Biz gölgeler, kusur işlediysek eğer. Şöyle düşünün ve bizi hor görün; Bu hayaller görünürken sahnemiz de, siz de biraz kestirdiniz yerinizde…

— William Shakespeare

Merhaba,

William Shakespeare’in oyunları, insan ruhunun derinliklerine inme gücü ve çağlar ötesi temalarıyla dört yüz yılı aşkın süredir izleyicileri ve okurları büyülemeye devam ediyor. Bu eserler arasında Bir Yaz Gecesi Rüyası (A Midsummer Night’s Dream) ise, aşkı, hayal gücünü ve toplumun çeşitli katmanlarını aynı sahnede ustalıkla buluşturmasıyla ayrı bir yerde durur.

Aşk, Kaos ve Fantezinin İç İçe Geçtiği Bir Dünya

Yüzeyde bir aşk hikâyesi gibi görünse de, Bir Yaz Gecesi Rüyası, aşkın ne kadar değişken, karmaşık ve çoğu zaman da kontrol edilemez bir duygu olduğunu gösteren bir yapıt. Oyunda birbirini yanlış anlayan, büyülerin etkisiyle âşık olan ya da aşkları karşılıksız kalan dört gencin hikâyesi, periler dünyasının müdahalesiyle fantastik bir karmaşaya dönüşür.

Ancak Shakespeare yalnızca büyülü bir aşk anlatısı sunmaz. Aynı zamanda bu aşk oyununu bir yansıma aynası gibi kullanarak izleyicilere dönemin toplumsal ilişkilerini, evlilik kurumunu ve bireyin arzularını sorgulatır.

Gerçek mi, Rüya mı?

Oyunun başlığındaki “rüya” vurgusu boşuna değildir. Periler ormanı, zamanın ve mantığın askıya alındığı bir alandır. Gerçeklik ile hayal arasındaki çizgi bulanıklaşır. Shakespeare burada izleyicisine şunu sorar gibi görünür: “Aşk dediğiniz şey ne kadar gerçektir? Ya yaşadığınız şey sadece bir rüyaysa?”

Bu temayla Shakespeare, rüya hâlini hem bir edebi araç hem de insan psikolojisinin bir yansıması olarak işler. Aşk, tıpkı rüyalar gibi tutarsızdır, dönüşebilir, kontrol edilemezdir.

Soylulara Mizah, Topluma Taşlama

Shakespeare bu oyununda, zamanının amatör tiyatrocularına, özellikle de “zanaatkâr oyuncular”a dair ince bir hiciv de ekler. Pyramus ve Thisbe adlı “oyun içinde oyun” bölümü, dönemin tiyatro pratiklerine dair eğlenceli ama keskin bir parodidir.

Bu sahnede sahneye çıkmaya çalışan sıradan halk oyuncuları, hem tiyatro sanatına duyulan saygıyı sorgulatır hem de izleyiciye kendi önyargılarını fark ettirir. Shakespeare, hem soylulara hem sıradan halka hem de sanatın kendisine dair dürüst ama mizahi bir ayna tutar.

Ne Zaman Yazıldı?

Oyunun kesin yazılış tarihi bilinmemektedir. Ancak araştırmacılar, Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın büyük ihtimalle 1594–1596 yılları arasında yazıldığını belirtirler. Bu dönemde İngiltere’de birçok aristokrat düğünü gerçekleşmiştir ve oyunun, bu düğünlerden biri için sipariş üzerine yazılmış olabileceği düşünülmektedir.

Shakespeare’in eserlerinde sıkça yaptığı gibi, bu oyunda da dönemin doğa olaylarına, sosyal atmosferine ve hatta politik gelişmelerine üstü kapalı göndermeler bulunur. Bu da araştırmacılara yazılış tarihini tahmin etme konusunda ipuçları sunar.

Bir Yaz Gecesi Rüyası, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Bir Yaz Gecesi Rüyası, zamansız bir anlatıdır. Aşkın karmaşıklığı, hayal gücünün gücü ve toplumsal rollere dair hiciv, hâlâ güncelliğini korur. Aynı anda hem bir peri masalı, hem toplumsal taşlama, hem de insanlık hâlleri üzerine derin bir düşünmedir.

Shakespeare’in en çok sahnelenen oyunlarından biri olmasının nedeni de budur: Hangi çağda okunursa okunsun, insan doğasına, arzuya, mantıksızlığa ve eğlenceye dair evrensel bir şeyler söyler.

Shakespeare’in bu komedyası, yalnızca eğlenceli bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmaz. Aynı zamanda aşkın doğası üzerine düşündürür, bireyin toplumla ve kendi arzularıyla yaşadığı çatışmaları gösterir, hayal gücünün dönüştürücü gücünü hatırlatır.

Bugün bile bu eserin sahnelendiği her yerde izleyiciler büyüleniyorsa, bunun sebebi yalnızca periler ya da büyüler değil; Shakespeare’in insan kalbine tuttuğu eşsiz aynadır.

William Shakespeare Hayatı ve Kariyeri

William Shakespeare, 23 Nisan 1564’te İngiltere’nin Stratford-upon-Avon kasabasında doğdu. Ailesi, yerel tüccar John Shakespeare ve Mary Arden’den oluşuyordu. Ailesi, onun eğitimine büyük önem verdi. Shakespeare’in çocukluk yılları hakkında fazla bilgi olmasa da, muhtemelen Stratford’daki King’s New School’da klasik eğitim almış ve Latince, edebiyat, tarih gibi derslerde başarılı olmuştur.

Gençlik Yılları ve Evliliği: Shakespeare, 18 yaşında, kendisinden 8 yaş büyük Anne Hathaway ile evlendi. Evliliklerinden üç çocukları oldu: Susanna, ve ikizler Hamnet ile Judith. Hamnet, 11 yaşında hayatını kaybetti. Genç Shakespeare’in evliliği ve ailesi, hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Ailesinin yaşamı Londra’dan uzakta, Stratford’da devam ederken, Shakespeare’in kariyeri hızla Londra’da şekillendi.

Londra’ya Göç ve Tiyatroya Adım Atış: Shakespeare’in Londra’ya ne zaman gittiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, 1580’lerin sonlarına doğru Londra’ya yerleştiği tahmin edilmektedir. 1592’de ismi, dönemin ünlü eleştirmenlerinden Robert Greene tarafından yazılı bir şekilde anıldığında, Shakespeare’in tiyatro dünyasında varlık göstermeye başladığı anlaşılmaktadır. Shakespeare, önce aktör olarak sahneye çıkmış, ardından da oyun yazarlığına yönelmiştir.

Globe Tiyatrosu ve Başarı: 1594 yılında Shakespeare, Lord Chamberlain’s Men adlı tiyatro topluluğuna katıldı ve burada hem yazar, hem oyuncu, hem de finansal ortak oldu. 1599’da ise Globe Tiyatrosu’nu kurarak, eserlerinin birçoğunun ilk kez sahnelendiği yeri yaratmış oldu. Globe Tiyatrosu, o dönemde Londra’nın en prestijli tiyatrolarından biriydi.

Eserleri ve Edebiyatı: Shakespeare’in yazdığı 37 oyun, 154 sone ve birkaç şiir bulunmaktadır. Oyunları genellikle üç ana türde sınıflandırılabilir: trajedya, komedi ve tarihî dramalar. Başlıca eserleri arasında Hamlet, Othello, Macbeth, Kral Lear (trajedi); Bir Yaz Gecesi Rüyası, Venedik Taciri (komedi); Richard III, Henry IV (tarihî oyunlar) yer alır. Eserlerinde, insan doğasının karmaşıklığını, tutku ve zaafları derinlemesine keşfeder. Shakespeare, toplumsal yapıları, iktidarı, aşkı, ihaneti ve kimlik arayışlarını işler.

Ölümü ve Mirası: William Shakespeare, 23 Nisan 1616’da, 52 yaşında hayata veda etti. Stratford-upon-Avon’daki Holy Trinity Kilisesi’ne defnedildi. Ölümünden sonra eserleri, hem İngiltere’de hem de dünya çapında büyük ilgi gördü. Shakespeare’in dildeki yenilikleri, karakter derinliği ve evrensel temalarla insan doğasının çözümlemesi, onu sadece dönemin değil, tüm zamanların en büyük edebiyatçılarından biri yapmıştır.

Günümüzdeki Yeri: Shakespeare’in eserleri günümüzde hâlâ dünyanın dört bir yanında sahneleniyor. Oyunlarının dili ve temaları, zamanın ötesinde bir evrenselliğe sahip. Shakespeare, tiyatroda modern dramayı şekillendiren ve edebiyat dünyasına sonsuza dek damgasını vuran bir figürdür. Eserleri, sinema, edebiyat, müzik ve sanat dünyasında sayısız kez yeniden yorumlanmış ve ilham kaynağı olmuştur.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz..

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin