İnsan Olmak, Engin Geçtan

“İnsan, dış etmenler tarafından engellenmedikçe kendi yönünü seçebilme yeteneğine sahip bir varlıktır.”

Engin Geçtan,

Merhaba,

Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini ısınabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.

İNSAN, varolduğu günden bu yana sürekli olarak, içinde yaşadığı ve evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıtabildiği varlık yine kendisi olmuştur. En gelişmiş canlı olan insanın yine insan tarafından incelenmiş olması bunun başlıca nedeni olsa gerek. Üstelik konu insan davranışları olduğunda, yansız bir değerlendirme yapabilmek daha da güçtür. Bu anlamda Carl Rogers’ın Yarının İnsanı, okunmalıdır.

Davranışlarımızın gerisindeki dinamik mekanizmaları açıklamaya çalışan araştırmacıların yaşamlarını ve yapıtlarını karşılaştırarak incelediğimizde, kendi kişilik özelliklerinin geliştirdikleri kuramlara yansımış olduğunu açık bir biçimde görebiliriz. Benim için, örnek niteliği taşıyan Victor Frankl, hayatın önemli çalışması olan İnsanın Anlam Arayışı adlı eserinde yürüdüğüm, soluduğum her satır benim için büyük bir anlam taşıyordu.

Davranışbilimciler normalliğin tanımı üzerinde bir görüş birliğine henüz varamamışken, insan neyin normal ya da normal olmadığını hemen anlayabiliyor. Tam bu noktada tavsiye niteliği taşıyan Arno Gruen’e ait Normalliğin Deliliği adlı eseri okunmalıdır.

Bu kitap, ortalama insanın davranışlarının gerisindeki dinamik güçleri meslekdışı okuyucuya tanıtmayı amaçlamakta ve yazarın otuz yıldır süregelen klinik yaşantılarının birikiminden çıkarsamaların bir bölümünü içermektedir.

Bir psikoterapist ancak, okuyarak öğrendiği kuramlarla kendi deneyimleri arasında bir bağlantı kurabildiğinde onları özümsemiş olur. Ama bu her bir kuramcının tüm görüşlerini kapsamayabilir.

İnsanın kendi kendisine tutsak olmasına yol açan kısıdöngüler nelerdir?

İnsan, kendisine karşıt düşen davranışlarını nasıl geliştirdiğini göremedikçe, özgür olabilmek için neyi aşması gerektiğini de bilemez…

İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.

Engin Geçtan Türk psikiyatri profesörü, psikoterapist ve yazardır.

İnsan Olmak, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Okuyunuz…

Sevgiler

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: