“Hayat bir hizmettir; şifa ise bu hizmetin en derin ifadesidir.”
—Edgar Cayce
Merhaba,
İnsanlık tarihi boyunca sağlık ve şifa arayışı, yalnızca bedeni değil aynı zamanda ruhu da iyileştirme çabasıyla iç içe olmuştur. Modern tıbbın gelişimiyle birlikte pek çok hastalık için bilimsel çözümler bulunmuş olsa da, bazı sorular hâlâ cevapsız kalmaktadır: Hastalıkların kökeni yalnızca fiziksel midir, yoksa zihinsel ve ruhsal boyutları da vardır? İşte bu soruların tam ortasında, “Uyuyan Kâhin” olarak bilinen Edgar Cayce, 20. yüzyılın en dikkat çekici spiritüel figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar.
Cayce’nin şifa okumaları, yalnızca hastalıkların tedavisine yönelik öneriler sunmaz; aynı zamanda insanın bütünsel varlığını —beden, zihin ve ruhu— bir denge içinde görmeyi öğretir. Onun yaklaşımı, doğal tedavi yöntemleri, yaşam tarzı tavsiyeleri ve ruhsal farkındalıkla birleşerek, modern tıbbın sınırlarını aşan bir perspektif kazandırır.
Bu kitapta yer alan vaka öyküleri, Cayce’nin şifa anlayışını somut örneklerle gözler önüne sererken, tıbbi yorumlar ise onun önerilerini günümüz bilimiyle karşılaştırma imkânı verir. Böylece okuyucu, hem spiritüel hem de bilimsel bir yolculuğa çıkar; şifanın yalnızca bir tedavi değil, aynı zamanda bir bilinç dönüşümü olduğunu keşfeder.
Edgar Cayce’nin Şifa Vakaları
1. Ayın Ruhsal Etkisi ve Sinir Sistemi: Suzy Vakası
Edgar Cayce’nin şifa okumaları, yalnızca bedensel hastalıkları değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal süreçleri de kapsar. Onun en dikkat çekici vakalarından biri, ayın evrelerinin bir genç kadının duygusal ve fiziksel sağlığı üzerindeki etkisini konu alır. Bu vaka, Cayce’nin beden-zihin-ruh bütünlüğüne dayalı yaklaşımını anlamak için güçlü bir örnektir.
Vaka Özeti: Suzy isimli genç bir kadın, ayın evrelerine bağlı olarak yoğun duygusal dalgalanmalar yaşıyordu. Cayce’ye göre bu durum, otonom sinir sistemi ile sempatik-parasempatik denge arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıyordu.
- Sorun: Sinir sisteminde işlevsel bir “incoordination” (uyumsuzluk).
- Belirti: Ayın evrelerine bağlı duygusal tepkiler, bedensel rahatsızlıklar.
- Tedavi Programı:
- Osteopati ve fizik tedavi
- Düşük voltajlı elektroterapi
- Beslenme düzeni (doğal gıdalar, dengeli diyet)
- Psikoterapi ve mesleki terapi
- Ruhsal destek: dua, meditasyon, pozitif tutum
Cayce’nin Yaklaşımı: Cayce, hastalığın yalnızca fiziksel bir sorun olmadığını, duyguların ve ruhsal durumun da doğrudan etkili olduğunu vurguladı. Ona göre şifa, beden, zihin ve ruhun koordinasyonu ile mümkündü.
Modern Tıp Yorumu: Bugün psikosomatik tıp, duyguların ve stresin sinir sistemi üzerinde güçlü etkiler yarattığını kabul ediyor. Cayce’nin önerileri, modern holistik sağlık anlayışıyla büyük ölçüde örtüşüyor.
Günümüz İçin Çıkarımlar:
- Holistik Sağlık: Hastalıkları yalnızca fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel boyutlarıyla ele almak.
- Yaşam Tarzı Desteği: Beslenme, uyku düzeni, stres yönetimi sağlığın temel taşlarıdır.
- Umudun Gücü: Pozitif tutum ve ruhsal destek, iyileşme sürecini hızlandırır.
Suzy’nin vakası, Edgar Cayce’nin şifa anlayışının özünü gösteriyor: bedenin kendi iyileşme kapasitesini desteklemek, ruhsal dengeyi korumak ve umudu canlı tutmak. Bu yaklaşım, bugün de holistik sağlık uygulamalarında ilham verici bir yol haritası sunuyor.
2. Ölümün Kıyısından Dönüş – Phil Haynes Vakası
Edgar Cayce’nin şifa okumaları, yalnızca bedensel hastalıkları değil, aynı zamanda insanın içsel iradesini ve ruhsal gücünü de harekete geçirmeyi amaçlar. Bu vaka, genç bir osteopat olan Phil Haynes’in ölümle yaşam arasındaki ince çizgide verdiği mücadeleyi ve Cayce’nin önerilerinin nasıl bir dönüm noktası yarattığını anlatır.
Vaka Özeti: Phil, apandisit ameliyatı sonrası ağır komplikasyonlar yaşadı: peritonit, gangren ve tifoya yakalandı. Doktorlar onun yaşama şansının çok düşük olduğunu söylediler. Annesi Lila, umudunu kaybetmedi ve Edgar Cayce’den yardım istedi.
- Durum: Ölümcül enfeksiyonlar, düşük direnç, umutsuzluk.
- Cayce’nin Okuması:
- Küçük dozlarda Golden Seal ve Life Everlasting bitkileri.
- Dualar ve pozitif irade.
- Hastanın “yaşama isteği”nin tedavinin en önemli parçası olduğu vurgusu.
- Sonuç: Phil’in durumu hızla düzeldi, kısa süre sonra Cayce Hastanesi’nde rehabilitasyon gördü ve mesleğine geri döndü.
Cayce’nin Yaklaşımı: Cayce’ye göre şifa yalnızca ilaçlarla değil, aynı zamanda irade ve ruhsal destek ile mümkündü. Hastanın “yaşamak istemesi” tedavinin en kritik unsuru olarak görüldü.
Modern Tıp Yorumu: Bugün de tıp dünyası, hastanın psikolojik tutumunun ve sosyal desteğin iyileşme sürecinde belirleyici olduğunu kabul ediyor. Phil’in vakası, bu gerçeğin dramatik bir örneği.
Günümüz İçin Çıkarımlar:
- İrade Gücü: Hastanın yaşama isteği, tedavinin başarısını doğrudan etkiler.
- Doğal Destekler: Bitkisel çözümler, bağışıklığı destekleyici rol oynayabilir.
- Topluluk ve Dua: Sosyal ve ruhsal destek, iyileşme sürecini hızlandırır.
Phil Haynes’in hikâyesi, Edgar Cayce’nin şifa anlayışının özünü gösteriyor: bedenin tedavisi kadar ruhun ve iradenin de güçlendirilmesi gerekir. Ölümün kıyısından dönüş, yalnızca tıbbi müdahale değil, aynı zamanda umudun ve inancın gücüyle mümkün olmuştur.
3. Taşa Dönüşen Kadın – Scleroderma Vakası
Edgar Cayce’nin şifa okumaları, en zor ve umutsuz görünen hastalıklarla bile ilgilenmiştir. Bu vakada, bağ dokuların sertleşmesiyle ilerleyen otoimmün bir hastalık olan scleroderma ile mücadele eden bir kadının hikâyesi anlatılır. Hastalık ilerledikçe beden adeta “taşa dönüşüyor” gibi bir tablo ortaya çıkar. Cayce’nin önerileri ise hem doğal yöntemler hem de ruhsal destekle hastaya yeni bir umut sunar.
Vaka Özeti:
- Hasta: Florence Evans isimli genç bir kadın.
- Durum: Scleroderma nedeniyle hareket kabiliyeti azalıyor, yaşam kalitesi düşüyor.
