Sevgili Okur,
Okumayla ilgili düşüncelerim…
Benim için okuma, yalnızca bilgi edinmek değil; aynı zamanda kendimle buluşmanın, içsel bahçemde yeni yollar keşfetmenin bir aracı oldu. Umberto Eco’nun bir bibliyofil olarak dile getirdiği gibi, kitaplar yalnızca okunmak için değil, hayatımızın ayrılmaz parçalarıdır. Onlar, konuşmayı öğrenmiş bir sessizliktir; her biri kendi zamanında bize yeni bir yol açar. Bu blog, o sessiz dostlarla kurduğum bağın bir yansımasıdır.
Kadim Japon öğretileri şöyle der: “Hayatın boyunca senin için en önemli 10 kitabı bulmaya çalış. Ama unutma ki, onları bulmak için en az 1.000 kitap okumalısın!”
Ben kendi adıma bu yolculukta çok daha fazlasını okumuş olmalıyım. Şimdi, okuduğum eserleri ve onların bana kattıklarını sizinle paylaşmak istiyorum. Kitap içeriklerine girmeden önce, bu kısa notu bir davet olarak görün: Birlikte keşfetmeye çıkacağımız uzun bir yolculuğun ilk adımı…
Tüm sevgimle, Yasemin…
Okuma tinsel hayatın eşiğidir, oradaki yolu bize gösterebilir, yolu oluşturmaz…
“Kitap zevki zeka ile birlikte artıyorsa, görüldüğü gibi, bu zevkin tehlikeleri de zekayla birlikte azalır. Özgün zeka, okumayı kendi kişisel işleyişine bağlı kılmayı bilir. Okuma, onun için eğlencelerin en soylusundan, özellikle en soylulaştırıcısından başka şey değildir, çünkü sadece okuma ve bilme yoluyla zihin “en görgülü” haline kavuşur. Duyarlığımızın ve zekamızın gücünü ancak kendi içimizde, ruhsal yaşamımızın derinliklerinde geliştirebiliriz.” — Marcel Proust, Okuma Üzerine
Kategoriler
Annem (6) Atatürk (8) Atölye Çalışması Yazarlık (29) Babam (2) Bilim (66) Dijital Platform (1) Edebiyat (189) Eğitim (3) Felsefe (205) Film (6) Gezi Yazıları (9) Kişisel Gelişim (71) Koçluk (28) Mitoloji (76) Müzik (3) Psikoloji (213) Sanat (7) Sağlık (45) Sağlık Yazılarım (34) Spiritüel (207) Tarih (70) Tasavvuf (26) Türk Edebiyatı (49) Yapay Zeka Yazılarım (5) Yazılarım (31) Şiir (5)
Hakikate Açılan Sayfalar
Hakikate açılan sayfalarda yürüdükçe, aslında kendi içimize doğru ilerleriz. Kitaplar bize yalnızca bilgi vermez; aynı zamanda kendimizi tanımamız için ayna tutar.
Hakikate açılan sayfalar, dış dünyanın ötesinde, içsel yolculuğumuzun rehberleridir.
Okumaya başlayın →
-
·
İnsan Ne İle Yaşar, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat, Hazreti Muhammed, Lev Tolstoy
Devamını okuyun⟶ : İnsan Ne İle Yaşar, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat, Hazreti Muhammed, Lev TolstoyHayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. — Lev Tolstoy Merhaba İnsan Ne İle Yaşar, 1885’de Rus yazar Lev Tolstoy‘un yazdığı kısa hikâyedir. 1885’de yayınlanan İnsan…
-
·
Satranç, Stefan Zweig
Devamını okuyun⟶ : Satranç, Stefan ZweigÇünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz… — Stefan Zweig Merhaba Stefan Zweig’ın eserlerine olan bu derin bağ, sadece bir okurun değil,…
-
·
Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho
Devamını okuyun⟶ : Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo CoelhoÇünkü Tanrı yeryüzü, bizim gücümüzü bize göstermek için iner. Biz onun düşünün bir parçasıyız ve o, bu düşün mutlu olmasını ister. Bununla birlikte, ta içimizde bir yerde, Tanrı’nın bizi mutlu…
-
Yeter ki Kararmasın, Onat Kutlar
Devamını okuyun⟶ : Yeter ki Kararmasın, Onat KutlarÖylesine yakından ve derinden tanıyoruz ki birbirimizi, öylesine ortak bir umut ve bilinçle paylaşıyoruz ki yeryüzünü, yaşama öyle inanıyoruz ki, adını bilmesem ne çıkar? —Onat Kutlar Merhaba “Kokuyu duyuyor musun?…
-
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Sigmund Freud
Devamını okuyun⟶ : Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Sigmund Freudİnsanlar düşünmeye başladıklarında, belli ki dış dünyayı, kendi imgelerindeki kişilik kalabalığı tarafından antropomorfik (insan biçiminde) bir şekilde açıklamaya mecbur kalmışlardı; batıl inançla açıkladıkları tesadüfler, bu nedenle kişilerin eylem ve dışa…






Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.