“İster beğenin ister beğenmeyin, geçmişiniz sizi şekillendirir. Her rastlantının ve deneyimin kendine özgü bir etkisi vardır ve siz, rüzgârın bir ovada çalıları şekillendirdiği gibi şekillenirsiniz.”

—Lance Armstrong

Merhaba,

Armstrong’un bu sözleri, geçmişin yalnızca hatıralardan ibaret olmadığını; yaşadığımız her deneyimin bizi yeniden şekillendirdiğini hatırlatıyor. Onun kanserle mücadelesi de tam olarak bu sözün somut bir örneği.

Büyük soru: “Peki sizin hayatınızı şekillendiren en büyük sınav neydi?”

Benim için bu sınav, on bir yıldır kanserle verdiğim mücadele oldu. Her sınav, her mücadele beni yeniden tanımladı. 2026 yılı tetkiklerime başlamış bulunuyorum ve bu yeni süreçte de öğrenmeye, yeniden tanımlanmaya devam ediyorum. Her yeni durak, bana yaşamın özünü yeniden hatırlatıyor. Ama aynı zamanda en ufacık bir hatayı affetmeyecek bir süreç yaşıyoruz. Bir tetkikin yanlış okunması, hastanın kontrollerine zamanında girmemesi sürecin seyrini değiştirebiliyor.

Bu ay İzmir’e yaptığım ziyaret sırasında bir sahafın sepetinde karşıma çıkan kitap, beni derinden etkiledi. Elime aldığım eser, Lance Armstrong’un Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü idi. Sayfaları araladığımda “Kanserle Sohbet” bölümü çıktı karşıma. Armstrong’un şu sorusu zihnimde yankılandı:

“Ben dünya çapında bisikletçi Lance Armstrong değilsem ne olacaktım?”

Bu soru, onun için yalnızca spor kariyerini değil, insan olarak kimliğini de sorgulamanın başlangıcıydı. Hastalık, Armstrong’u bisikletin ötesinde bir varoluşla yüzleştirdi. Kemoterapi sürecini ve fiziksel zorlukları aktarırken aslında ruhsal bir yolculuğu da paylaşıyordu. Hastalıkla konuşuyor, ona meydan okuyor ve bu içsel sohbet yaşamını yeniden tanımlamasına vesile oluyordu.

Yazarın Notu: “kanserle mücadele eden herkesin ortak İçsel sorgulaması”

Armstrong’un sorusu, aslında kanserle mücadele eden herkesin ortak içsel sorgulamasına işaret eder: “Ben kimim, hastalığın ötesinde neyle varım?” Hastalık, insanı yalnızca bedensel değil, aynı zamanda varoluşsal bir sınavla karşı karşıya bırakır. İş, başarı ve toplumsal roller bir anda geri planda kalır; insan kendini yeniden tanımlamak zorunda kalır. Bu noktada şu soru da belirir: “Yaşarsam kim olmaya niyetleneceğim?” Bu sorgulama, aynı zamanda bir güç kaynağıdır. Kendi değerini yeniden keşfetmek, tedavi sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırır. Armstrong’un öyküsü, bu sorunun cevabını bulmanın kişisel bir yolculuk olduğunu hatırlatır. Anlam, yalnızca başarıda değil, zorluklarla yüzleşme biçiminde saklıdır.

Bir insanın kim ve ne olduğu, çoğu zaman başarılarının parlak anlarında değil, en zor koşullarda verdiği tepkilerde ortaya çıkar. Ayrıca bu sorgulamanın en yalın gerçeğini Armstrong’un şu sözleri ortaya koyar:

“Kanser de bunun gibi bir şey. İyi ve güçlü insanlarda kanser olur ve kanseri yenmek için bütün doğru şeyleri yaparlar, ama yine de ölürler. Öğrendiğiniz gerçek doğru budur. İnsanlar ölür. Bunu öğrendikten sonra diğer bütün sorunlar önemsizdir. Ufak tefek görünürler.” —Lance Armstrong

Benim için, Armstrong’un sözleri, aslında hayatın büyük resmini görmeyi hatırlatıyor: ölüm gerçeğiyle yüzleştiğinizde, gündelik sıkıntılar ve ufak tefek meseleler gerçekten önemsizleşiyor. On bir yıldır kanserle mücadele eden biri olarak tavsiyem, küçük sorunlara takılmak yerine, yaşamın özüne ve değerine odaklanmanız…

Armstrong’un kitabını okurken fark ettim ki, her bölüm aslında bir yaşam yolculuğunun farklı durağını temsil ediyordu

  1. Önce Ve Sonra: Hastalık öncesi hayatı ve sonrası arasındaki keskin fark.
  2. Başlangıç Çizgisi: Mücadelenin başladığı nokta.
  3. Annemi Kapıda Bırakamam: Ailesiyle yaşadığı duygusal bağ ve destek.
  4. Kötüden Daha Kötüye: Hastalığın ilerleyişi ve zorlu süreç.
  5. Kanserle Sohbet: Hastalıkla yüzleşme ve içsel konuşmalar.
  6. İlaç Tedavisi: Kemoterapi ve tedavi süreci.
  7. Kik: Tedavi sonrası yeniden doğuş.
  8. Kutuluş: Armstrong’un yeniden hayata dönmesini, kanserle mücadelesinde bir eşik atlamasını anlatıyor.
  9. Turnuva: Spor hayatına dönüş.
  10. Müsli Kutusu: Günlük yaşamdan küçük ama anlamlı ayrıntılar.

Lance Armstrong’ın Kanser Hikayesi

Henüz 24 yaşındayken Armstrong, spor dünyasında bir efsane olma yolunda ilerliyordu. 1996’da kendisine dördüncü evre testis kanseri teşhisi kondu. Doktorlar yalnızca %40 yaşama şansı verdiler. Kemoterapi sürecinde hem fiziksel hem ruhsal olarak büyük bir savaş verdi. Antrenmanlarını bırakmadı, çevresindeki insanların desteğinden güç aldı. Hastaneden çıktıktan sadece 16 ay sonra, dünyanın en zorlu yarışlarından biri olan Tour de France’a katıldı ve olağanüstü bir dereceyle kazandı.

Pedal burada bisikleti değil, yaşama çevrilen inancı simgeliyor. Armstrong’un öyküsü, “kaybetmemeye kararlı olmak” ve “her şeye rağmen devam etmek” üzerine kurulu.

Todd May’in Anlamlı Bir Yaşam: Sessiz Bir Evrende Anlam Arayışı

Todd May’in Anlamlı Bir Yaşam: Sessiz Bir Evrende Anlam Arayışı kitabında Lance Armstrong örneğini kullanması oldukça dikkat çekicidir. May, Armstrong’un kanserle mücadelesini ve sonrasında bisiklet kariyerine dönüşünü, “anlamlı bir yaşam” kavramını tartışırken bir vaka olarak ele alır.

Armstrong’un Örneği Kitapta Nasıl İşleniyor?

  • Dayanıklılık: Armstrong’un kanser teşhisi sonrası pes etmeyip tedavi sürecinde gösterdiği kararlılık, May için anlamlı bir yaşamın örneğidir.
  • Kimlik sorgulaması: “Ben dünya çapında bisikletçi Lance Armstrong değilsem ne olacaktım?” sorusu, yaşamın anlamını yalnızca başarılarla değil, kimlik ve varoluş sorgulamalarıyla da ilişkilendirdiğini gösterir.
  • İnanç ve azim: May, Armstrong’un pedal çevirmeyi bir sporun ötesinde, yaşamı sürdürmenin ve yeniden anlamlandırmanın metaforu olarak kullandığını vurgular.
  • Yaşamın yeniden tanımlanması: Armstrong’un hastalıkla yüzleşmesi, May’in “sessiz bir evrende anlam arayışı” fikrine somut bir örnek sunar.

İki Kitabı Birleştiren Çerçeve

May, Armstrong’un hikâyesini bir kahramanlık anlatısı olarak değil, “anlam arayışı” bağlamında örnekler. Yani, yaşamın anlamı yalnızca başarılarla değil, zorluklarla yüzleşme ve onları dönüştürme biçimimizle ortaya çıkar.

Armstrong’un Yaşama Çevrilen Pedal kitabında anlattığı kişisel yolculuk, May’in felsefi tartışmasına somut bir zemin sağlar.

Armstrong’un doping süreci

Büyük soru: Todd May’in ahlaki değerler üzerine yaptığı karşılaştırmalarda, Armstrong’un doping süreci önemli bir tartışma noktasıdır. Peki bu etik sorun, onun kanserle mücadelesinin anlamını gölgeler mi? İşte burada, bireysel dayanıklılıkla toplumsal güven arasındaki gerilim ortaya çıkar.

Benim için Armstrong’un kanserle mücadelesi hâlâ ilham verici olsa da, doping süreci bize anlamlı yaşamın yalnızca bireysel dayanıklılıkla değil, toplumsal güven ve doğrulukla da şekillendiğini hatırlatıyor

Todd May’in bakış açısı

  • Mücadele ve anlam: May, Armstrong’un kanserle yüzleşmesini ve yeniden bisiklete dönmesini, yaşamın anlamını ararken güçlü bir örnek olarak sunar.
  • Ahlaki değerler: Ancak doping süreci, Armstrong’un hikâyesini gölgeleyen bir unsur olarak ortaya çıkar. May, anlamlı bir yaşamın yalnızca başarılarla değil, ahlaki değerlerle de şekillendiğini vurgular.
  • Çelişki: Armstrong’un mücadelesi ilham verici olsa da, doping skandalı onun yaşam öyküsünü etik açıdan tartışmalı kılar. Bu da “anlamlı yaşam”ın yalnızca bireysel dayanıklılıkla değil, toplumsal güven ve doğrulukla da ilişkili olduğunu gösterir.

Mücadelenin önüne geçer mi?

  • Armstrong’un kanserle mücadelesi, bireysel anlam arayışı açısından hâlâ güçlü bir örnek olarak kalır.
  • Ancak doping, bu mücadelenin toplumsal algısını zedeler. İnsanlar için ilham kaynağı olan bir öykü, etik açıdan sorgulanır hâle gelir.
  • May’in yaklaşımı, bu çelişkiyi görmezden gelmez; tam tersine, anlamlı yaşamın yalnızca “başarı” değil, aynı zamanda “ahlaki bütünlük” gerektirdiğini hatırlatır.

Armstrong’un öyküsü, tüm çelişkilerine rağmen, bize yaşamın anlamının yalnızca başarılarla değil, zorluklarla yüzleşme ve ahlaki bütünlükle şekillendiğini hatırlatıyor. Bu yüzden Yaşama Çevrilen Pedal bugün hâlâ okunmaya değer.

Neden Bugün Okunmalı?

  • Sağlık sorunlarıyla mücadele edenlere ilham verir.
  • Kimlik ve anlam arayışında olanlara yol gösterir.
  • Zorluklar karşısında pes etmemenin, yeniden doğuşun mümkün olduğunu hatırlatır.
  • Günümüzün hızlı, tüketim odaklı yaşamında “anlamlı bir yaşam” kavramını yeniden düşünmeye davet eder.

Sonuçta, insanı tanımlayan şey yalnızca başarıları değil, zorluklarla yüzleşme biçimidir. Armstrong’un sorusu, kanserle mücadele eden herkesin içsel yolculuğunda yankılanır: Ben kimim, hastalığın ötesinde neyle varım?” Ve belki de en önemli ek soru şudur: “Yaşarsam kim olmaya niyetleneceğim?”

Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü günümüz için hâlâ önemli bir eser çünkü bireysel mücadele, dayanıklılık ve yaşamın anlamı üzerine güçlü bir mesaj taşıyor.

Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?

  • Dayanıklılık ve umut: Armstrong’un kanserle mücadelesi, modern dünyada sağlık sorunlarıyla veya kişisel krizlerle yüzleşen insanlar için ilham kaynağıdır. Hastalık karşısında pes etmeyip yeniden hayata dönmesi, “kaybetmemeye kararlı olmak” fikrini somutlaştırır.
  • Kimlik sorgulaması: “Ben dünya çapında bisikletçi Lance Armstrong değilsem ne olacaktım?” sorusu, günümüzde kimliğini iş, başarı veya toplumsal roller üzerinden tanımlayan herkes için düşündürücüdür. Armstrong’un sorgulaması, bireyin kendi değerini dış başarıların ötesinde araması gerektiğini hatırlatır.
  • İnanç ve azim metaforu: Pedal, yalnızca bisikleti değil, yaşamı sürdürme iradesini simgeler. Bu metafor, günümüzde zorluklarla mücadele eden bireyler için güçlü bir sembol hâline gelir.
  • Toplumsal bağlam: Armstrong’un hikâyesi, bireysel kahramanlık anlatısının ötesinde, dayanışma ve destek ağlarının önemini gösterir. Aile, arkadaşlar ve toplumun desteği olmadan bu yolculuğun mümkün olmayacağını vurgular.

Lance Armstrong

Lance Edward Armstrong, 18 Eylül 1971’de Texas’ın Richardson kentinde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarında babasının aileyi terk etmesiyle annesi Linda ile güçlü bir bağ kurdu. Küçük yaşlardan itibaren yüzme ve triatlonla spora başladı; olağanüstü dayanıklılığı onu kısa sürede bisiklet sporuna yönlendirdi. 1992’de Motorola takımıyla profesyonel bisikletçi oldu ve 1993’te Dünya Yol Yarışı Şampiyonası’nı kazanarak adını duyurdu.

1996’da henüz 24 yaşındayken hayatının en büyük sınavıyla karşılaştı: dördüncü evre testis kanseri teşhisi kondu ve hastalık akciğerlerine ve beynine metastaz yapmıştı. Doktorların yalnızca yüzde kırk yaşama şansı verdiği bu dönemde Armstrong, yoğun kemoterapi ve ameliyatlarla mücadele etti. Bu süreç onun için yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir savaş anlamına geliyordu. Tedaviden sonra pes etmedi; 16 ay içinde bisiklet yarışlarına geri döndü ve kısa süre içinde Tour de France’ın zirvesine çıktı. 1999’dan 2005’e kadar art arda yedi kez bu zorlu yarışı kazanarak tarihe geçti.

Ancak kariyerinin zirvesi aynı zamanda en büyük düşüşünün başlangıcı oldu. 2012’de ABD Anti-Doping Ajansı, Armstrong’un yıllarca sistematik doping yaptığını açıkladı. Tüm Tour de France zaferleri elinden alındı ve profesyonel bisikletten ömür boyu men edildi. 2013’te Oprah Winfrey’e verdiği röportajda doping yaptığını kabul etti.

2013’ten sonra Armstrong’un hayatı, profesyonel bisikletin dışında iş, medya ve sosyal projeler üzerine kurulu. Spor kariyerindeki düşüşüne rağmen, kanserle mücadelesi ve hayata tutunma öyküsü hâlâ güçlü bir sembol olarak anılıyor.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin