
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

Mesnevi Terapi, Nevzat Tarhan
Okumaya devam edin⟶: Mesnevi Terapi, Nevzat Tarhan“Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlana olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor…” — Prof. Dr. Nevzat Tarhan Merhaba ABD’de çok satan kitaplar arasında Mevlana’nın eserlerinin olması ve bu kitapların “Rumi Meditasyon” adı ile çok kabul görmesi hep ilgimi çekmiştir, diyor Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Bunun nedenini çoğu defa maddeci keskinliklerin kötü sonuçlarını görmelerine bağlıyordum. Daha sonra başka bir şey daha fark ettim. ABD’nin kuruluş felsefesinde Mevlana’nın kaynak gösterilmeyen bir etkisi vardır. George Washington ABD’nin felsefesi olan kurucu lideridir. Medeniyet ve Edepli Davranışın İnsan İlişkilerinde ve Şirket Yönetiminde Önemi;110 Kural adlı eseri…
-

·
Hayat Rehberiniz Mesnevi, Melih Ümit Menteş
Okumaya devam edin⟶: Hayat Rehberiniz Mesnevi, Melih Ümit Menteşİnsan iyiyi ve kötüyü bilmektense huzuru, hatta ölümü tercih eder… İnsanların en fazla aradığı şey bir karınca yığını gibi uyumlu ama kimliksiz olabilmektir. Sana söylüyorum! Bunların en büyük kaygısı, özgürlüklerini teslim edecek birisini bulabilmektir. Biz onları özgürce seçim yapma zahmetinden kurtaracağız. — Dostoyevski Merhaba Batı uygarlığının doğa karşısında sürekli güç kazanmak, evreni fethetmek ve rant sistemlerini geliştirme odaklı gelişiminin insanı doğaya yabancılaştırmakla kalmayıp, kendine de yabancılaştırmakla sonuçlandığı artık bizzat Batılı felsefeci ve psikologlar tarafından da ifade edilen bir gerçek… Neden sanat, felsefe, mutluluk ve barış gibi manevi unsurlar bu teknolojik gelişimlere paralel gelişmiyorlar, hatta geriliyorlar? Neden çöl insanlarından, Kızılderililerden, yarı…
-

·
Aşk Terapi, Nevzat Tarhan
Okumaya devam edin⟶: Aşk Terapi, Nevzat Tarhan“Aşk imiş her ne var âlemdeİlim bir kıyl ü kāl imiş ancak”Şair burada, aşkı evrenin özü olarak görür; bütün ilmi ise sadece “söz kalabalığı” (kıyl ü kāl) olarak nitelendirir. Bu beyit, onun “Leylâ vü Mecnûn” mesnevisinde geçer. —Fuzûlî, Merhaba Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın “Aşk Terapi” adlı kitabı, aşkı psikolojik, nörobiyolojik ve manevi boyutlarıyla ele alan derinlikli bir rehberdir. Tarhan, bu eserinde aşkı sadece romantik bir duygu olarak değil, insanın varoluşsal bir ihtiyacı ve psikolojik bir bağlanma enerjisi olarak tanımlar. Aşk nedir? Tanımını yapmak çok zor. Çünkü o sevene göre, sevilene göre, zamana, koşullara göre değişiyor. Ama değişmeyen bir şey var.…
-

Metal Yorgunluğu, Tomris Uyar
Okumaya devam edin⟶: Metal Yorgunluğu, Tomris UyarDiyorum ki kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli… — Tomris Uyar Merhaba Tomris Uyar’ın bu sözü, hayatın derinliğine dair çok değerli bir bakış açısını yansıtır. “Kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli…” ifadesi, yaşamın gerçekten anlam kazanmasının, yalnızca fiziksel bir varoluştan çok daha öte bir şey olduğunu anlatır. Gerçek anlamda yaşamaya başlamak, dışsal bir tarihin ötesinde bir içsel farkındalık ve kabulleniş gerektirir. “Metal Yorgunluğu”, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Tomris Uyar’ın kısa öykülerinden biridir. Tomris Uyar, özellikle insanın içsel dünyasına, ilişkilerine ve toplumsal yapılarla olan bağlarına dair derinlemesine analizler yaparak…
-

Yaza Yolculuk, Tomris Uyar
Okumaya devam edin⟶: Yaza Yolculuk, Tomris UyarSanki Ortadoğu’da savaşlar yoktu, sanki insanlar evlerinden koparılıp bilinmedik yerlere götürülmüyordu. Sanki işsizlik, açlık olgusu gözümüzün önünde değildi. Düşünmek istemiyorduk. Erteliyorduk… — Tomris Uyar Merhaba Tomris Uyar’ın bu sözü, onun duruşunu, toplumsal bilincini ve insani duyarlılığını çok açık biçimde ortaya koyar. Gözünü ve kalemini sadece bireysel duygulara değil, dünyanın gerçeklerine, toplumsal acılara, insanlığın ortak vicdanına çevirmiştir. Bu sözde, toplumsal yüzleşmeden kaçınmanın, gerçeklerle yüzleşmek yerine erteliyoruz, unutuyoruz, göz yumuyoruz refleksinin eleştirisi vardır. Uyar, burada hem bireysel hem kolektif bir duyarsızlaşma halini sorgular. Dünya kanarken, insanlar acı içindeyken, birçoğumuzun kendini konforlu alanlara hapsettiğini, görmemeyi seçtiğini dile getirir. Bu söz, aslında günümüz dünyasında…
-

·
Gürültü, Sesin Beşeri Tarihi, David Hendy
Okumaya devam edin⟶: Gürültü, Sesin Beşeri Tarihi, David HendySesin hikayesinin izini sürmek, doğal dünyaya dair korkularımızı yenmeyi, hatta belki de kontrol etmeyi nasıl öğrendiğimizi anlatmak demek… Bu hikayeyle antik Roma’daki kindar kalabalıkların kükreyişlerine, ortaçağda zenginle yoksul arasındaki iktidar mücadelelerine, sanayileşmenin baskılarına, savaşın yarattığı şoklara, kentlerin yükselişine, yirmi dört saat yayın yapan medyanın bitip tükenmez gevezeliklerine kulak vereceksiniz… — David Hendy Merhaba David Hendy’nin Gürültü: Sesin Beşeri Tarihi (Noise: A Human History of Sound and Listening) adlı eseri, sesin tarih boyunca insanlar üzerindeki etkisini inceleyen, disiplinlerarası bir çalışmadır. Kitap, yalnızca müziği veya dili değil, aynı zamanda fısıltılar, çığlıklar, savaş gürültüsü, sessizlik, ayinler ve propaganda gibi sesin tüm kültürel ve…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.