Kim bilir kaç kere bu yollardan geçtim. Her farkındalığım arttığında, içimde yükselen bir ses — hipnoz değilse eğer — ruhum olduğunu hatırlattı…
— Yasemin Emre
Merhaba
Hayat, bazen en zorlu rakip olur. Bizi sınar, bazen yorar, bazen de umutsuzluğun kıyısına getirir. Ancak bu zorluklar karşısında pes etmek yerine, uyum sağlamayı ve yaşamayı öğrenmek zorundayız. Çünkü hayat, bu mücadeleyle büyümemizi sağlar.
Sağlıkla ya da yaşamın diğer alanlarında 0’ı, yani dip noktayı gördüğümüzde, içimizde büyük bir dönüşüm başlar. O an, dibi görmenin ne demek olduğunu derinlemesine hissedersiniz; acı, yorgunluk, kayıplar tüm hücrelerinize işler. Ama bu, aynı zamanda yeni bir başlangıcın da kapısını aralar.
Yüzeye doğru yükselirken, bir yandan da öğreniriz: her düşüş, aslında bir yeniden doğuştur. Gözlerinize vuran güneşin sıcaklığı ve mavi gökyüzünün enginliği size, her şeye rağmen huzur ve umut verir.
Dibi görmüş birinin artık korkacak pek bir şeyi kalmaz. Çünkü gerçek güç, orada başlar. Sağlık, yani “1” sizinle olduğu sürece, karşınıza çıkan tüm engellerin üstesinden gelebilirsiniz. Bu, sadece fiziksel bir durum değil; ruhun, zihnin ve kalbin yeniden ayağa kalkmasıdır.
Kaç kere bu yollardan geçtim, kim bilir? Her seferinde daha da güçlenerek çıktım. Her yeni farkındalık, içimde yükselen o sessiz ve derin sesin — eğer hipnoz değilse — ruhum olduğunu hatırlatmasıyla daha da netleşti. Bu ses, zorluklar karşısında size güç verir, yol gösterir.
Yaşamı net görebildiğinizde, oyun başlar. Bu oyunda ne kazanmak ne kaybetmek önemlidir, çünkü her şey evrende dönüşür. Her son, yeni bir başlangıçtır. Her düşüş, daha güçlü kalkışlara vesiledir.
Bu yüzden, dibi görmekten korkmayın. O an, en büyük öğretmeniniz olabilir. Ve unutmayın; en karanlık anın ardından mutlaka bir ışık doğar.
Sevgiyle, yürekten okuyunuz…



Yorum bırakın