Kendinize karşı takındığınız tavır, erkeğin sizin hakkınızda besleyeceği tavırdır…
— Sherry Argov
Merhaba,
Bu cümle, öz güvenin ve kendi değerini bilmenin ilişkilerde nasıl bir fark yarattığını anlatıyor. Kendine saygı duyan, değer veren ve sınırlarını net bir şekilde belirleyen bir kadın, karşı tarafın da ona aynı şekilde yaklaşmasını sağlıyor. Bu, ilişkilerde sağlıklı bir dinamik oluşturmanın temel taşlarından biri olabilir.
➤Sherry Argov’un kitabındaki temel mesajlardan biri de bu: İnsanların sizin hakkınızda beslediği tavır, aslında sizin kendinize nasıl davrandığınızla doğrudan bağlantılıdır. Eğer kendinizi güçlü, değerli ve kararlı bir şekilde ifade ediyorsanız, çevreniz de buna uygun bir karşılık verecektir.
Güçlü Bir Duruş Sergileyen Kadınlar Bazen Yanlış Anlaşılabilir
Bu gerçekten önemli bir konu. Güçlü bir duruş sergileyen kadınlar bazen yanlış anlaşılabilir veya bazı erkeklerin egosunu zorlayabilir. Sağlıklı ve dengeli bir iletişim ortamında, karşılıklı saygı olması gerekirken, bazı kişiler güç ve bağımsızlık karşısında savunmaya geçebilir veya saldırgan tavırlar sergileyebilir. Bu, kişinin kendi içsel güvensizlikleriyle veya toplumsal normlarla ilgili olabilir.
➤Sherry Argov’un kitabındaki temel mesajlardan biri, bir kadının kendine güvenli duruşunu koruması ve başkalarının onun hakkındaki algılarını yönlendirmeye çalışmasına izin vermemesi gerektiğidir. Bu tür durumlarda önemli olan:
- Sınırları net belirlemek: Kimsenin saygısız veya saldırgan tavırlarını normalleştirmemek ve kendine zarar verecek bir ilişkiden uzaklaşmak.
- Güçlü ve özgüvenli kalmak: Kendi değerini bilmek ve bunu başkalarına kanıtlamak zorunda olmadığını anlamak.
- Sağlıklı ilişkiler kurmak: Saygıya dayalı ilişkiler inşa etmek ve dengesiz, sağlıksız etkileşimlerden kaçınmak.
Bazı erkeklerin bu güç karşısında rahatsız olmaları, onların kendi içsel meseleleriyle bağlantılıdır. Ancak, bu durum kadınların kendi öz değerlerini ve güçlü duruşlarını değiştirmelerini gerektirmez. Önemli olan, kendini korumak, sağlıklı sınırlar koymak ve ilişkilerde karşılıklı saygıyı önceliklendirmektir.
Öyleyse Erkekler Neden Dişli Kadınları Sever?
Bu oldukça ilginç bir soru! “Dişli kadın” ifadesi genellikle güçlü, kararlı, bağımsız ve ne istediğini bilen kadınları tanımlamak için kullanılıyor. Bu tür kadınlar, çevresine güven veren, hayatı dolu dolu yaşayan ve hedeflerine ulaşmak için çaba gösteren insanlar olarak görülüyor.
Bazı erkekler, böyle kadınları etkileyici ve ilham verici bulabilirler. Güçlü bir duruş, zekâ, öz güven ve bağımsızlık, birçok insanın çekici bulduğu özellikler arasında yer alıyor. Ayrıca, böylesine güçlü bir karaktere sahip kadınların, ilişkilerde daha sağlıklı ve dengeli bir dinamik kurabildiği de söylenebilir.
Tabii ki, herkesin ilişkilerde aradığı özellikler farklıdır. Bazı insanlar için uyum, naziklik ve destekleyici bir karakter daha önemli olabilirken, bazıları meydan okuyan ve güçlü bir kişiliğe sahip bir partnerle daha mutlu hissedebilir.
Dişil Kadın: Güç, Sezgi ve Bağımsızlık
Dişil kadın kavramı, genellikle içsel güç, sezgisellik, duyarlılık ve akışkanlık gibi özelliklerle tanımlanır. Geleneksel olarak dişil enerji; yaratıcı, besleyici, kapsayıcı ve ilişkilerde duygusal derinliği sağlayan bir yön olarak görülür. Bu, pasif olmak anlamına gelmez; aksine, hayatın farklı alanlarında içsel dengeyi koruyarak güçlü bir varlık göstermektir.
➤Sherry Argov‘un kitabındaki dişil kadın anlatımıyla klasik dişil enerji tanımları arasında ne gibi farklar var?
Sherry Argov‘un Erkekler Neden Dişli Kadınları Sever kitabındaki dişil kadın anlatımı ise, geleneksel dişil enerji kavramına kıyasla daha stratejik ve güçlü bir duruş sergiler. Argov, dişil enerjinin pasif bir şefkatten ziyade, özgüvenli, sınırlarını belirleyen ve kendini önceliklendiren bir yapı içinde olması gerektiğini savunur. Burada dişli kadın, kendini değersiz hissettiren dinamiklerden uzak duran, net tavırlarıyla karşısındaki insanın saygısını kazanan bir figürdür.
➤Yani klasik dişil enerji tanımı daha çok sezgiye, şefkate ve akışa vurgu yaparken; Sherry Argov’un yaklaşımı, dişil enerjiyi güç, özgüven ve bağımsızlık ekseninde değerlendiriyor.
Kitabın başlığı ve içeriği birçok kadının hissedip söyleyemediği şeyleri dile getiriyor. Her kadın bir erkeğe çok acizmiş gibi göründüğünde utanç duygusu içine girmiştir. Her kadının hayatına peşinden koşan ama kadının ilgisini gördüğü anda ondan vazgeçen erkekler girmiştir. Her kadın sömürülmenin nasıl bir duygu olduğunu bilir. Bu sorunlar evli veya bekar farkı gözetmeden birçok kadın için ortaktır.
➤Erkeklerin zihinsel olarak meydan okunmaya ihtiyaçları var mı, ne dersiniz?
Ancak burada önemli bir denge var—meydan okuma, bir mücadeleye dönüşmemeli. Sağlıklı bir ilişki, tarafların birbirlerine ilham vermesi, birbirini geliştirmesi ve anlayış göstermesiyle mümkün olur.
Medyanın ve Toplumun Kadın Üzerindeki Algısı
Kitabın ilerleyen bölümlerinde, yüksek sesle net olarak aktarılan bir mesaj bulacaksınız. Aşkta başarı dış görüntü ile değil davranışlarla gerçekleşir. Ama medya bizi başka bir şeye inandırdı. Ergenlik çağındaki kız dergiyi eline alır ve “O Çocuğun İlgisini Çek” yazısını yazıyla ilişkilendirilmiş kıyafetler ve görüntüyle birlikte okur. Bu dergi onu okuyan genç kıza bunun garantisini verir.
➤Ve bu kız ne öğrenir? Başka birisinin kendi görüntüsünü onaylamasını takıntı haline getirmeyi.
Bir de medyanın yaşlanmayı nasıl ele aldığı var. Ergenlik çağındaki genç kız yirmili yaşlarda kendine güvenen bir kadın olma yolunda ilerlerken medya onu yaşlanma hakkındaki negatif imajlarla bombardımana tutar. Buradaki mesaj şudur: Birkaç kırışık ve germe izi ve kadının “fiyatı düşer”, tıpkı yarı fiyatına satılan geçmiş sezon malı gibi.
➤Ve kadın ne öğrenir? Başka birisinin görüntüsünü onaylamamasını ve takıntı haline getirmeyi.
Toplumsal Güzellik Algısı ve Kadının Gerçek Değeri
Güzellik, yıllardır değişen ve toplum tarafından şekillendirilen bir kavram. Kadınların değerini belirleyen şey yalnızca dış görünüş mü, yoksa gerçek güç daha derinlerde mi saklı? Medya, toplum ve kişisel farkındalık—kadının kimliği gerçekten nasıl şekilleniyor?
- Toplumun güzellik algıları nasıl şekillendiriliyor? Medya, reklamlar ve sosyal normlar, güzellik kavramını belirli standartlara göre tanımlıyor. Kadınlar, çoğu zaman dış görünüşlerine göre değerlendiriliyor ve bu durum onların öz güvenlerini ve kimliklerini etkileyebiliyor. Bu algı, modadan güzellik endüstrisine kadar birçok faktörle besleniyor.
- Kadının kimliği dış görünüşten bağımsız nasıl güçlenebilir? Kadınların kimliği, yalnızca fiziksel özelliklerle değil, zekâları, yetenekleri, kişilikleri ve hayata bakış açılarıyla şekillenir. Kadınlar, güçlü bireyler olarak kendi değerlerini belirleyerek, dış görünüş baskısından sıyrılabilir. Kitapta vurgulanan dişli kadın kavramı da tam olarak bunu destekliyor—öz değer bilinciyle hareket etmek.
- Bu algılar nasıl değiştirilebilir?
- Toplumda farkındalık yaratmak ve güzellik standartlarını sorgulamak.
- Medyanın dayattığı güzellik algılarına karşı alternatif bakış açılarını teşvik etmek.
- Kadınların kendilerini dış görünüş üzerinden değil, karakterleri ve başarıları üzerinden tanımlamalarını desteklemek.
Medyanın kadınların yaşlanmasıyla ilgili verdiği mesajlar, genç yaşta şekillenen öz-değer algısını doğrudan etkileyebilir. Özellikle kadınların gençliklerini koruma baskısıyla büyütülmeleri, yaş aldıkça değerlerinin düştüğü fikrini içselleştirmelerine yol açabilir.
Kanser Sonrası Hayat: Gerçek Değerlerimi Nasıl Keşfettim?
Hayatım boyunca toplumun güzellik algılarına, medyanın kadınlara dayattığı standartlara maruz kaldım. Ama gerçek değerim, aynada gördüğüm yansımadan çok daha fazlasıydı…
Kanserden sonra hayatıma başka bir gözle bakmaya başladım. Önceden önem verdiğim pek çok şeyin aslında öz-değerimi belirlemediğini fark ettim. Dış görüntü, başkalarının onayı, güzellik standartları—bunların hiçbiri benim kimliğimi tanımlamıyor.
Büyük bir operasyon geçirdim, uzun süre baston kullandım. Ayağa kalkmak sadece fiziksel bir mücadele değildi—zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak da yeniden güçlenmem gerekiyordu. Bastonu bırakmak yalnızca bir adım atmak değildi; benim için özgüvenimi, irademi ve hayata bakışımı değiştiren bir dönüm noktasıydı.
Makyajsız ve doğal halimle var olmayı öğrendim. Kendimi eksik değil, tamamlanmış hissettim. Önceden bir kusur gibi görülen şeyler artık kimliğimin bir parçasıydı. Özgüven, dışarıdan gelen bir onay değil, içeriden gelen bir kabul duygusuydu.
Toksik ilişkilerden ve negatif enerjiden uzak durmak, kendime olan saygımı güçlendirdi. Çevremde kendime değer veren, beni gerçekten anlayan insanlar oldukça, hayatın en önemli şeyinin yüzeysel olmayan bağlar olduğunu fark ettim.
Yaşlanmak, eskimek değil; daha bilge, daha güçlü ve daha gerçek olmaktır. Medya bana güzelliğin kaybolacağını, değerimin azalacağını söyledi—ben ise kendi değerimi kendim tanımlayacağımı öğrendim.
Artık kendime farklı bakıyorum. Ben yalnızca gördüğüm yansıma değilim. Ben içsel gücümüm, yaşanmışlıklarımla zenginleşen kimliğimim ve kendimi koşulsuzca kabul etmenin getirdiği özgürlüğüm.
Belki de kitabın mesajı ile kendi hikâyemin birleştiği nokta tam da burası: Kadın, toplumun ona biçtiği kalıpların ötesinde kendi değerini belirleyebilir ve gerçekten güçlü olabilir. Çünkü asıl güç, başkalarının tanımlarıyla değil, insanın kendi varoluşunu kabul etmesiyle gelir.
Gerçek güç, başkalarının biçtiği kalıplarla değil, insanın kendi varoluşunu koşulsuz kabul etmesiyle doğar. Çünkü en büyük dönüşüm, kişinin kendini tamamen sahiplenmesiyle gerçekleşir.
➤Siz kendi değerinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Toplumun biçtiği rollerden bağımsız, gerçek kimliğinize ulaşmak için ne yapabilirsiniz?
Erkekler Neden Dişli Kadınları Sever, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Sherry Argov’un Erkekler Neden Dişli Kadınları Sever kitabı, günümüzde kadınların ilişkilerdeki rolünü, öz-değerlerini ve bağımsızlıklarını nasıl koruyabileceklerini ele alan önemli bir eser olarak öne çıkıyor.
Kitap, kadınların kendilerini daha güçlü ve bağımsız hissetmelerini sağlayan bir rehber niteliğinde. Günümüzde kadınların kendi değerlerini belirlemeleri ve ilişkilerde sağlıklı sınırlar koymaları konusunda ilham verici bir kaynak olmaya devam ediyor.
Sherry Argov Hayatı ve Kariyeri
Sherry Argov, 5 Kasım 1977’de Fransa’da doğmuş Fransız asıllı Amerikalı bir yazardır. Why Men Love Bitches (Erkekler Neden Dişli Kadın Sever) ve Why Men Marry Bitches (Erkekler Neden Dişli Kadınlarla Evlenir) adlı kitaplarıyla tanınır. Her iki eser de New York Times’ın en çok satanlar listesine girmiştir ve dünya çapında büyük ilgi görmüştür.
Argov’un çalışmaları, The Today Show, The View ve Fox News Channel gibi ulusal televizyon programlarında yer almıştır. Kitapları 30’dan fazla dile çevrilmiş ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.
Yazıları, kadınların ilişkilerde nasıl daha güçlü ve bağımsız olabilecekleri üzerine odaklanır. Kadınların kendi değerlerini belirlemeleri ve ilişkilerde sağlıklı sınırlar koymaları konusunda ilham verici bir bakış açısı sunar.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın