
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

İlkel Mitoloji, Tanrı’nın Maskeleri 1, Joseph Campbell
Okumaya devam edin⟶: İlkel Mitoloji, Tanrı’nın Maskeleri 1, Joseph Campbell“Thomass Mann, mitolojiden esinlendiği dörtlemesi Yusuf ve Kardeşleri’nin başında, “geçmişin kuyusu çok derin; belki de dipsiz daha doğru” diye yazmıştı. Sonra da şöyle diyordu: “Ne kadar derinden seslenirsek, geçmişin derinliklerine o kadar iniyor ve o kadar aşağılara batıyoruz. İnsanlığın ilk temellerini daha çok buldukça, tarih ve kültürünün kavratılmazlığı daha çok anlaşılıyor.” İlk işimiz bunun doğruluğunu sorgulamaktır. Bu amaçla sorunun önce psikolojik yönünü keşfedeceğiz; insanın psikosomatik sisteminde mitos ya da ritüelin kökenlerine bağlanabilecek yapı ya da dinamik eğilimler bulunabilir mi? Ancak bundan sonra arkeolojik ve etimolojik kanıtlara dönerek, mitolojik kavrayış yeteneğinin keşfedilebilecek ilk biçimlerini öğrenmeye çalışabiliriz. “ —Joseph Campbell Merhaba Bütün…
-

Hint Mitolojisi, Purana Edebiyatı Yazıları
Okumaya devam edin⟶: Hint Mitolojisi, Purana Edebiyatı YazılarıMerhaba Hint Mitolojisinin önemli kaynakları arasında yer alan Puranalar hangi devirde meydana getirildikleri konusunda birtakım şüpheler bulunmaktadır. Ancak genel kanı onların, Epik dönem olarak adlandırılan ve Hint mitolojisinin en renkli döneminin ürünleri olduğudur. Mahâpurana olarak adlandırılan ve on sekiz kitaptan oluşan bu hacimli mitolojik kaynağın kökenini araştırmak elbette zordur. Ayrıca on sekiz Purâna’nın yanı sıra Upapurâna olarak adlandırılan ikinci bir seri daha vardır. Bu seride de on sekiz eser yer almaktadır, Mitolojik kaynak olan bu büyük eser grubunda yer alan her bir çalışma Epik dönem tanrılarından birine atfedilmiştir. Bu çalışmaların başlıklarında yer alan Purâna kelimesinin ilk görüldüğü yer ise Vedik…
-

Rigveda Samhita, F. Max Müller
Okumaya devam edin⟶: Rigveda Samhita, F. Max Müller“Campbell bir Hindu metnindeki şu kavrayışa hayrandı : “Gerçek birdir, bilgeler ona değişik isimler verir.” Tanrı’ya atfettiğimiz tüm isimler ve suretler, tanım itibariyle dil ve sanatın ötesine geçen o nihai gerçekliğin işareti olan birer maske derdi. Mit de Tanrı’nın maskesidir görünen dünyanın ötesinde olan şeyin bir metaforudur. Ancak mistik gelenekler değişir, derdi. Ama bizi onu yaşama eyleminin ta kendisi konusunda daha derin bir farkındalığa davet etme konusunda uyum içindeler. Campbell’ın kitabında affedilmez günah dikkatsizlik, gözünü açmama, farkına varmama idi.” — Yaratıcı Mitoloji, Joseph Campbell Merhaba Bu sözler, Joseph Campbell’ın mitolojiye, dine ve insanın içsel arayışına dair düşüncesini çok iyi özetliyor.…
-

Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak, Grace Halsell
Okumaya devam edin⟶: Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak, Grace Halsell“Yeni bir gökyüzü ve yeni bir yeryüzüne açılmak için bu dünyanın toptan yok etmek zorunda mıyız?” — Grace Hallsell “Akron Üniversitesi tarafından yapılan 1996 tarihli Din ve Siyaset Anketi, Hıristiyan yetişkinlerin %31’inin, dünyanın bir Armagedon Savaşı’nda son bulacağı inancına katıldığını ve buna kuvvetle inandığını ortaya koymaktadır. Bu durum 62 milyon Amerikalının söz konusu inanç sistemini kabul ettiği anlamına gelmektedir.”— John Green , Akron Üniversitesi Profesörü “Aşikar ki, Eski Ahit’teki eski peygamberlerinize ve Armagedon’la ilgili önceden haber verilmiş alametlere geri dönüp baktığımızda, acaba olacakları görecek nesil biz miyiz diye merak ediyorum… İnanın bana, (bu kehanetler) açık bir şekilde yaşamakta olduğumuz şu…
-

Tarihçinin Kayıtları’na (Shi Ji) göre Hunlar, Pulat Otkan
Okumaya devam edin⟶: Tarihçinin Kayıtları’na (Shi Ji) göre Hunlar, Pulat Otkan“Gök’ün (Han Hükümdarı) fermanında dedi ki: Hsiung_lular Göksel ilkelere karşı gelip, insani değerleri alt üst ettiler, büyüklere zalim yaşlılara kötü davrandılar, kendilerini yağma ve soygunlara verdiler çevrelerindeki tüm barbarları peşlerinden sürükleyip entrika çevirerek asker topladılar. Defalarca sınırlarımızı ihlal ettiler. Bu nedenle biz de ordularımızı çıkarıp işledikleri suçtan dolayı onları cezalandırdık.” — Pulat Otkan Merhaba Atatürk’ün direktifi ile 1934’te Sinoloji kürsüsünün kurulmasının ardından Türkiye’de başta Prof. Dr. Muhaddere Nabi Özerdim olmak üzere Sinoloji alanında önemli bilimsel çalışmalar ortaya konmuştur. Prof. Dr. Pulat Otkan da Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli Sinologlardan biridir. Akademik kariyeri boyunca Orta Asya tarihiyle ilgili önemli çalışmalar yapmış ve…
-

Kaybolan Millet, Dest-i Kıpçak Medeniyeti, Murad Adji
Okumaya devam edin⟶: Kaybolan Millet, Dest-i Kıpçak Medeniyeti, Murad Adji“… çünkü Gök de hayatın kendisi gibi değişkendir…“ — Murad Adji Merhaba Tarih nedir? Tarih yazıcılığına ne kadar önem verilmektedir? Resmi tarih yeniden değerlendirilebilir mi? Gizli ve açık siyasetin emrinde olan tarih yazıcılığında devamlılık, gerçekçilik ve güvenilirlik konuları zaman zaman tartışılan veya hiç tartışılmayan kalıplaşmış tezler oluşturmuştur. Tarihi hafızası olmayan bir toplumu yönetmek daha kolaydır. Bu sebeple resmi tarih yazıcılığı kadim zamanlardan beri önemsenmiştir. Resmi tarihin değerlendirilmesi asırlar içerisinde kalıplaşmış ve adeta dogma haline geldiği için sorgulanması daha da zorlaşmıştır. Gerçek alimlerin birçoğu, yaşadığı dönmede çok sıkıntı çekmiş, eleştirilmiş, önemsenmemiş, hatta cezalandırılmamıştır. 1937-1938 yıllarında, Sovyetler Birliği bilim dünyasından aydın kesimin…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.