Yürümek, Henry David Thoreau

“Ay dünyanın, dünya da ayın çekimine kapılır. Ay ışığı eşliğinde yürüyen şair düşüncelerinde, ayın etkisinde kalmış bir meddücezirin yaşadığının bilincindedir. “

– Henry David Thoreau

Doğanın farklı itkiler üflediği biridir o, ki sanırım bunların arasında bazı gizleri de var.

Virginia Woolf

Merhaba,

Thoreau, “Gördüğümü kendimin kılarım,” diye yazar: Yürürken kış geceleri için renkli duygular ve güneşli anılar biriktirmek demektir bu. Gerçek hazinemiz, gerçek mal varlığımız, edindiğimiz ve koruduğumuz temsiller toplamıdır.

Thoreau, bu muazzam yürüyüşçü (hergün üç ila beş saat) büyük bir gezginden başka bir şey değildi. Maine ormanlarına, Quebec’e New Hampshire’a birkaç kısa gezinti yapmışsa da, hakkında bolca yazdığı ve onu asıl besleyen, Concord civarında elleri cebinde çıktığı yürüyüşlerdir.

Thoreau, Yürümek adlı eserinde şöyle yazar: “Sanırım dünyevi meşgalelerden tamamıyla uzaklaşarak dağlarda, tepelerde, kırlarda gezinmeye günde en az dört saat hatta genelde daha da fazla harcamadan ruh ve beden sağlığımı koruyamam.”

“Gelgelim benim bahsettiğim yürüyüşün hastalara belli saatlerde ilaç niyetine verilen ağırlık çalışmak ya da sandalyede sallanmak türü egzersizlerle ilgisi yoktur; günün atılımının ve serüveninin bizzat kendisidir. Egzersiz yapacaksanız yaşam pınarlarını aramaya çıkın.”

Tabiatın bir sahibi yok ve dolayısıyla yürüyüşçü de özgürlüğün tadını çıkarabilir.

Ne yöne yürüyeceğimizi kimi zaman fazlasıyla zorlu kılan şey tam olarak nedir?

Olgunlaşmamış zihin yönünü nasıl tayin eder.

Peki Doğa’nın kendisini dile getirmesine izin veren edebiyat nerelerde? Şair dediğin nehirleri ve rüzgarları hayranlıkla önünde diz çöktürüp dile getirebilecek; çiftçilerin, soğuk havaların kabarttığı kazıkları baharda yerine çakması misali, kelimeleri ilkel çağlardaki anlamlarına çivileyecek, sözcükleri kullandıkça, zenginleştirerek beraber sayfasına dikiverecek; öyle gerçek, tazecik ve doğal sözcükleri olacak ki, kitaplıkta küf kokulu iki kitap yaprağı arasında yarısına kadar gömülüyken baharda arzıendam eden tomurcuklar gibi dört bir yana yayılacak; etrafını kuşatan Doğa’ya aşkla bağlı sadık okur için, her yıl durmadan bu tomurcukları çiçeklendirip kendi türünden meyveler verdirecek.

Yürümek, doğada nefes aldıran, yürüme sanatını anlatan, güzel bir kitap. Bayıldım… Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: