“İçimizde bulunana kıyasla, önümüzde uzananlar ve arkamızda kalanlar küçük meselelerdir. İçimizde bulunanı ortaya çıkardığımızda mucizeler meydana gelir…”

— Henry David Thoreau

Merhaba

Hepimiz hayatımızda anlam, yön ve amaç bulma konusunda doğuştan gelen bir arzuyu paylaşırız; bu, biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için beslenme ne kadar önemliyse, psikolojik gelişimimiz için o kadar önemli olan bir arzudur.

Ancak, çok azımız bizim belirli bir hayat yoluna veya amacına sahip olduğumuzu bilinçli olarak fark ederiz. Bu arada, potansiyelimiz ve kaderimiz bize seslenir; rüyalar, sezgiler ve en derin özlemlerimiz -kişiliğimizi tanımlayan, kariyerlerimizi ve ilişkilerimizi şekillendiren, hayatımızın niteliğini ve yönünü etkileyen gizli dürtüler- vasıtasıyla bize mesajlar yollar.

Biz temel amacımızın farkına varana ve ona uygun olarak yaşayana dek hayat bazı parçaları eksik olan bir yapboz gibi görünebilir; sanki burada bir şey yapmak için bulunmaktayızdır, ama onun ne olduğunu tam olarak kavrayamayız.

Hayat-Amacı Sistemi

Hayat-Amacı Sistemi bir içgörü aletidir ve burada tırmanmak için bulunduğunuza dağa çıkan hayat yolunuzu ve zirveye ulaşmak için en direkt yolu gözler önüne seren bir haritadır.

Hayat-Amacı Sistemi’ni sağlam bir biçimde kavramak için, kitabın sadece ilgili bölümlerini ve direkt olarak sizin hayat yolunuzla ilgili bilgiyi okumanız gerekir. Kitabı okudukça, tanınmış tarihi şahsiyetlerin ve ailenizin, arkadaşlarınızın, iş arkadaşlarınızın hayatlarıyla ilgili içgörü sağlayan bir bilgi de bulacaksınız. Bir başlangıç noktası olarak şu süreci öneririm.

  1. Genel bir bakış için “İçindekiler” bölümünü gözden geçirin.
  2. Doğum sayınızı nasıl belirleyeceğinizi öğrenmek ve Hayat Amacı Sistemi’yle ilgili temel bilgiyi anlamak için Birinci Kısım’ı okuyun.
  3. Doğum sayınızı oluşturan tek-haneli veya çift-haneli sayıların esas anlamlarını kavramak için İkinci Kısım’a başvurun.
  4. Üçüncü Kısım’da, sizin doğum sayınızla ilgili hayat-yolu bilgilerine başvurun. (Zamanla, hayatınızdaki önemli insanların doğum sayılarını hesaplayabilir ve orada tarif edilen kırk hayat yolu arasında ilgili bilgiye bakabilirsiniz.)
  5. Hayat yolunuzun anahtarını oluşturan spiritüel yasaları incelemek için Dördüncü Kısım’a başvurun. (Vaktiniz olduğunda diğer spiritüel yasaları da okuyun. Onların hepsi herkes için geçerlidir, ama doğum sayınıza bağlı olarak bazıları sizin için özellikle geçerlidir.)
  6. Eğer isterseniz, hayatınızdaki en önemli ilişkilerle ilgili içgörü edinmek ve dokuz-yıllık hayat döngülerini sizin veya başaklan açısından incelemek için Beşinci Kısım’a başvurun.
  7. Son sözleri öğrenmek için Sonsöz’ü okuyun.

Hayat-Amacı Sistemi’ni takdim eden bu kitap, bir bireyin doğum tarihini doğru olarak bilmesi koşuluyla, her bireyin hayat yolunu ve amacını anlamak için açık ve nesnel bir yöntem sunmaktadır.

Bu sistemin temel kaynağı gizemle örtülüdür, ama kökeni kadim Yunanistan’ın ‘Pitagor okuluna dek dayanır. Pitagor, en çok bir matematikçi ve geometrinin kurucularından biri olarak tanınır. World Book Ansiklopedisi’ne göre, “Pitagor, sayının her şeyin özü olduğunu öğretmiştir. O, mistik bir biçimde, sayıları erdemler, renkler ve Doğu’ya yolculukları sırasında benimsemiş olabileceği birçok fikir ile ilişkilendirmişti.” Britannica Ansiklopedisi’nin belirttiği gibi, “Büyük olasılıkla, Pitagor’un kendisiyle başlayan entelektüel geleneğin büyük kısmı, bilimsel bilgi birikiminden daha çok, mistik bilgeliğe aittir.”

Diğer bütünsel düşünürler gibi, ‘Pitagor da, bugün çağdaş fizikçilerin bir zamanlar mistiklere, filozoflara ve teologlara bırakılan âlemlere girmeleri gibi, aynı şekilde, insan bilincinin birçok yanıyla ilgilenmişti. O, insanlık ortaya çıkmadan çok önce var olan döngülerden, kalıplardan, enerji dalgalarından ve hayat yollarımızın-kökenleri ve amacı varoluşun gizemi ve mekanikleri içinde saklı kalan- büyük ve ebedi yasaları nasıl yansıttığından söz etmişti. Formun ve frekansın esaslarını araştırırken, zihin ve madde arasındaki ilişkileri keşfetmişti-ki daha önce böyle bir düzen mevcut görünmüyordu- ve psişenin sırlarını çözecek anahtarlar olan gizli sayısal kalıpları göstermişti.

Hayat Amacı Sistemi, anlamlı bilgiler elde etmek için sayılarla çalışması bakımından diğer numeroloji sistemlerine benzese de, siz bu kitaptaki bilgiyi özellikle açık ve günlük hayata uygulanabilir bulabilirsiniz.

Yirminci Yüzyıl İçin Olası Doğum Sayıları

Farklı doğum sayıları yüzyıllar içinde değişir. Aşağıdaki liste, 1900 ile 1999 arasında doğmuş herkes için otuz yedi olası doğum sayısını (veya frekansı) göstermektedir:

12/3, 13/4, 14/5, 15/6, 16/7, 17/8, 18/9, 19/10
20/2, 21/3, 22/4, 23/5, 24/6, 25/7, 26/8, 27/9, 28/10, 29/11 30/3, 31/4, 32/5, 33/6, 34/7, 35/8, 36/9, 37/10, 38/11, 39/12
40/4, 41/5, 42/6, 43/7, 44/8, 45/9, 46/10, 47/11, 48/12

Genel nüfusta, (28/10, 29/11 ve 30/3 gibi) belirli doğum sayıları belirli bir zaman döneminde diğerlerinden daha sık olarak ortaya çıkarak bir çan eğrisi oluşturur. Yukarıdaki listenin ortalarında yer alan doğum sayılarına daha sık rastlanır. Listenin başında ve sonunda yer alan doğum sayılarına ise daha az sıklıkta rastlanır. Son 12/3 ler , 10-1-1900 tarihinde doğmuşlardı ve ilk 48/12 ler 29-9-1999 tarihine dek doğmadılar.

Yirmi-Birinci Yüzyıl İçin İlave Doğum Sayıları

Siz yirmi-birinci yüzyılda doğmamış olsanız ve tek-haneli bir doğum sayısına sahip olmasanız da, aşağıdaki bilgi tüm doğum sayılarına ve hayat yollarına yeni bir ışık tutar.

2000 yılından sonra doğan çoğu insan yirminci yüzyılda doğanlarla aynı doğum sayılarına ve hayat yollarına sahiptir. Ama 2000 yılında yeni frekanslar belirmeye başladı. Yüzyıllardır ilk kez, bazı çocuklar tek-haneli doğum sayılarıyla sonuçlanan doğum tarihlerinde doğdular: 4, 5, 6, 7, 8 ve 9. Böyle tek-haneli doğum sayıları nadirdir, ama bu o bireyleri üç veya dört haneli doğum sayılarına sahip olanlardan daha üstün (ya da aşağı) kılmaz; bu sadece onları şimdi araştırabileceğimiz biçimlerde fark11 kılar. Aşağıda bazı örnekler yer almaktadır:

1 Ocak 1000 tarihi, tek-haneli bir doğum sayısı olan 3 ile sonuçlanmıştı ki bu doğum sayısı artık yoktur. 2000 yılından başlayarak, olası en düşük tek-haneli doğum sayısı 4 idi.

1-1-2000 veya 1-10-2000-4
1-1-2001 veya 1-10-2001-5
1-1-2002 veya 1-10-2002-6
1-1-2003 veya 1-10-2003-7
1-1-2004 veya 1-10-2004-8
1-1-2005 veya 1-10-2005-9

Tek haneli bir sayıdan oluşmasa da, iki yeni doğum sayısı 2000 den sonra ortaya çıktı: 10/1 ve 11/2. (11/2’den sonra 12/3, 13/4, 14/5 ve diğer üç-haneli doğum sayılarını görürüz ki onlar zaten yirminci-yüzyıl sayıları arasına dâhil edilmiştir.) Sonraki bölümlerde bu yeni sayılar hakkında daha çok şey öğreneceksiniz.

Eğer Doğum Tarihinizi Bilmiyorsanız

Doğum sayınızı (ve ona karşılık gelen hayat yolunu) tam olarak saptamak için, doğru bir doğum tarihine sahip olmanızın öneminden söz etmiştim. Bazılarımız için, doğru bir doğum tarihi mevcut değildir. Bu bilgiye sahip olmamak hem bir zorluğu hem de bir fırsatı temsil eder, sizi tüm bilgiyi (en azından, birkaç olası doğum tarihiyle ilgili bilgiyi) dikkatle incelemeye, hayat yolunuzu doğru olarak belirlemek için içgörü edinmeye yönlendirir. Ya da bu kitabı bir kâhin olarak kullanabilir, içgözlem ve sezgi yoluyla kendi yolunuzu bulmaya odaklanırken, her hayat yolundan bir şeyler öğrenebilirsiniz.

Örneğin, 19-05-1987 tarihinde doğmuş olanlar, (tüm sayıları tek tek toplayarak ilerleyin) 40/4 hayat yoluna sahiptirler… “Yavaş ve sabırlı ilerlemekten zevk almazlar. Belli bir mesafede bulunan şey onlara çok uzak gelir ve onu hemen şimdi isterler. Ya da hedeflerine giden yol onlara kafa karıştırıcı gelir. Bu bireylerin , kararlar verirken, kafalarında çılgın gibi her şeyi düşünüp tartmak yerine, (karın boşluğunda hissedilen) bedensel sezgilerine itimat etmeleri özellikle önemlidir.” S.285

Carl Jung, “Hayat yollarında kendimizle, tekrar ve tekrar, bin bir kılık içinde karşılaşırız”der…

Eğer biz birçok hayat yaşarsak, o zaman belki en sonunda, ruh tekamül ettikçe, tüm sayıları, konuları ve hayat yollarını öğreniriz. Bir anlamda, biz başkalarının yolları ve yaşadıkları zorluklar için şefkat duydukça, tek bir hayatta benzer bir şey yapmış oluruz. Plato’nun yazdığı gibi “İyi ve nazik olun, çünkü herkes kendi savaşını vermektedir.”

Doğum sayımız insan deneyiminin yüksek alemlerine giden içsel bir yolu işaret eder. Ama bu yolu nasıl ve ne kadar zamanda tırmanacağımız bize bağlıdır. Eğer biz onu öyle kılmazsak, hiçbir yol bir diğerinden daha iyi veya daha kötü değildir.

Aynı ya da benzeri konularla karşı karşıya gelenleri desteklememiz ve onlara rehberlik yapmamız, kendi yolumuzda ilerlememize de yardımcı olur. Bunu bilinçaltı düzeyde biliriz; böylece, çoğu zaman, en çok öğrenmemiz gereken şeyi öğretiriz.

En sonunda dağımızın zirvesine ulaştığımızda, olağanüstü ve şaşırtıcı bir keşifte bulunur, bunun yolculuğun sonu olmadığını keşfederiz. Biz burada sadece hayat amacımızı gerçekleştirmek için değil, onu aşmak içinde bulunuyoruz. Başka bir deyişle, dağımızın zirvesine ulaştığımızda, yukarı çıkmaya devam ederiz.

Sayıların Anlamları

Her yeni görüş biçimi gibi, Hayat-Amacı Sistemi’nin de öğrenilmesi biraz zaman alır. Bu yüzden, doğum sayılarını oluşturan her bir ana sayıyla ilişkili hayat konularına kısaca bakarak yavaş yavaş başlayacağız.

Sayıların Temsil Ettiği Ruhsal Yolculuklar

“Yaşam Yolu Sayıları” sistemine. Her sayı, bireyin doğum tarihinden hesaplanan bir yaşam yolu numarasını temsil eder ve beraberinde hem bir potansiyeli hem de bir içsel çalışmayı getirir.

SayıHayat TemasıRuhsal Davet
1Yaratıcılık ve GüvenlikKendi fikirlerini özgürce ortaya koyarken köklenmek
2İşbirliği ve Dengeİlişkilerde uyum ve kendi merkezini bulmak
3İfade ve DuyarlılıkDuygularını dürüstçe paylaşırken sezgilerini geliştirmek
4Sağlamlık ve SüreçDisiplinle ilerlerken sabrı öğrenmek
5Özgürlük ve DisiplinSınır koymayı öğrenerek özgürlüğü bilinçle yaşamak
6Vizyon ve KabulBüyük resmi görürken olduğu hâliyle kabul etmek
7İtimat ve Açıklıkİçsel bilgiye güvenerek kendini ifade etmek
8Etki ve BollukMaddi başarıyı içsel anlamla bütünleştirmek
9Doğruluk ve BilgelikHizmete adanmış bir yaşamla hakikati paylaşmak
10İçsel YeteneklerManevî yetilerini keşfederek bütünsel yaşam kurmak

Her bir sayı, hem bir hediye hem bir sınav gibi çalışır. Kimi iletişimde derinleşmeyi, kimi özgürlüğü içsel sınırla uyumlu hâle getirmeyi öğretir. Bu sistem, kişinin hem gölge yönleri hem de ışık potansiyelleriyle yüzleşmesini amaçlar.

28/10 Yaşam Yolu: Güçlü Yaratıcılık ve Hizmetle Gelen Otorite

2 → İşbirliği ve duygusal denge 8 → Etki, bolluk ve maddi güç 1 → Yaratıcılık ve liderlik 0 → İçsel yeteneklerin sezgisel gücü.

Yolculuğum, başkalarıyla uyum içinde ilerlerken kendi içsel gücünü keşfetmekle başlar. 28/10 sayısı, hem yaratıcı enerjiyi hem de etkileyici liderliği bir araya getirir. Bu sayı, otoriteyi şefkatle kullanmayı, bolluğu hizmetle bütünleştirmeyi ve sezgisel rehberliği yaşamın merkezine almayı öğretir.

Bu yolun pozitifinde:

  • Güçlü bir liderlik enerjisiyle başkalarına ilham verirsin.
  • Maddi başarıyı ruhsal anlamla dengelersin.
  • Sezgisel danışmanlık ve şifacılık yeteneklerin öne çıkar.
  • Güven duygun geliştiğinde, hem kendine hem kaderine daha sağlam basarsın.

Negatifte ise:

  • Güç ve otoriteyle ilgili içsel çatışmalar yaşanabilir.
  • Güvensizlik, pasif-agresif davranışlara yol açabilir.
  • Otorite figürlerine karşı öfke veya kıskançlık gelişebilir.

Bu yolculukta en önemli anahtar: kendine ve yaşam planına güvenmek. Çünkü 28/10’lar, hem yaratıcı hem sezgisel hem de etkileyici bir enerjiyle donatılmıştır.

Neden Bazı Doğum Sayıları Belirli Dönemlerde Daha Sık Görülür?

Bu durum, Dan Millman’ın sisteminde doğum sayılarının zaman içinde nüfus dağılımına göre çan eğrisi oluşturmasıyla açıklanır:

  • Orta sıralardaki sayılar (örneğin 28/10, 29/11, 30/3) daha sık görülür çünkü bu kombinasyonlar doğum tarihleriyle daha kolay oluşur.
  • Uçlardaki sayılar (örneğin 12/3, 48/12 gibi) daha nadirdir çünkü bu sayıların oluşması için doğum tarihindeki rakamların özel bir şekilde birleşmesi gerekir.
  • Bu dağılım, bir çan eğrisi gibi görünür: ortada yoğunluk, uçlarda seyreklik.

Bu istatistiksel yapı, aynı zamanda kolektif ruhsal temaların dönemsel olarak dünyaya daha fazla geldiğini gösterir. Belki de belirli zamanlarda, belirli dersleri öğrenmek üzere daha çok ruh bu titreşimle doğar.

Bu Sayılar Ne Söyler?

Bu ruhlar, dünya okuluna yalnızca bireysel dersleri için değil; kolektif enerjiyi dengelemek, eksikleri tamamlamak ve karanlıkta ışık olmak için geliyor.

SayıTemaDünyanın Neden İhtiyacı Olabilir?
28/10Yaratıcılık, Etki ve OtoriteBilinçli liderlik, empatik yönetişim, özgün fikir üretimi
29/11Sezgi, İlim ve Ruhsal ÖğretmenlikKolektif sezgi gelişimi, şefkatli rehberlik, ruhsal uyanış
30/3İfade ve DuyarlılıkDuygularla bağlantı kurma, sanatla şifa, iletişimde özgürlük

Eğer bu dönemde 28/10’lar daha sık doğuyorsa, bu liderliği sevgiyle kurma dersini daha çok ruh öğrenmeli demektir.

Siz hangi sayı ile geldiniz bu dünya okuluna?

Kitabın bundan sonraki bölümünde,1’ler, 2’ler, 3’ler vb sağ-taraftaki sayıları (ana hayat amaçları) olarak o hayat yoluna sahip olan bireylerden söz ediyor. Doğum sayımız hangisi olursa olsun, her birimiz, l’den 9’a dek olan ana sayılarla ilişkili tüm konularla bir dereceye kadar karşılaşırız, ama kendi hayat yolu sayımızla ilişkili konular ve zorluklar en fazla etkiyi İçerir.

Kendini bilmek için yalnızca modern sistemlere değil, kadim bilgeliklere de kulak vermeliyiz. Ruhun dili tek bir disiplinden geçmez, bazen sayı olur, bazen rüya, bazen satır arasında yankılanan bir fısıltı…

Hayat Amacı Sistemi: Kendini Bilmenin Modern Haritası

Dan Millman’ın sistemi, doğum tarihinden yola çıkarak bireyin yaşam yolunu, ruhsal derslerini ve potansiyelini ortaya koyar. Eğer bu sistem içtenlikle uygulanırsa, kişi:

  • Kendi gölge yönleriyle yüzleşir
  • Güçlü yönlerini bilinçli şekilde kullanmayı öğrenir
  • Hayatını daha anlamlı ve dengeli bir biçimde yönlendirebilir
  • Ruhsal gelişimle birlikte somut başarıya da ulaşabilir

Bu sistem, sadece bir kişisel gelişim aracı değil; aynı zamanda kendini bilme yolunda bir rehberdir. Ve senin gibi bu sistemi derinlemesine düşünen biri için, bu yolculuk bir dönüşümün kapısıdır.

İbnü’l-Arabî – Sayılar ve Rüyalar: Kozmik Dilin Tasavvufi Yorumları

İbnü’l-Arabî’nin bu eseri, sayıların yalnızca matematiksel değil, varoluşsal ve ilâhî bir dil olduğunu savunur. Sayılar, ona göre:

  • Varlık mertebeleriyle ilişkilidir
  • Kozmik düzenin sembolik harfleridir
  • Rüyalarla birlikte insanın bilinçaltı ve ruhsal yolculuğuna ışık tutar

Osman Nuri Küçük’ün kaleme aldığı bu eser, İbnü’l-Arabî’nin sayıların ardındaki sırları nasıl yorumladığını detaylı biçimde açıklar. Rüyaların tabiriyle sayıların ilâhî düzeni arasında kurulan bağ, tasavvufî düşüncenin en derin katmanlarına ulaşır.

İki Sistem, Tek Amaç: Kendini Bilmek

Millman’ın sisteminde sayı, bireyin yaşam yolunu gösterir. İbnü’l-Arabî’de sayı, varlığın sırlarını açığa çıkarır. İkisi de aynı kapıya çıkar: Kendini bilmek, kendini dönüştürmek.

  • Kimlik ve Yön Arayışı: Modern yaşamın hızında, insanlar sıklıkla kendi özlerini kaybediyor. Millman’ın sunduğu Hayat-Amacı Sistemi, doğum tarihine dayalı bir içsel harita sunarak bireyin potansiyelini ve yönünü keşfetmesine yardımcı oluyor2.
  • Numerolojiyle Kişisel Farkındalık: Kitap, doğum tarihinden yola çıkarak kişinin karakterini, ruhsal eğilimlerini ve yaşam yolunu analiz ediyor. Bu, özellikle spiritüel gelişimle ilgilenen bireyler için güçlü bir araç haline geliyor2.
  • Pozitif Dönüşüm İçin Rehberlik: Millman, her bireyin yaşamında karşılaşabileceği zorlukları ve fırsatları tanımlıyor. Bu sayede okur, kendi hayat yolunu daha bilinçli ve dengeli bir şekilde yürümeyi öğreniyor4.
  • Spiritüel Yasalarla Uyum: Kitapta yer alan evrensel yasalar (denge, sorumluluk, sezgi, eylem vb.) günümüzün kaotik dünyasında içsel düzen kurmak isteyenler için bir pusula görevi görüyor4.

Günümüz Okuru İçin Ne Sunar?

  • Kendini tanımak isteyen bireyler için bir içsel keşif haritası
  • Hayat amacını bulmakta zorlananlar için sezgisel bir yönlendirme
  • Spiritüel gelişimle ilgilenenler için evrensel yasalarla uyumlu bir yaşam rehberi
  • Kendi potansiyelini açığa çıkarmak isteyenler için kişisel bir dönüşüm çağrısı

Daniel Jay Millman: Bir Savaşçının Sessiz Dönüşümü

22 Şubat 1946’da Los Angeles’ta doğdu Daniel Jay Millman. İlk adımı bir spor salonuna değil, içsel bir uyanışa doğru atmış gibiydi. Jimnastikte kazandığı dünya şampiyonlukları, bedensel sınırların ötesinde ruhsal bir disipline duyulan işaretti. Bedenle başladığı yolculuk zamanla zihne, sonra kalbe, sonra ruha yöneldi.

1968 yılında Stanford Üniversitesi’nde jimnastik direktörü olarak görev yaptı. Olimpik başarılar, koçluk yetkinliği ve ulusal ün onu yüceltirken, o yine de içsel bir soruya tutundu: “Gerçek güç nereden gelir?” Bu sorunun peşinde, aikido eğitimi aldı, siyah kuşak sahibi oldu, tai chi’ye yöneldi. Dövüş sanatlarının sessiz dili onda bilgelik uyandırdı.

1972’de Oberlin College’de başlayan bir başka kırılma, ona Asya’nın disiplinlerinde yeni bir yön açtı. Arica Enstitüsü’nde 40 günlük yoğun eğitim, ardından Hawaii, Hindistan, Japonya… Her durakta bir iç sefer, her öğreti bir dönüşüm. Yoga, meditasyon, ritüel… Bilgi değil; bilgelik peşindeydi artık.

Dingin Savaşçının Yazıya Dönüşü: 1980’lerin ortasında, bir kitapla her şey değişti: Way of the Peaceful Warrior (Dingin Savaşçının Yolu). Hikâye otobiyografikti ama alegorik biçimde yazılmıştı; içsel bir mentor olan “Sokrates” karakteri, bir benzin istasyonunda tanıştığı bilge bir adamdan doğmuştu. Bu kitap, sadece bir anlatı değil; bir ruhsal yolculuk davetiyesiydi.

2006’da sinemaya uyarlandı. Nick Nolte’nin oynadığı Peaceful Warrior filmi, Millman’ın felsefesini görsel bir forma dönüştürdü. Onun mesajı açıktı: Başarı dışarıda değil, içeride aranmalıdır.

Öğrenci Kalmayı Seçen Öğretmen: Sesli ve görüntülü içerikleri, seminerleri ve konuşmalarıyla dünya çapında milyonlarca kişiye ilham oldu. Yalnızca yaşam koçluğu değil; içsel rehberlik sundu. “İnsan Potansiyeli Hareketi” içinde, kişinin doğuştan getirdiği yetkinliğin farkına varmasını savundu.

Hayat amacı üzerine yazdığı kitaplar, numerolojiyle harmanladığı ruhsal rehberlik yöntemleri, kişisel gelişimle ilgilenen okurlara bir içsel harita sundu: Hayatınızın Amacı, Ruhun Yasaları, Bir Amaç İçin Yaşamak

Bugün hâlâ öğretmeye, yazmaya ve içsel savaşçılığın sessiz dilini aktarmaya devam ediyor. Yaşamı, bir formül değil; bir farkındalık hâli olarak tanımlıyor.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin