Gece’YE
Hem gülümseme hem de ağlama hakkına sahibiz. Çünkü dünyayı kabul ediyor ve onu bütün gücümüzle sevmeye karar veriyoruz. Bunun adına bilgelik deniyor… Ve belki de, biz en çok bu ikisini aynı anda hissederken öğreniyoruz: Hem kaybetmek hem de sevmek, birlikte var olabiliyor.
Her akşam olduğu gibi bu akşam da gökyüzünde muazzam bir yıldız şöleni var. Aralarından göz kırpan bir yıldız bulup, kalbimden duamı geçirirken, bütünün hayrına olmasını dileyeceğim… Ne de olsa, her şey bir şekilde birbirine bağlı, değil mi?
Pencerede ve masada yanan mum, her 17 Haziran’da olduğu gibi, yine senin için yanıyor, baba. Aslında her akşam yanıyor. Çünkü bir şekilde her an, her zaman seninleymişim gibi hissediyorum. “Melekler ışığa gelir” derler ya, belki sen de onlardansındır…
Ve yine, tesadüf gibi, bu tarihte, yağmur kendini hissettiriyor. Serinliği perdeleri uçurmaya başladı bile. Bir yandan içimi ısıtan, bir yandan serinleten bir huzur. Belki de senin ışığın, bu soğuk gecede biraz daha yakın geliyor.
Nurlar içinde uyu… Şimdi daha çok seni hissediyorum.
Sevgiyle…

Yorum bırakın