
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

Türklerin Saklı Tarihi, Murad Adji
Okumaya devam edin⟶: Türklerin Saklı Tarihi, Murad Adji“”…toplum manası olmayan bu sözlere inandığı için yavaş yavaş çürüyor.“ — Murad Adji Merhaba Bu kitap, emperyalist Batı cephesinin dayandığı Avrupa merkezli tarih anlayışının gizlediği gerçekleri aydınlığa çıkaran muazzam bir çalışmanın ürünüdür. gerçekten, yazar üç yıl inzivaya çekilip 1.500 e yakın kaynak inceleyerek ortaya çıkardığı bu eserde 3 bin yıllık Avrupa tarihi mi, Türk uygarlığının geçmişi mi, Büyük Kavimler Göçü mü anlatılıyor? Söylemek güç. O da, öteki de… Ancak geçmişi karartılmış, akrabalık bağları kopmuş, köklerini unutmuş bir milletin anayurdunu, inancını ve insanlığa kazandırdığı değerleri konu alırken, tarih hırsızlarının Türk’ten çaldıklarını da ifşa eden uzun, dertli, ama görkemli bir öykü bulacağımız…
-

Türk Mitolojisi, Prof. Dr. Bahaeddin Öğel
Okumaya devam edin⟶: Türk Mitolojisi, Prof. Dr. Bahaeddin Öğel“Oğuz destanında da görüldüğü gibi, Türk mitolojisindeki kahramanların hatunları, umumiyetle Tanrı tarafından gönderilmiş kutsal kadınlardı. Türk mitolojisindeki erkek insani, kadın ise ruhani bir kisveye bürünmüşlerdi.“ — Prof. Dr. Bahaeddin Öğel Merhaba Bahaeddin Ögel, 42 yıllık akademik hayatını Ankara Üniversitesi’nde geçirdi. Aralarında Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Türk Tarih Kurumu’nun da yer aldığı pek çok kurumda danışman, raportör, üye veya idareci olarak hizmet etti. Bahaeddin Ögel, Orta Asya Türk tarihi ile ilgili Çin arşivlerinden faydalanarak araştırmalar yapan sayılı tarihçilerdendi. Özellikle Türk kültür tarihi alanında önemli çalışmalar hazırladı. Alman ekolünü ve metotlarını Türk araştırmacılara tanıttı ve Türk metotları ile kaynaştırarak özgün bir araştırma…
-

Asya’nın Uyanışı, Rene Gousset
Okumaya devam edin⟶: Asya’nın Uyanışı, Rene Gousset“Tekrar edelim, bu beşeri coğrafya meselesi içtimai bir mesele haline gelmiştir. Yerleşik ile göçebenin birbirlerine karşı duydukları duygular, aynı modern bir şehirde bulunan kapitalist bir cemiyet ile proleteryanın birbirine duyduğu duygunun aynısıdır. “ -Rene Gousset Merhaba Özellikle 20.yüzyıl, dünyada küçük devletlerin istiklallerine kavuştukları bir dönemdir. Büyük İmparatorlukların kalıntılarından küçük küçük milli devletler meydana gelmiştir. 1924’te Le Reve İl De L’asie adıyla Rene Grousset tarafından neşredilen bu eser, emperyalist güçlere karşı bu küçük devletlerin bağımsızlık mücadelelerini ihtiva etmektedir. Yazar birçok tahminlerinde isabetli olduğu gibi, kitabın hemen tamamında İngiliz aleyhinde olduğu görülmektedir. I.Dünya Savaşı sonrası Fransa ve diğer müttefiklere karşı oyun oynanmasını…
-

Sümerlilerde Tufan’Da Türkler, Muazzez İlmeyi Çığ,
Okumaya devam edin⟶: Sümerlilerde Tufan’Da Türkler, Muazzez İlmeyi Çığ,“Biz daima hakikati arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cür’et gösteren adamlar olmalıyız.“ — Mustafa Kemal Atatürk Merhaba Önce din kitaplarında yazılan sonra da çiviyazılı metinlerde okuna Tufan olayının nerede olduğu veya olabileceği hakkında birçok varsayım yapılmış, “Sümerlilerin dili”nin “Türk dili”ne benzediği, onların Orta Asya’dan gelmiş olabileceği üzerinde durulmuş; ama kimsenin aklına “Tufan Efsane”sinin kaynağının Orta Asya olabileceği gelmemiştir. İlk kez James Churchwar‘ın Cilderen Of Mu adlı kitabında, Babilliler tarafından yazılan bu Tufan olayının 12 bin yıl önce Doğu Asya’dan başlayarak kuzeybatıya doğru uzanan büyük su taşkınlıklarından kalan anılar olduğunu ve bu Tufan sonucu Orta Asya’da birçok…
-

Anunnakiler, Gök Türk
Okumaya devam edin⟶: Anunnakiler, Gök Türk“Biz daima hakikat arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olmalıyız. “ — Mustafa Kemal Atatürk Merhaba 1800’ler den beri arkeologları seferber edip; elde edilen bulguları, tabletleri doğru yorumlayan ülkeler bugün birer süper güç haline dönüşmüşlerdir. Tabletlerde ne açığa çıkmıştı ki Osmanlı’nın kadim şehirleri büyük devlet arasında apar topar paylaşılmıştı? Tarihin akışını değiştiren şehirlerden Babil’i Ruslar kazarken Musul’u İngilizler, Khorsabad’ı niçin Fransızlar kazmıştır? Niçin bu ülkeler birbirlerinin kazı alanlarına karışmayıp elde elttikleri bulguları hep kendilerine saklamışlardır? Bu kadim şehirlerin talanından 150 yıl sonra bile neden 2003’te ABD Irak’ı işgal ettiğinde yaptığı ilk işlerden biri Bağdat…
-

Gök Tanrı Dini, Ergun Candan
Okumaya devam edin⟶: Gök Tanrı Dini, Ergun CandanYerle gök arasında kutsal bir kapı varmış. Çift başlı kartal bu kapıyı tutarmış… — Ergun Candan Merhaba Bu cümlede gizlenen mesaj şudur: “İlahi bilgiye, yüksek bilince, başka bir boyuta geçmek istiyorsan, içsel dengenin kapısına varmalısın. Bu kapıyı koruyan güç ise hem göğü hem yeri bilen, karşıtlıkları birleştirmiş olan ‘görünmez bekçi’dir.” Yani bu, tekâmül yolundaki kişinin geçmesi gereken eşiği, zihinsel ve ruhsal bütünlüğü, ve hakikate ulaşmanın sınavını sembolize eder. “Gök Tanrı Dini”, İslam öncesi Türk topluluklarının kutsal kabul ettikleri tek tanrılı bir inanç sistemini anlatır. Kitapta, Gök Tanrı inancının: detaylı biçimde işlenir. Ergun Candan bu inancı, mistik ve metafizik bir derinlikle…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.