İşimiz kelimelerle. Ne kadar zor olabilir ki?

– Dorothea Brande

Merhaba

Dorothea Brande’nin “Yazar Olmak” (İngilizce özgün adıyla Becoming a Writer) adlı eseri, yaratıcı yazarlık alanında klasikleşmiş ve zamana direnen önemli bir rehber kitaptır. İlk kez 1934 yılında yayımlanmasına rağmen, bugünün yazarları için hâlâ ilham verici ve işlevseldir. Brande, bu kitapta hem yazarlık zanaatını hem de yazarlık psikolojisini ele alır — özellikle yaratıcı sürecin içsel engellerini nasıl aşabileceğimizi gösterir.

Dorothea Brande, “Yazar Olmak” kitabında, teknik anlatım kadar yazarlığın ruhsal ve zihinsel boyutuna da odaklanır. Brande’ye göre, yazmak yalnızca bir beceri değil, aynı zamanda disiplin, bilinçaltı ile çalışma ve kendini tanıma sürecidir.

Onun yaklaşımı iki yönlüdür:

  1. Yazarlığın psikolojik boyutu: Yazmak isteyen birinin karşılaştığı korkular, erteleme, kendini sabote etme gibi içsel engellerin farkına varılması ve bunların aşılması.
  2. Yazarlığın pratik boyutu: Yazma alışkanlıkları, günlük pratikler, gözlem yapma becerisi, sabah yazıları gibi öneriler.

Yazar Olmak” ile ilgili faklı görüşler içeren değerli kitap yetmiş yıl önce yazılmış. Yazmak İçin ilham perisi bekleyenlerin, kafasındaki hikayeyi yazıya dökemeyenlerin, yeterli ve doyurucu bir şekilde yazı yazamayanların, yazılarında yakaladığı kaliteyi sürdüremeyenlerin sorunlarına çare arar.

Kitabın içindeki bilgileri okuduğunuzda, yazarın içinde bulunduğu durum, çok iyi resmedilmiş.

Yazarın, kendini keşfetmesi. Önceliği kendine vermeyen yazar var mıdır, acaba. Ustalaşmak İçin, daha çok akşamları yazılan yazıyla, gündüz yazılan yazılar arasında fark oluyor mu, keşfetmeli. Yazıları ne etkiliyor, tüm bunları gözden geçirmeli. Yazar gözlüğü böyle bir şey. Her durum tek tek değerlendirilmeli.

Kitabı okudukça, kendini keşfetme sürecinde karşılaştıkların da gözden geçirilmeli. Yazar olmak İçin doğru yolda, olduğunu teyid etmelisin . Çevrende yaratıcılığını beslemeyen bir durum varsa, dönüp kütüphanendeki ya da okuma listendeki kitaplardan beslenmelisin. Her yazar gibi okuduğun kitaplar, eğlence aracı değil. Öğrenme aracı.

Yazar, kitap kurdudur. Sevilen yazarlar, mikroskop altına alınarak, bölümlere ayrılır. İtinayla incelenir. Çok kolay gibi görünse de, işte bu iş, sıradan yazarların becerebileceği bir iş değildir. Bunun birinci sebebi yazar olacak kimselerin okumaya başladıkları günden beri kendilerini başkalarının yazıları içine gömmüş olmaları ve acıdır ama dünyayı başkalarının gözüyle görme eğilimine girmiş olmalarıdır.

Gerçek bir yana, kendini sorguladığın , kendini anladığın ve anlattığın yazıların olmalı. Yazılar tekrar gözden geçirilmeli. Taklidin çekiciliğinden ancak, kendi zevklerinizi ve yeteneklerinizi keşfederek kurtuluruz. Kendiniz olmak, taklitten uzaklaştıracaktır. En çok üzerinde çalışılması gereken konu.

Aslında hayatınızın her anını, zamanınızın çoğunu, içerisinde geçirdiğiniz küçük bir odayı bile, duyarlılık denemeleri için yeni bir sokak kadar, belki ondan daha verimli şekilde kullanabilirsiniz.

Tüm bunlar, laboratuvar malzemesi.

  • Yazmak İçin masanın başına oturunca, genellikle, aklınıza ilk gelen şeyler neler oluyor?

Sabah kalktığınız andan itibaren, yaşama ve yaşanmışlıklara dair onlarca konu mevcut. Birazda kurunca yaratıcı yazarlık İçin hikayeler oluşmaya başlıyor.

Yazarın birçok kişiliği var. Farklı yönlerden kelimeleri konuşturma yeteneği yazılara el koyuyor. Telaşlanmayın, psikolojik bir şey değil. Her yazarda bu durum mevcuttur.

Sonra yazılanları gözden geçirirken, bir başkası yazmış gibi okuyarak, tanımadığın bu yazarın zevklerini anlamaya çalışmak. İnsanların eleştiriye tahammülü yokken, yazar yazdıklarını ve kendini eleştiriyor.

Yaşanılan, heyecan, korku, ümit, sevinçlerini incelerken, en çok hangi konu hakkında yazarlık yapabileceğini de anlamaya çalışıyor.

  • Hangi konu hakkında, kitap yazmalıyım?
  • İşimiz kelimelerle. Ne kadar zor olabilir ki?

Günlük diyet olarak da, yeme alışkanlığına dikkat etmek gerekiyor. Uygun düşen besinler alındığında, yazı yazabilmek için, uyarıcılardan uzak durulmalı. En yüksek kapasite için yapılması gerekenler. Kıskançlık, öfke, dargınlık gibi şeyler eserlerinizin kaynağına zehir etkisi yapar. Yazdıklarınızın daha iyi olması İçin izlenecek yol.

Kendi ayaklarının üzerinde, duran yazar olarak bir süre daha yazma alıştırmalarını, dijital ortamda yazarak, yola devam.

Özgünlüğün kaynağı samimiyettir.

Yazar Olmak, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Brande’nin dili sade, doğrudan ve motive edicidir. Didaktik olmaktan çok ilham verici bir tavrı vardır. Okuyucusunu yargılamadan ama ciddiyetle yönlendirir. Bu da özellikle yazmaya yeni başlayanlar için güven vericidir.

Yazar Olmak, yazarlığa psikolojik bir derinlik kazandıran, yaratıcı süreci romantikleştirmeden ama aynı zamanda büyüsünü bozmadan açıklayan nadir kitaplardan biridir. Dorothea Brande, yazma eyleminin sadece teknik becerilerle değil, içsel dengeyle de yakından ilgili olduğunu savunur. Bu kitap, sadece yazmayı değil, yazarlıkla yaşamayı öğrenmek isteyenler içindir.

Dorothea Brande Hayatı ve Kariyeri

Dorothea Brande, özellikle yaratıcı yazarlık alanındaki klasiği “Yazar Olmak” (Becoming a Writer, 1934) ile tanınan Amerikalı bir yazar, editör ve eğitmendi. 1893 yılında doğmuş, 1948 yılında hayatını kaybetmiştir. Yazarlık ve kişisel gelişim konularında yazdığı eserlerle 20. yüzyıl başlarında geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.

Dorothea Brande’nin özgün yönü, yazarlığı sadece teknik becerilerle sınırlı görmemesidir. O, yazmayı isteyen kişilere önce “kendilerini tanımayı” öğretir. Yaratıcılığın önündeki engellerin çoğunun psikolojik olduğuna inanır. Bu yüzden eserlerinde: Bilinçaltı ile çalışma. İçsel disiplin geliştirme. Sabah yazıları ve alışkanlıklar. Kendine inanma ve zihinsel blokları aşma gibi konulara özellikle odaklanır.

Dorothea Brande, özellikle Yazar Olmak kitabıyla Julia Cameron (The Artist’s Way), Natalie Goldberg (Writing Down the Bones) gibi sonraki kuşak yazar koçlarını ve yaratıcı yazarlık alanındaki pek çok ismi derinden etkilemiştir.

Bugün, Brande’nin yaklaşımı hâlâ yaratıcı yazarlık atölyelerinde ve üniversite programlarında önerilen temel okumalardan biridir.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin