“Mutluluk, sağlıklı olanı hakkıyla işlemeye ve zararlı olanı terk etmeye bağlıdır.”

Sonan Rinchnen

Merhaba

Buddha’nın seksen yaşında öldüğüne inanılır. Öleceğini sezen öğrencileri, ondan son bir öğreti duymak isterler ve Buddha’nın son sözleri şunlar olur:

“Her biriniz kendinize ışık olun. Kendinize dışarıda bir sığınak aramayın. Gerçeğe tutunun. Sığınmak için kendinizden başka kimseyi aramayın.”

Bir kitabın, bir öğretmenin veya din mensuplarının öğretilerini takip eden dinî liderlerin çoğunun aksine Buddha insanlığa eksiksiz güven gösterir. Sen, kendin en büyük yetkilisin. Meselelerin üstesinden gelebilecek, hayatını yönlendirebilecek ve yolunu ilerletebilecek her şeye sahipsin. Sen kendinin ışığı ve kendinin yetkilisisin.

“Kendi ışığın ol” Buddha’nın son öğretisidir. O bize, hiçbir topluluğun -politikacılar, devletler, kiliseler, parlamentolar, konseyler, filozoflar, teologlar— hayatımızın sorumluluğunu alabilecek kelimelerine, eylemlerine ve direktiflerine tamamen güvenilmemesi gerektiğini hatırlatır.

Dahası Buddha hayatta karşılaşacağımız her olay ve meseleyle başa çıkabilmek için hepimizin gerekli güç, bilgelik, iç görü ve cesarete sahip olduğumuzu söyler. Ve bu güç canımız acıdığında, kaybolduğumuzda, terk edildiğimizde, hevesimiz kırıldığında da daima oradadır. Elbette birçok insan, kişisel hayatlarının sorumluluğunu başkalarına verip onların talimatlarına, öğretilerine ve direktiflerine göre yaşayarak kolaya kaçmak isteyebilir. Bu hiç Budistçe bir tavır değildir.

Hayat meselelerinize dair tüm cevapların onlarda olduğunu söyleyen insanlara ve organizasyonların cazibesine aldanmayın. Kendi lambanız olun, kendi ışığınız olun, kendi rehberiniz olun. Bu durumu filozof Krishnamurti bilgece açıklar:

“Eğer bir otoritenin, dogmanın veya yargının karanlık gölgeleri içindeysen kendine ışık olamazsın.”

Buddha gezegenimizin en öncü farkındalık uygulayıcısı ve öğretmenidir. Buddha ile ilgili anlatılan hikayelerin belki de en ünlüsü, aydınlanmasından kısa bir süre sonra genç bir adamla yaşadığı hikayedir;

Bir gün Buddha yolda yürürken bir adamla selamlaştı. Adam, yoldan geçen bu yabancının sıra dışı bir sakinlik, güven ve dinginlik yaydığını hemen fark etmiş. Böylece Buddha’yı durdurup “Sevgili dostum, sen Tanrı mısın?” diye sormuş. “Hayır” demiş Buddha. Adam devam etmiş “O zaman sen kutsal kitap alimi misin?” Buddha yine, “Hayır” diye cevap vermiş. “Belki de ritüeller ve ilahiler üzerinde uzmanlaşmış bir rahipsinizdir?” Buddha gülümsemiş ve bir kez daha, “Hayır”, diye yanıtlamış. “O zaman söyle bana sevgili dostum, kimsin sen?” diye sormuş. Buddha kısa ve öz yanıtlamış “Ben uyanığım!”

Buddha burada farkındalıktan bahsediyor. Farkındalık temelde her an farkında, uyanık ve dikkatli olmak demektir. Bu tarz bir yeteneğe sahip olduğumuzda, sonucunda pozitif bir hayat yaşarız. Buddha’nın dediği gibi: Bütün faziletli düşünceler, kelimeler ve eylemler farkındalıktan filizlenir. Fakat eğer zihin eğitilmezse, sonucunda negatifliğin gölgesinde bir hayat yaşarız. Bu noktada Buddha’nın sözleri şu şekilde yeniden yazılabilir:

“Bütün faziletsiz düşünceler, kelimeler ve eylemler akılsızlıktan filizlenir.”

Bu kitaptaki okumalar; günlük düşüncelerimizde, kelimelerimizde ve eylemlerimizde daha fakında olmamız gerektiğine dair nazikçe hatırlatmalar sunar çünkü farkındalığın karşısında kayıtsız ve ihmal vardır. Sıklıkla anda olduğumuzu “unuturuz”. Yemek yerken, dinlerken, konuşurken, çalışırken, gün doğumunu ve gün batımını izlerken, arkadaşlarımızla birlikteyken veya bir yudum çay içerken farkında olmayı ihmal ederiz. Bunun sonucunda hayatlarımızın olası potansiyelini sonuna kadar yaşamakta ve hayatı yaşamanın keyfini çıkarmakta başarısız oluruz.

Buddha gibi düşünmek, 108 günlük bir farkındalık serüveni içeriyor. Bu kitapta derlenen hikayeler ve dersler, günlük farkındalığını geliştirebilmek için okura içgörü, bilgi, teknik ve ilham vermeyi hedefliyor. Bu kitaptan maksimum faydayı alabilmeniz için size birkaç önerim var:

  • 108 gün boyunca her gün bir maddeyi okuyun.
  • Okuma eyleminizi her gün aynı saatte ve aynı yerde yaparak küçük bir ritüel haline getirin.
  • Okuduktan sonra, yaklaşık beş dakika kadar “sindirme” meditasyonu yapın. Sessizce oturun ve o günün okumasını günlük hayatınızda nasıl uygulayabileceğinizi düşünün.

Sakince ve olumlu niyetlerle yapacağınız bu okumalar, günlük hayatınızdaki farkındalık pratiğinizi geliştirecektir. Kendinizi düşüncelere, duygulara, kelimelere, eylemlere ve deneyimlere daha dikkatle bakarken bulacaksınız. Böylece yaşadığınız olaylara alıştığınız tepkileri vermek yerine, cevap verme gücünüzü açığa çıkaracaksınız.

BUDDHA Gibi Düşünmek, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Buddha hayatta karşılaşacağımız her olay ve meseleyle başa çıkabilmek için hepimizin gerekli güç, bilgelik, iç görü ve cesarete sahip olduğumuzu söyler. Ve bu güç canımız acıdığında, kaybolduğumuzda, terk edildiğimizde, hevesimiz kırıldığında da daima oradadır. Keşke yalnız hissettiğinde veya karanlıkta kaldığında sana, kendi varlığının eşsiz parıltısını gösterebilseydim. Karanlık karanlığı yok edemez; ancak ışık bunu yapabilir. Nefret nefreti yok edemez; ancak sevgi bunu yapabilir. Yaşantın, hayatın sana kattıklarıyla değil, senin hayata bakış açınla belirlenir; başına ne geldiğiyle değil, başına gelene nasıl yaklaştığınla alakalıdır. Yavaşla. Yolculuğun keyfini çıkar. Elimizdeki tek şey bu. Hayattaki tek gerçek hata, kişinin en doğrusu olduğunu bildiği şeye uymamasıdır. En temel problem, sorunlarımızdan nasıl kurtulacağımız düşüncesinden nasıl kurtulacağımızdır. Sade dili ve net anlatımı sayesinde bilinçli farkındalık kavramı ile ilk kez karşılaşanların hayatlarını değiştirecek eşsiz bir başlangıç rehberi olan Buddha Gibi Düşünmek, günlük hayatta karşılaştığımız temel sorunlarımızla ilgili bakış açımıza ışık tutuyor.

Okuyabileceğiniz diğer kitaplar Budizm ve Sinirbilim, Dalai Lama, Buda’nın Beyni, Rick Hanson, Buda, Karen Armstrong, Buda’nın Öğretileri, Thich Nhat Hanh

Victor M. Parachin’in Hayatı ve Çalışmaları

Victor M. Parachin, Amerikalı bir yazar, gazeteci ve ruhani öğretmendir. Özellikle Budizm, meditasyon ve kişisel gelişim üzerine kaleme aldığı eserleriyle tanınır. Hem Doğu bilgeliğini Batı dünyasına aktarmayı amaçlayan kitapları hem de yoga ve meditasyon öğretmenliğiyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.

Yazarlık Kariyeri

  • Daily Strength for Daily Needs
  • “Buddha Gibi Düşünmek” adlı kitabıyla Türkçe okurlara da ulaşmıştır.
  • Eastern Wisdom for Western Minds
  • Healing Grief
  • Eleven Modern Mystics and the Secrets of a Happy, Holy Life

Kitaplarında sıkça farkındalık, sabır, şefkat ve içsel huzur temalarını işler.

Öğretmenlik ve Ruhani Çalışmalar

  • Meditasyon ve yoga öğretmeni olarak dersler vermektedir.
  • Yazılarında ve seminerlerinde, Budist öğretileri modern yaşamın sorunlarına uyarlamayı hedefler.
  • “Kendi ışığın ol” öğretisini sıkça vurgulayarak bireylerin kendi içsel rehberliğini keşfetmesini savunur.

Gazetecilik ve Makaleler

  • Sedona Journal gibi dergilerde düzenli olarak yazılar yayımlamaktadır.
  • Makalelerinde kindness (nezaket), simplicity (sadelik), spiritual peace (ruhsal huzur) gibi konulara odaklanır.

Etkisi ve Mirası

  • Parachin’in çalışmaları, Doğu ve Batı arasındaki kültürel ve ruhani köprü olarak değerlendirilmektedir.
  • Okurlarına, günlük yaşamda farkındalık ve içsel dengeyi geliştirmek için pratik yöntemler sunar.
  • Hem akademik hem de popüler düzeyde yazılarıyla, modern dünyada ruhsal gelişim arayışına önemli katkılar sağlamıştır.

Victor M. Parachin, Budist öğretileri ve meditasyon pratiklerini Batı dünyasına aktaran, kişisel gelişim ve ruhsal farkındalık alanında etkili bir yazar ve öğretmendir. Kitapları ve yazılarıyla bireyleri kendi içsel ışıklarını bulmaya davet eder.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle, okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin