
Yasemin Emre
“Bu sayfa hayatında rahatlık, şifa, destek, yeni bir bakış açısı ve dönüşüm arayışı içinde olan, tıpkı benim gibi okuma ve yazmayı bir yol olarak seçen insanlar için hazırlanmıştır…”
Sevgili Okur,
Freud, psikoloji ilminin çoğu zaman yazarların sezgilerini ve gözlemlerini doğrulamaktan öteye gitmediğinin altını çizmek için, “Nereye gittiysem, mutlaka bir şair benden önce gitmişti,” diye yazmıştır.
Okumak bir karşılaşmadır… Beklenmedik ve farklı koşullar altında gerçekleşir. Bu yüzden bir kitabın hayatımızı değiştirme potansiyeli elbette vardır… Ancak asıl dönüşüm, okuduklarımızı hayatımıza dahil etmeyi başardığımızda ortaya çıkar. İnsanlar “Ben de kitap okuyorum” dediğinde durup düşünürüm. Acaba okudukları, düşüncelerine, sözlerine, davranışlarına bir iz bırakmış mı? En çok da bu izlerin “kalbe” dokunup dokunmadığını merak ederim.
Gerçek okuma, sadece sayfaları çevirmek değil; ruhla bütünleşen ve hayatı değiştiren bir deneyimdir. Her yazı bir mola, her kitap bir dosttur…
Sigmund Freud “Yaratıcı Yazarlık ve Hayal Kurma” adlı makalesinde yazardan, bize rehberlik edebilecek ve duygularımızı işleyip anlamamıza yardımcı olarak daha fazla öz farkındalık ve daha fazla bilgi edinmemizi sağlayabilecek bir terapist gibi bahsetmişti. Freud şöyle der: “Edebiyat yazarı hem çok ciddiye aldığı, yani büyük miktarda duygu yüklediği bir fantezi dünyası yaratır hem de dünyayı gerçeklikten keskin bir şekilde ayırır… Bana göre yaratıcı bir yazarın bize sunduğu tüm estetik haz, böyle bir ön nitelik taşımasından ve hayali bir eserden aldığımız gerçek haz da zihnimizdeki gerilimlerin özgürleşmesinden kaynaklanır… bu etki, yazarın bizi kendi hayallerimizden suçluluk duymadan ya da utanmadan zevk almaya teşvik etmesinden doğmaktadır.”
Kitapları birçok amaç için kullanırız (eğitim, eğlence, gerçeklerden kaçış), ancak bunlar arasında en ilginç olanı, onları terapötik bir araç ve sosyal bağ kurma yöntemi olarak değerlendirmemizdir.
Terapötik Etki – Kelime Kökeni ve Anlamı
“Terapötik” kelimesi, Kelime kökeni: Yunanca “therapeia” (tedavi) kökenlidir. Ruhsal ya da fiziksel iyileşmeye katkı sağlayan, rahatlatıcı ve destekleyici etkiler taşıyan her türlü yaklaşımı ifade eder. Bu bağlamda kitap okumak, yalnızca bilgi edinme aracı değil; aynı zamanda bireyin duygusal dünyasında denge kurmasına yardımcı olan güçlü bir terapötik deneyimdir. Şimdi, kitapların bu iyileştirici gücüne daha yakından bakalım.
Öz Farkındalık Artar
Kitaplardaki karakterler ve durumlar hakkında bilgi sahibi olarak, bireyler kendi duyguları ve davranışları hakkında yeni iç görüler kazanabilirler. Kahramanların nerede başarısız oldukları net bir şekilde görülür ve bu da kendi kör noktalarımıza ışık tutmaya yardımcı olur.
Okumak Hayal Gücümüzü Harekete Geçirir
Duygularımızı netleştirir ve kendi insani sorunlarımızı kabullenmemizi sağlar. Aynı zamanda bir soluklanma ya da bu sorunlara çözüm sunmanın yanı sıra bir anlam duygusu katarak bizi zenginleştirir.
Meditasyon Yapmak Gibi
Kitap okumak da beyinde yürütme işlevini artıran ve duyguların daha iyi düzenlenmesini sağlayan değişiklikler yaratır, böylece belirli bir duruma uygun gelecek duyguyu daha iyi seçebilir, stres, anksiyete ve depresyon semptomlarını azaltabilirsiniz.
Okumak gibi yazmak da bizi iyileştirir ve yaratıcı teknikler duygularımızı hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak işlemeye başlamamızı sağlayarak iyileşmeyi mümkün kılar.
Yazmanın Rolü
Shakespeare, “Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.” der.
Kelimeler katartik bir şekilde kağıda döküldükçe iyileşmeye başlarız. Terapi, yazarken gerçekleşir…
Edebi eserlerin tetiklediği duyguları yazmak, özellikle olumsuz duygularla başa çıkarken oldukça faydalı olabilir istenmeyen ve olumsuz duyguları ifade etmek, bu duyguların hafiflemesine yardımcı olur. Prefrontal kortekste (beynin karar verme, problem çözme, yaratıcılık ve azim gibi yürütücü işlevlerden sorumlu bölümü) aktiviteyi artırırken, amigdaladaki (korku ve tehdit edici uyarıları işlemekten sorumlu bölüm) aktiviteyi azaltmak, korku ve endişe tepkisini yatıştırarak daha iyi bir duygusal düzenleme sağlar.
Duygusal düzenleme, günlük işlevlerin ve iyi hissetmenin önemli bir parçasıdır ve hem olumlu hem de olumsuz duygularımızı, bizi bunalmış hissettirmeyecek veya günlük olarak en iyi şekilde işlev görmemizi engellemeyecek kadar faydalı bir biçimde yönlendirebilmeyi içerir. Bu da daha iyi karar verme ve dayanıklılık ile sonuçlanır ve anksiyete ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarının şiddetlenmesini önler. Ayrıca çatışmaların üstesinden gelmemizi ve etkili bir şekilde iletişim kurmamızı sağlar.
Üzücü deneyimler hakkında yazmanın kronik ağrı semptomlarını azalttığı, ruh halini ve uykuyu iyileştirdiği, bağışıklık fonksiyonunu artırdığı gösterilmiştir. Shakespeare‘in Macbeth’de yazdığı gibi: “Kedere kelimeler verin. Çünkü konuşmazsa dolup taşmış kalbe fısıldar ve onu paramparça eder.”
Keşfetmemizi, hedeflerimize ulaşmamızı ve fayda görmemizi sağladığı şeyler açısından edebiyat bize belirli bir güç verir. Okuma günlüğü tutmanın amacı da bu gücü açığa çıkarmak ve bilinçdışının bilinç düzeyine taşımaktır. Okuma günlüğü doğru şekilde kullanıldığında yeni görme ve var olma yolları sunabilen, hayatın günlük zorluklarına karşı daha esnek bir yaklaşım benimsememize, dayanıklılık ve içsel güven inşa etmemize olanak tanıyan farklı bir kendi kendine terapi yaklaşımı sunar.
Tüm sevgimle…
Hakkında
Kendini Keşfetme Yolculuğu
İnsan olmak, bir çeşit rahatsızlık gibidir. Diğer rahatsızlıkların çaresi bulunabilir; fakat insan olmanın rahatsızlığına kimse bir reçete yazamamıştır. Bu nedenle büyük çoğunluğumuzun mükemmel hâle erişene kadar kat etmesi gereken belirli bir yol vardır ve bununla beraber şaşırtıcıdır ki ciddi çabalar harcandığı takdirde ve sadece o zayıf kişiliğine güvenmeyip aynı zamanda tam bir imana sahip olduğunda, herhangi bir kişi bu yollardan hızla geçip ilerleyebilir; bu kişiye imkân sunulduğunda, dünyadaki büyük üstatların öğretileri ve sergiledikleri örnek yaşamlar aracılığıyla, kendi Ruhuyla, yani içindeki ilahilikle birleşmesi mümkün olabilir.
İçsel keşif yolculuğunda sorular meydan okuyordu… Cevapları aramak için yola çıktım…







Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.