Eğer onlara ilginç bir şeyler söylersen umursarlar, tabi bunları içinden gelen doğal kelimelerle anlatırsan…
— William Zinsser
Merhaba
William Zinsser’ın Yazmak Üzerine (On Writing Well) kitabı, yazının gücüne ve sanatına dair çok önemli bir rehberdir. Kitap, yazma sürecini yalın ve net bir dille ele alır ve Zinsser’ın yazma konusundaki derin bilgisi, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli yazarlar için kıymetli bir kaynaktır. Kitabın ana teması, yazıların yalın, anlaşılır ve etkili olması gerektiği üzerine odaklanır.
Kitabın içeriği genellikle şu ana başlıklar etrafında şekillenir:
1. Yazının Temel İlkeleri:
Zinsser, yazının temel ilkelerinden bahsederken; açık, net, sade ve doğrudan bir dil kullanmanın önemine vurgu yapar. Yazının, karmaşık kelimeler ve süslü ifadelerle değil, doğru ve anlaşılır bir şekilde yapılması gerektiğini savunur.
Zinsser’a göre, “İyi yazmak, kötü yazmaktan kaçınmaktır.” Bu cümle, kitabın temel mottolarından biridir. Yazmaya başlamadan önce, kafa karıştıran veya gereksiz her şeyden arınmak gerektiğini belirtir. Bu, sadece bir dilin anlaşılabilirliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda yazının amacına daha hızlı ulaşmasını sağlar.
2. Yazının Sadeleştirilmesi:
Zinsser, yazmanın sanatının sadeleştirme olduğunu söyler. Yazıya başlamadan önce, düşünceleri temizleyip gereksiz olan her şeyi dışarıda bırakmak, güçlü bir yazının ilk adımıdır. “Sade” yazmak, her kelimenin bir amacı olması gerektiği anlamına gelir. Bu, yazıya güçlü bir odaklanma ve anlamlılık katar.
“Sadece başkalarına yazmıyorsunuz, kendinize yazıyorsunuz. Yazarken kendinizi buluyorsunuz.” Zinsser, yazarken yazara dair çok önemli keşifler yapılabileceğini anlatır. Bu, yazma sürecinin sadece başkalarına yönelik değil, kişisel bir keşif süreci olduğunu da ifade eder.
3. Yeniden Yazmanın Önemi:
Zinsser’a göre, yazının sihri aslında yeniden yazmada gizlidir. Bir metin yazıldıktan sonra, tekrar tekrar gözden geçirmek ve iyileştirmek, yazının kalitesini büyük ölçüde artırır. Yazmak yalnızca bir kerede mükemmel yapmak değildir, aksine yazıyı sürekli olarak geliştirmek, biçimlendirmek ve kusurlardan arındırmaktır.
Kitapta yer alan önemli bir ifade şu şekildedir: “Yazmak bir zanaattır ve zanaat da pratik yaparak gelişir.”
4. Yazının Sade ve Doğal Dili:
Zinsser, yazıların doğal olmasını savunur. Yazılı dil, doğallığından kopmamalıdır. Yazar, sadece başkalarını etkilemek için değil, düşüncelerini açık ve dürüst bir şekilde aktarmalıdır. Okuyucuya geçecek olan mesajın, yazarın kendi sesinden ve kimliğinden çıkması gerektiğini vurgular.
5. Kötü Yazma Alışkanlıklarından Kurtulmak:
Zinsser, kötü yazma alışkanlıklarından ve aşırı süslü dil kullanımından kaçınılması gerektiğine dair öğütler verir. Gereksiz sıfatlar, klişeler ve jargondan arınmış yazılar daha güçlü ve etkili olacaktır. Ayrıca, başkalarını etkilemek için kullandığımız süslü kelimeler, çoğu zaman yazının özünden sapmamıza neden olur.
6. Yazı ve Okur İlişkisi:
Zinsser, yazının okuyucuya saygı göstermekle ilgili olduğunu söyler. Yazarken, okuyucunun nasıl algılayacağı ve nasıl anlamlandıracağı da düşünülmelidir. Bu, yazıyı yazan kişi ile okuyucu arasında bir köprü kurar. Yazarın yazdığı dil, okurun da kolayca anlayabileceği bir dil olmalıdır.
7. Pratik ve Tecrübe:
Kitapta bir diğer vurgulanan tema da yazı yazmanın sürekli bir pratikle gelişmesidir. Yazma becerisi, zamanla gelişir ve her yazı bir sonraki için bir adımdır. Bu nedenle yazmaya devam etmek, hata yapmak ve onlardan ders çıkarmak, yazarı daha iyi bir yazar yapar.
Zinsser’ın kitabı, zaman zaman yazma becerileri üzerine kafa karıştırıcı ve karmaşık gözlemler yapan bir kaynak olabileceği gibi, aynı zamanda yazmanın kendisini sadeleştirmeye yönelik basit ama etkili bir yol göstericidir.
İyi Yazmak Üzerine Birkaç Kelime
Bir açıdan bu yeni akım hoş bir şey. Yazı yazma korkusunu azaltan her icat klima ve ampul kadar değerli. Ama her zamanki gibi bu işte de bir bit yeniği var. Bilgisayar kullanan yeni yazarlara yazı yazmanın özünü yeniden yazmanın oluşturduğunu kimse söylemedi. Akıcı yazabiliyor olmaları iyi yazıkları anlamına gelmiyor. Bu durum ilk olarak sözcük işlemcisinin çıkmasıyla ortaya çıktı. İki zıt şey oldu: iyi yazarlar daha iyi, kötü yazarlar daha kötü hale geldi. İyi yazarlar için bu, yeniden yazmaya gerek kalmadan cümlelerini ince eleyip sık dokuyabilecekleri —kesip, biçip, revize edip yeniden şekillendirebilecekleri bir hediye anlamına geliyordu. Yazmak birden çok kolay hale geldiği ve cümleleri ekranda çok hoş durduğu için kötü yazarlar da giderek daha çok gereksiz kelimeler kullanmaya başladılar. Böyle güzel duran cümleler nasıl mükemmel olmayacaklardı ki?
Elektronik posta, yavaşlamaya ya da geri dönmeye olanak sağlamayan, hazırlık yapmadan kullanılan bir araçtır. Günlük yaşamın bitmeyen düzeni için idealdir. Eğer yazı düzensizse çok da büyük bir sıkıntı yaratmaz. Ama şimdi iş dünyası çoğu işlemini elektronik posta üzerinden yürütüyor. Her gün insanlara ne yapmaları gerektiğini söyleyen milyonlarca elektronik posta atılıyor ve eğer bunlar düzgün yazılmazsa sıkıntı yaratır. Aynı şekilde kötü biçimde yazılmış bir web sitesi de buna yol açar. Yeniçağ, bütün elektronik becerisine rağmen hâlâ yazı tabanlı
İyi Yazmak Üzerine bir zanaat kitabı ve içindeki ilkeler 30 yıldır değişmedi. Sonraki 30 yılda yazmayı iki kat kolaylaştıracak ne gibi şeyler icat edilecek bilmiyorum. Ama biliyorum ki yazınının değerini iki kat arttıramayacaklar. Bunun için o zaman dahi eski usul düşünme E.B. White’ın kayıkhanesinde yaptığı gibi ve dilin sade araçları gerekecek.
Yazı, teknolojinin sunduğu kolaylıklarla bir araç olmaktan çıkıp, insana özgü bir sanat biçimine dönüşür. Her kelime, her cümle, yalnızca bir araç değil, bir düşüncenin, bir duygunun ya da bir anın yansımasıdır. Gerçek yazı, yalnızca düzenli değil, derinlemesine düşündürür ve hissettirir.
Yazmak Üzerine, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Yazmak Üzerine, günümüz dünyasında daha da büyük bir öneme sahip olmuştur. Dijital dünyada yazılı içerikler arttıkça, yazının kalitesi ve etkili iletişimi de önemli bir konu haline gelmiştir. Herkesin kolayca yazabileceği bir ortamda, Zinsser’ın sözleri, yazıyı sadece bir “işlem” olmaktan çıkarıp, bir sanat formuna dönüştürme amacını taşır.
Özellikle sosyal medya ve dijital platformlarda yazmanın gücü daha çok hissedilmektedir. Bu bağlamda, yazının kalitesine dikkat çekmek, içerik üreticilerinin yalnızca başkalarına sesini duyurmakla kalmayıp, etkili bir şekilde ifade etmelerini de sağlar.
Kitap, yazma sürecinin sadece teknik değil, aynı zamanda düşünsel bir yolculuk olduğunun altını çizer. Yazma korkusuyla mücadele etmek, yeni bir yazarın özgüvenini kazanmasını sağlarken, aynı zamanda herkesin iyi yazılara sahip olabileceği bir dünyayı mümkün kılar.
Sonuç olarak, Zinsser’ın Yazmak Üzerine kitabı, yazma yolculuğunda bir rehber, aynı zamanda doğru yazmanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatan bir kaynak olmaktadır. Yazıyı doğru, sade ve etkili bir şekilde yapmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser olarak kalmaya devam edecektir.
William Zinsser Hayatı ve Kariyeri
William Zinsser (1922-2015), Amerikalı yazar, gazeteci ve yazı öğretmeni olarak tanınır. Özellikle “Yazmak Üzerine” (On Writing Well) adlı eseriyle tanınan Zinsser, yazma sanatı üzerine derinlemesine bilgiler sunan bir otoriteydi. Hem yazı yazmanın teknik yönlerini hem de yazma sürecinin duygusal ve yaratıcı yönlerini ele alarak, yazının gücüne dair birçok önemli içgörü ortaya koymuştur. İşte William Zinsser’ın hayatı ve kariyeri hakkında daha ayrıntılı bilgiler:
Erken Yaşam ve Eğitim:
William Zinsser, 1922 yılında New York’ta doğdu. Harvard Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, gazetecilik kariyerine atıldı. Zinsser, kısa süre sonra gazete ve dergilerde yazarlık yapmaya başladı, burada onun yazma yeteneği hızla fark edildi. Zinsser, yazma tutkusunun yanı sıra, aynı zamanda güçlü bir öğretmendi. Hayatının büyük bir kısmını yazı öğretmenliği yaparak geçirdi.
Kariyer Başlangıcı: Zinsser, gazeteci olarak kariyerine New York’ta başladı ve The New York Herald Tribune gibi büyük gazetelerde çalıştı. Ayrıca Life Magazine gibi ünlü dergilerde de yazılar yayımlandı. İlk kitaplarını yazmaya başladığı yıllarda, aynı zamanda yazı öğretmenliği yapmaya da başladı. New York’ta birçok üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yaptı, ancak en çok bilinen öğretmenlik alanı Yazma Sanatı üzerineydi. Zinsser, yazarlara basit ve anlaşılır bir dilde nasıl yazabileceklerini öğretmeye çalışıyordu.
Yazarlık Kariyeri: Zinsser’ın kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, 1976’da yayımlanan “On Writing Well” adlı kitabıydı. Bu kitap, yazma üzerine yazılmış en kapsamlı ve etkili rehberlerden biri olarak kabul edilir. Kitap, yazma sürecinin temel ilkelerini açıklar, sade ve etkili yazı için önerilerde bulunur, aynı zamanda yazma psikolojisini de ele alır. Zinsser, “Yazmak, düşüncenin aktarılmasıdır” diyerek, yazmanın sadece bir teknik değil, bir düşünsel süreç olduğunun altını çizer.
“On Writing Well” 1976 yılında yayımlandıktan sonra büyük bir başarıya ulaştı ve dünyanın dört bir yanında yazarlara ilham verdi. Kitap, zaman içinde yazarlık mesleğini öğrenmek isteyen herkese hitap eden bir klasik haline geldi.
Zinsser, yazılı iletişimi ve dilin gücünü savunan bir yazardı. Düşüncelerini net ve sade bir biçimde aktarmak, yazılarının temel ilkesiydi. Kitapta ve derslerinde sıkça vurguladığı şey, gereksiz süslü dil kullanımından kaçınılması gerektiği ve her kelimenin bir amacının olması gerektiğiydi.
Diğer Eserleri: Zinsser, “On Writing Well” dışında, çeşitli yazı türlerine dair birçok eser yazdı. “Writing to Learn” (Öğrenmek İçin Yazmak) ve “The Writer Who Stayed” (Kalan Yazar) gibi kitapları da eğitim dünyasında etkili olmuş ve yazı yazma pratiğine dair farklı bakış açıları sunmuştur.
Yazma Üzerine Felsefesi: Zinsser’ın yazma konusundaki felsefesi çok açıktı: Yazı, hem yaratıcı hem de teknik bir süreçtir. Yazarken, kişinin içindeki doğal sesi bulması gerektiğini savunur ve yazının doğal, sade bir şekilde yazılması gerektiğini vurgular. İyi bir yazı, sadece kelimeleri doğru bir biçimde kullanmakla kalmaz, aynı zamanda okurun düşüncelerini de şekillendirir.
On Writing Well’de, yazma sürecine dair birçok öneri sunar. Bu önerilerden bazıları şunlardır:
- Yazarken sade olun: Yazınızı karmaşık kelimelerden ve uzun cümlelerden arındırarak daha anlaşılır hale getirin.
- İçinizdeki sesi bulun: Yazılarınızda doğal bir ses kullanmaya çalışın; süslü, zorlayıcı cümlelerden kaçının.
- Yeniden yazmayı unutmayın: Yazı bir defada mükemmel olmayacaktır. Yeniden yazma süreci yazıyı geliştirmenin en iyi yoludur.
Son Yılları ve Mirası: Zinsser, hayatının son yıllarını yazarlık ve öğretmenlik yaparak geçirdi. Kitapları ve yazıları, hala günümüzde pek çok yazar tarafından ders olarak okutuluyor. Zinsser, yazma üzerine konuşmalar yaparak, gazetecilere ve yazarlara, yazının basit ama etkili bir şekilde nasıl yapılması gerektiğini anlatmaya devam etti.
2015 yılında hayatını kaybeden Zinsser, ardında yazının gücüne dair paha biçilmez bir miras bıraktı. Yazma hakkındaki görüşleri, yazı dünyasında ve eğitim alanlarında hâlâ etkisini sürdürmektedir.
William Zinsser, yazı yazma dünyasında önemli bir figürdür. Hem kendi eserleriyle hem de yazma üzerine geliştirdiği öğretici bakış açılarıyla, yazma sanatına katkıda bulunmuş ve bu alanda kalıcı bir miras bırakmıştır. Zinsser’ın yazma üzerine yazdığı kitaplar, sade ve etkili yazı arayışında olan herkes için yol gösterici olmuştur. Yazma sürecini sadeleştirerek okura daha derinlemesine bir etki yaratmayı başarmıştır.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın