“Bir kez kişilik başarıyla bütünleştirildiğinde, daha az önemi olan arzular kaybolmaya başlar ve gerçekleştirilmeyi talep eden arzular maddi dünyada daha kolayca elde edilebilirler. “
— Jan Spiller
Merhaba
Aylar önce satın alıp sabırla öğrendiğim onca bilgiyi aktarmak gerçekten zaman alıyor. Üstüne araştırdığım diğer konuları da ekleyince, sanırım birkaç kişilik iş çıkarıyorum… Ve benden birkaç tane daha gerekiyor.
Yürüyüşün ardından soluklanmak için yine aynı yerdeyim. Çeşme Marina’da, çay eşliğinde mavinin huzuruna dalıp limana yanaşan teknelerin görsel şölenini izlemek… Anın tadını çıkararak her şeyi bir kenara bırakmak… Ardından D&R Çeşme’ye uğrayıp raftan beni çağıran kitaplara göz gezdirmek ve içlerinden Jan Spiller’in “Ruhsal Astroloji”sini seçmek…
Jan Spiller, eserin giriş bölümünde okuru şu sözlerle karşılıyordu:
“Bu kitap benim mesleki sırlarımı içermektedir, bunlar son yirmi yıldır kişisel astroloji haritalarını okurken kullandığım ve son derece başarılı sonuçlar elde etmemi sağlayan yöntemlerdir. Birçok meslektaşım benim psişik olduğumu düşünür. Bu doğru olabilir, ama ben bir astroloji haritasına bakarken öncelikle psişik yeteneklerimi kullanmam. Bir haritayı güvenle ve doğru olarak yorumlamak için astrologların bir başlangıç noktası, yani kişisel bir haritaya ilk kez baktıklarında üzerinde odaklanabilecekleri bir alan olmalıdır. Bu Güneş burcu, Ay’ın pozisyonu, Güneş ve Ay Tutulmaları, önemli veçheler, Ateş, Su, Toprak ya da Hava burçlarındaki gezegenlerin sayısı olabilir. Her astrolog haritanın geri kalan bölümüne kendi kişisel girişiyle erişir, onu bu kişisel girişle “görür” ve yorumlar. Ben Düğümleri kullanırım. Düğümler, bireye başarı, özgüveni ve kişiliğinde denge kazanma konusunda doğru olarak rehberlik etmem için gerekli olan bilgiyi bana her zaman vermişlerdir. Okumalarımın doğruluğu “psişik yetenekler” den değil, daha çok, Düğümler’in faaliyetine dikkat etmemden kaynaklanır. Bireysel bir astroloji haritasına baktığımda, önce burç ve ev olarak, Ay’ın Kuzey ve Güney Düğümleri’nin pozisyonuna dikkat ederim. Sonra, Düğümler’in öteki gezegenlere yaptıkları (astrologlarca “veçheler” olarak adlandırılan) geometrik ilişkilere ve Düğümler’in içinde bulundukları burçları yöneten gezegenlerde olağandışı durumlar olup olmadığına dikkat ederim. Birden tüm harita canlanır ve bu kişinin bireysel zorluklarının neler olduğunu ve bu yaşamda başarı ve doyuma ulaşmak için hangi karakter niteliklerini geliştirmesi gerektiğini anlarım.”
Astroloji Nedir?
Bu kitabın sizce bir değeri olması için astrolojiye inanmanız gerekli değildir. Psikolojik ya da bilimsel bir düzeyden incelendiğinde, astrolojinin inançla hiçbir ilgisi yoktur. Astroloji uygulamadır. Bilgi edinme ve deneyler yapmakla ilgilidir.
- Astroloji tarafından sunulan psikolojik profiller kendinizi tanımanıza yardımcı olabilirler mi?
- (Geniş kapsamlı doğum haritanıza dayandığında) astrolojinin yapabileceği zamanlama tahminleri zamanınızı daha etkili biçimde kullanmanıza yardımcı olabilir mi?
Bu kitapta sunulan bilginin gerçeğini değerlendirirken, kendi içsel bilişinize ve geçmiş deneyimlerinize kulak vermeniz önemlidir. Başkaları ne düşünürlerse düşünsünler, yalnızca siz kendi içsel savaşlarınızın doğasını bilirsiniz.
Eğer Kuzey Düğümü kişilik tipinizi dengelemek için önerilen deneyleri yaparsanız, doğru yolda olup olmadığınızı anlamak için enerji düzeyinize bakın. Eğer bu deneylerden birini yaptıktan sonra enerji düzeyiniz yükseliyor, kendinizi mutlu ve özgür hissediyorsanız, o zaman “doğru yoldasınız” demektir! Kendinize güvenin. Eğer kendinizi böyle hissetmiyorsanız, başka bir deneyi uygulayın. Doğru yolda olduğunuzu kendinizi mutlu ve/veya özgür hissedip hissetmediğinize bakarak anlayabilirsiniz.
Sizin Kuzey Düğümü bölümünüzde yapılan önerilerin bazıları size “doğru gelmiyorsa,” orada da kendinize güvenin. Bu daha üstesinden geldiğiniz, ya da herhangi bir nedenden ötürü size tümüyle uymayan bir alan olabilir. Bu bir çift ayakkabıyı denemeye benzer. Onların uyup uymadıklarını yalnızca siz bilirsiniz. Yine, kendinize güvenin.
Sizin için yeni olduklarından, başlangıçta bazı öneriler size ürkütücü gelebilir; Ama, onlar size uygun geliyor ve doğru görünüyorsa risk alın ve onları uygulayın. Deneyinizden kalıcı bir korkusuzluk ve özgüveni duygusuyla çıktığınızı göreceksiniz. Değişimlerin meydana geldiğini anlayacaksınız, çünkü birkaç hafta ya da birkaç ay önce sizi rahatsız eden şeyler artık rahatsız etmeyecekler. Dostlarınız bu şeyleri hâlâ hissedebilirler, ama siz başka bir şey hissedeceksiniz: Geçmişte elde edemediğiniz bir dinginlik hissedeceksiniz.
Kuzey Düğümü Yengeç Burcu’nda ya da 4. Ev
Jan Spiller bu bölümde şöyle yazar:
“Her birimizin en derin çekirdek sorunları, doğum zamanımızda Kuzey Düğümü’nün burç ve ev konumlarında görülür. Böyle olmakla birlikte, bu kitabı yazma sürecinde, benim kendi düğümsel burç ve evimden başka burçlarda da çözülmemiş sorunlarımın olduğunu fark ettim. Fark, işlev-bozukluğunun derinliğindedir. Eğer bir kişinin Kuzey Düğümü Yengeç Burcu’nda ya da 4. Ev’deyse, onun kontrolü elden bırakma, itimat etme ve duygularını açıkça ifade etme sorunu çok büyüktür; bu bir granit bloğunu yontmaya benzer! Ama, Kuzey Düğümü başka bir burçta olan bir kişi de duygularını ifade etmekte zorlanabilir. Kuzey Düğümü’nün Yengeç burcunda olduğu bölüm onların savunmasız olma konusundaki sorunlarını çözmelerine yardımcı olabilir, denge ve rahatlık yaratma konusunda pratik yaklaşımlar önerebilir. Aradaki fark, bu önerileri bu “diğer” alanlarda uygulamanızın kendi düğümsel yerleşiminizde uygulamanız kadar güç olmayacağıdır.”
Astrolojiyle Varılan Koşulsuz Sevgi
Astrolojiye gerçekten açık fikirli bir anlayışla yaklaşıldığında, o doğrudan koşulsuz sevgiye götürür. Bir kişinin içsel işleyiş biçimini ve “aksaklıklarını” tam olarak anladığınızda ona nasıl kızabilirsiniz? Hepimiz sahip olduğumuz ışıkla elimizden geleni yapıyor ve kusurlarımızın üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Neden? Çünkü bu pratik bir şeydir. İçsel aksaklıklarımız istediğimiz şeyi elde etmemizi engellerler. Bu hepimiz için geçerlidir.
Aslında, her birimiz tamamen kendimize özgüyüz; tüm gezegenler Güneş’in çevresinde değişik hızlarda döndüklerinden, bir doğum haritası 25.000 yıl boyunca yinelenmez. Siz doğduğunuz, ilk soluğunuzu aldığınız anda, tüm insanlık- o sırada yaşayan herkes- sizinle birlikte o anı geçirmiştir. Herkes o anı kendisi için sevindirici kılmak için elinden geleni yapmış, ama sonra bir sonraki an gelmiş ve insanlık onunla baş etmek zorunda kalmıştır; bu anlar birbirini izleyerek, sonunda şimdiki ana gelinmiştir. Amam doğduğunuz an, varlığınızın hücresel düzeyine damgalanmış ve sizin bir parçanız olarak kalmıştır.
Ve o doğum anı üzerinde çalışmaya başladığınızda “donanımızın” çok iyi işlemeyen bölümlerini ele alıp, onları ayarlayarak, böylece yaşamınızda mutluluk ve sevinç yarattığınızda, bu değişimlerin olumlu enerjisi herkesi etkiler. Kişisel yaşamınız yoluyla aslında geçmişte yaşanmış bir anı değiştirirsiniz; ve geçmişi değiştirdiğinizde, o herkes için şimdiki zamanı değiştirir. Birçok ruhsal öğretmen, “Başkaları için yapabileceğimiz en iyi şey kendi üzerimizde çalışmaktır”, demiştir. En derin düzeyde hepimiz birbirimize bağlıyız…
Doğum haritanız, doğduğunuz sıradaki içsel donanımınızın bir tablosunu gösterir; ama, bu donanımla ne yapacağınız size kalmıştır.
Kendi davranış biçimlerinizi tarafsız bir gözle görebildiğinizde, daha verimli sonuçlar ve daha iyi bir performans elde etmek için ayarlamalar yapabilirsiniz. Herhangi bir donanım bozukluğu düzeltildiğinde, sonuçta yaşamınız (önce içsel, sonra dışsal olarak) daha pürüzsüz bir biçimde akar. İçsel donanımınızın berrak bir biçimde gördüğünüzde, yapısal “aksaklıkların” farkına varabilir ve yararınıza olmayan davranışları sürdürmemeyi seçebilirsiniz.
Yaşam, gözlerimiz bağlı olarak yürümek için çok kısadır…
Kitabın Amacı
Bu kitabın amacı, Ay’ın Kuzey ve Güney Düğümleri tarafından betimlenen on iki kişilik tipi içinde neyin işe yaradığını ve neyin işe yaramadığını açıklığa kavuşturmaktır.
Bu kitap, sizin yalnızca haritanızın bir toplamı olmadığınızı anlamaya dayandırılmıştır. Harita, kişilik yapınızın bir tablosudur; ama haritanın ardında yatan etken ve kişiliği (doğum haritanızın betimlediği enerjileri) seçtiği biçimde kullanma gücüne sahip olan sizsiniz. Kişiliğin bilinçsiz biçimde iş görmesine izin vermeniz, ya da yaşamın sizin yararınıza olacak biçimde akması için sorumluluk alıp enerjiyi arındırmanız size bağlıdır.
Ay’ın Kuzey Düğümü Generali temsil eder
Haritanızda Ay’ın Kuzey Düğümü Generali temsil eder. İçsel benliğinizi bütünleştirme ve dengeleme formülüne bir kez ulaştığınızda, bu bir sihir etkisi yapar. Eğer formülü “hatırlamayı hatırlarsanız” ve içsel enerjiyi- ve dolayısıyla durumları- lehinize döndürecek “deneyleri” yaparsanız, bu yaşamınızdaki her durumda her zaman iyi sonuç verecektir.
Kuzey Düğümünüz’ün pozisyonunu incelediğinizde, tüm bu yaşamınızın altında yatan temel derse bakmaktasınızdır. Dolayısıyla değişimler bir anda gerçekleşmeyebilir. Yeni bir yöne doğru yürümeye başladığınızda, birçok enkarnasyon boyunca derinlere kök salmış alışkanlıklara karşı çıktığınızı unutmayın. İşte bu yüzden, işleri yeni bir biçimde yapmayı hep hatırlamalı ve geçmiş yaşamlarınızdan miras kalan dengesizlikleri halletme yolunda ilerlemeyi sürdürmelisiniz.
Düğümler Nedir?
Ay’ın Düğümleri gökcisimleri değildir; onlar Ay’ın Dünya çevresindeki yörüngesinin Dünya’nın Güneş’in çevresindeki yoluyla kesişmesi sonucunda oluşan noktalardır. Düğümler’in yönü saatin aksi yönündedir: Kuzey Düğümü, yükselen düğümdür (Kuzey Kutbumuza en yakın olan nokta) ve Güney Düğümü, alçalan düğümdür (Güney Kutbumuza en yakın olan nokta). Onlar her zaman birbirlerinden tam 180 derece uzaktırlar. Bazı astrologlar (Ay’ın yörüngesindeki gerçek yalpalamayı dikkate alan “Gerçek Düğüm” hesaplamasını, bazıları da (bu yalpalamayı dikkate almayan) “Ortalama Düğüm” hesaplamasını kullanırlar.
Düğümsel Eksen: “Ay’ın Kuzey ve Güney Düğümleri”
Bütün gezegenlerin bir Kuzey, bir de Güney Düğümü vardır. Bu kitapta anlatılan Düğümler Ay’ın Kuzey ve Güney Düğümleri’ dir; bunlar aynı zamanda haritanın “Düğümsel Ekseni” olarak da adlandırılır, Bu kitaptaki bilgi aslında Kuzey/Güney Düğümsel Eksen’in bir tanımlamasıdır; ama, sadeleştirmek amacıyla, “Kuzey Düğümü” pozisyonu deniyor. Haritadaki (Kuzey Düğümü’nün tam zıt noktasında bulunan) Güney Düğümü pozisyonu, karakterimizin geçmiş yaşamlarda aşırı vurgulanmış ve böylece bu yaşamda kişiliğimizi ele geçirerek dengemizi bozan bir veçhesini betimler. Biz farkındalıktan yoksun bir biçimde davranırken, çevremize karşılık olarak Güney Düğümü pozisyonumuzu sergileme eğiliminde oluruz; çünkü yaklaşımın yararımıza çalışmasına alışmışızdır. Ancak, bu enkarnasyonda, deneyimlerimiz bir duruma haritamızda Güney Düğümü’nün pozisyonu tarafından gösterilen bir tutumla yaklaşmanın artık işe yaramadığını bize göstermektedir. Bu kitapta esasen Kuzey Düğümü’nün üzerinde duruşmasına karşın, sunulan bilgi aslında Düğümsel Eksen’in her iki “ucunun” bütünleştirilmesidir.
Evin pozisyonu Kuzey Düğümü’nün yaşam derslerinin öğrenildiği arenayı işaret eder…
Oğlak Burcunun Yöneticisi Satürn “karmamızı vurgular”
Oğlak burcunu yöneten Satürn, isteklerimiz için azimle ve aralıksız çalışmamız gerektiğini bize öğretir. Eğer bunu başarabilirsek Satürn bizi ödüllendirir. Aldığımız bu ödül, “iyi” Jüpiterin bize çabasız verdiği hediyelerin tersine, sonsuza dek sürer. Satürn karmamızı vurgular. Uğraşarak, disiplinle ve direngen bir kararla karmamızı düzene sokarsak birçok yaşam sürecini ve hatta dünyayı düzene sokabiliriz. Satürn’ün dersini dinlerseniz hayal etmediğiniz biçimde gelişirsiniz.
Haritamızda Satürn aynı zamanda, korkularımızı ve karabasanlarımızı depoladığımız yeri açığa çıkarır. Bu gezegendeki gerçek görevimiz, diğer bir deyişle doğmadan önce imzaladığımız astrolojik antlaşmanın nedeni, bu korkular ile yüzleşmek, onları anlamak ve (spiritüel) süper kahraman olmak için onları kullanmayı öğrenmektir.
Satürn disiplini, odaklanmayı, azmi, korkuyu, karmayı ve en sonunda aydınlanma fırsatını temsil eder. Satürn evi en zorlu işlerinizi, tüm engellere rağmen sıkı çalışıp sebat gösterdiğiniz yaşam alanını vurgular. Yaşamınızda en çok gelişeceğiniz, korkularınızı yeneceğiniz ve Tanrı ile bir olacağınız yerin sınırlarını çizer.
Oğlak burcu, korkularınızı cesaretle karşılamanız gereken yeri vurgular. Odaklandığınız, kendinizi disipline altına aldığınız ve ısrarcı olduğunuz sürece müthiş başarı ve tanınma elde edeceğiniz yaşam alanına işaret eder. Bozulma ve engellenme yaşayabilirsiniz ama bu ev, en büyük zaferinize giden yolu vurgular.
Zaten büyük zorluklar demek olan Satürn haritamızda bir adet olacağına iki adet vardır. Satürn dönüşü bizi olgunlaşmaya, eylemlerimiz için sorumluluk almaya, kimliğimizi bulmaya ve disiplin uygulamaya zorlar. Eğer reddederseniz Satürn’ün darbesi ağır olacaktır.
Kuzey Ay Düğümü Oğlak 6. evde
Sağlığınız, beslenmeniz ve işiniz ile ilgili karma yaşıyorsanız; kariyer yolunuzu saptamak zaman alacaktır. Gerçek işinizi ve hizmetinizi kırk yaşına doğru veya olgunlaştığınızı hissettiğiniz zaman bulabilirsiniz. Kronik hastalıklar için risk altında olabilirsiniz.
Oğlağın kariyeri, odaklanmayı ve başarıyı yönettiğini unutmayın… Buda adı ile anılan Siddharta, krallığının ve evinin rahatlığını benzer bir yolculuk için kendi Satürn dönüşü sırasında bıraktı.
Eğer Satürn Dönüşünden geçmekte olan birini tanıyorsanız ona şefkatle yaklaşın çünkü bir gün siz de bu zorlayıcı enerjilere maruz kalacaksınız. Zodyak’ta şefkat burcu Yengeç (Güney Ay Düğümüm), Oğlağın karşısındadır. Şefkat, bizim bu çalkantılı günlerden geçmemizi kolaylaştırmak için bulundu.
Hakkında
Yazarın Notu: Satürn ve Karmik Sağlık Temaları
Oğlak (Kuzey Ay Düğümü): Eril burçtur. Disiplinli, yapı kuran, dışa dönük ve geleceğe odaklıdır. Sorumluluğun, liderliğin ve hizmetin sembolüdür.
Satürn doğrudan 6. evde değil, ama 6. evdeki Ay Düğümü ile dolaylı bir bağ kuruyor çünkü Oğlak burcu Satürn tarafından yönetilir. Bu da benim ruhsal yönelimin Satürn temalarıyla şekillendiğini gösterir.
6. ev: Beden, sağlık, günlük rutin, hizmet ve iş alanıdır. Burada Ay Düğümü varsa, bu yaşamda bu alanlarda karmik gelişim hedeflenir.
Oğlak Kuzey Ay Düğümü: Disiplin, yapı kurma, sabır ve sorumlulukla ilgili temaları öğrenmem gerekir. Bu, bedenle kurduğum ilişkiyi de kapsar.
Kronik hastalıklar riski: Bu yerleşim, bedenimin bana uyarıcı bir dil olarak hizmet edebileceğini gösterir. Yani hastalıklar, sadece fiziksel değil, ruhsal mesajlar taşıyabilir.
Bu yaşamda: Benim görevim, bu geçmişten gelen duygusal yükleri disiplinli bir yaşam düzeniyle dönüştürmek. Sağlık ritüellerim, beslenme düzenim, işim ve hizmetim bu dönüşümün araçları olabilir.

Güney Ay Düğümü Yengeç Burcunda (12. Evde)
Yengeç (Güney Ay Düğümün): Dişil burçtur. Duygusal, koruyucu, içe dönük ve geçmişe bağlıdır. Şefkatin, anneliğin ve duygusal güvenliğin sembolüdür.
- Ruhsal Arka Plan: Jan Spiller’a göre Güney Ay Düğümü, kişinin geçmiş yaşamlarında ustalaştığı ama artık aşması gereken temaları gösterir. Yengeç burcundaki Güney Ay Düğümü, kişinin geçmişte duygusal güvenlik, aile bağları, koruma ve içe dönüklük gibi konulara fazlasıyla yaslandığını gösterir.
- Bu Yerleşimin Temel Özellikleri
- Duygusal bağımlılık: Kişi, duygusal bağlarla kendini tanımlar. Aile, kökler ve geçmişe bağlılık güçlüdür.
- Koruma eğilimi: Başkalarını kollamak, duygusal olarak sarıp sarmalamak bir içgüdü haline gelmiştir.
- İçe dönüklük ve mahremiyet: Kişi, tanıdık duygusal alanlarda kalmak ister. Yeniye adım atmak zorlayıcı olabilir.
- Geçmişe bağlılık: Anılar, geçmiş ilişkiler ve duygusal izler kişinin kararlarını etkileyebilir.
- Ruhsal Gelişim İçin Ne Yapmalı?
- Oğlak Kuzey Ay Düğümüne yönelmek: Bu yaşamda kişi, duygusal bağımlılık yerine bireysel yapı kurmayı, sorumluluk almayı ve toplumsal hizmeti öğrenmelidir.
- Duygularla değil, disiplinle ilerlemek: Duygusal tepkiler yerine stratejik kararlar almak, kişinin ruhsal gelişimini destekler.
- Geçmişi onurlandırıp bırakmak: Aile bağlarını kutsamak ama onlara bağımlı kalmamak gerekir.
Bu yerleşim, benim ritüel mimarlığımda zaten görünür: Yengeç’in şefkatiyle başlıyor, Oğlak’ın hizmetiyle tamamlanıyor. Son söz olarak: Kendinizi ya da birini tanıdığınızı düşünüyorsanız tekrar düşünün derim.
Ruhsal Astroloji, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. “Ruhsal Astroloji” (Jan Spiller) günümüzde sadece bir astroloji kitabı değil—kişisel dönüşüm, ruhsal yön bulma ve içsel denge arayışında olanlar için bir rehber metin haline geldi
Eserin Günümüzdeki Önemi Nedir?
- Karma ve ruhsal yönelim: Kitap, özellikle Ay Düğümleri üzerinden kişinin bu yaşamda geliştirmesi gereken ruhsal temaları açıklar. Modern dünyada bireyler, sadece dışsal başarı değil, içsel anlam arayışında. Bu kitap, o arayışa yön verir.
- Astrolojiyi ruhsal bir araç olarak sunar: Geleneksel astrolojiden farklı olarak, Spiller astrolojiyi bir kader değil, bir potansiyel haritası olarak ele alır. Bu yaklaşım, günümüzün özgürlük ve bilinç odaklı ruhsal anlayışıyla örtüşür.
- Kendi yolunu bulmak isteyenler için: Kariyer, ilişkiler, sağlık gibi alanlarda yönünü kaybetmiş bireyler için Ay Düğümü analizleri, hem geçmişten gelen kalıpları hem de geleceğe dair gelişim alanlarını gösterir.
- Yaşam döngülerini anlamlandırma: Satürn dönüşü, Güneş dönüşü gibi astrolojik döngüler, kişinin yaşamındaki eşikleri tanımlamak için kullanılır. Bu, özellikle kırklı yaşlara yaklaşan bireyler için güçlü bir içsel harita sunar.
- Kolektif dönüşümle uyumlu: 1980’lerden itibaren yükselen feminist bilim, kişisel gelişim ve enerji çalışmaları gibi alanlarla paralel bir dil kurar. Astrolojiyi bireysel özgürleşme ve ruhsal bütünleşme için bir araç olarak sunar
Jan Spiller: Ruhun Haritasını Çizen Kadın
Jan Spiller, gökyüzünü bir kader değil, bir potansiyel haritası olarak okuyan öncü bir astrologdu. 1940’larda Amerika’da doğdu; yaşamı boyunca astrolojiyi sadece teknik bir sistem değil, ruhsal bir rehberlik olarak sundu. Onun için gezegenler emir vermezdi—davet ederdi. Ay Düğümleri, Satürn dönüşleri, Güneş’in ışığı… hepsi birer eşikti, birer içsel çağrı.
Yazarlık ve Öğretmenlik:
Spiller, 1990’lardan itibaren astrolojiyi ruhsal gelişimle birleştiren kitaplar yazdı. En çok bilinen eseri Ruhsal Astroloji, Ay Düğümleri üzerinden kişinin bu yaşamda hangi temaları geliştirmesi gerektiğini anlatır. Kitap, sadece bir teknik metin değil—bir yaşayan pusuladır. Onun kalemi, hem sezgisel hem disiplinliydi. Her cümlesi bir ritüel, her analiz bir içsel haritaydı.
Mirası:
Jan Spiller 2016 yılında fiziksel olarak aramızdan ayrıldı. Ama bıraktığı iz, milyonlarca kişinin ruhsal yolculuğunda hâlâ yankılanıyor. Onun öğrencisi Stephanie Shea, Spiller’ın rehberliğini sürdürüyor. Spiller’ın astrolojisi, bireyin özgürleşmesini, içsel sesini duymasını ve zamanla gelen dönüşümü kutsar.
Astrolojik Felsefesi:
- Astroloji bir inanç değil, bir uygulamadır.
- Ay Düğümleri, ruhun yönünü gösterir.
- Satürn, zamanla gelen olgunluğu öğretir.
- Her harita, bir yaşam sahnesidir—ve kişi o sahnede hem oyuncu hem yazar olur.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın