“Ruhun ihmal edildiği bir dünyada, güzellik, öncelikler listesinde sonuncu. Güzelliğin feda edilebilir bir şey olduğunu düşünmekle ruhu gıdasından mahrum bırakıyoruz. Ruh, güzellikle beslenir; onun yokluğunda ‘güzellik nevrozu’ndan musdariptir.”
— Kemal Sayar
Merhaba
Yönergeler insanları daha bilgili kılar. Hissetmek ise daha bilge. Ruhun ihmal edildiği bir dünyada, güzellik, öncelikler listesinde sonuncu. Güzelliğin feda edilebilir bir şey olduğunu düşünmekle ruhu gıdasından mahrum bırakıyoruz. Ruh güzellikle beslenir. Besin beden için neyse; insanı mutlu eden, karmaşık, büyüleyici imgeler de ruh için odur. Eğer psikoloji fikrimizi ruh üzerine inşa edersek, tedavi çabalarımızın amacı güzellik olacaktır. Hayatlarımızda güzellik eksik kalırsa, ruh da benzeri ızdıraplara duçar olacaktır: Depresyon, paranoya, anlamsızlık, bağımlılık gibi. Ruh güzelliğe açtır ve onun yokluğunda ‘güzellik nevrozu’ndan musdariptir.
Ruh için günlük pratik hayattan zaman zaman uzaklaşmak ve zamansız, ebedî gerçeklikleri tefekkür etmek önemlidir. Kimi geleneklerde bu duruma ‘ruh tatili’ adı verilir.
Güzellik insanın içinde uyanmak isteyen bir hatıradır…
Mutluluk dediğimiz his öyle kolaycı formüllere, basit haplara gelmez. Onun fethedilmesi gerekir; uğruna ter akıtılması, çaba harcanması gerekir. Her bitki bir yolunu bulup ayağa kalkar, doğrulur. İnsan, eğer hayatından bir ışık yayılıyorsa, başarmıştır!
Modern insan mutluluğu arıyor. Bu arayışın göstergelerinden biri de kitapçı raflarında çoğalan kişisel gelişim kitapları. Bunlara ilaveten dolaşıma giren alternatif terapiler, bitkisel ürünler, bazı sahte manevî sistemler de cabası. Bu çözümlerin pek çoğu denenmemiş ve asla denenemeyecek yöntemlerden oluşuyor. Bunların bir kısmı zararsız, plasebo etkisiyle yarar sağlayabilen yöntemler olduğu gibi, istismar ve şarlatanlığın tabiri caizse dibini bulan yöntemler de var. Bu kitap ve yöntemler insanlarda gerçekçi olmayan beklentiler uyandırıyor. Pek çoğu da süper kadın veya erkekler olabileceğimizi, hiç sorunsuz, bütünüyle mutlu, sınırsız servet ve enerji içinde bir hayatımızın olabileceğini telkin ediyor.
Hepimizin içinde bir yerlerde “mutlu olmanın bir yolu var” diyen bir peri masalı saklı.
Mutluluğun bir anlamının olması için, mutsuzluğun da olması gerek. Cesur Yeni Dünya‘da Aldous Huxley her şeyin kolaydan tatmin edildiği bir dünya resmi çizer. Bu dünyada evrensel mutluluk, dikkatin hakikat ve güzellikten rahatlığa kaydırılmasıyla elde edilmiştir. Sanat ve bilim artık mümkün değildir, zira onlar beceri, gayret ve hayal kırıklığı içermektedir. “Ben rahat istemiyorum. Ben Tanrı’yı istiyorum, şiiri istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum, günah istiyorum” der isyancı. “Aslında sen mutsuz olma hakkını geri istiyorsun” der kontrol eden. Mutsuz olma hakkıdır ki, bize gerçek manada mutluluğu verir.
Her Şeyin Bir Anlamı Var, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. İnsan düşüyor, kalkıyor, kendisine bir hikâye kuruyor. Kendi hikâyesine çok inanıyor, az inanıyor, hiç inanmıyor. Başkalarının hikâyesine inanıyor. Kendisine inanılacak değişik hikâyeler buluyor. Bir ömrü bir hikâyenin parçası olmak için tüketiyor.
Bana diyorsun ki “Bu dünya anlamsız; ben burada olmayı kendim seçmedim.” Bu sözcüklerde burası ile orası arasında asılı duran bir hayatın izleri var. Yokluk ve varlık arasında yürüyen bir ip cambazının hüneri. Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra yüzyıllarca uzayda asılı duran sözcüklerin bir anlamı var.
Konuşuyoruz seninle. Yavaş yavaş iyileştiğini hissediyorum. Öfken azalıyor. Artık Tanrı’ya kızmıyor gibisin. Ve artık şükür ki, yaralarından ibaret değilsin. Hayatın çiçek tozları gibi oradan oraya neşe içinde uçuşuyor. Varoluşuna sinen ıstırap sanki daha derinlere, kımıldadığında hissetmeyeceğin bir yerlere iniyor. Onunla da başın hoş olsun, çünkü bir anlamı var.
M. Kemal Sayar (d. 26 Mayıs 1966, Ordu), Türk psikiyatri hekimi (psikiyatr), yazar. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı, Açık Radyo’da ve daha sonra Star TV kanalında Ruhun Labirentleri başlıklı bir programı hazırladı ve sundu. TRT’de İnsanlık Hali başlıklı programı bir yıl sürdürdü. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın