Kelebek Bahçesi

“Kalbin ritmi, hayatın en kırılgan melodisi; bazen en güçlü anımızda bile susabiliyor.”

—Yasemin Emre

Merhaba,

Bazı vedalar vardır, kelimelerin bittiği yerde başlar. Hele ki bu veda, tam da yeni bir yaşın heyecanıyla gün sayarken gelirse…

İlk göz ağrım, canım yeğenim Murat’ıma

17 yaşımda seni gördüğüm o ilk an demiştim ki: “Ne kadar güzel bir bebek.” Hayranlık içinde izlemiştim her hareketini. Ta ki ablam seni kucağıma verene kadar… Kucağımda sen boncuk gibi gözlerinle bakarken, o mis kokunu içime çekmiştim.

Canım 27 Mart 2026. 38 yaşını bitirmene sade üç gün kalmıştı. Biz senin yeni yaşın için heyecanla gün sayarken, öğleden sonra aldığımız o haberle dünyamız başımıza yıkıldı, seni yitirdiğimizi öğrendik.

Teyzem, kendimi nereye koysam olmadı. 38 yıl boyunca sana olan o derin can bağım, o sonsuz teyze şefkatim hiç eksilmedi. Sana dokunmaya kıyamazken, toprak incitmesin seni; sevginin koruduğu bir huzurla uyu. Arşivden bulduğum resimlerle, hislerimi kelimelere dökmek istedim. Sait Faik’in dediği gibi; “Yazmasaydım delirecektim…”

Hayatın En Sinsi Virajı: Spor Sonrası Gelen Sessizlik

Murat’ımız hayat doluydu, kendine bakardı, sporu çok severdi. Ama hayat bazen en beklemediğimiz yerden, en “sağlıklı” olduğumuzu düşündüğümüz andan vuruyor. Spordan çıktıktan sadece birkaç saat sonra, o hayat dolu kalbinin durduğunu öğrendik. Genç yaşta, spordan yeni çıkmış birinin kalp kriziyle aramızdan ayrılması, hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha yüzümüze çarptı.

Murat’ın ölümüyle eş zamanlı sosyal medyada önüme bir post düştü. O an akıl tutulması yaşadım… Videoda genç bir kadın egzersiz listesini göstererek “hastanelik olurum” diyordu. Antrenör ise duygudan yoksun bir şekilde “bir şey yok ki bunda” diyerek geçiştiriyordu.

Spor kültüründeki yanlış algı “Ne kadar ağır, o kadar iyi” mantığı hâlâ dolaşımda…

Bu acı kayıptan doğan farkındalık bize gösteriyor ki : Öngöremediğiniz farkındalıkta “Ölüm” var… İnsanın en acılı anında karşısına çıkan bu sorumsuz söylemler, sporun özünden ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor. Oysa sporun gerçek amacı sağlığı korumak ve geliştirmektir; ağır antrenmanla değil, bilinçli ve güvenli yaklaşımla hayatı güçlendirmek gerekir.

Antrenörlerin Sorumluluğu: Spor yapmak her ne kadar hayatın bir parçası olsa da; antrenörler yalnızca performansa değil, beden sağlığına da odaklanmalı. Bireyin kaldırabileceği yükü bilmeden ağır antrenman yaptırmak, sporun faydasını gölgeleyen ciddi bir risk oluşturur. Ayrıca kronik hastalıkları bilerek egzersiz listesi oluşturmak öncelik olmalı; çünkü sporun gerçek amacı sağlığı geliştirmek, hayatı güçlendirmektir.

Murat’ın bu sessiz gidişi, hepimiz için sarsıcı bir farkındalık oldu; bu farkındalık sizler için de hayatı yeniden düşünmeye vesile olsun.

Dünyanın Kapıları’ndan Sonsuzluğa…

Şimdi kulaklarımda senin için seçtiğim o melodi çınlıyor: Yedi Karanfil’den Dünyanın Kapıları… 

Şarkıda der ki: “Neresi sıla, neresi gurbet…” Murat’ın gidişi gösterdi ki, bazen en yakın bildiğimiz yer bile gurbet olabiliyor.

O kapıdan geçerken arkasında sadece sevgi, nota, iyilik ve henüz bir yaşına girmemiş bir evlat bıraktı.

Seni en sevdiğin notlarla uğurlarken; bu tarif edilemez acımızda bizleri yalnız bırakmayan; cenaze törenimize katılarak acımızı paylaşan, telefonla arayan, mesaj atan ve dualarını esirgemeyen tüm akrabalarımıza ve dostlarımıza ailemiz adına yürekten teşekkür ederiz. İyi ki varsınız.

Canım Murat’ım, seni çok seven ablan, arkadaşın, teyzen; her şeyin, her şeyim olarak sana veda ediyorum. İyi ki doğdun, iyi ki hayatımızdan geçtin güzel evlat. Melodilerin ve gülüşün hep kalbimizde…

Ruhun şad, mekanın cennet olsun.

Tüm sevgimle, Yasemin…

Yorum bırakın

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin