Zor iştir metafizik… Fiziki sınırları aşılır. Varlık, varoluş, evrensellik, evrim, neden, uzay, zaman, tanrı gibi kavramlar “ta meta ta fizika” sonsuzluğa doğru uzanır…
— Ata Nirun
Merhaba
Ruhunu ortaya çıkar, ruh sağlığın bozulmasın, rıh gibi dolaşma, ruhu şad olsun gibi cümleler kuruyoruz günlük hayatımızda. Peki nedir, kimdir bu ruh? Ruh bedenden çıkınca neden canını yitirir insan? Beden kalır, ruh nereye gider veya ne olur? Garip ama ne çok şey konuşup, ne kadar az şey biliyoruz ruh hakkında.
İnsanoğlunun bu en gizemli sorusuna cevap arayanlara, bazen bir bilim adamı, bazen de öteki taraftan haber alan, gizemin delileri cevap verir. Aslında onlar ölümsüz olan ruhun peşinden adım adım giden gizemcilerdir. Bu kitap “Dünya’da ve Türkiye’deki ruhçular ve Ruhçuluk” sentezini yapan ilk kitap olma özelliğindedir. Ata Nirun, 1963 yılında, ruhçuluk ve okültizm Türkiye’deki en önemli ismi olan Dr. Bedri Ruhselman’ın kurduğu Türkiye Metapsişik Derneği ile (BİLYAY), mihenk taşı olacak bu eserin ilk adımlarını atıyor. Daha sonra tüm dünyada ruhlar ve ruhçuluk konusunda araştırmalar yaparak, özellikle İngiltere ve Amerika Parapsikoloji Enstitüleri’nde gerçekleştirdiği ölüm ve sonrası deneysel çalışmaları ile yarım asırlık bir bilgi birikimini bizlere aktarıyor. Haftalık yüzbinin üzerindeki tirajları ile rekor kıran Bilinmeyen ve Fenomen gibi dergileri Türkiye’ye kazandıran ve bu konuda geçmişten bugüne birçok araştırmacının var olmasını tetikleyen Ata NİRUN, bu eseri ile tüm bilgilerini bizlere deneysel olarak sonuçları ile birlikte sunuyor.
Sırlarla dolu bu kitap, bildiğiniz ya da daha doğrusu bildiğinizi sandığınız birçok tabuyu yıkıyor ve ruhçuluk üzerine daha önce hiç konuşulmamış konu ve kişileri anlatıyor.
Ertan Özyiğit, kitabın öz sözünde bu bilgileri bizlere aktarıyor.
“Zor iştir metafizik… Fiziki sınırları aşılır. Varlık, varoluş, evrensellik, evrim, neden, uzay, zaman, tanrı gibi kavramlar “ta meta ta fizika” sonsuzluğa doğru uzanır. Felsefe hipotezler oluşur yol boyunca.”
En büyük tehlike, bu hipotez-marinaları’ndan birinde demir atmak… Gerçekleri çözdüm sanmak… Spiritüalist jargon’daki ifadesi ile “Oldum” TEŞEVVÜŞ’ü “Bir realiteden diğerine geçilirken içine düşülen bocalama ve karışıklık” içinde kaybolacaktır.
Akıl kapısı girmek isteyenlere açık…
Bilinmeyene Yolculuk
“Her şeyin başı olan enerji, evrenin dört bir yanına yayılmıştır; her şeyin içine sızar, her türlü devinen enerjinin kökenidir; canlı varlıktaki yaşam enerjisi, evrende galaksilerin kökenidir. “— Wilhelm Reich
Reich, evrensel enerjinin ya da kendi tanımıyla Evrensel Yaşam Enerjisi´nin farkındaydı ve en büyük üzüntüsü insanların kişilik adlı zırhı takmaları nedeniyle bu enerjiyi alamamaları ve kullanamamalarıydı. Yani Reich, psikozlu kişiliklerin, inançlar, tabular ve şartlanmalar yüzünden saf enerjiye ulaşamadıkları görüşündeydi yani Güç´e, Maji Gücü´ne… Bir diğer usta; Freud daha cüretliydi; yaşam enerjisinin bilinçli olmasını istiyor ve koşullarını ortaya koyuyordu. Ona göre, beklentilerini öte dünya saplantılarından kurtarıp, tüm evrensel enerjilerini dünyadaki yaşamlarına yönlendiren insanlar yaşamı kolaylaştıracak ve o zaman baskıcı olmayan, psikozsuz bir uygarlığa ulaşılacaktır. O andan sonra ise, cennet serçelere ve meleklere bırakılabilir çünkü Freud´a göre, insan evrensel anlamda cennete sığmayacak kadar yüksektir. Freud bu noktada düşündürür zira Maji´nin diğer bir temel yasası olan insanın evrensel üstünlüğüne değinmektedir. Reich ve Freud´un üstün insan tanımlarını asla Nietsche, Wagner veya Rauschning´in “üstün ırk” ayrımıyla karıştırmamak gerekir. Anlatılmak istenen, insanın genel olarak canlılar evrenindeki üstünlüğüdür…
Bu kitabın yazımı biterken önemli bir gelişme yaşandı. 54 yıldır saklanan ve beklenen Dr. Bedri Ruhselman‘ın Bilgi Kitabı, “İlahi Nizam ve Kainat“ adıyla yayınlandı.
Ruhların tekamülü ebedidir…
Zor iştir metafizik…
Fiziki sınırlar aşılır. Varlık, varoluş, evrensellik, evrim, neden, uzay, zaman, tanrı gibi kavramlar “ta meta ta fizika” sonsuzuna doğru uzanır. Felsefî hipotezler oluşur yol boyunca. En büyük tehlike, bu hipotez-marinalarından birinde demir atmak… Gerçekleri çözdüm sanmak… Bence Ata Nirun, metafizik alanda araştırma yapan isimler içinde bu tehlikeden hep korunagelmiş en seçkin isimdir. İncelediği, çözmeye çalıştığı konu her ne olursa olsun “Akıl Kapısı”nı (Mentis Ostium) daima açık bırakmıştır. Açalım: İnsanoğlu, düşünme yeteneği ve diyalektik düşünce üretimi sayesinde varlığıyla ilgili özellikle iki alanda dört temel soruya cevap aramıştır: Neden doğdum?.. Niçin yaşıyorum?.. Ne zaman-niçin-nasıl öleceğim?.. Ölümümden sonra hayat var mı?
Oysa, unutulan esas; hiçbir dönem ve hiçbir kimsenin kendisinden sonraki dönemlerin bilgilerini genişletmesi ve yanılgılarını düzeltmesi için yüzdeyüz geçerli bir formül vaaz edemeyeceği gerçeğidir. Böyle bir şey, herşeyden önce tekâmül anlayışına aykırı olur. Bu araştırma kitabının gördüğüm kadarı ile böyle bir amacı yok. Olamaz da. Tarihçiler geçmişi… Yandaş araştırmacılar da geleceği çarpıtırlar biteviye… Ruhçuluk-Yeniden Dünyaya Geliş, Parapsikoloji-Beşduyu Ötesi Algılama ve Ufoloji-Uçandaire gözlemleri gibi konular, henüz ampirik olamasalar da, “Bilimsel çerçevede nasıl değerlendirilebilirler?” sorusuna en objektif cevapları veren Ata Nirun olmuş yine. Mentis Ostium – Akıl Kapısı… Girmek isteyenlere açık.
Ruhlar, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Ata Nirun’un Ruhlar adlı eseri, günümüz dünyasında hâlâ yankı bulan bir farkındalık çağrısıdır. Sadece ruhçuluk tarihini anlatmakla kalmaz; aynı zamanda insanın görünmeyenle, bilinmeyenle ve içsel sezgileriyle kurduğu ilişkiyi sorgular. İşte bu yüzden, bugünün hızla dijitalleşen ve yüzeyselleşen dünyasında bile hâlâ önemlidir.
Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?
Eleştirel Bir Gözle Derinlik: Nirun, sadece anlatmaz; sorgular. Medyumluk, ruh çağırma, sezgi gibi konuları romantize etmeden, eleştirel bir gözle inceler. Bu da onu popüler ezoterik metinlerden ayırır.
- Görünmeyene Dair Merak: Modern insan, teknolojiyle çevrili olsa da hâlâ “ölümden sonra ne var?”, “ruhsal varlıklar gerçek mi?” gibi sorularla içten içe meşgul. Nirun’un eseri, bu sorulara tarihsel, kültürel ve deneyimsel bir zemin sunar.
- Türkiye’de Ruhçuluğun Hafızası: Kitap, Türkiye’deki ruhçuluk hareketlerinin, medyumluk deneyimlerinin ve metafizik araştırmaların izini sürerek yerli bir bellek oluşturur. Bu yönüyle hem kültürel hem de sosyolojik bir kaynak niteliğindedir.
- Yeni Çağ Düşüncesiyle Bağlantı: Ata Nirun’un yazıları, Yeni Çağ (New Age) düşüncesinin Türkiye’deki yansımalarını da içerir. Ruhlar kitabı, bireyin içsel dönüşümünü, sezgisel bilgeliğini ve evrensel bilinçle kurduğu bağı anlamaya çalışanlar için hâlâ güncel bir rehberdir.
- Eleştirel Bir Gözle Derinlik: Nirun, sadece anlatmaz; sorgular. Medyumluk, ruh çağırma, sezgi gibi konuları romantize etmeden, eleştirel bir gözle inceler. Bu da onu popüler ezoterik metinlerden ayırır.
Kısacası Ruhlar, yalnızca geçmişin değil, bugünün de aynasıdır. İnsan hâlâ görünmeyeni merak ediyor, hâlâ iç sesini duymaya çalışıyor. Ve Ata Nirun’un kalemi, bu sessiz sorulara yankı olmayı sürdürüyor.
“Ruhlar, yalnızca öte dünyadan değil; içimizde susturduğumuz yerden konuşur.”
Ata Nirun Hayatı ve Kariyeri
“Görünmeyeni anlatmak, yalnızca bilgi değil; cesaret ister.”
23 Nisan 1949’da İstanbul’da doğan Ata Nirun, yaşamı boyunca bilinmeyene duyduğu merakla yol alan bir araştırmacı, yazar ve düşünce yolcusuydu. Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitimini tamamladı. Ancak onun gerçek eğitimi, kitapların satır aralarında, kadim öğretilerin izinde ve sezgisel bilginin sessizliğinde şekillendi.
Kariyerine müzikle başladı; gitar ve kontrbas çaldı, sahnede olduğu kadar iç dünyasında da derin melodiler taşıdı. Ardından Eczacıbaşı Holding’de uzun yıllar çalıştı. Fakat 1980’li yıllardan itibaren yönünü tamamen yazarlığa ve araştırmaya çevirdi. Astroloji, mitoloji, parapsikoloji, okültizm ve ezoterizm gibi alanlarda Türkiye’de öncü isimlerden biri oldu.
Yalnızca yazmadı; anlattı, sorguladı, aktardı. Bilinmeyen dergisini kurarak Türkiye’de metafizik düşüncenin yaygınlaşmasına katkı sağladı. Star, Posta ve Hürriyet gibi gazetelerde köşe yazarlığı yaptı; televizyon programlarında yer aldı. Nostradamus üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalarla tanındı; Colin Wilson, Erich von Däniken gibi dünyaca ünlü isimlerle çalıştı.
Ata Nirun’un kalemi, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil; görünmeyeni görünür kılmaya çalışan bir fenerdi. 16 Ekim 2019’da İzmir’de hayata veda etti. Ama ardında bıraktığı kitaplar, yazılar ve düşünsel izler hâlâ birçok okuyucunun içsel yolculuğuna eşlik ediyor.
Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.
Sevgiyle okuyunuz…



Yorum bırakın