
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Lenfödem Tedavi Odası

Basınç Kollukları
Covid-19 ve Sağlık Çalışanlarının Değeri
Pandemi süreci, tüm dünyayı olduğu gibi bizi de derinden etkiliyor. Covid-19’un yayılması, sadece yaş veya meslek farkı gözetmeden pek çok hayatı tehdit ediyor. Kronik rahatsızlıkları olanların tedavi süreçlerinin aksaması, hepimizi daha dikkatli olmaya zorluyor. Maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymak bu süreçte en önemli korunma yollarıdır. “Bana bir şey olmaz” diyenlere ise şunu hatırlatmak isterim: Sağlığınızı korumanın yanı sıra, sevdiklerinize de zarar vermemek için dikkatli olmalıyız.
Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri
Covid-19’un fizik tedavi hastalarını nasıl etkilediğini, özellikle lenfödem tedavisi gören bireylerin süreçlerinin nasıl sekteye uğrayabileceğini düşündüm. Bu bağlamda, “Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri” adlı kitabı referans alarak kendi tedavi sürecimi daha yakından inceleme fırsatı buldum.
Kitap, lenfödem tedavisinde önemli bir role sahip olan basınç kollukları gibi medikal cihazları kullanmanın gerekliliğini ve fiziksel tedavi yöntemlerini detaylı bir şekilde ele alıyor. Ben de bu kitapta önerilen basınç tedavisi hakkında bilgi edindikten sonra, 9 Kasım Pazartesi günü bu tedavi yöntemini almak üzere talimat verdim.
Tedavi Sürecim ve Olumlu Gelişmeler
13 Kasım Cuma sabahı, sevindirici haberler peş peşe geldi. Poliklinik Sekreterliği, sürecimle ilgili bilgi almak için aradı ve ardından fizyoterapistim Anıl Ünal durumu takip ederek bana destek oldu. Kitaptan edindiğim bilgiler ışığında, tedavi sürecimdeki bu önemli adımların beni nasıl daha hızlı iyileştirdiğini fark ettim.
Sonuç olarak, hem “Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri” kitabının bilgilerinden faydalandım, hem de sağlık çalışanlarının özverili desteğiyle tedavi sürecimde önemli ilerlemeler kaydettim. Bu süreçte her gün onlarca insana yardım eden sağlık çalışanlarına bir kez daha teşekkür ediyorum.

Lenfödem kanser tedavilerinin ya da kanserin kendisinin bir sonucudur. Belirli kişilerde lenfödemi neyin tetiklediği hakkında hala yeterli bilgi yok. Bunun sizin hatanız olmadığını ve kendi risklerini azaltmak için yapabilecekleri her şeyi yapan kişilerde bile lenfödem gelişebileceğini unutmamak önemlidir… Doç. Dr. İlke Keser
“Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri” kitabı, Doç. Dr. İlke Keser tarafından yazılmış bir kaynaktır ve kanser hastalığı ve lenfödemle yaşayan bireyler için fizyoterapi yöntemlerini detaylandıran oldukça değerli bir kaynaktır. Kitap, bu iki sağlık durumu ile yaşayan kişilerin günlük yaşamlarını iyileştirmek ve semptomlarını yönetebilmek için hangi fizyoterapi uygulamalarının en etkili olabileceği konusunda rehberlik sunmaktadır.
Bu kitabın içerisinde dünyanın önemli kliniklerinin hastaları için hazırlamış olduğu kanser ve lenfödem tanılı bireylere özel olarak oluşturulmuş, egzersizler, öneriler, yaşam tarzı değişiklikleri ve fizyoterapi uygulamalarının amaçları ile ilgili bilgileri içeren üç buklet yer almaktadır. Ülkemizde her iki hasta grubuna yönelik olarak hazırlanmış benzer bir yayın bulunmamaktadır. Bu bukletlerin çevrilmesindeki amaç; dünyada hale hazırda gelinmiş olan noktayı hastalarımıza, bu konularda çalışan başta fizyoterapistler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına ve yetkililere göstererek, hastalarımıza sunulan hizmetlerin standardizasyonu ve kalitesinin ilerletilmesine katkıda bulunmaktır. Bu bukletler seçilirken, dünyada hazırlanmış ve internet ortamında ulaşılabilir durumda olan pek çok benzeri kaynak incelenmiş, en kapsamlı bilgileri içeren, görselleri ve grafikleri ile hastalarımızın daha olay anlayarak yararlanabilecekleri, dili en sade olanlar seçilmiştir. Türkçe’ye çevrilmeden önce orijinallerini hazırlayan kurum ve kuruluşlarla iletişime geçilerek çeviri süreci boyunca ve sonunda bilgilendirilmeleri sağlanmıştır. Gerekli tüm izinler alınarak, sorumluluğu Doç. Dr. İlke Keser’in olmak üzere çeviri süreci tamamlanmıştır.
Amacımız hastalarımızın kanserle yaşama döneminde yapabilecekleri egzersizler hakkında bilgilenmelerini sağlamak ve lenfödem gibi kanser ve tedavilerinin neden olabileceği yeni problemleri önlemek ve oluşmuş olması halinde de hastanın bizzat yapabileceği uygulamalar hakkına sade bir dille bilgi vermektir. Her iki hasta grubunda da bireyin kendi kontrolü ve düzenli olarak yapacağı uygulamalar ile hastalığın mevcut düzeyinin korunması ve mümkün olduğu oranda olumlu yönde etkilenebilmesi mümkün olabilmektedir.
Hastalarımızın bukletlerde yer alan egzersiz ve uygulamaları yapmadan önce mutlaka fizyoterapistine danışması gerekmektedir. Uygulamaların yapılışlarının kontrol etmesi ve bireye özel olarak gerekli düzenlemelerin yapması sonrasında başlanılabilir.

Kitapta Neler Var?
Lenfödemin Yönetimi: Lenfödem, kanser tedavisi sonrası en sık karşılaşılan komplikasyonlardan biridir. Kitap, lenfödem tedavisinde fizyoterapinin rolünü vurgular ve çeşitli tedavi tekniklerini açıklar.
Fizyoterapötik Yaklaşımlar: Lenfödem tedavisinde etkili olan fizyoterapi uygulamaları, manuel lenfatik drenaj, basınç tedavisi (kompresyon tedavisi), egzersizler ve cilt bakımı gibi konuları içerir.
Bireysel Tedavi Planları: Kitap, bireylerin durumu ve tedavi gereksinimlerine göre özelleştirilmiş tedavi planlarının hazırlanmasının önemini vurgular. Her bireyin tedavi süreci farklıdır ve özelleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir.
Semptom Yönetimi: Kanser tedavisi sonrası meydana gelen ağrı, yorgunluk ve lenfödem semptomlarının yönetilmesi konusunda önemli tavsiyeler yer alır.
“Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri”, özellikle kanser tedavisi görmüş ve lenfödem sorunu yaşayan bireylerin fizyoterapik bakımlarını ele almaktadır. Bu kitap, profesyonel sağlık çalışanlarına ve hasta yakınlarına bu hastalıklarla mücadele eden bireylerin yaşam kalitesini artırmak adına kapsamlı öneriler sunmaktadır. Kitapta, lenfödemin yönetilmesi için yapılan uygulamalar, egzersiz programları, baskı tedavisi, manuel tedavi ve tedavi sonrası bakım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi yer almaktadır.
- Sağlıklı Olmak Nedir? Doç. Dr. İlke Keser’in kitabının sonunda yer alırken, sadece bedensel değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel sağlığı da kapsayan derin bir anlam taşır. Bu soru, sağlık kavramını yalnızca fiziksel iyilik haliyle sınırlandırmamak gerektiğine dair bir hatırlatmadır. Bu soru, modern tıbbın ötesinde, sağlığın çok daha geniş bir kavram olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Sağlık, bedenin, zihnin ve ruhun uyumlu bir şekilde çalıştığı, içsel dengeyi bulmuş bir durumdur. Birey, çevresiyle, kendisiyle ve yaşamın getirdiği zorluklarla uyum içinde olduğunda “sağlıklı” kabul edilir.
- Fiziksel Sağlık: Elbette, bedensel sağlık çok önemli bir bileşendir. Kanser tedavisi, lenfödem, kronik hastalıklar gibi sağlık problemleriyle savaşan bireyler için fizyoterapi gibi tedavi yöntemleri, iyileşme sürecinde temel bir rol oynar. Bedensel sağlık, vücut fonksiyonlarının düzgün çalışması ve olası rahatsızlıkların yönetilmesi ile yakından ilişkilidir.
- Ruhsal Sağlık: Ancak yalnızca bedensel sağlık, sağlığı tanımlamak için yeterli değildir. Ruhsal sağlık, bireyin kendini nasıl hissettiği, duygusal dengeyi koruyabilmesi, stresle başa çıkabilme yeteneği gibi unsurları içerir. Sağlıklı olmak, sadece fiziksel hastalıkları yönetmek değil, aynı zamanda kendini huzurlu ve dengede hissetmek anlamına gelir.
- Zihinsel Sağlık: Zihinsel sağlık, sağlıklı düşünme, olumsuz düşüncelerden arınma, zihinsel netlik ve olumlu düşüncelerle bir yaşam sürme kapasitesidir. Birey, zihinsel olarak sağlıklı olduğunda, stresle başa çıkabilir, problem çözme yeteneği gelişir ve yaşamındaki zorlukları daha rahat bir şekilde aşabilir.
- Sağlık ve Toplumsal Bağlantılar: Bir diğer önemli boyut ise, toplumsal sağlık ve bireylerin çevreleriyle olan ilişkileridir. Sağlıklı olmak, yalnızca kendimizi nasıl hissettiğimizle ilgili değil, aynı zamanda etrafımızdaki insanlarla sağlıklı ilişkiler kurabilmemizle de ilgilidir. Sosyal destek, bireylerin iyileşme süreçlerinde önemli bir faktördür.
- Yolculuk ve Süreklilik: Sağlık, bir “hedef” değil, sürekli bir yolculuktur. Sağlıklı olmak, bireysel bir çaba ve uzun vadeli bir süreçtir. Her gün yeni alışkanlıklar edinmek, bedenimize ve zihnimize yatırım yapmak, sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemek bu yolculuğun bir parçasıdır. Sağlıklı olmak, geçici bir durum değil, hayat boyu devam eden bir çaba gerektirir.
Yazarın Notu:
Sağlıklı olmak ne anlama geliyor?
Sağlıklı olmak, sadece hastalıkların yokluğu değil, kişinin yaşamını en iyi şekilde sürdürebilmesi için gerekli tüm faktörlerin bir arada uyum içinde olmasıdır. Bu bakış açısıyla, sağlık bir varış noktası değil, sürekli bir yolculuktur.
Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Bu süreçte Doç. Dr. İlke Keser’in kitabından öğrendiğim bilgilerin ve sağlık çalışanlarının desteğinin birleşimi, tedavi sürecimde büyük bir fark yarattı. Bu süreçte sağlık çalışanlarına, tedaviye verdiğim önemin artmasına, aynı zamanda fizyoterapinin gücüne olan inancımın pekişmesine yardımcı oldu.
Prof. Dr. İlke Keser
Türkiye’nin önde gelen fizyoterapi uzmanlarından biridir ve Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü‘nde öğretim üyeliği yapmaktadır. 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak akademik kariyerine başlamış; 2007–2008 yıllarında Belçika’nın Gent Üniversitesi’nde Erasmus programı kapsamında eğitim almıştır. 2014 yılında doçent, 2020 yılında ise profesör unvanını kazanmıştır.
Prof. Dr. Keser’in akademik ilgi alanları arasında onkolojik rehabilitasyon, lenfödem yönetimi, nörolojik rehabilitasyon ve periferik vasküler hastalıklar bulunmaktadır. Bu alanlarda birçok doktora ve yüksek lisans tezine danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, “Kanser ve Lenfödem İle Yaşayan Bireyler İçin Fizyoterapi Önerileri” adlı kitabı, bu konularda Türkçe kaynak eksikliğini gidermeyi amaçlayan önemli bir eserdir. Kitap, dünyaca ünlü kliniklerin hazırladığı egzersizler, yaşam tarzı önerileri ve fizyoterapi uygulamalarını içeren üç bukletten oluşmakta olup, sade bir dille hazırlanmıştır.
Prof. Dr. İlke Keser, aynı zamanda Gazi Üniversitesi’nde Erasmus Programı Kurum Koordinatörlüğü ve Birim Stratejik Plan Komisyonu Başkanlığı gibi idari görevlerde de bulunmuş; fakülte düzeyinde kalite komisyonu başkanlığı ve akademik birim koordinatörlüğü gibi görevlerde de aktif rol almıştır.
Kendisinin akademik ve klinik katkıları, onkolojik rehabilitasyon ve lenfödem gibi özel ilgi alanlarında önemli bir kaynak teşkil etmektedir.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…


Yorum bırakın