- Cayce’nin Önerileri:
- Hint yağı kompresleri (castor oil packs)
- Nişastasız diyet
- Düşük voltajlı elektroterapi (wet cell appliance)
- Meditasyon ve dua ile ruhsal destek
- Sonuç: Uzun süreli tedavi ve sabırla Florence sağlığına kavuşuyor.
Cayce’nin Yaklaşımı: Cayce, hastalığı yalnızca fiziksel bir sorun olarak görmedi. Ona göre beden, zihin ve ruh bir bütün; tedavi de bu üç boyutu kapsamalıydı. Bu vakada da doğal tedavi yöntemleri ile ruhsal dengeyi birleştirdi.
Modern Tıp Yorumu: Bugün scleroderma hâlâ zorlu bir hastalık olarak kabul ediliyor. Modern tıp kesin bir tedavi sunamasa da Cayce’nin önerileri, yaşam kalitesini artırmaya yönelik destekleyici yöntemler olarak değerlendirilebilir.
Günümüz İçin Çıkarımlar:
- Holistik Sağlık: Hastalıkları yalnızca fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel boyutlarıyla ele almak.
- Yaşam Tarzı Desteği: Beslenme, stres yönetimi, uyku düzeni gibi faktörlerin bağışıklık ve genel sağlık üzerindeki etkisini vurgulamak.
- Umudun Gücü: Şifa sürecinde psikolojik ve ruhsal desteğin en az ilaçlar kadar önemli olduğunu hatırlamak.
Florence Evans’ın hikâyesi, Edgar Cayce’nin şifa anlayışının özünü gösteriyor: bedenin kendi iyileşme kapasitesini desteklemek, ruhsal dengeyi korumak ve umudu canlı tutmak. Bu yaklaşım, bugün de holistik sağlık uygulamalarında ilham verici bir yol haritası sunuyor.
4. Paraliziden Kurtuluş – Gordon Worth Vakası
Edgar Cayce’nin şifa okumaları, yalnızca bedensel hastalıkları değil, aynı zamanda ruhsal ve psikolojik tutumları da kapsar. Bu vaka, genç yaşta felç geçiren Gordon Worth’un hikâyesini ve Cayce’nin önerilerinin nasıl bir “mucizevi dönüşüm” sağladığını anlatır.
Vaka Özeti:
- Hasta: Gordon Worth, 22 yaşında, felç ve spastisite belirtileriyle yaşamını sürdüremeyecek hale gelmişti.
- Durum: Bacaklarda spastisite, kolların işlevsizliği, zaman zaman görme, işitme ve konuşma kaybı.
- Cayce’nin Önerileri:
- Özel bitkisel karışımlar (ambrosia, ginseng, prickly ash bark vb.)
- Diyet: nişastasız, doğal gıdalar, sebze ağırlıklı beslenme.
- Osteopatik tedavi ve masaj (özellikle lumbar ve sakral bölgeler).
- Elektroterapi (violet ray, düşük voltaj uygulamaları).
- Ruhsal destek: “Hayat bir hizmettir” anlayışıyla pozitif tutum geliştirmek.
- Sonuç: Gordon kısa sürede yürümeye başladı, birkaç ay içinde çalışabilir hale geldi ve yıllar sonra sağlıklı bir aile kurdu.
Cayce’nin Yaklaşımı: Cayce, Gordon’un tedavisinde yalnızca fiziksel yöntemlere değil, aynı zamanda psikolojik tutuma büyük önem verdi. Ona göre hastanın “hayata hizmet” anlayışını benimsemesi, iyileşme sürecini hızlandırdı.
Modern Tıp Yorumu: Bugün nörolojide bazı vakaların “spontan iyileşme” gösterdiği biliniyor. Ancak Gordon’un vakası, Cayce’nin önerilerinin bütünsel bir rehabilitasyon programı olarak işlev gördüğünü gösteriyor.
Günümüz İçin Çıkarımlar:
- Holistik Rehabilitasyon: Fiziksel tedavi, beslenme ve ruhsal destek birlikte uygulanmalı.
- Psikolojik Tutum: Hastanın pozitif yaklaşımı, iyileşme sürecinde kritik rol oynar.
- Doğal Destekler: Bitkisel karışımlar ve dengeli diyet, sinir sistemi sağlığını destekleyebilir.
Gordon Worth’un hikâyesi, Edgar Cayce’nin şifa anlayışının en güçlü örneklerinden biridir. Felçten kurtuluş, yalnızca fiziksel tedaviyle değil, aynı zamanda ruhsal tutum ve yaşam felsefesiyle mümkün olmuştur. Bu vaka, holistik sağlık yaklaşımının gücünü gözler önüne serer.
5. Ruhsal Boyut ve Şifa – Cayce’nin Okumalarında Dua ve Meditasyon
Edgar Cayce’nin şifa okumaları, yalnızca bedensel hastalıkları değil, aynı zamanda insanın ruhsal ve zihinsel boyutlarını da kapsar. Ona göre gerçek şifa, bedenin iyileşmesi kadar ruhun dengelenmesi ve zihnin huzur bulmasıyla mümkündür. Bu nedenle Cayce’nin önerilerinde sık sık dua, meditasyon ve bilinç dönüşümü yer alır.
Ruhsal Boyutun Önemi:
- Cayce’ye göre hastalıkların kökeni yalnızca fiziksel değildir; beden, zihin ve ruh arasındaki uyumsuzluk hastalıkları doğurur.
- Dua ve meditasyon, bu uyumsuzluğu gidermenin en güçlü yollarından biridir.
- Hastanın yaşama isteği ve pozitif tutumu, tedavinin başarısında kritik rol oynar.
Cayce’nin Önerileri:
- Dua: Hastanın kendisi ve çevresindekiler tarafından yapılan dualar, şifa sürecini hızlandırır.
- Meditasyon: Zihinsel dinginlik ve ruhsal dengeyi sağlar.
- Topluluk Desteği: Birçok vakada Cayce, hastanın çevresindeki insanların da sürece katılmasını önermiştir.
- Bilinç Dönüşümü: Hastalık, yalnızca bir bedensel sorun değil, aynı zamanda ruhsal bir öğrenme süreci olarak görülmelidir.
Modern Tıp Yorumu: Bugün psikoloji ve psikosomatik tıp, ruhsal ve zihinsel faktörlerin iyileşme sürecinde önemli olduğunu kabul ediyor. Stres yönetimi, meditasyon ve sosyal destek, modern tedavi programlarının da bir parçası haline gelmiş durumda.
Günümüz İçin Çıkarımlar:
- Holistik Sağlık: Şifa sürecinde ruhsal ve zihinsel boyutları göz ardı etmemek.
- Meditasyon ve Dua: Günlük yaşamda ruhsal pratiklere yer vermek.
- Topluluk Desteği: Aile, arkadaşlar ve sosyal çevre, iyileşme sürecinde kritik rol oynar.
Edgar Cayce’nin şifa anlayışı, ruhsal boyutu merkeze alır. Dua, meditasyon ve bilinç dönüşümü, yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşamın bütününde denge ve huzur sağlamada önemli araçlardır. Bu yaklaşım, bugün de holistik sağlık uygulamalarında ilham verici bir yol haritası sunuyor.
A.R.E. ve Cayce’nin Mirası
Edgar Cayce’nin yaşamı boyunca yaptığı binlerce okuma, yalnızca bireysel vakalara değil, aynı zamanda kalıcı bir araştırma ve öğrenme kültürüne de ilham verdi. Bu miras, 1932’de kurulan Association for Research and Enlightenment (A.R.E.) aracılığıyla günümüze kadar taşındı.
A.R.E.’nin Kuruluşu
- Kuruluş Yılı: 1932, Virginia Beach, Virginia.
- Amaç: Cayce’nin okumalarını sistematik olarak incelemek, araştırmak ve uygulamak.
- Yapı: Açık üyelikli, kâr amacı gütmeyen bir organizasyon.
- Çalışma Alanları: Tıp, psikoloji, teoloji, spiritüel araştırmalar.
Faaliyetler
- Konferanslar: Virginia Beach merkezinde ve ABD’nin çeşitli şehirlerinde düzenleniyor.
- Kütüphane: Cayce’nin tüm okumalarının indekslenmiş kopyaları araştırmacılara açık.
- Yayınlar: A.R.E. Press aracılığıyla kitaplar, makaleler ve dergiler yayımlanıyor.
- Topluluk: Doktorlar, öğretmenler, sanatçılar, öğrenciler, ev hanımları ve farklı inançlardan insanlar bir araya geliyor.
Cayce’nin Mirası
- Holistik Sağlık: Beden, zihin ve ruh bütünlüğü bugün hâlâ alternatif ve tamamlayıcı tıp alanlarında ilham kaynağı.
- Araştırma Kültürü: Cayce’nin okumaları, modern bilimle karşılaştırılarak yeni perspektifler sunuyor.
- Evrensel Yaklaşım: Farklı dinlerden ve kültürlerden insanlar, Cayce’nin felsefesinde ortak bir zemin bulabiliyor.
Günümüz İçin Çıkarımlar
- Bilim ve Spiritüalitenin Diyaloğu: Cayce’nin mirası, bu iki alanın birlikte çalışabileceğini gösteriyor.
- Topluluk Gücü: A.R.E., bireysel şifadan kolektif öğrenmeye uzanan bir köprü işlevi görüyor.
- Süreklilik: Cayce’nin mirası, yalnızca geçmişte değil, bugün de araştırılmaya ve uygulanmaya devam ediyor.
Edgar Cayce’nin şifa anlayışı, A.R.E. aracılığıyla günümüze taşınmış ve dünya çapında binlerce insana ilham vermiştir. Bu miras, beden-zihin-ruh bütünlüğünü merkeze alan bir sağlık ve yaşam felsefesini temsil eder.
Yazarın Notu
Materyalist bir kültürde yaşarken, hastalığı sadece fiziksel bir bozukluk olarak görmek çok kolaydır. Sağlık ve hastalığa yönelik tutumlar bu açıdan değişiyor olsa da (hastalığın psikolojik ve sosyal boyutlarının daha fazla farkında oluyoruz), hastalığa verilen alışılmış yanıt güçlü bir şekilde biyolojik bir tepkidir. Kısacası, bizi tedavi etmek için genellikle ilaçlara veya diğer “fiziksel” tedavilere güveniyoruz.
Edgar Cayce’nin görüşlerini tam olarak kavrayabilmek için olaya daha kapsamlı bir perspektiften bakmalıyız. Sadece tüm fiziksel vücudu değil, aynı zamanda iyileşmenin kişilerarası ve transpersonal yönlerini de dahil etmeliyiz.
Edgar Cayce’nin şifa okumalarını incelerken fark ettim ki, onun yaklaşımı yalnızca hastalıkları tedavi etmeye değil, insanın bütün varlığını anlamaya yöneliktir. Beden, zihin ve ruh arasındaki uyum bozulduğunda hastalık ortaya çıkar; bu uyum yeniden sağlandığında ise şifa mümkün olur.
Cayce yaşasaydı eğer şunu öğütlerdi: “Yaşam tarzını, ruhsal tutumunu ve beden-zihin-ruh bütünlüğünü desteklemelisin.” Sağlık sorunlarım için muhtemelen tavsiyeleri şöyle sıralardı:
- Bedenine kulak ver: Beslenmeni, uyku düzenini ve günlük alışkanlıklarını gözden geçir.
- Ruhunu besle: Dua, meditasyon veya içsel huzur sağlayan pratiklerle zihinsel dengeyi koru.
- Umudu canlı tut: İyileşme sürecinde en önemli unsur, yaşama isteği ve pozitif yaklaşım.
- Hizmet et: Başkalarına yardım etmek, kendi sağlığını da güçlendiren bir yaşam enerjisi yaratır.
Cayce’yi hiç tanımadan, onun önerilerine çok uzun yıllar önce kulak vermişim; çünkü şifa yolculuğumda beden, zihin ve ruhun uyumunu ararken aynı öğretilere doğal olarak yönelmişim.
Benim için bu not, Cayce’nin öğretilerini yalnızca bir tarihsel merak olarak değil, aynı zamanda günlük yaşamda uygulanabilecek bir rehber olarak görmenin ifadesidir. Sağlık sorunlarıma bakarken, onun “hayat bir hizmettir” sözünü hatırlıyorum. Çünkü şifa yalnızca bedenin iyileşmesi değil, ruhun ve zihnin de dengelenmesidir.
Cayce’nin okumalarından öğrendiğim bir başka derin gerçek ise şudur: Fiziksel iyileşme her zaman kesin olmayabilir, ama ruhsal gelişim daima mümkündür. Hastalık, yaşamın anlamını sorgulatan bir kapı olabilir. Sabır, şefkat, nezaket ve sebatla yürütülen her çaba, hem hasta hem de bakım veren için bir ruhsal büyüme sürecine dönüşür. Bu yüzden şifa yolculuğunu yalnızca bedenin iyileşmesi değil, ruhun ve zihnin olgunlaşması olarak görüyorum.
Çünkü fiziksel olarak yaşadığımız her süreç, ruhun yolculuğunu hatırlamamız için birer derstir. Hastalıklar ve zorluklar, bize yaşamın anlamını yeniden sorgulatır ve ruhsal gelişim için kapılar açar.
Bu blogda insanlara kendi deneyimlerimden yola çıkarak ilham vermek ve şifa yolculuklarında yalnız olmadıklarını hissettirmek ve kitap okumalarımı içerik düzenlemesiyle paylaşarak, bugün piyasada bulunmayan eserleri yeniden okurlara kazandırmak için emek veriyorum. Yazdığım her satır, hem kendime hem de başkalarına hizmetin bir parçası oluyor.
Cayce’nin okumaları yalnızca fiziksel şifaya değil, ruhun geçmişten bugüne uzanan yolculuğuna da ışık tutar. Reenkarnasyon, ruhsal rehberlik ve içsel uyanış gibi temalar, onun spiritüel kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır.
Cayce’nin şifa okumaları, bireyin içsel yolculuğunu aydınlatırken; Atlantis üzerine söyledikleri, insanlığın kolektif yolculuğuna ışık tutar. Bir sonraki yazıda bu kayıp uygarlığın izlerini birlikte arayacağız.
İyileşme Üzerine, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Edgar Cayce’nin şifa okumalarının günümüzdeki önemi, modern tıbbın yanında hızla gelişen holistik sağlık ve ruhsal farkındalık alanlarına ışık tutmasıdır. Onun beden–zihin–ruh bütünlüğünü vurgulayan yaklaşımı, bugün tamamlayıcı tıp, psikoloji ve spiritüel yaşam pratiklerinde yeniden değer kazanıyor.
Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?
- Holistik Sağlık Yaklaşımı
- Beden, zihin ve ruh bütünlüğü: Cayce, hastalıkların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal uyumsuzluklardan kaynaklandığını vurguladı.
- Bugün bu yaklaşım, tamamlayıcı ve alternatif tıp alanlarında yaygın olarak kabul görüyor. Yoga, meditasyon, beslenme düzeni ve psikoterapi gibi yöntemler Cayce’nin önerileriyle örtüşüyor.
- Ruhsal ve Psikolojik Boyut
- Cayce, şifada amaçlı yaşam ve pozitif tutumun önemini vurguladı.
- Modern psikoloji ve psikosomatik tıp da hastanın ruhsal durumunun iyileşme sürecinde kritik rol oynadığını kabul ediyor.
- Doğal ve Tamamlayıcı Tedaviler
- Cayce’nin bitkisel karışımlar, diyet önerileri ve hidroterapi gibi yöntemleri bugün doğal sağlık ve bitkisel tıp alanında yeniden ilgi görüyor.
- Özellikle beslenme düzeni ve doğal gıdaların önemi günümüz sağlıklı yaşam trendleriyle uyumlu.
- Spiritüel Miras
- Cayce’nin okumaları yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda spiritüel gelişim ve kişisel farkındalık için de yol gösterici oldu.
- Bugün A.R.E. (Association for Research and Enlightenment) aracılığıyla dünya çapında konferanslar, araştırmalar ve yayınlarla bu miras yaşatılıyor.
Edgar Cayce’nin eserleri günümüzde yalnızca alternatif tıp meraklıları için değil, sağlık, psikoloji ve spiritüel gelişim alanında çalışan herkes için önemli bir referans noktasıdır. Onun “hayat bir hizmettir” anlayışı, bugün bireysel şifa yolculuklarını toplumsal bir bilinçle birleştiren güçlü bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Edgar Cayce mistik şifacı ve spiritüel rehber
Çocukluk ve İlk Yıllar
- Doğum: 18 Mart 1877, Hopkinsville, Kentucky, ABD.
- Çiftçi bir ailede büyüdü; küçük yaşta ruhsal deneyimler yaşamaya başladı. Örneğin, ölen büyükbabasının ruhunu gördüğünü ve “diğer taraftan” arkadaşlarıyla konuştuğunu anlatır.
- Eğitim hayatı sınırlıydı; ilkokuldan sonra düzenli bir öğrenim görmedi. Buna rağmen olağanüstü bir hafıza gücü vardı: bir kitabın üzerine başını koyarak uyuduğunda, içeriğini hatırlayabildiği söylenirdi.
Gençlik ve Meslek
- Fotoğrafçılık ve sigortacılık gibi çeşitli işlerde çalıştı.
- Aynı zamanda Pazar okulu öğretmeni olarak görev yaptı; İncil’e olan bağlılığı hayatının merkezindeydi.
“Uyuyan Peygamber” Dönemi
- 1900’lerin başında hipnoz altında transa girerek konuşmaya başladı. Bu trans hâlinde hastalıkları teşhis ediyor, tedavi yöntemleri öneriyordu.
- Okumaları genellikle doğal ilaçlar, diyet, osteopati, masaj ve ruhsal tutum üzerineydi.
- Zamanla yalnızca sağlık değil, reenkarnasyon, Atlantis, ruhsal gelişim ve kehanetler üzerine de okumalar yaptı.
Aile ve Özel Hayat
- 1903’te Gertrude Evans ile evlendi. Üç çocukları oldu: Hugh Lynn, Edgar Evans ve bir kız çocuğu.
- Ailesi, onun çalışmalarında önemli bir destek unsuru oldu; özellikle oğlu Hugh Lynn Cayce, babasının mirasını sürdürmekte kilit rol oynadı.
Association for Research and Enlightenment (A.R.E.)
- 1931’de Virginia Beach’te A.R.E. adlı araştırma derneğini kurdu.
- Amaç: Cayce’nin okumalarını sistematik olarak incelemek, sağlık, psikoloji ve teoloji alanlarında araştırmalar yapmak.
- Bugün hâlâ aktif olan A.R.E., Cayce’nin mirasını dünya çapında yaşatıyor.
Ölüm ve Miras
- Ölüm: 3 Ocak 1945, Virginia Beach, Virginia. 67 yaşında hayata veda etti.
- Ardında 14.000’den fazla kayıtlı okuma bıraktı.
- “Uyuyan Peygamber”, “Holistik Tıbbın Babası” ve “20. yüzyılın en çok belgelenmiş medyumu” olarak anılıyor.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın