır.
Gökyüzü, sadece astrologlara değil; sorularını cesaretle soran herkese cevap verir. Yeter ki haritaya değil, haritanın ardındaki niyete bakmayı bilelim.
Astrolojinin Temel İlkeleri, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. William Lilly’nin Astrolojinin Temel İlkeleri adlı eseri, astrolojinin tarihsel gelişiminde bir dönüm noktasıdır ve günümüzde hâlâ etkisini sürdüren bir başvuru kaynağıdır. 1617’de yayımlanan bu kitap, sadece döneminin değil, modern astrolojinin de temel taşlarını döşemiştir.
Eserin Günümüzdeki Önemi Nedir?
- Astrolojik Kavramların Sistemleştirilmesi: Lilly, gezegenler, burçlar, evler ve açılar gibi temel kavramları ilk kez sistemli biçimde açıklamıştır. Bugün kullanılan astrolojik terminolojinin büyük kısmı onun çalışmalarıyla şekillenmiştir3.
- Soru Astrolojisinin Kurucusu: Belirli bir soruya göre harita çıkarma yöntemi olan “soru astrolojisi”nin temellerini atan kişidir. Bu yöntem hâlâ danışmanlık veren astrologlar tarafından kullanılmaktadır.
- Bilimsel ve Sezgisel Denge: Lilly’nin yaklaşımı, sezgisel yorumları matematiksel hesaplamalarla destekleyerek astrolojiyi hem mistik hem analitik bir zemine oturtmuştur4.
- Modern Astrolojiye Etkisi: Günümüz astrologları hâlâ onun yöntemlerinden faydalanır. Kitapta yer alan haritalar, gezegen etkileri, burçların doğası ve fizyolojik bağlantılar gibi konular, çağdaş yorumlara temel oluşturur4.
- Türkçeye İlk Kez Çevrilmesi: Kitabın yakın zamanda Türkçeye çevrilmiş olması, astrolojiye ilgi duyanlar için büyük bir kazanım. Hem akademik hem merak odaklı okurlar için erişilebilir ve anlaşılır bir kaynak sunuyor2.
Bu eser, astrolojiyi sadece burç yorumlarından ibaret gören anlayışın ötesine geçerek, gökyüzü ile insan arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen bir rehberdir.
William Lilly Hayatı ve Kariyeri: Yıldızların Dilini Konuşan Adam
1 Mayıs 1602’de Leicestershire’ın Diseworth köyünde doğan William Lilly, İngiltere’nin astroloji tarihinde silinmez bir iz bırakan figürlerden biridir. Bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Lilly, erken yaşta klasik eğitimle tanıştı. Ashby-de-la-Zouch’daki bir dil okulunda Latince öğrendi—ki bu, o dönemde astrolojik metinlerin çoğunun Latince yazıldığı düşünülürse, onun kaderini belirleyen ilk adımlardan biriydi.
Genç yaşta Londra’ya giderek bir tüccarın yanında sekreterlik yapmaya başladı. Bu dönemde hem şehir yaşamının ritmini öğrendi hem de entelektüel çevrelerle temas kurdu. Patronunun ölümünden sonra onun dul eşiyle evlenerek maddi olarak rahatladı ve kendini astrolojiye adadı.
1630’lu yıllarda astrolojiye olan ilgisi derinleşti. 1647’de yayımladığı “Christian Astrology” adlı eseri, İngilizce yazılmış ilk kapsamlı astroloji kitabı olarak kabul edilir. Bu eser, sadece teknik bir kaynak değil, aynı zamanda halkın gökyüzüyle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan bir rehberdi. Lilly, astrolojiyi elitlerin tekelinden çıkarıp halkın anlayabileceği bir dile dönüştürdü.
İngiliz İç Savaşı sırasında, hem Parlamento hem de halk tarafından danışılan bir figür hâline geldi. Kehanetleri, savaşın gidişatına dair öngörüler sundu. 1666’daki Büyük Londra Yangını’nı yıllar öncesinden öngörmesi, onu hem hayranlıkla hem de şüpheyle karşılanan bir figür yaptı. Bu olaydan sonra sorguya çekildi, ama suçsuz bulundu.
Lilly’nin yaşamı boyunca yazdığı almanaklar, horary (soru astrolojisi) örnekleri ve politik yorumları, onu sadece bir astrolog değil, aynı zamanda bir düşünür ve gözlemci hâline getirdi. Destekçileri onu “İngiliz Merlin” olarak tanımlarken, karşıtları “sahte kâhin” olarak nitelendirdi.
9 Haziran 1681’de Surrey’deki Hersham’da hayatını kaybettiğinde, ardında yalnızca yıldızlara dair bilgiler değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu yansıtan metinler bıraktı. Bugün hâlâ astrolojiyle ilgilenenler için bir referans noktası olan Lilly, gökyüzünün dilini yeryüzüne tercüme eden nadir isimlerden biri olarak hatırlanıyor.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın