Kelebek Bahçesi Blog

Blog Yazılarım

  • Sanat ve Arzu, Ulus Baker

    ·

    Sanat ve Arzu, Ulus Baker

    “Unutmayalım ki modern zamanların her yeni kuşağı imajlarla ve onların çeşitlenen, birbirlerini yutan veya birbirinin yerini alan türleriyle gitgide daha haşır neşir. Gitgide daha az okuyor, daha çok seyrediyoruz…“ —Ulus Baker Merhaba Ulus Baker From Opinions to Images: Towards a Sociology of Affeets başlığıyla doktora tezi olarak sunduğu başyapıtında (Kanaatlerden İmajlara: Duygular Sosyolojisine Doğru, Birikim Yayınları, 2010) insan bilimlerinin, sosyal bilimlerin köklü, felsefi bir eleştirisiyle ‘birlikte yeni bir sosyal bilim, insan bilimi yapma önerisinde bulunuyordu, Tezinin ilk bölümünde “kanı”nın ne idüğünü, neliğini, ikinci bölümünde affect’in (duygulanım, etkilenim) neliğini, son bölümde de imgenin neliğini tartışıyordu. Sanat ve Arzu seminer dizisi de…

    Okumaya devam edin⟶: Sanat ve Arzu, Ulus Baker
  • Eros’un Istırabı, Byung-Chul Han

    ·

    Eros’un Istırabı, Byung-Chul Han

    “Eros ve depresyon birbirlerinin karşıtıdır. Eros özneyi kendinden çıkarıp Başka’ya yönlendirir. Depresyon ise onu kendine doğru fırlatır…” —Byung-Chul Han Merhaba SON ZAMANLARDA sık sık aşkın sonu ilan edildi. Aşk bugün sınırsız tercih özgürlüğünün, seçeneklerin çeşitliliğinin ve mükemmellik zorlamasının kurbanı olmuş. Olanakların sınırsız olduğu bir dünyada aşk artık olanaklı değilmiş. Tutkunun soğuduğundan şikâyet edenler de var. Örneğin Eva Illouz, Warum Liebe weh tut (Aşk Neden Canımızı Acıtır?) adlı kitabında bunu aşkın rasyonelleşmesine ve tercih teknolojisinin yayılmasına bağlıyor. Ancak aşka dair bu sosyolojik teoriler, günümüzde aşkı, sonsuz özgürlükten veya sınırsız olanaklardan çok daha esaslı bir şekilde yıpratan bir şeyin cereyan ettiğinin farkına…

    Okumaya devam edin⟶: Eros’un Istırabı, Byung-Chul Han
  • Aşk Hikayeleri, Julia Kristeva

    ·

    Aşk Hikayeleri, Julia Kristeva

    “Psikanalist olmak bütün hikayelerin aşktan söz etmek anlamına geldiğini bilmektir. Bana sırlarını dile dökerek emanet edenlerin bütün dertleri; geçmiş ya da şimdiki, gerçek ya da imgesel aşk yoksunluklarıdır. Ben bu durumu ancak kendimi bir sınırsızlık, acı ya da hayranlık noktasına yerleştirirsem anlayabilirim. Öteki, macerasını ancak benim zaafımla anlamlandırabilir…” —Julia Kristeva Merhaba Yirmi küsürlü yaşlarımı seyrettiğim yıllar… 1996-97 yılı İstanbul’da fabrika hayatına alışmaya çalıştığım bir dönem. Bayram tatili ve ben Ankara’ya Annemi görmeye gideceğim için çok sevinçliyim. Bir arkadaşım “Ankara’ya beraber gidelim mi?” diye sordu. Ertesi gün arabayla yola çıktık… Yolda sohbete radyoda çalan şarkı da eşlik ediyordu. Arkadaşıma “Bir insanı…

    Okumaya devam edin⟶: Aşk Hikayeleri, Julia Kristeva
  • Hannah Arendt, Yaşam Bir Anlatıdır, Julia Kristeva

    ·

    Hannah Arendt, Yaşam Bir Anlatıdır, Julia Kristeva

    “Kahinler ne konuşur ne de saklanırlar ama işaret ederler. Bu işaret yoğunlaştırılmış tamamlanmamış ve parçalıdır: Sonsuz bir yorumlama eylemi başlatır…” —Julia Kristeva Merhaba Kadın Dehası Birinci Cilt, Hannah Arendt Pinhan Yayıncılık tarafından 2012 yılında basılmıştır. Kitabın 1. Bölümü olan “Hayat Bir Anlatıdır”. İletişim Yayınları 2018 yılında Hannah Arendt Yaşam Bir Anlatıdır, başlığıyla kısa bir kitap halinde tekrar yayınlamıştır. Benim gibi resmin bütününü görmek isteyenler derin bilgiyle ilgileneceklerinden kavram ve anlamı oluşturmak için Pinhan Yayıncılığın eserini okumanızı tavsiye ederim. Arendt’in insani etkinliği, düşünüşü, muhakemeyi ve eylemi odağa alan felsefesi üzerine değerlendirmelerin, günümüzün otoriter, hatta kimilerine göre totaliter atmosferinde tekrar hararetlenmesi basit…

    Okumaya devam edin⟶: Hannah Arendt, Yaşam Bir Anlatıdır, Julia Kristeva
  • Kadın Dehası Birinci Cilt, Hannah Arendt, Julia Kristeva

    ·

    Kadın Dehası Birinci Cilt, Hannah Arendt, Julia Kristeva

    Her bir kadının, kişiliğinin, bir topluluk ya da cinsel bir mevcudiyet paydasına indirgenemez tekil gerçekleşmesi, yalnızca mümkün olmakla kalmadı, aynı zamanda gururla üstlenildi de. Ben, ben olduğum, özel olarak ben olduğum için dünyanın çoğunluğuna kadınların katkılarını takdim ediyorum…” —Julia Kristeva Merhaba Peki ya kadınlar? Tıpkı La Bruyere ve diğerlerinin de yazdığı gibi “kadınlar yalnızca el becerileri açısından mı yetenek ve dehaya” sahip? Uzun zaman kadınların yalnızca sabırlarının dehasına sahip oldukları, tarzın ise erkeklere ait bir alan olduğu iddia edildi. . . 20. yüzyıl, kadınların, memelilerin doğurma yetisine sahip yarısı olduğu inancına son verdi. Sanayinin gelişimi ve kadının işgücüne talip olması,…

    Okumaya devam edin⟶: Kadın Dehası Birinci Cilt, Hannah Arendt, Julia Kristeva
  • Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk

    Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk

    “Bu aynalar oyununun vereceği huzursuzluk duygusuyla okuruz romanları. Neresinin yaşanmış, neresinin hayal olduğu konusunda anlaşamadığımız gibi, romanın ‘kurgusallığı’ konusunda da okurla yazar hiç anlaşamazlar…” —Orhan Pamuk Merhaba Romanlar ikinci hayatlardır. Fransız şair Gerard de Nerval’in rüyaları gibi, romanlar da, hayatımızın renklerini ve karmaşalarını gösterir ve tanıdığımızı hissettiğimiz kişilerle, yüzlerle, eşyalarla tıkış tıkış doludur. Roman okurken de, tıpkı rüya görürken olduğu gibi, karşılaştığımız şeylerin harikuladeliği bazan bizi öylesine çarpar ki, nerede olduğumuzu unutur; tanık olduğumuz hayalî olayların içinde, kişilerin arasında sanırız kendimizi. Öyle zamanlarda, romanlarda karşılaştığımız ve keyfini çıkardığımız hayalî dünyanın gerçek dünyadan daha gerçek olduğunu hissederiz. Bu ikinci hayatların bize…

    Okumaya devam edin⟶: Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk