“Okült öğretilere göre, fiziksel bedenlerimize bağlı olan daha hafif, daha az yoğun malzemeden oluşan bir enerji bedenimiz var. Onu görebilenler buna eterik aura derler ve bazen göründüğü şekilde bir kişinin sağlık durumunu söyleyebilirler.”

— Arthur E. Powell

Merhaba

Teosofi yazarlarının  H.P.Blavatsky, (1831-1891 Bir zamanlar dünya çapında yankı uyandıran ve yüz binlerce taraftarı olan Teosofik Cemiyetini Henry Steele Olcott ve William Judge ile birlikte 1875’de kurdu) Charles Leadbeater (1854-1934 Psişik merkezler ve bedenler, aura ve düşünce formları gibi alanlarda pek çok kitap yazdı) ve Annie Besant (1847-1933 Blavatsky ile tanıştıktan sonra Teosofi hareketine katıldı ve Teosofinin yayılmasına önayak olan birçok konferans düzenleyerek kitaplar yazdı) da dahil olmak üzere tanınmış yazar ve durugörülerinin eserlerinden A.E. Powell tarafından derlenen bu kitap, eterik auranın nasıl çalıştığını gösteriyor. Konular, her çakra merkeziyle ilgili bir bölümü içerir; ayrıca Prana ve Canlılık, Kuvvet Merkezeleri, Kundalini, Şifa, Medyumluk, Doğum, Ölüm, Mesmerizm, Nesnelerin Manyetizasyonu, Ektoplazma ve daha fazlasını içerir.

Kitabın içerisindeki ifadelerin hiçbirini kanıtlamak ya da haklı göstermek için herhangi girişim yoktur. Yazar, H.P.Blavatsky‘nin eserlerini kullanmadı, çünkü yazar Gizli Öğreti ve H.P.Blavatsky’nin diğer yazılarının kullanılabilmesi için çok büyük bir görev olacağını veriltmiştir. Yazar, ayrıca “ H.P.Blavatsky’ye olan borcumuz, anıtsal nitelikteki ciltlerinden yapacağımız alıntılarla ödeyeceğimizden çok daha büyüktür. İlk aşamada yol göstermemiş olsaydı daha sonraki araştırmacılar yolu hiçbir zaman bulamayabilirdi” diye belirtmiştir.

Gizli Öğreti (The Secret Doctrine) evren ve dünyanın yaratılışı, insanoğlunun çeşitli evreleri ve kök ırklarla tekamülünü ele almaktadır. Blavastky göre bu geçmiş evreler Atalantis ve Lemurya (MU), Hyperborya (Sibirya) gibi uygarlıkların yok olmasına sebep olan tufanlar ve felaketlerle sonlanmaktadır. Bunların dışında Blavastky süptil bedenler ve alemler gibi daha sonra okültistler ve çeşitli spiritüel gruplar tarafından kabul gören kadim okült kavramlara açıklık getirerek sistematik bir şekilde geliştir.

2019 yılı Ekim ayı kalça protezi ameliyatından çıkalı birkaç hafta olmuştu. Okuma listemde Gizli Öğreti kitabı yer alıyordu. Kitabın son satırlarını okuduğum o dakikalarda içimden yükselen enerji patlamasıyla ( her kitabın bir kalibrasyon değeri var) soluğu doğada almış ve Gece’de bir elmas gibi parlayan yıldızlardan kendimi uzun bir süre alamamıştım. En büyük destekçilerim bastonlarım ve ben eve dönüş yolunda edindiğim tüm bilgileri tek tek değerlendirmeye almıştık.

Yukarıda belirtilen Teosofi yazarlarının eserlerini okumuş bibliyofil olarak belirtmeliyim, Blavastky’nin Gizli Öğreti (The Secret Doctrine) kitabını okumak ve kavramak oldukça zor…

H. Tudor Edmuns, Bilim Grubu, Teosofi Araştırma Merkezi Başkanı, Eterik Beden, İnsanın Sağlık Aurası, eserinin önsözünde şöyle der:

“Doğa bilimlerinde son zamanlarda ortaya çıkan verilerden ve gözlemlerden, eterik beden teorisini doğrulamak veya çürütmek için daha fazla yardım beklenebilir, ancak şu anda sadece birkaç temas noktası var. Uzay araçları ve günümüz teknolojisi bizleri Mars ve Venüs’e götürdü ve laboratuvardaki elektron mikroskopları normalde görünmez olanları muazzam derecede büyüttü ancak maddenin eterik durumlarıyla ilgili; doğrudan veya geleneksel elde edilen neredeyse hiç bilgi insanlığa ulaşmamıştır.”

“Çeşitli algılama cihazlarıyla yapılan çalışmalar, şu ana kadar eterik maddeyi tespit edemedi ve böylece onu fiziksel veya fiziksele yakın bir madde olarak doğrulamadı. Muhtemelen en yakın yaklaşım, insan vücudunun plastik ve ekstrüde edilebilir bir bileşenin geçici ve anormal durumu gibi görünen ektoplazma çalışmalarında olmuştur ve bu da ancak bazı ender insanların ve bilinçsizce tatbik edilen psişik yetenekleri tarafından dışarıdan yapıldığında ve somut hale getirildiğinde sınamaya müsait hale gelir. Yoğunlaşma sona erdiğinde ve malzeme tekrar donörün vücuduna çekildiğinde daha az bilinen eterik bir sistemin parçası olarak işlevine geri dönüyor gibi görünmektedir. Ancak, bu konuların güvenle sonuçlandırılabilmesi için çok fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.”

“Kesin olarak oluşturulmuş kanıtlar ne doğrulayabilir ne de reddedebilir, burada sunulan teoriyi ve bilgiyi daha fazla araştırma için, hipotez olarak ele almak en iyisidir. Bu, tüm bilimsel çalışmalardaki prosedürdür ve aslında, bağlam ve kılavuz olarak deneysel bir çalışma konsepti olmadan çok az ilerleme sağlanabilir. Ancak, benimsenen bir hipotezin üzerinde ilerleme sağlanabilir. Ancak benimsenen bir hipotezin üzerinde ilerledikçe değiştirilmesi veya hatta reddedilmesi gerekebileceği ve büyük olasılıkla araştırmanın daha ilk aşamalarında olduğumuzu hatırlamak önemlidir.” — H. Tudor Edmuns

  • Günlük lisanımızda ve matematiksel sembolizmimizin açıkça tasarladığı fiziksel dünyanın doğa bilimlerinde sık sık gördüğümüz bu değil midir?
  • Bunun fizikselden çok psişik bir alanda olması ne kadar muhtemeldir?

“Modern araştırmacılar, insanın doğası ve yapısı hakkında daha derin bir anlayış arayışına devam ediyorlar ve burada ortaya çıkan ihtiyacın altında yatan psikoloji ve parapsikolojideki daha yeni gelişmeleri de fark ediyorlar. Ancak, onların minnettarlıkları, Powell’a 1925’te güncel olan çalışmaları ve fikirleri düzenli bir şekilde sunmasından ötürüdür; onlar için bu kadar ustaca incelenebilecek referans materyalleri için artık zaman ve çaba harcanmasına gerek yoktur. Onun eserini aynen yazdığı gibi yeniden basmamız için elimizde yeterince sebep olduğu açıktır.”

Yazarın, insan kompleksini incelediği dört serilik çalışmanın ilki eterik bedendir. Eterik beden, insanın gerçek bedenidir. Fiziksel beden örgüsü, eterik bedenin üzerine yapılır. Bu “yapıcılar” ya da işçiler ezoterizm de ilerleyen öğrenciler için oldukça önemli bir krallıktır. Fizik beden illüzyonunu iyi anlamanın insanlık olarak şuurumuzda sıçrama yaratacağı kesindir. Fizik bedenin kendisini sevmek, sağlığı-hastalığı yine fiziksel beden üzerinden çözmeye çalışmak, öğretilerin dışını yapmak (sadece fiziksel kısmını yapmak), fiziksellikle içrek olan arasındaki bağı görmemek ya da aramamak, dışsal otoritelerin işlerin sadece fiziksel kısmının yapılıp yapılmamasıyla vardıkları kanaatler ve emirler gibi daha sayacağımız birçok fiziksel dünya yanılgısı, bugün içinde yaşadığımız toplumun şuur seviyesinin neden buralarda olduğunu da bize açıklamaya yardım  eder.

  • İsa Öğretmen, “Bardağın dışını neden yıkarsanız, içini yapan ile dışını yapan aynı değil mi” derken öğrenciye ne anlatmak istiyordu?
  • Bedenlerimizin dışını yıkamayı ibadetin tamamı saymak bizi görünmeyendeki yaşamımıza hazırlıyor mu acaba?
  • İnsanın dünyadaki var oluş sebebi, kişiselleştirilmiş hedeflere mi koşmak acaba?

Kova çağıyla birlikte yedinci ışının etkisi üzerimizde çalışmaya başladı. Eterik beden ile ilgili ileriki günlerde birçok çalışma gözleyeceğiz. Eterik maddeyi yani, 3. fiziksel seviyenin üzerindeki 4. eterik seviyeyi tekrar manipüle edecek güç bize verilecektir. Önceki kök ırklara neler olduğunu anlarsak, araçları manipüle etmenin nasıl bir sorumluluk olduğunu da anlarız. Ancak bu bizim potansiyelimiz, bunu ve daha fazlasını yapmamız gerekiyor.

Uçan Araçlar ve Eterik Madde

Büyük soru: Birileri uçan araçlar yapacak ve gezegeni önce terk edecek diye eterik maddeyi görmezden gelmeye devam mı edeceğiz?

Teknolojik ilerlemeler (örneğin uçan araçlar) bizi büyülüyor, ama eterik maddeyi görmezden gelmek insanın potansiyelini sınırlıyor. Powell’ın yaklaşımı, teknolojinin ötesinde şuurun evrimini merkeze alıyor.

Kök Irklar ve Öğreti

Teosofi kaynaklarında kök ırklarla ilgili çok güzel çalışmalar mevcut. Blavatsky’nin Gizli Öğreti’sinde kök ırklar (Lemurya, Atlantis vb.) anlatılır. Bu uygarlıkların yükselişi ve çöküşü, araçları manipüle etmenin sorumluluğunu bize gösterir.

Blavatsky’ye göre insanlık, evrimsel olarak birbirini izleyen yedi büyük “Kök Irk”tan türemiştir. Bu ırklar:

  1. Birinci Kök Irk – Astral varlıklardan oluşur; fiziksel bedene sahip değildir.
  2. İkinci Kök Irk – Eterik yapıdadır; yarı görünür varlıklardır.
  3. Üçüncü Kök Irk (Lemuryalılar) – İlk fiziksel insanlar; çift cinsiyetlidirler.
  4. Dördüncü Kök Irk (Atlantisliler) – Gelişmiş teknolojiye sahip, dev yapılı bir uygarlık.
  5. Beşinci Kök Irk – Biz, yani çağdaş insanlık, yani şu anda içinde bulunduğumuz evre.
  6. ve 7. Kök Irklar – Gelecekte ortaya çıkacak, daha yüksek bilinç düzeylerine sahip insan tipleri.

Her kök ırk, insanın fiziksel evriminin yanı sıra ruhsal evrimini de simgeler. Yani Blavatsky’ye göre evrim sadece biyolojik değil; çok boyutlu bir süreçtir.

Yazarın Notu:

Bu satırları okurken senin de aklına şu sorular geliyor mu?

  • Dışsal ibadetler mi, yoksa içsel dönüşüm mü bizi görünmeyen yaşama hazırlar?
  • Fiziksel bedenin yanılsamalarını aşmak, şuurumuzda nasıl bir sıçrama yaratabilir?
  • Kova Çağı’nın yedinci ışınıyla birlikte eterik maddeyi yeniden manipüle etme gücü bize verildiğinde, bu sorumluluğu nasıl taşıyacağız?
  • Hangi kök ırka ait olduğumuzu nasıl anlayacağız?

Yanıtlar belki her birimizin içsel yolculuğunda saklıdır. Çünkü kök ırklar, dışsal bir etiket değil; insanın içsel yolculuğunda hangi değerleri yaşattığını ve hangi bilinç düzeyinde olduğunu gösteren şuur basamaklarıdır.

fiziksel maddenin yedi derecesi veya yoğunluk katmanı

Okültist, fiziksel maddenin yedi derecesi veya yoğunluk katmanının var olduğunu bilir, yani:

  1. Atomik
  2. Atomaltı
  3. Süper Eterik
  4. Eterik
  5. Gaz
  6. Sıvı
  7. Katı

Tüm bu derecelerin parçacıkları fiziksel bedenin bileşimine girer. Bununla birlikte, bu yedili sistem birbirinden net bir şekilde ayrılmış iki kısımdan oluşur:

  1. Kısım katılardan, sıvılardan ve gazlardan oluşan yoğun bölümdür.
  2. Kısım ise, sıklıkla adlandırıldığı üzere, dört ince fiziksel madde derecesinden oluşan eterik beden veya eterik dublördür.

Eterik beden, güneşten yayılan yaşamsal gücü alır ve dağıtır ve bu nedenle fiziksel sağlık ile yakından bağlantılıdır. Her biri ayrı bir işlevi olan kendine ait belirli çakralara veya güç merkezlerine sahiptir. Eterik maddenin bir fonksiyonu da esas olarak rüya yaşamının hafızasına bağlıdır ve enkarne olan benliğin alacağı fiziksel beden türünün belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Fiziksel beden gibi, eterik beden de zamanı geldiğinde ölür ve bozulur, döngüsel yolculuğunun bir sonraki aşaması için “ruhu” serbest bırakır.

Eterik beden özellikle yaşamsal veya manyetik şifa olarak bilinen şeyle yakından bağlantılıdır. Ayrıca şifa, anestezi veya trans amacıyla olsun veya olmasın, mesmerizm ile de bağlantılıdır. Nesnelerin hareketi, tıkırtıları ve başka seslerin oluşumu, her türden materyalizasyonlar gibi seans odası fenomenlerinde ana faktör eterik bedendir.

Eterik bedene çeşitli isimler verilmiştir. Erken Teosofi literatüründe buna genellikle astral beden, astral insan veya Linga Sharira deniyordu. Ancak sonraki tüm yazılarda, Hinduların kama bedeni, astral maddeden oluşan bir beden olduğu için, bu terimlerin hiçbiri eterik beden için asla kullanılmadı. Bu nedenle, Gizli Öğreti’yi ve eski literatürün diğer kitaplarını okurken öğrenci, bugün eterik beden ve astral beden olarak bilinen oldukça farklı iki bedeni karıştırmamak için dikkatli olmalıdır.

Eterik bedenin doğru Hindu adı pranamayakosha veya prana bedenidir. Almancada “Doppelgânger” olarak bilinir. Ölümden sonra yoğun fiziksel bedenden ayrıldığı için “hayalet” olarak da bilinir ve ayrıca “hayalet” veya “kilise bahçesi hayaleti” olarak da adlandırılmıştır. Raja Yoga’da eterik beden ve fiziksel beden birlikte Sthulopadhi veya Atma’nın en düşük Upadhi’si olarak bilinir.

Fiziksel bedenin her seviyesi katı, sıvı ve gaz halindeki her parçacığı eterik bir kılıfla çevrilidir. Bu nedenle eterik beden, adından da anlaşacağı gibi, yoğun formun mükemmel bir kopyasıdır. Bununla birlikte, eterik aura veya sıklıkla adlandırıldığı şekliyle sağlık aurası, normalde cildin birkaç santimetre ötesine uzanır.

Yoğun beden ve eterik bedenin kalitelerine göre farklılık gösterdiğini anlamak önemlidir, bu nedenle yoğun bedenini arındırmak için kasıtlı olarak kendini adayan kişinin, aynı zamanda eterik bedeni de otomatik olarak saflaşmaya başlar.

Eterik bedenin birleşiminde tüm eterik madde seviyelerinden bulunur ancak, oranlar büyük ölçüde değişebilir ve ırk, alt ırk ve insan tipi, kişinin bireysel katması gibi birkaç faktör tarafından belirlenir.

  1. Eterik: Sıradan elektriğin ve sesin içinde hareket ettiği ortam.
  2. Süper Eterik: Işığın içinde hareket ettiği ortam.
  3. Alt Atomik: Daha ince eletrik biçimlerinin hareket ortamı.
  4. Atomik: Düşüncenin beyinden beyne aktarımı için gereken hareket ortamı.

Kişinin hangi evrede geliştiğini ya da ağırlıklı olarak karmasının hangi ırkta/kök ırkta olduğunu keşfetmesi önemlidir. Lemurya veya Atlantis döneminden gelen karmalarınız bu hayatta açılıyorsa, başka bir beden taşıyabilirsiniz. Özellikle Lemurya dönemindeki alt kök ırkların ten renklerini bilmek bile bugün dünyada üzerinde o ten rengine benzer ırkların neden bu sınavları yaşadığını anlamamıza dair fikir verir. Aldığınız fiziksel beden ve astral benden ve mental beden sadece kişisel ruhun/ Monad’ın tercihleri değil, karmanın belirli orandaki zorluğunu da içerir. Kişinin kendisini bilmesi oradan başlar. Buradaki kişilik araçları içerisindeki bilme hali, bizi yine bu dünyanın araçları içerisinde tutabilme ihtimalinin çok yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Eterik beden soluk mor-gri veya mavi-gri renlerinde görünür ve etrafına hafif ışık saçar. Fiziksel bedenin daha ince ve daha kaba kısımları olduğu gibi buna karşılık gelen eterik bedenin de ince ve daha kaba kısımları mevcuttur.

Eterik bedenin iki ana işlevi vardır. Öncelikle pranayı veya canlılığı emer ve bunu tüm vücuda dağıtır. İkincisi, yoğun fiziksel beden arasında bir aracı veya köprü görevi görür, fiziksel bedenle elde ettiği bilinci eterik beyin yoluyla astral bedene iletir ve ayrıca astral ve daha yüksek seviyelerden gelen bilinci fiziksel bedene ve sinir sistemine iletir.

Ek olarak, Eterik beden kendi içinde, insanın eterik dünyayı ve fenomenleri kavrayabildiği belirli merkezler geliştirir.

Sadece fiziksel bedenin bir parçası olarak eterik bedenin, kişinin içinde yaşayabileceği veya çalışabileceği ayrı bir bilinç aracı olmadığını kabul etmek önemlidir. Yalnızca kendi parçalarına ait dağınık bir bilinci vardır ve zekası yoktur, yoğun bedenden koptuğunda kişiye kullanabileceği bir zeka aracı olarak hizmet edemez. Mental bilincin değil, prana veya canlılığın aracı olduğu için, yaşam akımlarını taşıdığı yoğun parçacıklardan (beden) çıkması rahatsız edici ve sağlıksızdır. Normalde, sağlıklı insanlarda, aslında eterik bedenin fiziksel bedenden ayrılması zor bir olaydır ve eterik beden, ait olduğu fiziksel bedenden uzaklaşamaz.

Eterik beden fiziksel bedenden kaza, ölüm, eter veya gaz gibi anesteziler veya mesmerizm ile ayrılabilir. Eterik beden, beyin ile yüksek bilinç arasındaki köprüdür, anesteziler ile yoğun fiziksel bedenden zorla dışarı çıkarılması zorunlu olarak anestezi üretir.

Sağlığın kötü olması veya sinirsel ataklar durumlarında eterik beden, fiziksel bedenden büyük ölçüde ayrışır; daha sonra, bedenden çıkan eterik maddenin miktarına göre fizik bedende bilinç kalır. Yani, çok fazla eterik madde çıkışı olduysa, fizik beden donuklaşır ve fonksiyonları ağırlaşır.

Eterik bedenin, yoğun bedenden ayrılması durumunda, genellikle fiziksel bedene önemli bir canlılık azalması eşlik eder, fizik bedendeki enerji azaldıkça eterik beden daha canlı hale gelir.

Posthumous Humanity’de Albay Olcott şöyle yazıyor:

“Eterik beden, eğitimli bir uzman tarafından fiziksel bedenden uzaklaştırıldığında, vücut uyuşuk görünür ve zihin bulanıklaşır ya da sersemlemiş görünür; gözler cansız bir şeklide bakar; kalp ve akciğer hareketi zayıflar ve çoğu zaman vücut sıcaklığı normalden oldukça düşüktür. Bu gibi durumlarda ani bir gürültü yapmak veya bir odada patlama gibi şok oluşturacak şeyler yapmak çok tehlikelidir; Çünkü eterik dublör, anlık reaksiyonla vücuda geri çekilir, kalpte sarsıcı bir çarpıntı meydana gelir ve bu ölüme neden olabilir.” — Albay Olcott

Aslında, eterik ve yoğun fiziksel beden arasındaki bağlantı o kadar önemlidir ki, eterik bedendeki bir yaralanma, fiziksel bedende bir lezyon olarak görünecektir, bu “tepki” veya “yankı” olarak bilinen ilginç fenomenin bir örneğidir.

Fohat veya elektrik

Manyetizma, ışık, ses, kimyasal bağlar, hareket vb. birbirine dönüştürülebilir olduğunu bildiğimiz hemen hemen fiziksel güçleri içerir.

Prana veya canlılık

Varlığı henüz geleneksel Batılı bilim insanları tarafından resmen tanınmayan, ancak muhtemelen birkaçının bundan şüphelendiği hayati bir güçtür.

Kundalini veya Yılan Ateşi

Henüz çok az kişi tarafından bilinen bir kuvvettir. Geleneksel Batı bilimi tarafından hiç bilinmemektedir veya şüphe bile duyulmamaktadır. Kundalinin okült gelişimdeki temel işlevi eterik güç merkezlerinden geçerek onları canlandırmak ve böylece astral deneyimlerin (eterik beden aracılığıyla) fiziksel hafızada hatırlanabilmesini sağlamaktadır. Böylelikle Sessizliğin Sesi, iki kaşın arasındaki merkezin bu şekilde canlandırılmasının, kişinin Egosunun veya Yüksek Benliğin sesini duymasına olanak verdiğini belirtir. Bunun açıklaması, hipofiz bedeninin tam olarak çalışırken astral ve fiziksel bilinç arasında mükemmel bir bağlantı sağlamasıdır.

Kundalinin doğru bir şekilde uyandırılması her enkarnasyonda tekrarlanmalıdır, çünkü her yaşamda bedenler yenidir, ancak bir yaşamda başarılıp ulaşıldıktan sonra, diğer reenkarnasyonlarda Kundalini’yi uyandırmak kolay bir deneyim haline gelir.

Bu üç kuvvet birbirinden ayrıdır ve bu düzeyde hiçbiri diğerine dönüştürülemez.

Eterik bedende de, diğer bedenlerimizin her birinde olduğu gibi, belirli kuvvet-merkezleri veya çakralar vardır. Çakralar eterik bedenin yüzeyinde, yani derinin yaklaşık birkaç santimetre dışında yer alır. Çakralardan akan kuvvet, eterik bedenin yaşamı için çok önemlidir, her biri bu tür kuvvet merkezlerine sahiptir, ancak gelişimlerinin derecesi bireylerde önemli ölçüde farklılık gösterir.

Prana, eterik bedene hayat verir ve bu sayede fiziksel bedenin sağlık derecesi büyük ölçüde dağıtılan prananın miktarı tarafından belirlenir. Bu önemli gerçek, fiziksel gücün sürdürülmesi ve hastalıkların iyileştirilmesinde çok büyük önem taşımaktadır.

Gül rengindeki pranayı taşıyan atomlar, sinir sitemi boyunca ve pranik içerikleri ile ayrıştıklarında giderek solgunlaşırlar. Sonunda cildin gözeneklerinden vücuttan atılırlar ve böylelikle sağlık aurası denen şeyi oluştururlar.

Doğum

Eterik bedenin, fiziksel bedenin doğumu ve ölümü ile bağlantılı noktalarını incelemek faydalı olacaktır. Eterik beden aslında, her biri fiziksel maddenin dört eterik alt-planından birini yöneten dört Devarajanın ortak düşünce formu olan elemental tarafından Ego (Yüksek Benlik) için önceden inşa edilmiştir. Bu yapı elementinin birincil işi, yeni bedenin fiziksel maddelerinin inşa edileceği eterik kalıbı oluşturmaktır.

Fetüs, formunun olması gereken boyutuna ulaştığında ve doğuma hazır olduğunda, hedeflemesi gereken bir sonraki aşamanın formu ortaya çıkar. Olması gerektiği gibi bedenin boyutu, şekli ve durumu tamamlandıktan sonra ve doğum gerçekleştikten sonra elemental bebeğin formundan ayrılır ve bedenin büyümesi Ego’nun kontrolü altına geçer.

Eterik bedeni inşa etmede kullanılacak eterik maddenin kalitesi belirlenirken dikkate alınan iki şey vardır: Dikey sınıflanmış maddenin miktarı (yedi ışın) ile yatayda sınıflanmış maddenin miktarlarıdır. Bu maddeler bedenin kabalığı veya inceliği açısından bakıldığında, beden maddelerinin kalitesini anlamamıza olanak verir.

  1. Işın sınıfıdır, beden üzerindeki aktif olan ışın türüne ve alt türlere göre fiziksel kalıcı atom tarafından beden inşa edilir.
  2. İnsanın karması tarafından belirlenir; bedeni inşa eden elemental, insanın gereksinimlerine uygun fiziksel beden tipinin üretiminden sorumludur. Aslında elemental, bireyin (prarabda) kamasının kendisini fiziksel bedende ifade edecek olan kısmından oluşur. İnşa elementali tarafından yapılan seçim, örneğin, vücudun doğal olarak zeki mi yoksa düşük zekâlı mı, sakin mi yoksa sinirli mi, enerjik mi yoksa uyuşuk mu, hassas mı yoksa tepkisiz mi olacağını belirler. Elemental, kişinin karmasına göre seçimini yaparak Ego’nun gireceği bedeni oluşturur.

İlk durumda bedenden sorumlu olan elemental olmasına rağmen, Ego, fiziksel doğumdan bir süre önce gelecekte yerleşeceği bedeniyle temasa geçer (anne karnındaki doğmak üzere olan fetüs.) Elementalin vermesi gereken özellikler sayıca azsa, erkenden geri çekilebilir ve bedeni Ego’nun tam kontrolüne bırakabilir. Bununla birlikte, ihtiyaç duyulan koşulları geliştirmek için zaman gerekli olduğunda, elemental fiziksel bedeni yedi yaşına gelinceye kadar terk etmeyebilir.

Bebek bedeni için gereken eterik madde annenin bedeninden alınır; bu nedenle, annenin bebeğin bedenine yalnızca en saf malzemeleri sağlaması önemlidir. Bedeni inşa eden elemental, sıra dışı güzellik veya tam tersi bazı özel gelişmelere neden olmadığı sürece, bedenin gelişiminin asıl sorumlusu annenin etrafında dönen düşünceleri ve düşünce formlarıdır.

Yeni astral beden, eterik beden ile çok erken bir aşamada bağlantı kurar ve onun oluşumu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir, mental beden de sinir organizasyonu üzerinde ve onun aracılığıyla çalışır.

Ölüm

Daha önce, belirli koşullar altında, eterik bedenin yoğun bedenden ayrılabileceğini, ancak bedene her zaman eterik bir madde ile veya kordon ile bağlı olduğunu görmüştük. Ölüm anında eterik beden nihayet yoğun vücuttan çekilir ve menekşe renginde bir sis olarak görülebilir, yavaş yavaş, süresi dolan kişinin benzeri bir formda yoğunlaşır ve bu form yoğun bedene parlak bir ip ile tutturulur. Bu iplik veya manyetik kordon ölüm anında koparılır.

Budik yaşam ağı, prananın eşliğinde kendini yoğun fiziksel bedenden çekerken, kalıcı atomun etrafındaki kalpte bir araya gelir. Atom, ağ ve prana daha sonra ikincil sushumna nadi boyunca beynin üçüncü ventrikülüne yükselir, oradan paryetal ve oksipital sütürlerin birleştiği noktaya gelir ve nihayet vücuttan çıkar. Yaşam ağı, yeni bir fiziksel bedenin inşa edilme zamanı gelene kadar, kozal beden içindeki fiziksel nihai atomu saklamaya devam eder.

Eterik bedenin ve tabii ki onunla birlikte prananın geri çekilmesi, fiziksel bedenin bütünsel birliğini yok eder, böylece onu yalnızca bir bağımsız hücreler topluluğu olarak bırakır. Yeni ölmüş bir bedendeki bazı fonksiyonların halen devam edeceğinin iyi bilinmesi gibi, bağımsız hücrelerin kendi yaşamları bir süre daha devam eder. (Vücuttaki tüylerin uzaması gibi.) Eterik beden geri çekildiği ve sonuç olarak prananın dolaşımının durdurduğu an, alt yaşamlar, yani hücreler kontrolden çıkar ve şimdiye kadar organize bir halde devam eden bedeni parçalanmaya başlar. Dolayısıyla beden aslında öldüğü zamankinden daha canlı değildir, ama kendi birimleri içinde canlıdır ve bütünlüğü içinde ölüdür. Bir topluluk olarak canlı, bir organizma olarak ölü. Eliphas Levi’nin dediği gibi:

“Ölü olsaydı ceset parçalanmazdı; onu oluşturan tüm moleküller yaşıyor ve ayrılmak için mücadele ediyor.” Eliphas Levi’

Eterik beden nihayet yoğun bedeni terk ettiğinde, çok uzağa gitmez, genellikle fiziksel bedenin üzerinde süzülür. Bu durum genellikle hayalet olarak adlandırılır Ve bazen ölen kişinin yakınlarına tamamen bilinçsiz ve suskun bir bulut şeklinde görünebilir. Ciddi bir problem veya şiddetli duygudan rahatsız olmadıkça, bilinç durumu rüyadaki gibidir ve huzurludur.

Eterik bedenin geri çekilmesi sırasında ve daha sonra, kişinin geçmiş yaşamının tamamı, Ego’nun önünde hızlıca gözden geçirilir, unutulmuş her köşesi ve hafızanın her birimi, sırlarını, resim resim, olay olay izler. Bu birkaç saniyede Ego, başarılarını ve başarısızlıklarını, sevgilerini ve nefretlerini görerek tüm hayatı yeniden yaşar. Ego, bu sırada bütün baskın eğilimini algılar ve hayatına egemen düşünceyi keşfeder, ana parçanın bulunduğu bölgeyi işaretler.

Kaushitakopanishat’ın anlattığı gibi, ölüm anında prana her şeyi bir araya getirir ve bedenden çekilerek, her şeyi daha ileriye doğru, hepsinin sahibi olan “Bilen”e teslim eder…

Bu aşamayı genellikle eterik maddenin geri çekilmesi ve astral bedeni sarması nedeniyle kısa, barışçıl bir bilinçsizlik hali izler, böylece kişinin bu süre boyunca fiziksel veya astral planda işlev görmesi engellenir. Bazı kişiler birkaç dakika içinde kendilerini eterik bedenden kurtarırlar, diğerleriyse saatlerce, günlerce hatta haftalarca dinlenir, ancak genellikle işlem birkaç saatten uzun sürmez.

Eterik Beden, İnsanın Sağlık Aurası, okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı. Arthur E. Powell’ın Eterik Beden ve devamındaki dörtlemesi, günümüz için hâlâ çok önemli bir yere sahip. Çünkü bu eserler yalnızca ezoterik bir merakın ürünü değil, aynı zamanda modern insanın şuur evrimini anlaması için bir rehber niteliğinde.

Eserin Günümüz İçin Önemi Nedir?

  • Beden–Şuur İlişkisi: Powell’ın anlattığı eterik beden, bugün “enerji alanı”, “auralar” veya “biyofoton” araştırmalarıyla paralellik gösteriyor. İnsan sağlığını sadece fiziksel değil, enerji boyutuyla da düşünmeye davet ediyor.
  • Holistik Sağlık: Modern tıp giderek “psikosomatik” ve “enerji tıbbı” kavramlarını tartışıyor. Powell’ın eterik beden üzerine çalışmaları, bu bütüncül yaklaşımın erken bir habercisi.
  • Şuur Evrimi: Kova Çağı’nın getirdiği yeni bilinç dalgası, bireyleri sadece dışsal başarıya değil, içsel dönüşüme yönlendiriyor. Powell’ın eserleri, bu dönüşümün haritasını sunuyor.
  • Karma ve Sorumluluk: Eser, kök ırkların yükseliş ve çöküşünden ders çıkararak, teknolojik ilerlemeler karşısında şuur sorumluluğunu hatırlatıyor. Bugün yapay zekâ, genetik mühendislik gibi alanlarda aynı sorumluluk bilinci gerekli.

Eterik Beden ve diğer eserler, günümüzde hem spiritüel arayışlara hem de bilimsel araştırmalara ışık tutan köprü metinlerdir. Onları okumak, modern insanın “ben kimim?” sorusuna daha derin bir yanıt aramasına yardımcı olur.

Arthur E. Powell

27 Eylül 1882, Llanllwchiairn (Newtown yakınları), Montgomeryshire, Galler’de doğdu. Babası Edward Powell (hukukçu ve otomotiv sektöründe yönetici), annesi Mary Eleanor Pughe Pryce-Jones. Genç yaşta klasik eğitim aldı; bilim ve felsefeye ilgisi erken dönemde şekillendi.

Teosofi ve Çalışmaları:

Powell, Helena Blavatsky, Charles Webster Leadbeater ve Annie Besant gibi önde gelen teosofistlerin eserlerini derinlemesine inceleyerek kendi sentezini oluşturdu.

Metodu: Karmaşık ezoterik metinleri sistematik bir şekilde özetleyip anlaşılır hale getirdi.

Eserleri: Bu beş eser birlikte, insanın çok katmanlı yapısını ve evrenle olan bağını açıklayan bir bütünlük oluşturuyor.

  • Eterik Beden (The Etheric Double)
    • Fiziksel bedenin enerji kalıbını ve yaşam gücünü taşıyan eterik yapıyı açıklar.
  • Astral Beden ve Diğer Astral Olaylar (The Astral Body and Other Astral Phenomena)
    • Duyguların, rüyaların ve ölüm sonrası deneyimlerin gerçekleştiği astral düzlemi inceler.
  • Zihinsel Beden (The Mental Body)
    • Düşünce, akıl ve zihinsel süreçlerin işlediği bedeni ve onun evrimdeki rolünü anlatır.
  • Neden Beden ve Ego (The Causal Body and the Ego)
    • Ruhsal kimliğin kalıcı merkezi olan nedensel beden ve Ego’nun işlevini tanımlar.
  • Güneş Sistemi (The Solar System )
    • Kozmik düzeni, gezegenlerin ve evrenin ezoterik açıdan işleyişini sistematik biçimde sunar.
    • Aslında Blavatsky, Leadbeater ve Besant gibi teosofistlerin dağınık yazılarından derlenmiş bir sistematik çalışmadır.
    • Bu eserde Blavatsky’nin Gizli Öğreti’sinde anlattığı kozmogoni ve evrenin işleyişine dair öğretiler dolaylı olarak yer alır. Powell, Blavatsky’nin metinlerini doğrudan kopyalamaz ama onları düzenler, sınıflandırır ve daha anlaşılır bir çerçeveye oturtur.
    • Gizli Öğreti’deki “kök ırklar”, “kozmik döngüler”, “gezegen zincirleri” gibi kavramlar Powell’ın The Solar System kitabında daha sistematik bir şekilde açıklanır.

Bu kitaplar, Batı dünyasında okült öğretilerin anlaşılmasında temel kaynaklar haline geldi.

Etkisi ve Mirası:

  • Yayınları: 1900’lerin başından itibaren eserleri yayımlandı ve birçok dile çevrildi.
  • Yaklaşımı: Teosofik öğretileri akademik bir disiplinle ele alarak, kavramları modern okuyucuya uygun hale getirdi.
  • Ölüm: 20 Mart 1969, Los Angeles, Kaliforniya, ABD

Powell’ın Çalışmalarının Önemi:

  • Sistematiklik: Teosofi literatüründe dağınık halde bulunan bilgileri düzenleyerek bütünsel bir yapı sundu.
  • Erişilebilirlik: Karmaşık kavramları sadeleştirerek geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırdı.
  • Köprü: Doğu mistisizmi ile Batı düşüncesi arasında bir köprü kurdu.

Arthur E. Powell, yalnızca bir yazar değil, aynı zamanda ezoterik bilginin düzenleyicisi ve aktarıcısı olarak görülmelidir. Onun çalışmaları, spiritüel araştırmalarla ilgilenenler için hâlâ temel kaynak niteliğindedir.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Sevgiyle okuyunuz…

Yorum bırakın

İnsan, her şeyi sahiplenme arzusundayken, varoluşun gerçek amacını çoğu zaman unutuyor. Şuurun altın damarına ulaşmanın farkında değil. Fiziksel dünyanın keşfi ilerledi ama insanın “kendini bilme yolculuğu” geri kaldı. Devasa binalar, yollar ve şehirler yükselirken; insanın iç dünyası hâlâ bilinmezliklerle dolu. Bilim, insanın özünü ve aklın ötesindekini henüz çözemedi.

Kendi değerimizi bilmemek, çağımızın en büyük açmazlarından biridir. Bu çağ, ilahi değerin açığa çıktığı dönem olmalı.

Kendini Bilmek İçin Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin