Vücutta denge ve zihinde dolaşan bulgudur. Kişinin kendi için bir duruş, ritim, sistem ya da rahat süreci bulması önemlidir. Meditasyon, farkındalık ve şifa için yer yaratmayı hedefler ve bunu yaparken huzur verir. Daha odaklı, net bir hale getirir.

-Yasemin Emre

Merhaba

Bugün, meditasyonun başka bir boyutuna, trans meditasyona uzanalım. Trans meditasyon, evrenin akışına katılmak amacıyla bilinç durumunu değiştirme sanatıdır. Bilinci değiştirmek için üç temel yol vardır ve bu yollar vücut için bazen zararlı olabilir.

İlk yol, beyin kimyasını değiştirmek için vücut süreçlerini dönüştürmektir. Birçok kültürde, manevi törenlerde algıyı değiştirmek için güçlü bitki özleri kullanılır. İkinci yol ise aşırı sıcaklık, açlık, uyku yoksunluğu gibi aşırı his ve durumlara maruz kalmaktır. Üçüncü yol ise duyu yoksunluğudur. Trans meditasyon denetlenmeli ve dikkatle uygulanmalıdır; bazı hekimlerin bu süreçte dikkatli olması gerekir.

Kızılderililer, büyük ruhlarla temasa geçmek için meditasyonun bu yönüyle ilgilenirler. Zihinlerinde bir aura oluştururlar; ilahiler söyler, yanan otların dumanıyla nefeslerini açarlar. Afrika’da çeşitli kabileler, evrenle bağ kurmak için farklı meditasyon formları uygularlar. Ausar toplumu ise, meditatif transa ulaşmak için zihne odaklanmayı, sakin bir yerde bulunmayı, tütsü yakmayı ve ritim tutmayı önemli sayar.

Eski Mısır’da, Kemetik meditasyon da benzer amaçla uygulanırdı; ilahi bir varlıktan daha yüksek bir devlete ulaşmak için… Avustralyalı Aborjinler ise bilinçaltını keşfetmek için trans meditasyonunu titreşimli seslerle birleştirirler. Bu deneyim bana daha yakın geliyor.

Mantra, meditasyonda sık kullanılan güçlü bir araçtır. Zihin, tekrar eden ayetlerin sesine odaklanır ve böylece tüm arka plandaki gürültüden, düşüncelerden arınır.

Meditasyonun aydınlanmaya ulaşmak için saatlerce sabit bir pozisyonda kalmak olmadığını belirtmek isterim. Meditasyon; vücutta denge ve zihinde dolaşan bir bulgudur. Kişinin kendisi için bir duruş, ritim, sistem ya da rahatlatıcı bir süreç bulması önemlidir.

Meditasyon, farkındalık ve şifa için yer açmayı hedefler; bunu yaparken huzur verir. Daha odaklı ve net bir zihin hali sağlar.

Okuyucu bakış açısıyla; bence huzura ulaşmak için çeşitli öğretilerden geçerek içsel yolculuğun derinliklerine dalıyoruz, “inci”yi bulmak için. Oysa bu inci zaten içimizde, yaşadıklarımızla ortaya çıkmayı bekliyor. Bu yaşam boyutunda, elimizden alınanların tekrar bize verilmesi gerektiğini yaşıyor olabiliriz. Sanırım yaralarımızdan daha büyük bir acı bu.

İç ses sessizlikte “Hatırla!” diyor.

Ve ben dünyayı “Yaşam Okulu” olarak görmeyi unutmadan, dönüşümün bizim asıl ışığımız olduğunu defalarca hatırlıyorum. Hep aynı noktada uyuyup, tekrar uyanıyorum. Sonra o derin boşluğa açılıyorum.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin