“Kadim zamanların bereketli, doğurgan Toprak Analarından modern zaman cadılarına; ölümün kırbaçlarını sevgi sancıları olarak yorumlayan Vika’dan, Tanrı’nın kayrasına eren Meryem’e kadar sevilen, korkulan, merhamet dilenen, avunulan, tapılan, bazen yıldız gibi parlayan ama bazen insanlığın üzerine karanlıklar salan
Tanrıçaların öyküsüdür bu kitap…”

— David Leeming, Jake Page

Merhaba

Geçen hafta Cuma günü 9 Eylül Hastanesi, Girişimsel Radyoloji Bölümünde, Doç. Dr. Aytaç Gülcü’nün gerçekleştirdiği köprücük kemiği lenf nodlarından biyopsi yapıldı.

Doç. Dr. Aytaç Gülcü’yle üçüncü biyopsimiz.

Girişimsel radyoloji, tıbbın hızla ilerleyen bir dalı olup, radyolojinin tedavi edici bölümüdür. Girişimsel radyologlar, görüntüleme kılavuzluğunda minimal invaziv yöntemlerle perkütan (ciltten girilerek) tedaviler yaparak diğer klinik branşlara birçok konuda yardımcı olmaktadırlar.

Biyopsiden sonra ziyaret ettiğim İnkilap Kitapevi. Tanıştığım yeni yazarlar, Mitoloji dünyasında yaptığım kazı çalışması. Kitaplar tüm enerjimi değiştirirken verdikleri mesajlarla yol almak, hayatımdaki en büyük keyif.

Ocak ayında bir gün, New Mexico’da kumlu bir tepenin kenarında bulunan bir evde ayrı masalara oturup bu kitabı yazmaya çalışan David Leeming ,Jake Page. Tanrı öyküsününün insan hafızasından önce başlaması gerektiğinden, hilebaz tanrılara kadar yaptıkları sohbet. Ve havada takla atan kuzgun. Kuzgunlar kurtları bu şekilde rahatsız ediyordu.

Kuzgun, Amerikan yerli halklarının dünyasında, bir diğer önemli figür olan çakal ile birlikte Tanrı’nın ve insanların işlerine karışmakla övgü toplayan kayda değer bir hilebazdır.

Kuzgunlar uçup gittikten sonra, çakalların sesini duymak sıra dışı değildi. Daha önce bahçede görünmemişlerdi.

Birileri başlamak üzere olunan işe selam çaktığı düşünerek tanrıların dünyasına giriş yaptılar.

Tanrı Mitleri, David Leeming Jake Page : “Dünyadaki her şeye hükmeden, her şeyi veren ve her şeyi alan Tanrıçaların zamanı geride kalıyordu. Şimdi, her şeyin mutlak hâkimi olmak üzere var olan, yeri ve göğü birbirinden ayıran, hatta bütün fazlalıkları eleyip tek başına kâinata hükmedecek tek bir Tanrı’ya giden yolda Tanrıların dönemi başlıyordu.”

Tanrı Mitleri, hala gün ışığında parlayanlarla tarihin gölgelerinde saklanan kadim ilahları buluşturuyor. Ataerkilliğin panteonların ele geçirip eril gücü yüceltmeye başladığı dönemlerden, semavi dinlerin kutsallığına uzanan, yüzlerce yıllık bir ilerleyişi hikaye ediyor.

“Unutma, ne kadar farklı olsak da, sen ve ben tek ruha sahibiz. Ne kadar benzemesek de, sen ve ben eşit değere sahibiz. Sen ve ben, birbirimize ne kadar benzemesek de her zaman ikimizin arasında dayanışma olmalı. Sen ve ben, birbirimize benzemesek bile, aramızda uyum olmadıkça evrende de uyum olamaz. Böyle bir uyum olacaksa, o zaman isteklerim senin için önem taşımalı.”

Tanrı Mitleri, David Leeming ,Jake Page kitabını buraya bırakıyorum. Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. “Tanrı Mitleri” (Gods and Heroes: Myths of the Ancient World), David Leeming ve Jake Page tarafından yazılan, antik kültürlerin tanrılarını ve kahramanlarını anlatan bir eserdir. Bu kitap, dünya çapındaki farklı mitolojilerin öykülerini keşfederek, bu mitlerin evrensel temalarını ve sembollerini incelemektedir. Leeming ve Page, mitolojinin sadece eski kültürlerin anlatıları olmadığını, aynı zamanda insan psikolojisinin, toplumsal yapıların ve inanç sistemlerinin derin izlerini taşıyan bir dil olduğunu vurgularlar.

Tanrılar ve Kahramanlar: Kitap, eski toplumların tanrılarına ve kahramanlarına dair mitolojik hikayeleri inceler. Tanrılar genellikle doğa güçlerinin, ahlaki yasaların ve toplumun düzeninin temsilcileridir. Kahramanlar ise, genellikle kaosla yüzleşip düzeni sağlamak için halkları ya da tanrıları temsil eden figürlerdir.

Evrensel Temalar: Leeming ve Page, tüm mitolojilerdeki tanrıların ve kahramanların ortak özelliklerine dikkat çeker. Bu özellikler, insanların içsel yolculuklarını, yaşam ve ölümle ilgili soruları, yaratılış ve yok oluşla ilgili düşüncelerini simgeler. Tanrıların ölümlü insanlar gibi zayıf yönlere sahip olmaları, onların insanlıkla bağ kurmalarını sağlar.

Mitolojik Arketipler: Tanrı ve kahraman figürleri, Jung’un arkeptip teorisiyle de ilişkilendirilir. Tanrılar, insanların bilinçdışındaki derin arzuları ve korkuları yansıtır. Kahramanlar ise, her insanın içindeki büyüme, olgunlaşma ve gelişme sürecini temsil eder. Bu mitolojik arketipler, insanın kendini anlamasına ve kendi yolculuğunu keşfetmesine yardımcı olur.

Kültürler Arası Bağlantılar: Kitap, farklı kültürlerin mitolojileri arasında paralellikler kurar. Mısır, Yunan, Roma, Mezopotamya, Hindistan ve Kuzey Avrupa mitolojilerinde yer alan tanrıların ve kahramanların benzer temalar etrafında şekillendiği görülür. Örneğin, Tanrıların savaşları, yaratılış mitleri ve ölüm sonrası yaşamla ilgili düşünceler çoğu kültürde benzer bir yapıya sahiptir.

Tanrısal İnsanlık Durumu: Leeming ve Page, tanrıların genellikle insan biçiminde betimlendiğini, çünkü onların da insanların deneyimlerini ve duygularını yansıttığını belirtir. Tanrıların kusurlu, öfkeli veya aşık olmaları, mitlerin insanın doğasını yansıtan bir araç olarak kullanıldığını gösterir. Tanrılar, bazen bir insan gibi zayıf olabilir, ancak aynı zamanda evrensel bir güç ve bilgelik de taşırlar.

Bu eser, mitolojilerin sadece eski hikayeler olmadığını, aynı zamanda insanların içsel dünyasına dair evrensel ve zamansız bilgiler taşıdığını anlatmak amacını taşır. Mitolojik figürler ve öyküler, her kültürde ortak olan derin psikolojik temaları ve evrensel yaşam sorularını keşfetmemize olanak tanır. Kitap, okuyucularına tanrıların ve kahramanların sembolik anlamlarını sunarak, bu figürlerin neyin temsilcisi olduğunu ve bu sembollerin insanlık için ne kadar önemli olduğunu öğretir.

“Tanrı Mitleri” kitabı, mitolojilere dair kapsamlı bir bakış açısı sunar. Leeming ve Page, mitleri, tanrıları ve kahramanları anlamak için kültürler arası bir perspektife sahiptirler. Mitolojik öykülerdeki tanrıların ve kahramanların sembolik anlamları, yalnızca antik zamanlarda değil, aynı zamanda çağdaş insanın içsel yolculuğunda da derin bir anlam taşır. Kitap, mitolojinin evrenselliği ve insanlıkla olan bağlarını keşfetmek isteyenler için değerli bir kaynaktır.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin