Daha az istek, daha fazla mutluluk getirir…

-Seneca

Merhaba

Sade hayat ya da basit yaşam tarzı, sürdürülebilir ve doğal bir yaşamı hedefler. Sade yaşam, kişinin “isteği” değil, “ihtiyaçları” ile şekillenen bir hayat tarzıdır. Böylelikle doğanın ve hayatın kontrolsüzce sömürülmesinin önüne geçilecektir. Genellikle sofuluk, çilecilik olarak algılansa da bu yaşam tarzının önemli getirileri vardır. Dışarıdan bakıldığında yoksul görünen bu yaşam tarzının zenginliğini açıklayalım.

Basit ya da sade derken iyi veya kötü nitelendirilmesi kast edilmez. Bu ifadeler, hayatın yaşanabilirliğini ve anlaşılabilirliğini anlatmak için kullanılır. En genel ifadeyle “sade yaşam tarzı, yüklerden arınmış bir yaşamdır.” Şehrin içinde sürdürülen sade yaşamlar vardır, ancak birçok bilge kişinin bahsettiği gerçek sade hayat doğadadır. Şehir, aslında böyle bir tarzın düşmanıdır.

Doğayla Bütünleşmek:

Temel özellikler: hiçbir şeye zarar vermemek, ihtiyacın kadarını kullanmak ve “öteki” ile bütünleşmektir. Böyle bir hayata niyetlenen kimse, diğer canlıları özümsemiştir. Her şeyin ortaklığını görmüştür. Sade ya da basit insan, gereksiz statülerden ve sadece yük olan modern takıntılardan sıyrılmıştır. Belki de en kestirme anlatımla, felsefi yaşam tarzını benimsemiştir denebilir.

Felsefenin Işığında Basit Yaşam:

Felsefe de sorgulama ve açıklama istiyordu. Basit yaşamak, hayatı açıklamaktır. Modernite dediğimiz anlamsız ölüm yarışındansa, canlılığa dönüştürür. Basit bir yaşam sürmek için bunu istemek yeterlidir. En basit başlangıç hemen bulunduğunuz yerde yapılabilir. Az çöp çıkarmak, az enerji tüketmek, ihtiyacımız kadarını almak hemen yapılabilir. Dünyanın uzak yerlerine gitmemek, hemen yakınımızdaki harikaları keşfetmek yapılabilir. Beton yığınlarına milyonlarca lira verip kalabalık yalnızlığa girmek yerine, bahçeli evlerimiz olabilir. Günün 12-13 saati stres yaşayıp akşam da betonun içinde hapsolmak yerine, 24 saat doğayla iç içe kalıp kendi yiyeceğimizi yetiştirmek güzel bir gerçektir. Şehirde hayatlar katletmek yerine, doğada hayatı var edebiliriz.

İçsel Temizlik ve Felsefi Derinlik:

Sadeleşmek, sadece fiziksel nesnelerle değil, zihinsel ve duygusal yüklerle de ilgilidir. İçsel sadeleşme, insanın hem bedenen hem de ruhsal olarak hafiflemesi, gereksiz düşünceler ve duygusal yüklerden arınmasıdır. Bu, yalnızca dışarıdaki karmaşayı düzenlemek değil, aynı zamanda içsel huzuru bulmaktır. Zihnimizdeki fazlalıkları temizlediğimizde, dünyaya bakış açımız da sadeleşir ve doğayla daha derin bir bağ kurarız. Bu sadeleşme, yalnızca yaşadığımız dünyayı değil, kendi iç dünyamızı da anlamamıza yardımcı olur.

Felsefe ve Yaşam:

Kısaca, yaptığınız her eylemin felsefe tarafından açıklaması vardır. Basit yaşam, aslında felsefenin özüdür; yaşamı anlamak ve hayatın ne kadar sadeleştirilebileceğini keşfetmek için bir yolculuktur.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin