Sevgili Okur,

Kelebek Bahçesi, insanın kendisiyle yeniden buluşma yolculuğuna eşlik eden bir düşünce ve keşif alanıdır.

Burada doğadan, farkındalıktan, bilinçten, yaşamdan ve insanın iç dünyasından söz ediyoruz. Bazen bir yazı, bazen bir soru, bazen de doğadan gelen küçük bir işaret… Belki de aradığımız cevap, uzun zamandır içimizde bizi bekliyordur.

Her insanın kendine özgü bir yolu, bir sesi ve dünyaya bırakacağı eşsiz bir izi olduğuna inanıyorum. Evrenin her birimiz aracılığıyla açığa çıkarmak istediği, yalnızca bize ait bir tasarım vardır.

Kendini hatırlamak; dış dünyanın gürültüsünde unuttuğun saf özü, içsel pusulanı ve ruhunun yönünü yeniden keşfetmektir.

Kelebek Bahçesi’ne hoş geldiniz.

Bibliyofil & Varlık Şahidi

Ben Yasemin…

Benimki, kitaplarla örülmüş bir bilinç yolculuğu… Ama yalnızca kitaplardan ibaret değil. Koçlukla başlayan, yazmakla derinleşen; deneyimler, tanıklıklar ve bilinçli seçimlerle şekillenen uzun bir yolculuk bu. Okuduğum kitapların, yaşadığım deneyimlerin ve içsel dönüşümlerin izlerini Kelebek Bahçesi’nde bir araya getiriyorum. Burası yalnızca okuduklarımı paylaştığım bir alan değil; anlam arayışımın, öğrendiklerimin ve hayata dair fark edişlerimin de izlerini taşıyor. Belki sen de burada kendine ait bir soru, bir cevap ya da uzun zamandır unuttuğunu sandığın bir parçanı bulursun.

Mucizeler Kursu ile İçsel Uyanış

Bu yazı, bir farkındalığın öyküsüdür…

Zihnin karanlık köşelerinde yankılanan soruların sevgiyle karşılık bulduğu; korkunun yerini affetmeye, yargının yerini teslimiyete bıraktığı bir içsel dönüşümün izini sürer. Mucizeler Kursu yalnızca bir kitap değil; idrak eden, sorgulayan ve nihayetinde kendine dönen biri için bir yaşam rehberi, bir uyanış çağrısıdır.

Bu yazıda, Mucizeler Kursu’nun ardındaki felsefeyi, Helen Schucman’ın bu öğretiyi nasıl kaleme aldığını, mucizenin ne anlama geldiğini ve günlük yaşamda nasıl deneyimlenebileceğini; kendi yolculuğumdan süzülen gözlemler eşliğinde paylaşıyorum.

Kendini Keşfet

“Tüm kitapları bu dünyanın, mutluluk getirmeyecek sana, yine de gizlice işaret edecek kendine dönüşünü. Orada ihtiyacını duyduğun her şey, güneş, yıldız ve ay, çünkü peşine düştüğün ışık senin içinde yaşar. Nicedir kitaplarda aradığın bilgelik şimdi her yapraktan ışık saçıyor- tam şu anda sana ait o.” 

— Hermann Hesse

Nicedir kitaplarda aradığımız bilgelik, belki de bizi en sonunda kendimize götürüyor. Kendini keşfetmek; yeni biri olmak değil, içimizde zaten var olanı hatırlamak ve kendi derinliğimize bakabilmek.

Kitaplar, farkındalık ve zihinsel pratikler bu yolculukta bize eşlik eden sessiz rehberler olabilir.

  • Kökenlerimiz Ve Ölüm Sonrası, Lami Teksöz

    “Şimdi, geçmişin çocuğu; gelecekse şimdinin çocuğudur. Ey şimdi! Sen nelere sahip olduğunu bil, kendinin ne olduğunu bil…” Merhaba Lami Teksöz, bu eserde, geçmişin ve geleceğin şimdiki zamanla olan ilişkisini sorgular ve bireyi, mevcut anın farkındalığına davet eder. “Şimdi, geçmişin çocuğu; gelecekse şimdinin çocuğudur” ifadesiyle, zamanın sürekliliğini ve birbirine bağlılığını vurgular. “Ey şimdi! Sen nelere sahip…

    Devamını okuyunuz


  • Bilinç Nehri, Oliver Sacks

    Bilgi ve becerilerden oluşan bir temel yoksa, zeka, hayal gücü yetenek ve yaratıcılık bir yere vardırmaz. Bir yere vardırması için eğitimin yeterince yapılandırılmış ve odaklanmış olması gerekir. — Oliver Sacks Merhaba Oliver Sacks’ın bu alıntısı, eğitim ve zekâ arasındaki ilişkiye dair önemli bir felsefi bakış açısı sunuyor. Sacks, zekâ, hayal gücü ve yaratıcılığın, ancak doğru…

    Devamını okuyunuz


  • Sessizliğin Sesi, Helena Petrovna Blavatsky

    Hazlarımız ve arzularımız bize hiçbir şey öğretmez. Asıl olana varmamızın tek yolu yaşam deneyimlerimizdir. Bunların çoğu da acılardan, ızdıraplardan oluşur… — Helena Petrovna Blavatsky Merhaba Blavatsky’ye göre haz (duyusal zevkler) ve arzu (ego kaynaklı istekler), bizi gerçek bilgiden uzaklaştıran geçici ve yanıltıcı deneyimlerdir. Bu düşünce, Budizm‘in “arzu acının kaynağıdır” anlayışıyla doğrudan paralellik taşır. Teozofik bakışta,…

    Devamını okuyunuz


  • Normalliğin Deliliği, Arno Gruen

    Hepimiz, bize içteki kaosun acısından kaçmayı zorla kabul ettiren uygarlığımız tarafından şekillendirildik… — Arno Gruen Merhaba Arno Gruen’in bu sözü, toplumun ve uygarlığın bireyler üzerindeki etkilerini ve insanların içsel kaos ile nasıl başa çıkmaya çalıştıklarını derinlemesine ele alır. “İçteki kaosun acısından kaçmak”, aslında insanın duygusal ve psikolojik çatışmalarından kaçma çabasını ifade eder. Gruen’in bu görüşü,…

    Devamını okuyunuz