… kriz bize, daha önce yapamadığımız şeyleri yapma fırsatı veriyor…
— Charles Duhigg
Merhaba
Kişisel gelişime meraklı olanları kendine çekmeyi başaran bu muazzam eser, Charles Duhigg imzalı usta bir kalem aracılığıyla okurlarına ulaşıyor. Yazarın hayatımızdaki alışkanlıklara değindiği bu kitapta, alışkanlıkların başarı ve başarısızlıklarımızı nasıl etkilediği hakkındaki ipuçları büyük bir titizlik ile işleniyor. Hayatınızdaki düzene başka çerçevelerden bakmaya başlayacağınız bu kitap ile siz de sahip olduğunuz tüm alışkanlıklarınız üzerine yeniden düşüneceksiniz!
“Alışkanlıklar” ve “Başarı” İlişkisi
Hayatta herkesin sahip olduğu bir alışkanlık var. Her sabah aynı saatte uyanmak, aynı saatte yatmak veya aynı yol güzergahını kullanarak işe gitmek gibi olan bu basit eylemler size hayatta başarı getirir mi? Öyleyse nasıl?
İşte tam da bu noktayı ele alarak alışkanlıklar meselesini inceleyen Charles Duhigg, alışkanlıkların döngüsünü ise “işaret – rutin – ödül” olarak nitelendiriyor. Ayrıca kitabı ana hatları ile üç farklı bölüme ayıran Duhigg, “bireysel alışkanlıklar”, “şirket ve organizasyonların sahip olduğu alışkanlıklar” ile “toplum alışkanlıkları”nı en iyi örnekler ile inceliyor. Okuyucuların içerisinde; ünlü reklamcıların başarı hikayelerini, ünlü antrenör Tony Dungy’nin Amerikan Futbol Ligi’nin en kötü takımının kaderini nasıl değiştirdiğini, Starbucks’ın başarı sırrını ve Martin Luther King’in yurttaş hakları hareketinin nasıl başarıya ulaştığı gibi farklı başarı hikayelerini bulabilecekleri eser, alışkanlıklar hakkında düşünmeye davet ediyor.
Diğer taraftan alışkanlıklar üzerine araştırma listesinde yer alan kişilere yönetilen bir dizi soru ile alışkanlıkların gücünün irdelendiği kitap, her şeyin beyinde bittiği konusundaki ipuçlarını okuyucuya aktarıyor.
Unutmayın ki tüm değişimlerin gücü beyniniz ile ilgilidir. Siz alışkanlıklarınızı doğru uyguladığınız ya da onlardan vazgeçebildiğiniz takdirde başarı sizin için de kaçınılmaz olacaktır.
Charles Duhigg, Alışkanlığın Gücü adlı eserinde şöyle yazıyor:
Bazen üniversiteyi terk eden kişilerin milyarder olduğunu, bazense yüksekten uçan yöneticilerin yere çakıldığını görüyorlardı. En sonunda çoğu şirket kültürünün beş kategoriden birine denk düştüğü sonucuna varacak kadar veri topladılar. Kültürlerden birine “yıldız” modeli diyorlardı. Bu şirketlerde yöneticiler seçkin üniversitelerden veya diğer başarılı şirketlerden kişileri işe alıyorlar ve bu kişilere büyük ölçekte özerklik veriyorlardı.
İkinci kategori “mühendislik “modeli alıyordu. Mühendislik kültürü olan şirketlerde bireysel yıldızlardan ziyade mühendisler ağır basıyordu. Çözüm üretmekte , işe alım kararları yaklaşımında mühendislik zihniyeti hakimdi. Silikon Vadisinde yeni başlayan şirketlerin stereotipiydi. “Gençler, kendilerini kanıtlayabilecek için kendi kuşaklarının yıldızları olabilmek için çabalıyordu. Ama şimdi sadece teknik sorun çözmeye odaklılar.” diyordu Baron. Mühendisliğe odaklı kültürler kuvvetlidir; çünkü bu şirketlerin çabuk büyümesini sağlar. “Facebook ne çabuk yayıldı bir düşünün.”
Üçüncü ve dördüncü şirket kategorilerinde “bürokrasi” üzerine kurulu şirketlerde “otokrasi” üzerine inşa edilmiş şirketler yer alıyor. Bürokratik modelde, kültürler kalabalık orta düzey yöneticiler arasında yeşerir. Yöneticiler ayrıntılı iş tanımları, organizasyon şemaları, çalışanlar İçin el kitapları oluşturur. Her şey tek tek yazılır. Ancak tüm kuralları, iş tanımları, organizasyon şemaları nihai olarak tek bir kişinin arzularına ve hedeflerine göredir. Bu da genelde kurucu veya CEO’dur. ” Çok çalış. Ne diyorsam yap ve paranı al.”
En son kategori ise “bağlılık ” modeli olarak biliniyor. Geçmişi İnsanların ömür boyu mutlu Mesut tek şirkette çalıştığı günlere dayanır. “Bağlılık kültürüne sahip şirketlerin CEO’ları şöyle der:” İnsanların ya emekli olup ya ölünce ayrıldığı bir şirket yaratmak istiyorum. Bu illaki hantal bir şirket olacak anlamına gelmez; yavaş ve düzenli büyümeye öncelik veren değerlere işaret eder. ”
Baron ve Hannan sonraki on yıl boyunca hangi şirketlerin büyüdüğüne, hangilerinin gerilediğine baktılar. İnceledikleri şirketlerin yaklaşık yarısı en az on yıl boyunca ayakta kalmış. Bazıları dünyanın en başarılı şirketleri olmuştu. Ancak kültürün etkisinin bu kadar önemli olacağı sonucunu beklemiyorlardı.
Beklendiği aynı yere bir sürü zeki insan doldurmak büyük itibar ve zenginlik yaratmıştı. Ancak hiç beklenmedik biçimde rekor sayıda yıldız firma da batıyordu. Böylesi bir şirkette çalışmış herkesin bildiği üzere iç çatışmalar, yıldız odaklı şirketlerde daha şiddetlidir. Çünkü herkes yıldız olmak istiyor.
İşin doğrusu, Baron ve Hannan verilere baktıkça istikrarlı biçimde kazanan tek kültürün, bağlılık şirket kültürü olduğunu buldu. Tartışmasız biçimde, anlamlı tüm ölçütlere göre bağlılık kültürü diğer yönetim tarzlarının hepsinden daha başarılıydı. “İncelediğimiz bağlılık kültürüne sahip şirketlerden hiçbiri batmadı. “Çalışanları zamana yayarak yavaş yavaş seçince kendi kendini yönetmede kusursuzlaşan kişileri bulmaya vakitleri oluyordu.” Bağlılık kültürüne sahip şirketlerdeki çalışanlar iç çatışmalara daha az vakit harcıyorlardı; çünkü herkes kişisel hesaplarına değil şirkete adanmıştı.”
Risk sermayeleri yıldız şirketleri seviyor; çünkü bir şirket portfolyosu için yatırım yaparken tek ihtiyacınız birkaç büyük başarı görmek. “Ama girişimciyseniz ve sadece tek bir şirkete yatırım yapıyorsanız, o zaman veriler bağlılık odaklı kültürü tercih etmenin daha iyi olacağını söylüyor.”
- Bozuk olan şeyi düzeltmeleri için yetki vermedikçe zeki insanları işe almanın bir anlamı var mıdır?
Zeki bireyler genellikle problem çözme, yenilikçi düşünme ve zorlu durumlarla başa çıkma konusunda çok yeteneklidir. Ancak bu yeteneklerin tam anlamıyla değer kazanabilmesi için aşağıdaki unsurlar gereklidir:
İnisiyatif almak için çalışanlara güvenmek önemlidir. Zeki birinin, sorumluluk alabileceği ve yaratıcı çözümler geliştirebileceği bir ortamda daha fazla verimli olduğunu görebiliriz. Eğer zeki bir kişiye sürekli olarak “bu, böyle yapılmalı” ya da “şu adımı atmalısın” gibi katı yönlendirmeler yapılırsa, bu kişinin potansiyelini en verimli şekilde kullanamıyoruz.
Zeki insanların işe alınması, aslında onlara güvenmek ve yetki vermekle daha anlamlı hale gelir. Aksi halde, bu insanlar daha az motive olabilir ya da kendi potansiyellerini sınırlı bir şekilde kullanmaya başlayabilirler.
Kitabın yazarı olan Charles Duhigg, aslında New York Times gazetesinin ödüllü iş dünyası muhabiridir. Alışkanlıkları Gücü isimli bu kitabı ile büyük ses getirirken, kitabını bestseller listesine sokmayı başarmıştır. Alışkanlıkların Gücü. okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.
Alışkanlıkların Gücü (The Power of Habit) Charles Duhigg’in kaleme aldığı, bireylerin, organizasyonların ve toplumların nasıl alışkanlıklar geliştirdiğini ve bu alışkanlıkları nasıl dönüştürebileceğini anlatan güçlü bir kitaptır. Günümüz dünyası için önemi birkaç başlıkta özetlenebilir:
Alışkanlıkların Beyindeki Yeri
Duhigg’in Alışkanlıkların Gücü kitabı, beyin bilimleri ve nöropsikoloji açısından alışkanlıkların nasıl oluştuğunu detaylı bir şekilde açıklar. Özellikle bazal ganglion adı verilen beyin bölgesinin, alışkanlıkların otomatik hale gelmesinde kritik bir rol oynadığı vurgulanır.
Alışkanlık Döngüsü: İşaret, Rutin, Ödül
Duhigg’in temel kavramlarından biri olan “alışkanlık döngüsü” (ipucu → rutin → ödül) modeli, insanların günlük yaşamlarını daha verimli, sağlıklı ve anlamlı hale getirebilmesi için büyük bir anahtar sunuyor. Bugün özellikle stres, dijital bağımlılık, sağlıksız yaşam tarzları gibi sorunlarla baş etmek isteyen bireyler için bu yaklaşım rehber niteliğinde. Bu döngü üç aşamadan oluşur:
- İşaret (Cue): Alışkanlığı tetikleyen unsur (örneğin, bir saat başı kahve içme isteği).
- Rutin (Routine): Alışkanlık şeklinde yapılan davranış (kahve içmek).
- Ödül (Reward): Alışkanlığın sağlayacağı tatmin veya fayda (zihinsel uyanıklık).
Bu yapı, alışkanlıkları değiştirmek isteyen bireyler için önemli bir stratejik rehber sunar.
Kitap, nörobilim ve psikoloji alanındaki güncel araştırmaları halka anlaşılır şekilde sunarak alışkanlıkların beyindeki yeri hakkında farkındalık yaratıyor. Bu, zihinsel sağlık, dikkat yönetimi ve motivasyon gibi konularda daha bilinçli bir toplum oluşmasına katkı sağlıyor.
Alışkanlıkların Sosyal Hayattaki Etkisi
Özellikle şirket kültürü, liderlik, müşteri davranışları gibi konularda alışkanlıkların nasıl büyük farklar yarattığı örneklerle anlatılıyor. Modern organizasyonlar için bu, daha sürdürülebilir ve etkili yönetim modellerine ilham veriyor.
Duhigg, bireysel alışkanlıkların yanı sıra organizasyonlar ve toplumlar üzerindeki etkisini de ele alır. Özellikle şirketlerin pazarlama stratejilerinde tüketici alışkanlıklarını nasıl yönlendirdiği ve şekillendirdiği konusunda ilginç örnekler verir.
Bugünün dijital dünyasında şirketler kullanıcıların alışkanlıklarını yönlendirmek için bu kitaptaki bilgileri kullanıyor (örnek: sosyal medya uygulamaları). Bireyler ise bunun farkına vararak kendi alışkanlıklarının kontrolünü ellerine alabilirler.
Alışkanlıkları Değiştirme Teknikleri
Kısacası, Alışkanlıkların Gücü hem bireysel farkındalık hem de sistematik dönüşüm açısından günümüz dünyası için oldukça kritik bir rehber. Özellikle değişim isteyen herkesin dönüp bakması gereken bir kaynak.
Kitap, kötü alışkanlıkları değiştirmek için uygulanabilecek etkili yöntemleri anlatır. Örneğin, kendini ödüllendirme, tetikleyicileri değiştirme ve bilinçli farkındalık geliştirme teknikleri, alışkanlıkların dönüşüm sürecinde kullanılabilir.
Alışkanlıkların Gücü, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Charles Duhigg’in Alışkanlıkların Gücü kitabı, günümüz dünyasında bireylerin, şirketlerin ve toplumların alışkanlıklarını nasıl oluşturduğunu ve değiştirdiğini anlamalarına yardımcı olan önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Modern yaşamda, alışkanlıklar kişisel gelişim, iş dünyası ve toplumsal hareketler açısından büyük bir rol oynuyor. Kitap, bireylerin kendi alışkanlıklarını bilinçli bir şekilde değiştirebilmeleri için bilimsel ve pratik yöntemler sunuyor. Özellikle alışkanlık döngüsü (ipucu, rutin, ödül) kavramı, kötü alışkanlıkları değiştirmek ve yeni, olumlu alışkanlıklar geliştirmek için güçlü bir araç olarak kabul ediliyor.
Ayrıca, şirketler ve organizasyonlar için de büyük bir öneme sahip. Duhigg, başarılı organizasyonların temel alışkanlıkları nasıl oluşturduğunu ve bu alışkanlıkların iş dünyasında nasıl bir dönüşüm sağladığını açıklıyor. Örneğin, liderlerin kriz anlarında alışkanlıkları nasıl yönlendirdiği ve şirketlerin tüketici alışkanlıklarını nasıl analiz ettiği gibi konular, günümüz iş dünyasında oldukça etkili stratejiler sunuyor.
Toplumsal hareketler açısından da kitap, alışkanlıkların sosyal değişim üzerindeki etkisini ele alıyor. Duhigg, büyük toplumsal dönüşümlerin nasıl başladığını ve alışkanlıkların bu süreçte nasıl kritik bir rol oynadığını açıklıyor.
Günümüzde, bireylerin ve organizasyonların daha bilinçli kararlar alması, verimliliklerini artırması ve daha sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesi için bu kitap oldukça değerli bir rehber niteliğinde.
Charles Duhigg Hayatı ve Kariyeri
Charles Duhigg, Pulitzer Ödüllü bir gazeteci ve bestseller kitap yazarıdır. Özellikle alışkanlıklar, karar alma süreçleri ve üretkenlik konularında yaptığı çalışmalarla tanınır.
Hayatı ve Eğitimi: Duhigg, Yale Üniversitesi’nden mezun olmuş ve ardından Harvard İşletme Okulu’nda eğitim almıştır. Gazetecilik kariyerine başlamadan önce özel sektörde analist olarak çalışmıştır.
Gazetecilik Kariyeri: Duhigg, The New York Times ve The New Yorker gibi prestijli yayınlarda gazetecilik yapmıştır. 2013 yılında Pulitzer Ödülü kazanan iEconomy adlı araştırma serisinin liderliğini üstlenmiştir. Bu seri, Apple’ın küresel ekonomideki rolünü ve Çin’deki üretim süreçlerini incelemiştir.
Kitapları ve Eserleri
Duhigg’in en çok bilinen kitapları şunlardır:
- Alışkanlıkların Gücü (The Power of Habit) – Alışkanlıkların nasıl oluştuğunu ve nasıl değiştirilebileceğini anlatır.
- Yeni Dünyada Daha Akıllı, Daha Hızlı, Daha Başarılı Olmanın Sırları (Smarter Faster Better) – Üretkenlik ve karar alma süreçlerini ele alır.
- Supercommunicators – 2024 yılında yayımlanan ve etkili iletişim tekniklerini inceleyen kitabıdır.
Ödüller ve Başarılar: Duhigg, George Polk Ödülü, Gerald Loeb Ödülü, Investigative Reporters and Editors Madalyası gibi birçok prestijli ödül kazanmıştır.
Günümüzdeki Çalışmaları: Şu anda The New Yorker dergisinde yazılar yazmakta ve bilimsel araştırmalar ile gazetecilik alanında çalışmalarını sürdürmektedir.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın