Kitapların Ruhuna Yolculuk

Blog Yazılarım

  • Budala, Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

    ·

    Budala, Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

    “Saf bir yürek, açık bir ruh, işte bütün budalalık burada.” — Fyodor Dostoyevski Merhaba, Budala (1869), Dostoyevski’nin sürgünden döndükten sonra yazdığı, Hristiyanlık ahlakını ve saf iyiliği temsil eden Prens Mışkin’in hikâyesini anlatır. Toplumun yozlaşmış yapısı içinde saf bir insanın trajedisini işler. Budala, günümüzde hâlâ şu soruları canlı tutuyor: Dostoyevski’nin psikolojik derinliği, romanı sadece bir “trajedi” değil, insan ruhunun laboratuvarı hâline getiriyor. Budala’yı Jung ve Freud’un psikoloji teorileriyle birlikte okumaya çalışalım. Bu yaklaşım romanın derinliğini daha da açıyor. Jung’un Perspektifi Freud’un Perspektifi Günümüz İçin Yansıması Budala, yalnızca bir edebiyat eseri değil; insan ruhunun Freud ve Jung’un tanımladığı çatışmalarını önceden sezmiş bir…

    Okumaya devam edin⟶: Budala, Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Kitaplar Nasıl Okunmalı? Bir Okur Olarak 2, Virginia Woolf

    ·

    Kitaplar Nasıl Okunmalı? Bir Okur Olarak 2, Virginia Woolf

    “Okumak konusunda birine verilebilecek en iyi tavsiye, tavsiye almamasını, kendi içgüdülerini dinlemesini, kendi mantığını kullanmasını ve kendi sonuçlarına varmasını söylemektir.” — Virginia Woolf Merhaba, Virginia Woolf’un The Common Reader‘i İngiliz edebiyat eleştirisinin ve denemeciliğin en gözde kitaplarından biridir. Woolf burada ülkesinin ve dilinin geçmişine doğru yazınsal bir yolculuğa çıkmakla kalmaz. Hem eşsiz, bilgisini ve merakını sergiler hem de okuru tadına doyulmaz bir okuma keyfiyle başbaşa bırakır. Elizabeth dönemi insanları, hem edebiyatta hem günlük yaşamda olağanüstü bir çeşitlilik sergiliyordu. Woolf, bu dönemi “acayip” olarak tanımlarken, farklı seslerin ve kişiliklerin bir arada bulunmasına dikkat çekiyor. Coğrafi keşifler, yeni ticaret yolları, dini reformlar……

    Okumaya devam edin⟶: Kitaplar Nasıl Okunmalı? Bir Okur Olarak 2, Virginia Woolf
  • Dalgalar, Virginia Woolf

    ·

    Dalgalar, Virginia Woolf

    “Bence Dalgalar (100. sayfadayım) kendini bir dizi dramatik iç konuşmaya ayrıştırıyor. Yapılması gereken şey, dalgaların ritminde bağdaşık olarak onların akmasını sağlamak. Ardı ardına okunabilirler mi? Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Bugüne kadar kendime verebildiğim en büyük fırsat olduğunu düşünüyorum; öyleyse bence en eksiksiz başarısızlık da. Yine de bu kitabı yazdığım için kendime saygı duyuyorum— evet— benim doğuştan yanlışlarımı sergilese bile.” ——Virginia Woolf, 20 Ağustos 1930, Çarşamba, Bir Yazarın Günlüğü Merhaba, Hakikatin siyaset karşısındaki kırılganlığını tartıştıktan sonra, şimdi Woolf’un “Dalgalar“ında benliğin kırılganlığına yöneliyoruz. Burada hakikat dışı çağın toplumsal boyutundan bireyin içsel dünyasına geçiş yapıyoruz. Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı “Dalgalar” ile edebiyatın…

    Okumaya devam edin⟶: Dalgalar, Virginia Woolf
  • Hakikatin Ölümü: Trump Çağında Yalancılık Sanatı, Michiko Kakuti

    ·

    ,

    Hakikatin Ölümü: Trump Çağında Yalancılık Sanatı, Michiko Kakuti

    “Gerçek Bakanlığı, gerçeği korumak için değil, onu sürekli yeniden yazmak için vardır.” —George Orwell, 1984 Merhaba, Orwell’in bu distopik tasviri, hakikatin nasıl sistematik biçimde çarpıtılabileceğini gösterir. Gerçek Bakanlığı, tarihi yeniden yazar, dili manipüle eder ve topluma tek bir “resmî gerçek” dayatır. Michiko Kakutani’nin Hakikatin Ölümü: Trump Çağında Yalancılık Sanatı kitabında anlattığı “Dilin Ele Geçirilişi” bölümü, tam da bu öngörünün günümüzdeki karşılığını ortaya koyar: dilin, propaganda ve sahte haberlerle gerçeği yok etmenin aracı haline gelmesi. Büyük Soru Burada büyük bir soru ortaya çıkar: Eğer bugün ülkelerde gerçekten bir “Gerçek Bakanlığı” kurulsa, nasıl işlerdi? Hakikati korumak için mi çalışırdı, yoksa hakikati yeniden…

    Okumaya devam edin⟶: Hakikatin Ölümü: Trump Çağında Yalancılık Sanatı, Michiko Kakuti
  • Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü, Lance Armstrong

    Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü, Lance Armstrong

    “İster beğenin ister beğenmeyin, geçmişiniz sizi şekillendirir. Her rastlantının ve deneyimin kendine özgü bir etkisi vardır ve siz, rüzgârın bir ovada çalıları şekillendirdiği gibi şekillenirsiniz.” —Lance Armstrong Merhaba, Armstrong’un bu sözleri, geçmişin yalnızca hatıralardan ibaret olmadığını; yaşadığımız her deneyimin bizi yeniden şekillendirdiğini hatırlatıyor. Onun kanserle mücadelesi de tam olarak bu sözün somut bir örneği. Büyük soru: “Peki sizin hayatınızı şekillendiren en büyük sınav neydi?” Benim için bu sınav, on bir yıldır kanserle verdiğim mücadele oldu. Her sınav, her mücadele beni yeniden tanımladı. 2026 yılı tetkiklerime başlamış bulunuyorum ve bu yeni süreçte de öğrenmeye, yeniden tanımlanmaya devam ediyorum. Her yeni durak,…

    Okumaya devam edin⟶: Yaşama Çevrilen Pedal: Bisikletin Değil İnancın Öyküsü, Lance Armstrong
  • Astrolojinin Tarihsel Yolculuğu; Antik Çağdan Modern Zamanlara

    ·

    Astrolojinin Tarihsel Yolculuğu; Antik Çağdan Modern Zamanlara

    “Gökyüzü, insanlığın en eski kitabıdır. Antik taşlardan modern ekranlara kadar astroloji, kendini bilme yolculuğunda hep bir rehber olmuştur.” — Yasemin Emre Merhaba, Antik Çağ’dan günümüze astroloji, gökyüzünün düzenini çözme arayışının bir parçasıydı. Babil’den Mısır’a, İskenderiye’den Rönesans Avrupa’sına kadar pek çok düşünür ve astrolog, insanın evrenle olan bağını yorumladı. Bu yazıda, Antik Çağ’dan modern döneme kadar ünlü astrologların katkılarını bütüncül bir akış içinde ele alacağız. Her biri, kendi çağında astrolojiyi farklı bir boyuta taşıdı; kimisi gökyüzünü matematikle yorumladı, kimisi psikolojiyle, kimisi ise evrensel bütünlük vizyonuyla. Antik Çağ Astrolojinin kökleri Mezopotamya ve Babil’de gökyüzü gözlemleriyle başladı. Mısır ve Yunan dünyasında bu bilgi…

    Okumaya devam edin⟶: Astrolojinin Tarihsel Yolculuğu; Antik Çağdan Modern Zamanlara