“Efendiler uyanın! Sınırlı inançlarınız, sınırlı bilinciniz var oldukça bir illüzyonu kovalamış olacaksınız…”

— Ramtha

Merhaba

Bu ifade, bilinç, inanç sistemleri ve gerçeklik algısı üzerine derin bir sorgulama içeriyor. Sınırlı inançlar ve bilinç, bireyin dünyayı nasıl algıladığını ve yaşamını nasıl şekillendirdiğini belirler. Eğer bir kişi, yalnızca kendisine öğretilenlerle sınırlı kalırsa, gerçekliği tam anlamıyla kavrayamayabilir ve bir illüzyonun içinde yaşamaya devam edebilir.

Bu tür ifadeler, genellikle felsefi ve spiritüel öğretilerde karşımıza çıkar. Ramtha’nın öğretileri, bilincin genişletilmesi ve özgür düşüncenin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşır. Günümüzde, bilgiye erişimin artması ve bireysel farkındalığın yükselmesi, insanların kendi inanç sistemlerini sorgulamalarına ve daha geniş bir perspektiften bakmalarına olanak tanıyor.

Eşruhlar Bölümleri

Ramtha 1978’den bu yana, JZ Knight’ın bedenini bir kanal olarak kullanarak üç yüzden fazla halka açık oturum yapmıştır. Bu oturumların amacı “İnsanlık denen rüyaya dalmış bulunan tanrıları uynadırmak”tır. 1985’den önce oturumlar, soru-yanıt şeklinde yapıldıklarından onlara “Diyaloglar” adı veriliyordu. 1985 yılı başlarında Ramtha, daha ileri öğretiler sunabilmek amacıyla “Yoğun Günleri” başlattı.

Ramtha’nın “Yoğun Günleri” serisine ait EŞRUHLAR’ı okumadan önce RAMTHA’yı okumak her ne kadar zorunlu değilse de bu kitapta sunulanları daha iyi değerlendirilmesi açısından yararlı olacaktır.

RAMTHA adı tüm eserlerin başlığında yer alır. Burada kastedilen, Ramtha’nın temel eseri olan Beyaz Kitap’tır. Bu kitabı okumak, Eşruhlar’da sunulan öğretileri daha iyi değerlendirmek açısından yararlı olacaktır.

  • İnsan Tanrı’dan ayrı değildir, kendi ilahiliğini fark etmelidir.
  • Düşünce yaratıcıdır; bilinçle gerçeklik şekillenir.
  • Dogmalardan özgürleşmek ve bilincin genişlemesi ruhsal yolculuğun temelidir.

Yoğun Günler metninde Tanrı olmayı öğreneceksiniz. Bu da eşruhunuzun, sonsuz yaşamın güzelliğini kavrayabilmesini mümkün kılacak. Burada uyanmayı öğreneceksiniz —birlikte…” — Ramtha

  • Cuma, Sabah Oturumu 10 Ocak 1986
  • Cuma, İkindi Oturumu 10 Ocak 1986
  • Cumartesi, Sabah Oturumu 11 Ocak 1986
  • Cumartesi, İkindi Oturumu 11 Ocak 1986
  • Pazar, Sabah Oturumu 12 Ocak 1986
  • Pazar, İkindi Oturumu 12 Ocak 1986

Duvall -Debra

Terra’da (Terra” genellikle yeryüzünü, yani Dünya’yı simgelemek için kullanılan bir kavramdır) kara üzerinde bir kadın ve bir erkek için ilk yaşamları başlıyordu. Bu, tüm yaratıcı varlığını alçaltarak ikiye bölünen ve böylece insanlık serüvenini deneyimleyecek olan bir tanrının ilk gelişiydi.

Tanrının ikiye bölünmesi: Varlıklardan birinin adı Duvall- Debra Badu idi. İki kısım, bunların tek haldeki birleşmelerini, bir olmalarını ifade ediyor. “Badu” da “Tanrı özünden” demektir.

Duvall–Debra Badu: Duvall- Debra erkek cinsindendi, bilimsel anlayışa göre pozitif elektrik yükünden yapılmıştı.

Debra-Duvall Badu: Aynı tanrı tarafından yaratılan Debra-Duvall ise bir kadın. Negatif elektrik yükünden yapılmış bir kadın.

Çünkü bir tanrı başka bir tanrının bu katta bedenlenmesini sağlamak üzere “tohumunu” ancak kendini bölerek, hem pozitif hem de negatif elektrik yükü haline geçtiği zaman atabilir.

İlk tekamül: Terra üzerindeki ilk tekamüllerinde, ilk yaşamlarında, hem Duvall hem de Debra salt düşünceyi geliştirebilmeleri bakımından çok güçlüydüler.

Eşruhunuz sizin öteki yarınızdır

“Eşruh” ya da “öteki yarımız” fikri, hem mitolojik hem de ezoterik öğretilerde insanın birlikten ayrılıp yeniden birleşme arayışı olarak anlatılır.

Büyük sorular:

  • Başlangıçta birlikte yaratıldığımız eşruhumuzdan (öteki yarımızdanzamanla nasıl ayrıldık?
  • Yeniden nasıl birleşebiliriz?

Başlangıçta hepiniz eşruhunuzla birlikte yaratıldınız. Eşruhunuz sizin öteki yarınızdır. Herkesin bir eşruhu vardır. Siz ve eşruhunuz sonsuza dek birbirinize bağlısınız. Aslında ikiniz, olağanüstü bir yolculuğa çıkmış tek bir tanrısınız. Hem kadın hem de erkek olarak bedenlenmiş tek bir tanrı…. İkiniz daima bir tekliği, bu bütünlüğü, ne kadın ne de erkek olmayan ama her ikisi de olan bu bütünlüğü temsil edersiniz. On milyon yıldan beri de bu alemi birlikte deneyimliyorsunuz. Madde alemini deneyimlemek ve insan ırkını meydana getirmek üzere birlikte yaratılan eşruhlar, dini dogmaların oluşturduğu toplumsal bilincin kadını alçaltması ve cinsel olarak aşağılaması sonucu birbirlerinden ayrıldılar. Onların yeniden bir araya gelmelerini tek bir güç sağlayabilir…

  • Siz neyin peşindesiniz? Olmadığınızı düşündüğünüz kişi olarak hissetmenizi sağlayacak birinin mi?

eş ruhlarınızı Nasıl bulacaksını?

Gelelim eş ruhlarınızı bulmanıza. Kendinizi sevmeye başlar ve kötü bir şekilde sızdıran boşlukları tıkamayı becerirseniz, eşruhunuzu bir mıknatıs gibi kendinize çekersiniz. Aynaya bakıp da gördüğünüzü severseniz biliyorsunuz güzelliğiniz aslında görünmeyendir, o zaman boşlukları doldurursunuz. Geceleri korkmadan uyuduğunuzda boşlukları doldurursunuz. Sokakta yürüyüp de cinsel olmamayı başarırsanız boşlukları doldurursunuz. Ne kadar çok boşluk doldurursanız ve kendi kendinizi ne kadar yakından tanırsanız o muhteşem varlığı kendinize doğru o denli kuvvetle cezbedersiniz. Kendinizi sever ve varlığınızı yüceltirseniz eşruhunuz da yücelecektir. Siz ikiniz aynı ruhu ve aynı bilgeliği paylaştığınız İçin bu bilgiler eşruhunuza da erişecektir.

Kendinizi sevmek yoluyla mesih olursunuz. İçinizdeki mesih uyandığında eşruhunuz da aynı titreşimi duyar. Bu da ikinizin kusursuz TEK haline dönmeniz sürecinin başlamasıdır.

bundan sonraki ders “İçsel Bütünlüğün Aynası”

Şimdi bundan sonraki dersten söz edelim. Size kusursuz bir ayna göndereceğim ; hiç delikleri olmayan bir akis, sizin kendinizi seven halinizin aksi… Eğer güvensizlik duyuyorsanız, korkuyorsanız, kendinizi sevmiyorsunuz demektir. Ben de size bu rüyanın ötesine geçen bir vizyon göndereceğim; bu vizyonda kendinizi güvenli ve korkusuz bir varlık olarak göreceksiniz.

Bazılarınız hala o aynayı bekliyor. Aynayı görmüş olanlarınızı bir adım daha ileri götüreceğim. Size parlaklığınızın her davranışını aksettiren bir yansıtıcı göndereceğim. Bu kata geldiğinizden beri böyle bir ayna görmediniz. Bu ayna bilgeliğin hazinesi ile yüklüdür.

“Size çok çeşitli dersler gelecek. Onlara katlanmak zorundasınız.” — Ramtha

Eşruhların Ortak Uyanışı: “Aldığınız Her Nefes Tanrı’dır”

Uyananlarınız için söylüyorum: Öğrendiklerinizi ruhunuzda hissetmeye başlıyorsunuz ve eş ruhlarımız da her neredeyseler, bu yüce öğretilerin parıltısını hissetmeye başlıyorlar. İçlerinde bir eksiklik duyuyor ve istiyorlar. Ne olduğunu bilmiyorlar. fakat. kendilerini daha iyi hissetmeye başlıyorlar. Neden olduğunu bilmiyorlar ama öyle hissediyorlar. Duyguları onlarla paylaşıyorsunuz. Böylece, eşruhlarınızın ruhları da bu anlayışı kazanıyor ve onlar da uyanıyorlar. Çok kısa bir zaman sonra, nedensiz bir şekilde onlar da kendi yaşamlarından sorumlu olduklarını anlayacaklar ve bu gerçek onları özgür kılacak. Özgür! Bir kuş gibi uçup gitmek için mi özgür? İlle de öyle değil! Ama, dogmadan, “bilincin genişlemesini” önleyen dogmadan kurtulmak şeklinde özgür. Sizin sayenizde onlar da uyanıyorlar. Onlar da tepki veriyorlar; her tepki verdikleri an, siz onların yoğunluğunu hissediyorsunuz. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş oluyorsunuz! Anlıyor musunuz? Çünkü, siz ikiniz her şeyi paylaşırsınız. İlk bölündüğünüzden beri birbirinizi hiç görmemiş olsanız bile, başlangıçtan beri her şeyi paylaştınız!”

Cumartesi, Sabah Oturumu 11 Ocak 1986, (S.61), Ramtha

Yazarın Notu:

Bu metin, eşruhların birbirinden ayrı görünseler bile aslında her deneyimi birlikte yaşadıklarını ve birinin uyanışının diğerini de özgürleştirdiğini anlatır. Burada özgürlük, dogmalardan kurtulmak ve bilincin genişlemesine izin vermek olarak tanımlanır.

“Eşruh” kavramı, ruhsal yolculukta birlikte öğrenen ve gelişen ruhları ifade eder. Metin, eşruhların birlikte “uyanmayı” öğrenebileceğini vurgular. “Tanrı olmayı öğrenmek” ifadesi ise Ramtha’nın öğretilerinde sıkça geçen “insanın kendi ilahiliğini fark etmesi” temasına işaret eder. Yani eşruhların birlikte çalışarak sonsuz yaşamın güzelliğini kavrayabileceği anlatılır.

Ramtha’nın Terra anlatısı ile Adem ve Havva miti arasında güçlü paralellikler vardır:

Benzerlikler:

  • İlk kadın ve erkek: Terra’da Duvall–Debra ve Debra–Duvall, insanlığın başlangıcını temsil eder. Adem ve Havva da aynı şekilde “ilk insan çifti” olarak görülür.
  • Tanrısal köken: Ramtha’da Tanrı kendini ikiye bölerek kadın ve erkek formunda bedenlenir. Adem ve Havva’da Tanrı insanı yaratır; Havva da Adem’den türetilir. İkisinde de insanın kökeni ilahi bir eyleme dayanır.
  • Dualite (ikilik): Ramtha’da pozitif–negatif elektrik yükleriyle anlatılan ikilik, Adem ve Havva’da erkek–kadın karşıtlığıyla sembolize edilir.
  • İlk deneyim/serüven: Terra’da bu çift “ilk tekamül” yolculuğunu başlatır. Adem ve Havva’da ise “cennetten düşüş” ile insanlık serüveni başlar.

Farklılıklar:

  • Amaç: Ramtha’da bölünme, insanlığın bilinç ve düşünce gelişimini başlatmak için olur. Adem ve Havva’da ise hikâye daha çok itaat, günah ve özgür irade temalarıyla örülüdür.
  • Sembolizm: Ramtha’da elektrik yükleri (pozitif/negatif) kozmik dualiteyi temsil eder. Adem ve Havva’da ise “yasak meyve” ve “cennet” sembolleri ön plandadır.

Ramtha’nın Terra anlatısı ile Adem ve Havva miti aynı arketipi paylaşıyor: insanlığın başlangıcı, kadın ve erkek olarak ikiye bölünmüş ilahi öz. Ancak Ramtha bunu bilinç ve evrim üzerinden açıklarken, Adem ve Havva miti daha çok ahlaki ve teolojik bir çerçeve sunuyor.

İçinizdeki Mesih

İçinizdeki mesih tümüyle ortaya çıkmadan büyük bir savaş verilecek. Ona Mahşer denir. Mahşer, varlığınızın tanrısı ile çarpıtılmış benliğinizin, egonuzun savaşıdır. Silahlarla yapılan maddesel bir savaş değildir. İçinizde meydana gelen bir savaştır. Bu savaşta mesih öne çıkacak ve kazanacaktır. Eğer egonuz kazansaydı mutlaka ölürdünüz; ama sadece maddesel bedenin ölümü olur.

“Mahşer, sözünü ettiğim ilahi olmak ateşidir; hepiniz bu ateşten geçeceksiniz. Mahşer, benliğinizle yaptığınız bir savaştır; sizin kendinizi yüce bir zaferle fethetmenizdir. Mesih öne çıkar ve beyniniz açılır. O zaman sonsuz hayat ütopyası gerçekleşir. Sonsuz hayat, tekrardoğuş anlamına gelmez; tekrardoğuş, tekrarlamadır. Sonsuz hayat, ebediyen şimdiyi yaşamaktır; anlamı budur.” — Pazar, Sabah Oturumu 12 Ocak 1986, Ramtha

Hepinizin çok arınma yapması gerekli. Artık sizin ve eşruhunuzun ruhlarınızla duygu alış verişi yaparak bilgelik kazanabileceğinizi bildiğinize göre, bu idraki arınma sürecinizde kullanabilirsiniz. Böylece mesih de ortaya çıkabilir.

Eş Ruhlar, Ramtha, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. “Ramtha – Eşruhlar”, insan ruhunun derinliklerini ve eşruh kavramını ele alan önemli bir eser olarak kabul edilir. Kitap, insanların başlangıçta eşruhlarıyla birlikte yaratıldığını ve bu ruhsal bağın zamanla toplumsal bilinç tarafından ayrıştırıldığını savunur.

  • Ruhsal Bağlar ve Aşk: Kitap, eşruhların birbirine sonsuza dek bağlı olduğunu ve bu bağın evrensel bir gerçeklik taşıdığını öne sürer. Günümüzde, ilişkilerde derin bağlar ve ruhsal uyum arayışı içinde olanlar için ilham verici olabilir.
  • Toplumsal Bilinç ve Ayrışma: Ramtha, dini dogmaların ve toplumsal normların kadın ve erkek arasındaki ruhsal bağı zayıflattığını ifade eder. Günümüzde, toplumsal cinsiyet rolleri ve ilişkiler üzerine yapılan tartışmalarla bağlantılıdır.
  • Kişisel Gelişim ve Farkındalık: Kitap, insanın kendi ruhsal yolculuğunu anlaması ve içsel gücünü keşfetmesi gerektiğini vurgular. Günümüzde, kişisel gelişim ve bilinç yükseltme konularına ilgi duyanlar için rehber niteliğinde olabilir.
  • Ezoterik ve Spiritüel Öğretiler: Ramtha’nın öğretileri, insanlığın evrensel bir bilinçle bağlantılı olduğunu ve bu farkındalığın bireyin özgürlüğünü artırabileceğini savunur. Günümüzde, spiritüel arayış içinde olanlar için önemli bir perspektif sunmaktadır.

Kitap, eşruh kavramını ve insanın ruhsal yolculuğunu anlamak isteyenler için hâlâ büyük bir ilham kaynağıdır.

Ramtha: Zamanın Ötesinden Gelen Öğreti

Ramtha, geleneksel anlamda “doğmuş” bir varlık değildir. Onun hikâyesi, 35.000 yıl öncesine uzanan bir bilinç yolculuğu olarak aktarılır. Lemurya’dan çıktığı, Atlantis’le savaştığı, sonra inzivaya çekilip zamanın doğasını çözdüğü söylenir. Bu anlatıya göre Ramtha, fiziksel ölüm yerine ışık bedenine geçerek dünyadan ayrılmış ve “bir gün geri dönme” sözü vermiştir.

1977 yılında, Washington’da yaşayan J.Z. Knight adlı bir kadının mutfağında belirdiği anlatılır. O günden sonra Knight, Ramtha’nın “kanalı” olur. Ama bu kanal, yalnızca bir iletişim hattı değil—bir bilinç aktarımıdır. Ramtha, onun aracılığıyla konuşur, öğretir, sorulara yanıt verir.

“Sen Tanrı’sın. Ve Tanrı, kendini hatırlamak için insan olur.” — Ramtha

Bu cümle, Ramtha’nın öğretisinin özüdür. Ona göre insan, sınırlı bir varlık değil—bilinçli bir yaratıcıdır. Zihin, enerji ve niyetle gerçeklik şekillenir. Bu yüzden onun öğretileri, hem kuantum fiziğiyle hem de kadim ezoterik bilgilerle iç içedir.

Ramtha’nın Öğretisinin Temel Taşları

  1. “Sen Tanrı’sın” – İlahi olan dışarıda değil, içseldir.
  2. “Bilinmeyeni bilinir kıl” – Merak, evrimsel bir güçtür.
  3. “Bilinç ve enerji, gerçekliği yaratır” – Düşünce, formun öncüsüdür.
  4. “Kendini fethet” – Dış dünyayı değil, içsel gölgeleri dönüştür.

Ramtha Bugün Ne Anlatıyor?

Günümüz dünyasında Ramtha’nın sesi, yalnızca spiritüel bir öğreti değil—bir uyanış çağrısı gibi yankılanıyor. Tüketim, hız ve dikkat dağınıklığı çağında, onun mesajı şunu fısıldıyor: “Gerçeklik dışarıda değil. Senin içinde başlar.”

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgi’yle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin