“Kozmik dini duygunun, bilimsel araştırma karşısındaki en güçlü ve en soylu tahrik olduğunu savunuyorum.”

— Albert Einstein

Merhaba

Albert Einstein’ın bu sözü, onun bilim ile spiritüel duyarlılığı nasıl birleştirdiğini gösteren en çarpıcı ifadelerden biridir. Einstein’ın yaklaşımı, bilimi kuru bir teknik uğraş olmaktan çıkarıp evrenle ruhsal bir bağ kurma yolu hâline getiriyor. Ona göre gerçek bilim insanı, evrenin düzeni karşısında bir tür “dini huşu” hisseder; bu duygu, araştırmayı daha derin ve anlamlı kılar. Barbara Ann Brennan ise aynı huşuyu insanın enerji alanında bulur; bir fizikçinin netliği ve bir şifacının merhametiyle, mutluluk ve sağlığı arayanlara kapsamlı bir yol haritası sunar. Böylece bilim ve spiritüel şifa, aynı kaynaktan beslenen iki farklı dil hâline gelir: biri evrenin düzenini, diğeri insanın içsel ışığını açığa çıkarır.

Fiziksel bedenlerimiz, sağlık ve hastalık dahil gerçeklik tecrübemizi yaratmamızı sağlayan araç olan daha büyük bir “bedenin”, bir “İnsan Enerji Alanı”nın ya da aurasının içinde var olmaktadır. Kendimiz iyileştirme gücüne bu enerji alanı sayesinde sahip oluruz. Bilim insanları tarafından yakın zamanda doğrulanan, ama şifacı ve mistiklerin uzun zamandır bildikleri bu enerji bedeni, tüm hastalıkların başlangıç noktasıdır. Burada en güçlü¨ ve engin insan etkileşimlerimiz iyileşir, tüm fizyolojik ve duygusal rahatsızlıkların habercisi ve şifacısıdır. Işığın Elleri sizi yeni bir bütünlüğe götüren rehberinizdir.

Büyük soru: Bu kitabı nasıl kullanmalı?

Bu kitap öncelikli olarak kendini anlamak ve kendini açığa çıkarmakla ve dünyayı kasıp kavuran yeni şifa yöntemiyle, elle şifayla ilgilenenler için yazıldı. Bu çalışma, insan aurasına ve onun şifa süreciyle hem psikolojik hem de fiziksel ilişkisine dair derinlemesine bir araştırmadır. Salık ve büyümeye yönelik bir yaşam biçiminin kapsamlı bir incelemesini temsil eder. Bu kitap sağlık uzmanları, terapistler ve daha iyi bir fiziksel, psikolojik ve spiritüel arayışında olan herkes için yazılmıştır.

“Kendi kendine şifayı öğrenmek istiyorsanız bu kitap zorlu bir sınav olacak, çünkü ileri ki sayfalarda da açıklandığı gibi, kendi kendine şifa, kendini dönüştürme demektir. Psikolojik veya fiziksel olsun, her hastalık sizi bir keşif yolculuğuna ve hayatınızı tepeden tırnağa değiştirecek bir keşfe götürür.” — Barbara Ann Brennan

Işığın Elleri”eve dönüş yolundaki tüm yolculara ithaf edilmiştir.

Işığın Elleri Bölümleri

Bölümlerde şifa tecrübeleri tanımlamaya ve insan enerji alanı ve aurasının bilimsel araştırmalarının tarihine değiniliyor. Kitap, psikodinamikler ve insan enerji alanı arasında bir bağ kurması açısından eşsiz. Enerji alanının kişilik fonksiyonlarına sebep olan değişkenlerini ele alıyor.

İlerleyen bölümlerde hastalık sebeplerine değiniliyor. Bunların, auradaki enerji rahatsızlıklarıyla bağlantılı olan metafiziksel kavramlara dayandığı açıklanıyor. Burada okura spiritüel şifanın doğasına dair açıklayıcı bir tanım sunuluyor.

Her bölümün sonunda sorular göreceksiniz. Şifa öğrencisinin o sorulara kitabın arkasına bakmadan yanıt vermesi gerekir. Metni çalışmak ve metinde yer alan egzersizleri yapmak demektir. Bu egzersizler yalnızca şifa ve görmek tekniklerine değil, aynı zamanda kendi kendine şifa ve özdisipline odaklanır. Hayatınızı dengelemeye ve algılarınızı genişletmek için zihni sessizleştirmeye odaklanır.

Direkt elle şifa tecrübelerine ve o tecrübelerin kalifiye bir öğretmen- şifacının onayına ihtiyacınız var.

  1. Bir Enerji Gezegeninde Yaşamak:
    • Brennan burada evrenin enerji temelli doğasını anlatır.
    • İnsanların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda enerji bedenleriyle de var olduklarını vurgular.
    • Bu bölüm, okuyucuyu “enerji bilinci”ne açar ve dünyayı bir enerji gezegeni olarak görmeye davet eder.
  2. İnsan Aurası:
    • Aura, insanın çevresini saran enerji alanıdır.
    • Brennan, aurayı katmanlar halinde açıklar: fiziksel, duygusal, zihinsel ve spiritüel düzeyler.
    • Aura, kişinin sağlık, duygu ve düşüncelerini yansıtan bir enerji haritası olarak tanımlanır.
  3. Psikodinamikler ve İnsan Enerji Alanı:
    • Bu bölümde psikoloji ile enerji alanı arasındaki bağlantı ele alınır.
    • Travmalar, bastırılmış duygular ve bilinçaltı süreçlerin aurada nasıl iz bıraktığı açıklanır.
    • Böylece enerji şifasının psikolojik boyutları anlaşılır.
  4. Şifacının Algısal Araçları:
    • Brennan, şifacının kullanabileceği algısal yöntemleri (örneğin ellerle hissetme, görsel sezgi, içsel rehberlik) tanımlar.
    • Şifacının kendi enerjisini temiz tutması ve yüksek farkındalık geliştirmesi gerektiğini vurgular.
  5. Spiritüel Şifa:
    • Bu bölümde şifanın yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir süreç olduğu anlatılır.
    • İlahi kaynakla bağlantı kurarak şifanın daha derin boyutlara taşınabileceği açıklanır.
  6. Kendi Kendini İyileştirme ve Spiritüel Şifacı:
    • Brennan, herkesin kendi kendini iyileştirme kapasitesine sahip olduğunu söyler.
    • Spiritüel şifacı olmak için önce kişinin kendi içsel dönüşümünü gerçekleştirmesi gerektiğini vurgular.
    • Bu bölüm, okuyucuya hem bireysel hem de kolektif şifa yolculuğu için pratik rehberlik sunar.

Bir Şifacı Olmak

Sevgi, Evren’in yüzü ve bedenidir. Evren’in bağlayıcı dokusu, bizi meydana getiren maddedir. Sevgi, Evrensel Kutsallığa bağlı ve onunla bütün olmanın deneyimidir.” — Barbara Ann Brennan

Bir şifacı olmak kolay bir görev değildir, tıpkı herhangi bir şeyi iyi yapmanın kolay olmadığı gibi. Teknik eğitimin yanı sıra spiritüel eğitim de gereklidir. Birey, onun zayıf noktalarına meydan okuyan ve yaratıcı odağını, özlemini ve niyetini geliştiren testlerden geçmelidir. Şifacı bu testlerin dış etkenlerden geldiğini düşünebilir, ama gerçekte bu doğru değildir. Kişi, bir şifacı olarak büyürken enerjiyle, güçlü ve netlikle başa çıkmaya hazır olup olmadığını görmek için bunları kendisi yaratır. Bu enerji ve güç bütünlükle, dürüstlük ve sevgiyle kullanılmalıdır, çünkü her adımda etki ve tepki iş başındadır. Her zaman verdiğinizi geri alırsınız. Bir şifacı olarak içinizden akan enerji artarken gücünüz de çoğalır. Eğer bu gücü olumsuz bir şekilde kullanırsanız eninde sonunda o olumsuzluğun size döndüğünü fark edersiniz.

Sizlere düşünmek için soru :

  1. Bir şifacının nasıl bir teknik eğitime ihtiyacı vardır? Neden?
  2. Yaşamınızdaki en basit rehberlik formu nedir?

Hastalık Sebepleri

Bir şifacı perspektifinden, hastalık dengesizliğin sonucudur. Dengesizlik kim olduğunuzu unutmanın bir sonucudur. Kim olduğunuzu unutmak , sağlıksız bir yaşam tarzına ve eninde sonunda hastalığa yol açan düşünce ve eylemler yaratır.

Tüm ıstıraplara ayrılık illüzyonu sebep olur. Bu illüzyon korku ve kendinden nefret yaratır ve bu da eninde sonunda hastalıklara yol açar.

“Siz hayatınızın efendisisiniz. Kendinizi “ölümcül bir hastalıktan” kurtarmak, iyileştirmek dahil, yapabileceğinizi düşündüğünüzden çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Tek gerçek “ölümcül hastalık” sadece insan olmaktır. Ve insan olmak kesinlikle “ölümcül” değildir, çünkü ölüm sadece bir başka olma evresine geçiştir.” — Barbara Ann Brennan

Yaratıcı Sağlık Süreci

İnsanın spiritüel gerçekliğinden gelen yaratıcı kuvvet evrensel veya kozmik yasalara göre yönlendirildiğinde sağlık korunur. Keterik beden üstün spiriteül gerçeklikle aynı çizgide olduğunda, o gerçekliğin kutsal bilgeliğini meydana getirir. O zaman, “Tanrı ile bir olduğumu biliyorum” ifadesi ortaya konur. Bu yaratıcıyla bir olma, aynı zamanda bireyselleşme tecrübesidir. Bu gerçeklik daha sonra gök bedende evrensel sevgi duygusuna dönüşür.

Eğer gerçeklik algısı kozmik yasayla tutarlıysa duygular uyumlu olur ve kişi onları kabul edip akmalarına izin verir. Duygular engellenmez.

Çakralar maksimum enerji alımı noktaları olduğundan, onlar enerji sistemi içindeki çok önemli denge odak noktalarıdır. Eğer bir çakra dengesini yitirirse sonuç hastalıktır. Bir çakra ne kadar dengesizse hastalık o kadar ciddidir. Çakralar, parlak, sürekli dönen vorteksler olacakları yerde, koyu renk, yapışkan bir maddeyle tıkanmış gibi görünürler.

Bir çakra yırtık olabilir ve kanser bedende en erken iki sene sonra ortaya çıkabilir.

“Çok ciddi kanser türlerinden mustarip insanlarda, yedinci çakra yırtığının ayaktan başlayıp ,bir, iki ve üçüncü çakraya ve oradan kalp çakraya kadar uzandığına şahit oldum. Yırtık bir yedinci katmanın etkisi, o alanda ciddi bir enerji kaybı demektir.” — Barbara Ann Brennan

Yedi Çakranın Duyuları

Çakralarınızın her biri aracılığıyla aldığınız bilgi türü farklıdır.

  1. Kök Çakra → bedensel duyumlar, güvenlik algısı.
  2. Sakral Çakra → duygusal akış, haz alma kapasitesi.
  3. Solar Pleksus → irade, kişisel güç, dünyayı algılama biçimi.
  4. Kalp Çakrası → sevgi ve şefkatin hissedilmesi, dokunma duyusunun ötesinde “enerjiyle temas”.
  5. Boğaz Çakrası → iletişim, titreşimleri algılama (işitme duyusunun ötesinde “enerji frekanslarını duymak”).
  6. Üçüncü Göz → içsel görme, sezgisel algı, enerji alanını doğrudan gözlemleme.
  7. Taç Çakra → kozmik bilinç, evrensel birlik, duyuların ötesinde algı.

    Alan, sistemin özümsemesi için sağlıklı olmayan enerjilere karşı koyamaz. Günümüzde şifaya iki temel yaklaşım vardır:

    1. İçsel Şifa: İnsanın fiziksel, duygusal, zihinsel ve spiritüel niteliklerine, inanç sistemlerini ve gerçekliği nasıl yarattığına odaklanarak ve onları doğrudan doğruya ele alarak tüm seviyelerdeki denge ve sağlığı meydana getirir.
    2. Harici Şifa: Evrensel Enerji Alanı’ndan gelen arıtılmış enerjiyi uygulayarak fiziksel beden sistemleri dahil auranın farklı katmanlarında denge sağlamaya yardımcı olur.

    Direkt Bilgi Erişimi

    Normal araçların ötesinde bilgiye erişim bir iyileşme sürecine ciddi anlamda katkı sağlayabilir. Bu yöntem sayesinde bir insanın ihtiyacı olabilecek hemen her türlü bilgiyi almak mümkündür. Direkt erişim, tam da anladığınız şeydir. Direkt olarak bağlanır ve ihtiyacınız olan bilgiyi alırsınız. Bu süreç Yüksek Duyum, Duruişiti, Durugörü, Gaipten Haber Alma ya da Psişik Okuma isimlerini almıştır.

    Aldığınız bilgi beş duyunuz aracılığıyla gelir. Bunlar geleneksel olarak işitme, görme, dokunma, tatma ve koklama olarak ifade edilir. Çoğu insan bilgi erişimi için bu araçlardan bazılarını diğerlerinden daha fazla geliştirmiştir.

    Öncelikli olarak görsel ve kinestetik süreçleri ya da işitsel ve kinestetik süreçleri ya da görsel ve işitsel süreçleri kullanıyor olabilirsiniz. Her kombinasyon mümkündür. Farklı içsel süreçler için farklı kombinasyonlar kullanırsınız. Öncelikli olarak resimler, sesler ya da duygular bağlamında düşünüp düşünmediğinizi biliyor olabilirsiniz. Çünkü normal duyularınızla erişim yolunuz, Yüksek Duyumunuzu geliştirmeyi öğrenmeye başlamanız. “Örneğin”, Brennan “Bana bir isim söylense önce ismi duyarım, sonra o kişiyle bir bağ kurulduğunu hissedene kadar etrafımı kinestetik bir şekilde araştırırım. Bu noktadan ismi verilen kişiyle ilgili resimler görür, bilgiler işitirim.”

    Direkt Bilgi Erişimi için birkaç soru:

    • Bilgiye direkt olarak erişmenin başlıca yolları nelerdir?
    • Direkt bilgi erişimi uzak mesafede etkili midir? Ne kadar uzak?
    • Aktif ve alıcı kanal veya bilgi erişimi arasındaki fark nedir?

    Yazarın Notu: “net bir soru oluşturun!”

    Büyük soru: Bedeninde, hayatında rahatsızlık nerede? Ne zamandır bundan haberdarsın? Bu rahatsızlık nerede? Bu rahatsızlık sana ne söylüyor? Sen bu konuda ne yaptın?

    2013-14 yılında işten ayrılıp kendime dönmüştüm. Kendimle geçirdiğim zaman arttıkça, ertelediğim şeylerin farkına varmaya başladım. Zihin ve beden egzersizlerine ağırlık vermiş, hatta uzun zamandır ertelediğim Koçluk Eğitimi için bile vakit ve nakit ayırabilmiştim. Her sabah yürüyor, arta kalan zamanlarımda okuyor ve yazıyordum.

    Zaman geçtikçe şunu fark ettim. Hem çok iyi hissediyordum hem de içimde bir çekilme hissi vardı. Beklediğim bir şey vardı ama ne olduğunu bilmiyordum. Sadece bana hissettirilmesini istiyordum ve sonunda öyle de oldu.

    Workshop’a gittiğim gün gelen mesajların bana hissettirdikleri şöyleydi. Koçluk eğitimi aldığım binanın hemen yanındaki binanın “Kanser Tanı Merkezi” olduğunu fark ettim. Kendimi içeri çekilmiş gibi hissettim. İçeri girip girmeme konusunda kararsız kaldım. Yanağımdan bir damla yaş süzüldü. Arkama döndüğümde ise fizik tedavi merkezi tabelasını gördüm. Sanki tüm bu işaretler bana bir şey anlatmak istiyordu. Bu düşüncelerle asansöre binip dersteki yerimi aldım.

    Günler geçtikçe hislerimin beni yanıltmadığını anladım. Göğsümde bir kitle fark ettim. Biyopsi, patoloji ve ardından gelen süreçler başladı. 2015-2020 yılları arasında rahatsızlıklar tekrar etti. Beş biyopsi, dört büyük operasyon geçirdim. Kemoterapi, radyoterapi ve pek çok ilaç tedavisi uygulandı. Tüm bunlar, aurayı ciddi anlamda etkiler.

    Büyük soru: Neden bir olayın ardından bir diğeri yaşanıyordu? Her bir olaydan ne almam ve anlamam gerekiyordu?

    Geçirdiğim bu zorlu tedavi sürecinde heybemde çok değerli eğitimlerim vardı, uygulamak için. Reiki, elle şifa sanatı, Koçluk Eğitimi, Yaratıcı Yazarlık. Ve ardından gelen Mucize Kursu eğitimi. Tüm bu yaşananlar bir tesadüf değildi. Tek yapmam gerek iyileşme sürecimde aldığım teknik bilgiyle kendimi iyileştirmeye başlamaktı. Önce hastalığın sebebini bulmak için zamanda geriye dönüş yapmalıydım. İçsel yolculuğun kapısını araladım.

    Bedenimde ve hayatımda ortaya çıkan rahatsızlıklar, bana geciktirdiğim dönüşümleri hatırlatan birer mesajdı. Onlar sayesinde içime dönmeyi, eğitimlerimi uygulamayı ve şifacılığın yolunu seçmeyi öğrendim. Çünkü bir şifacının elinde iyileşmek için rahatsızlıkların olması gerekir; farkındalık olmadan şifa doğmaz. Benim yolculuğumda rahatsızlık, ışığın kapısını aralayan öğretmen oldu.

    Yüksek İşitsel Algı Ve Spiritüel Öğretmenlerle İletişim

    Büyük soru: Algılarınızı güçlendirmek için hangi egzersizleri yapıyorsunuz?

    Yüksek İşitsel Algı’yı güçlendirmenin en iyi yolu rehberlik istemektir. Bir kağıt ve kalemle, rahat bir meditatif pozisyonda oturun, kendinizi merkezlerin ve bilincinizi kaldırın. Zihninizde olabildiğince net bir soru oluşturun. Şimdi yanıt ne olursa olsun, o soruyla ilgili gerçeği bilmek istediğinize odaklanın. Sonra soruyu kağıda yazın. Kalemi ve kağıdı ulaşabileceğiniz bir yere koyun. Odaklanın ve zihni sessizleştirin. Yanıtın size gelmesini bekleyin.

    Yanıt ne olursa olsun kağıda yazın. Pratik yapın. Size gelen her şeyi yazın…

    Yıllar önce öğrendiğim bu teknikle okuduğum tüm yazıları farklı bir gözle görme becerisi geliştirdim. Ve spiritüel rehberimin paylaşmak istediklerini duyabildim.

    Benim için hayattaki en önemli egzersiz, algıyı güçlendirmek. Sınırlı algıyla gerçekliğe ulaşılamaz. Sonuçta bilgi beş duyunuz aracılığıyla geliyor. Duyularınız ne kadar iyi çalışırsa, gelen bilgi gerçeklik tecrübenizi yaratmanızı sağlayacaktır.

    “Sizin rehberlerle olan bağlantınızı doğrulayan şey ışık, sevgi ve dinginlik tecrübenizdir. Aktarım yapmaya çalışırken ona sahip değilseniz o zaman büyük olasılıkla rehberlerinizle bağ kuramamışsınız demektir.” — Barbara Ann Brennan

    Brennan’ın Perspektifinden “Şifa Evde Başlar”

    • Kendi üzerinde çalışma: Kitap, şifacının önce kendi blokajlarını çözmesi gerektiğini vurgular. Bu, başkalarına daha saf bir ışık sunabilmenin ön koşuludur.
    • Kişisel bakım: Şifacının kendi bedenine, duygularına ve ruhuna özen göstermesi şarttır.
    • Enerji alanı: Aura ve çakralar, kişinin yaşam gücünü yansıtır. Eğer şifacı kendi alanını dengelemezse, başkasına şifa verirken tükenebilir.
    • Farkındalık: Brennan, her rahatsızlığı bir “mesaj” olarak görür. Bu mesajı anlamak, şifacının kendi yolculuğunda ilerlemesini sağlar.

    Kendinize İyi Bakın

    Bana kalırsa sağlığınızı korumak için en önemli ilkeler şunlardır:

    1. Sağlığınızı muhafaza etmek için sevgiye ihtiyacınız vardır. Özsevgi en büyük şifacıdır ve özsevgi de her gün pratik yapmayı gerektirir.
    2. Sağlık ve şifanın sizin için ne anlama geldiğini anlamak.
    3. Kendinizle ilgilenmek ve kendinize bakmak. Bu, bir yerde dengesizlik olduğu anda size haber veren içsel rehberliğe kulak vermek ve onun tavsiyelerini dikkate almak demektir.

    Kendinize iyi bakmak için, meditasyon, egzersiz, iyi beslenme, iyi hijyen, gerektiğinde doğru miktarda dinlenme, doğru kıyafetler, ev, keyif, kişisel hedefler, yakınlık ve dostlar içeren günlük bir rutine ihtiyacınız vardır. Bunları iyi bir miktarda sevgiyle birleştirin, karşılığını fazlasıyla alacaksınız.

    Konu “iyileşme” olunca derin bilgi ve argüman gerekiyor. Yıllar önce aldığım, kütüphaneden göz kırpan Işığın Elleri, kitabını buraya bırakıyorum. Benim için tekrar tekrar gözden geçirilmesi gereken; yüzyıllar öncesine dayanan şifa sanatının tüm evrelerini edinme ve kendi üzerinizde çalışma yapabileceğiniz bir kitap.

    Brennan, bir fizikçi olarak bilimsel bir bakış açısına sahip olmasına rağmen, bu kitabında, enerji bedenine dair sezgisel, spiritüel ve metafiziksel anlayışları birleştirir. Işığın Elleri insanların enerjilerini anlamalarına, bu enerjileri nasıl iyileştirebileceğine dair pratik bilgiler sunar. Kitapta, aura sistemini nasıl gözlemleyebileceğimiz, bu sistemdeki dengesizliklerin bedende nasıl fiziksel sorunlara yol açabileceği ve şifa yöntemlerine dair teknikler yer alır.

    Işığın Elleri: İnsan Enerji Alanıyla Şifa Rehberi, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Işığın Elleri (Hands of Light), Barbara Ann Brennan tarafından yazılmış, enerji tıbbı ve insan aurası üzerine odaklanan bir kitaptır. 1987 yılında yayımlanan bu kitap, Brennan’ın yıllarca süren çalışmalarına dayanmaktadır ve bir kişinin enerji alanını (aura) nasıl gözlemleyebileceğimizi, enerji tıbbının nasıl çalıştığını ve bu tür terapilerin fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu açıklar.

    Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?

    1. İnsan Enerji Alanı (Aura)
      • Aura, fiziksel bedenin ötesinde var olan enerji katmanları olarak tanımlanır.
      • Brennan, bu alanların sağlık ve hastalık deneyimlerimizi şekillendirdiğini savunur.
    2. Çakra Sistemi
      • Kitapta çakraların işlevleri, enerji akışı ve ruhsal gelişimle bağlantısı detaylı biçimde açıklanır.
      • Çakraların dengesi, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığın anahtarı olarak görülür.
    3. Şifa ve Hastalık
      • Hastalık, enerji alanındaki bozulmaların bir sonucu olarak ele alınır.
      • Şifa süreci, enerji alanını yeniden dengelemek ve kişinin öz benliğiyle uyum kurmakla ilişkilendirilir.
    4. Bilim ve Spiritüellik Arasında Köprü
      • Brennan, fizik geçmişi sayesinde enerji alanlarını bilimsel bir dille açıklamaya çalışır.
      • Bu yaklaşım, kitabı spiritüel şifa literatüründe benzersiz kılar.
    5. Kişisel Dönüşüm
      • Kitap yalnızca şifa teknikleri değil, aynı zamanda bireyin potansiyelini gerçekleştirmesi ve ruhsal gelişimi üzerine odaklanır.
      • Mutluluk, sağlık ve potansiyel” kavramları, kitabın ana eksenini oluştur.

    Barbara Ann Brennan’ın bu kitabı, alternatif tıp ve enerji terapilerine ilgi duyan pek çok kişi için bir başvuru kaynağı olmuştur. Hem terapistler hem de kendini iyileştirmek isteyen bireyler için önemli bir rehber olarak kabul edilir.

    Enerji tıbbı ve şifa yöntemleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, kitap oldukça derinlemesine bir kaynak sağlar.

    Ann Brennan

    Barbara Ann Brennan (1939–2022), fizik eğitimi almış bir bilim insanıyken, enerji alanı ve spiritüel şifa üzerine geliştirdiği çalışmalarıyla dünya çapında tanınan bir yazar, öğretmen ve şifacı oldu. “Işığın Elleri” (Hands of Light) adlı eseri, modern enerji şifası alanında temel kaynaklardan biri kabul edilir.

    Spiritüel Çalışmaları:

    • Brennan, fiziksel bilimlerden spiritüel şifaya geçiş yaparak insan enerji alanı (aura) üzerine kapsamlı araştırmalar yaptı.
    • Barbara Brennan School of Healing adlı okulunu kurarak binlerce öğrenciye enerji şifası eğitimi verdi.
    • 2011’de Watkins Review tarafından dünyanın en etkili 100 spiritüel kişisinden biri olarak listelendi

    Eserleri:

    • Işığın Elleri (Hands of Light , 1987): Enerji şifası alanında klasikleşmiş bir eser. Aura, çakra sistemi ve şifa tekniklerini bilimsel bir dille açıklıyor.
    • Işık Ortaya Çıkıyor (1993): Şifanın daha derin boyutlarını ve kişisel dönüşümü ele alıyor.
    • Işığın Doğuşu (Core Light Healing, 2017): Ruhsal gelişim ve enerji alanlarının bütünsel şifa sürecindeki rolünü anlatıyor.
    • Kitapları, hem spiritüel hem de bilimsel bakış açısını birleştirmesiyle dikkat çekiyor.

    Etkisi ve Mirası:

    • Brennan’ın çalışmaları, bilim ile spiritüel şifa arasında köprü kurması açısından özgün.
    • Fizik geçmişi sayesinde enerji alanlarını açıklarken bilimsel kavramlardan yararlandı; bu da onu diğer spiritüel yazar ve şifacılardan ayırdı.
    • Öğrencileri ve okuyucuları için, şifanın yalnızca bedensel değil, ruhsal ve duygusal boyutlarını da kapsadığını hatırlattı.
    • Vefat: 3 Ekim 2022’de 83 yaşında hayatını kaybetti

    Barbara Ann Brennan’ın biyografisi, bilimden spiritüelliğe uzanan bir yolculuğun hikâyesi olarak okunabilir. Onun hayatı, evreni anlamak için teleskoplardan enerji alanlarına uzanan bir arayışın sembolüdür. Brennan, fiziksel gerçeklik ile görünmeyen enerji boyutlarını birleştirerek, hem akademik hem de spiritüel dünyada kalıcı bir iz bırakmıştır.

    Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

    Sevgiyle okuyunuz…

    Barbara Brennan, uzman bir şifacı, psikoterapist ve bilim insanıdır. Wisconsin Üniversitesi, Atmosferik Fizik alanında derecesini tamamladıktan sonra Goddard Uzay Merkezi’nde NASA için araştırmacı bilim insanı olarak görev yaptı. Geçtiğimiz on beş yıldır İnsan Enerji Alanı üzerinde çalışmakta ve Drexel Üniversitesi ile Yeni Çağ Enstitüsünde araştırma projeleri yürütmektedir. Brennan, Psikofiziksel Sentez Enstitüsü’nde Biyoenerji Terapisi ve Yeni Çağ Enstitüsü’nde Core Energetics eğitimi aldı. Hem Amerikalı hem de Amerikan Yerlisi şifacılarla birlikte çalıştı.

    Brennan, şu anda İnsan Enerji Alanı, Şifa ve Kanallama alanlarında dersler vermekte ve çalıştaylar düzenlemektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa’nın pek çok bölgesinde çalıştaylar vermiştir. New York Şehrİ ve East Hampton’da özel muayenehanesi vardır. Barbara, New York, Phoel nicia’daki Pathwork Community’nin üyesidir.

    Yorum bırakın

    İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

    Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

    Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

    Okumaya Devam Edin