
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

İlişkilerin ABC’si, Krishnananda &Amana
Okumaya devam edin⟶: İlişkilerin ABC’si, Krishnananda &AmanaHer birimizin içinde dile getirilmeyi bekleyen güçlü bir yaratıcı enerji var ve onu ortaya çıkarana kadar rahat etmeyeceğiz. — Krishnananda Merhaba Bu kitap bir yolculuğu tarif ediyor -karşılıklı bağımlılıktan sevgi ve meditasyona yapılan bir yolculuk bu. Korkunun pençelerinden kurtuluş yolculuğu. Harvard´lı Psikiyatr, “Onu anlatırken kendi içimde yaşadığım süreç ile verdiğim semineler de çalıştığım materyali temel aldım.” diyor. İçsel gelişimimin önemli bölümünün korkularımdan arınarak gerçekleştiğini fark ettim. Yaşamımdaki önemli olaylara bakınca, bana öyle geliyor ki, her biri bir şekilde korkularımla başetmek üzerine kurulu- yaratıcılığımı ortaya koyma korkusu, kaybetme korkusu, cezlandırılma korkusu, eleştiriye uğrayıp yargılanma korkusu, reddedilme ve yalnızlık korkusu, hayatta kalma,…
-

Huzursuzluk, Engereğin Gözü, Zülfü Livaneli
Okumaya devam edin⟶: Huzursuzluk, Engereğin Gözü, Zülfü LivaneliMerhamet zulmün merhemi olamaz… — Zülfü Livaneli Merhaba Bu cümle, Zülfü Livaneli’nin sadece bir yazar olarak değil, bir vicdan sesi olarak da ne kadar derin düşündüğünü gösterir. Bu, kısa ama sarsıcı bir cümle. İçinde hem adalet hem de ahlaki duruş barındırır. Çünkü bazen insanlar, zulmü işledikten sonra, bir parça merhametle bunu telafi edebileceklerini sanırlar. Bir özür, bir pişmanlık, bir gözyaşı… Ortadoğu’nun, toplumların, hatta bireysel ilişkilerin de özünde bu vardır: İnsanlar birbirini yaralar, sonra merhametle örtmeye çalışır. Ama yara yerinde durur. Çünkü merhamet, yarayı açanın değil, yarayı taşıyanın hakkıdır. “Huzursuzluk”, Zülfü Livaneli’nin sadece bir roman değil, aynı zamanda bir vicdan çağrısıdır.…
-

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali
Okumaya devam edin⟶: İçimizdeki Şeytan, Sabahattin AliHalbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… içimizde şeytan yok… içimizde aciz var… Tembellik var… iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var… — Sabahattin Ali Merhaba Bu alıntı, Sabahattin Ali’nin insan psikolojisine dair belki de en keskin, en çıplak teşhisidir. Yalnız bireyi değil, bir toplumun kendini kandırma biçimini ifşa eder. Bu cümleler, romanın adını da yerle bir eder: “Çünkü ortada ne şeytan vardır, ne dışsal bir kötülük. Tüm karanlık, insanın kendi içindedir…” “İçimizdeki Şeytan”, Sabahattin Ali‘nin en derinlikli ve en…
-

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Okumaya devam edin⟶: Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliTesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum olduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götürmediysen kabahat senin değil… — Sabahattin Ali Merhaba Bütün bir eser, bu sözlerle başlıyor aslında; bir farkındalık, bir uyanış… Raif’in Maria’ya duyduğu o derin ama sessiz aşkı, bu satırlarda dile geliyor. İlk bakışta sıradan görünen bir hayatın içindeki büyük gizemi bu birkaç kelime açığa çıkarıyor. Sözün gücüyle, içimizdeki başka dünyaları keşfetmeye başlıyoruz. Bu, bir başka hayatın varlığına dair ilk işaret. Aşk, belki de sadece bir duygu değil; aynı…
-

Size Yalan Söyleyemezler, David J. Lieberman
Okumaya devam edin⟶: Size Yalan Söyleyemezler, David J. Lieberman“Cehaletten beslenen yalan, avını kaderinde yazılı pişmanlığa giden yola saptırarak pervasızca gerçeğin etrafında dolanır…” — David J.Lieberman Merhaba 2015 yılı Kızıltoprak, İstanbul… Yaşama açılan pencereden ağaç dallarının, rüzgara karşı direnişini, kuşların cıvıltılarını, yaşamın müziğini dinlerken, gözüm birden koltuğun kenarında duran kitaba ilişti. Oturduğum kanepede omuzlarımı dikleştirip, elimdeki çay bardağından bir yudum aldım. Ardından “Size Yalan Söyleyemezler” satırlarında yürüyüşe çıktım. İster işle ilgili isterse kişisel olsun, dürüstlük her ilişkinin temel taşıdır. Bir başkasının gerçek niyetinin farkında olmak, tartışmasız çok değerli ve çoğunlukla size zaman, para, enerji ve kalp kırıklığı kazandıran bir şeydir. Bir kişinin niyetini bildiğinizde, durumu kontrol etme ya da…
-

·
Yıldızların Örtüsü Yoktur, Marcus Aurelius
Okumaya devam edin⟶: Yıldızların Örtüsü Yoktur, Marcus Aurelius“Hemen hemen hiçbir şey insana yabancı değildir…” — Marcus Aurelius Merhaba Bu söz, Marcus Aurelius’un Stoacı felsefesine oldukça yakın durmasına rağmen aslında Terence (M.Ö. 2. yüzyıl), yani Publius Terentius Afer adlı Roma’lı bir oyun yazarına aittir. Latincesi: Terence ve Aurelius’un ortak zemini “Homo sum, humani nihil a me alienum puto.”“Ben bir insanım; insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.” Bu söz, insan doğasına dair evrensel bir anlayışı ifade eder. İnsanın hem yüceliğini hem de zaaflarını tanıma çağrısıdır. Marcus Aurelius’un “Kendime Düşünceler”, eserindeki ana temalarla da örtüşür, çünkü o da insanın doğası, hataları, görevleri ve ölüm karşısındaki tutumu üzerine çokça düşünür.…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.